felsefe taşı

“Türkiye’nin havası temiz tek şehri”

“Türkiye’nin havası temiz tek şehri”
Mart 08
14:26 2018

Kadim dostumuz Charles geçenlerde bizdeydi. Arabayla Samsun’dan yola çıktık.
Sinop üzerinden Kastamonu, Çankırı, Ankara … gidiyoruz.
Eşek sıpası Türkçeyi iyice öğrendi, üstelik yöreye göre aksan da katıyor.
Orta Anadolu’da “succuqh var mı emmi” dedi mi, akan sular duruyor.
İki cümle sonrasının sünnetçide biteceğini de biliyor köftehor.

Kastamonu girişinde, “bak gördün mü, ne yazıyor şehrin girişinde?” diye girdi lafa.
Bakmadım, ne yazıyor?
“Türkiye’nin en temiz şehri.”
Yoldan sel halinde çamur akıyor bu arada.
“Havasındandır” dedim, çevre orman olunca, haliyle öyle düşünmüştür Kastamonulu, “bol yeşillik, bol oksijen…”.
“Sen de biliyorsun ki, palavra bunlar” demez mi?
Hoooop…!
Allah’ın Fransızı, şurada sucuğa succuqh dedin diye sanma ki oldun Türk!
Sen kimsin sen?

Sanki biz bulutlara söylüyoruz.
“Palavra bunlar, palavraaa … baksana havadaki kömür kokusuna?”.
– Aşağılık gavur, sizi var ya siziii …
– Boşver bu lafları, acıktık artık

Neyse, arabayı en temiz şehrimizin, temiz bir caddesine park edip, temiz bir pideciye girdik.
Bizimki hemen cıvıdı, kolunu patronun omuzuna attı, “selamün aliküm abisi, nasılsın baqhalim?”
Pideci eridi, gelip masaya oturdu, bir koyu muhabbettir başladı.
– Memleket nere?

– Abisi, bu şehrin adı neden Kastamonu?
Adam gitti bir kitap getirdi, Valilik bastırmış, Kastamonu tarihi… okuyor tane tane
– Kastamonu Tekfuru’nun kızı Moni, kaleyi kuşatan Türk askerlerinin komutanını görür görmez âşık olur. Aşkını, komutana haber göndererek bildirir. Komutan da Moni’nın aşkına karşılık verir. Bunun üzerine, Moni, kalenin anahtarlarını, komutana verir. Günlerce süren kuşatmaya rağmen kalenin alınamaması ve ancak, sonunda Türk askerlerinin kale kapısından rahatça içeri girmeleri üzerine, Tekfur, araştırır ve kalenin anahtarının kızı tarafından, Türkler’e verildiğini öğrenir ve kızı Moni’yi, kale surlarından aşağıya attırır. Sonrasında Türkler tarafından “Kastın neydi Moni’ye” şeklinde denmeye başlanır. Bu söz, zamanla, değişerek “Kastamonu” ya dönüşür…

Charles bana döndü, kocaman gözlerle bakıp
“Ulan burası hakikaten çok temizmiş yaaa” dedi, pideci karşılık verdi “sağol, günde üç defa paspas …”.

Araya girdim, “Kestane ağaçlarından dolayı, kestane şehri olarak anılıyor olsa gerek, ‘castanea poli’ zamanla Kastamonu olmuş, biraz ilerideki safran şehri ‘safran poli’ gibi…

– Bu Yunanca isimlerden kahramanlık hikayesi çıkmıyor tabii…?
– Sen pideni ye, yoksa pastırma almam, diye tehdit ederek bitirdim bu buram buram kompleksli gavur kokan muhabbeti.

Pastırmayı aldık, atladık arabaya gidiyoruz, Çankırı girişinde bizim sidikli fırladı yerinden “yok böyle bir ülke, yemin ediyorum yok!”
– Yine ne buldun, Fransız konyağı?
– Levhaya baksana ne yazıyor? “Türkiye’nin havası temiz tek şehri Çankırı”
– Sana ne, yazmış işte, vardır bir bildikleri.
– Abi, sizde yalanın bolluktan hükmü tükenmiş…. ne yazsan yiyor millet, bu ne ya?
– Hadi len düdüklü tencere, sen işine bak.
Dedim ama, baktım sidikli telefonda aranıyor.
– Çevre Bakanlığı’nın hava kirliliği listesini arıyorum; bak şimdi duruma… ne Çankırı ne de Kastamonu havası temiz şehirler içinde yok.
İlk yirmide bile yoklar.
– Eee… ne olmuş yani?
Sustu bir süre, pencereden dışarıyı izledi
“Türkiye’nin havası temiz tek şehri” diye sayıkladı.

Tam o sırada Pursaklar’a girdik.
Içim ürperdi.
“Bak ne güzel kokuyor pastırma” diye konuyu çekilebilir tek alana doğru itekledim.

Pastırma da olmasa, ne olur şu halimiz Moni?

745 kez okundu
Paylaş

İlginizi Çekebilir

  • Bizim Charles!Bizim Charles! Bizim Charles geldi geçenlerde. Bilen bilir, hani şu geçen yıl birlikte bir Anadolu düğününe gittiğimiz, "abi siz toptan çakmasınız" diyen Fransız delikanlı. Samsun havaalanında […]
  • Araba…Araba… Dün Ankara'da, gece geç biten bir toplantıdan çıktım. Ellerimi arkamda kavuşurmuşum, önüme baka baka, park ettiğim arabamı arıyorum. Ne de olsa, köylülük var işin içinde. Toprağa baka […]
  • Huşu Guru ile Sohbetler – 1 (Meleklere Takla Attırma Sanatı) Huşu Guru ile Sohbetler – 1 (Meleklere Takla Attırma Sanatı) “Kendini güçlü gösteren herkese taparız” Haluk Bilginer Huşu Guru: Kardeşim sana hep yol gösteriyorum halen bir sevgi kelebeği, koşulsuz sevgi kumkuması olamadın. Bu gidişle tırtıl bile […]
  • Öylesine Bir YazıÖylesine Bir Yazı Hayatımın unutamadığım dönemleri vardır.Çok küçük şeylerden büyük keyif aldığım zamanlar.Hayattan çok bir beklentinin olmadığı senin de hayata karşı çok fazla taahhüdünün olmadığı […]

Sosyal Medyada Takip Edin

Üye Olun

Yazarlar

Kategoriler

Takvim

Temmuz 2018
P S Ç P C C P
« Haz    
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
3031  

Arşivler