YOL’da Elinde Asalı Yolcu
Yorgun geçen günler ve gecelerden,
Üzerinde yürürken geçtiğin AN’ların yükünden,
Yüreğinle bazen de aklınla sorduğun,
Daha ne yapmalıyım?
Hala niye olmadı elde edemedim?
Daha ne kadar sabır?
Sorgulamarından doğan küskünlüğünden,
Başını yastıklara gömüp ıslattığın yastıklardan,
Erken öten bir horozun sesiyle uyandığında,
Serin bir gün doğumunda bahçeni izlerken,
Birden bir göz kırpılır kurumuş, ümitsiz sandığın,
Üzeri yaralanmış bir gül dalından.
Tanımsız bir renkle günaydın derken sana,
Diğer bir daldaki gonca ile hani birmiştim ben,
Ümidin kalmamıştı gövdemden der gibi,
Sallar yaprakları yaşlı gül.
Sonra bir başka sadece kahverengi gül
Bu kere tam dibinden seslenir sana,
Daha yeni başladın usta.
Birden akşam tutmayacak bunlar,
Yarın bakarım başkalarına dediğin,
Domatesler, lahanalar dimdik başla ve yapraklarla,
Selamlarlar seni.
Buradayız usta.
Kısacık bir yediveren gülü ise sessizce yükseltir
Küçücük goncasını ve bekler der,
Bekle usta daha yeni başaldık YOL’a,
Sen dedin bize
Öz OL’AN YOL’da OL’mak.
Günaydın sevgili yaşam,
Günaydın emanet NEFES,
Tebessümle ve kabulle,
Şükür ve hamd
Verene, OL’ana, OL’dur’AN’a





