felsefe taşı

Sunay Demircan

Kedersizliğin Derinlerinde!

Kedersizliğin Derinlerinde!

Istanbul'a gideceğim, Ankara Esenboğa Havaalanında uçuş tarifelerini gösteren ekranda biniş kapıma bakıyorum. İki temiz yüzlü (sakalsız yani) ve kedersiz delikanlı yaklaştı, Antep uçağına baktılar. "Anaaa la baqhsağa kırqh dakka gecikme varmış" dedi biri. "Vay anasını.." dedi öbürü. Tam o sırada, ama tam da o sırada, bir genç kızımız bizim gruba yaklaştı. "Antep...?" şeklinde tek sözcüklü [...]

Devamı...
Sen o kuzu gözünü gerçekten yedin mi?

Sen o kuzu gözünü gerçekten yedin mi?

Bizim Selim geldi. "Sen o kuzu gözünü gerçekten yedin mi?" Yemedim tabii, zaten öyle bir yemek de yok, ama yazıyı kapuska üstüne kursak, etki yerlerde sürünür. "Etki nedir?" Alışkanlıkların insanı kendinden alması. "Yani?" Insan aslında alışkanlıkların elinde yol alır. Gündelik hayatın rutinleridir bunlar, bir bakmışsın hayat onlarla ilerliyor. "Fena mı, yaşlanınca rahatlar insan" Fena tabii, alışkanlık bellekle ilgili, [...]

Devamı...
Alışkanlıklar, tekrarlar

Alışkanlıklar, tekrarlar

Epey oldu, belki beş, belki dört yıl. "En iyi paça burada" diye, bir dostum sürüklemişti. Anlaşılacağı üzere, lokanta ağırlıklı olarak sakatat üzerine kurumsallaşmış. Çok önemserim, bu devirde derinliği olan başka ne kaldı? Neyse, oturduk bir masaya. Önce çorba... Müthiş, "usta bu arkadaş hangi bağın bülbülü?" Yanak abi...! Bu...? O gözünün yağı abi, biz onu karabiber içinde uzun süre kurutuyoruz, [...]

Devamı...

Kayıp Eşya

Kayıp Eşya

Şubat ayının son günüydü. Muş havaalanında memurluğa başladım. Müdür bey "kayıp eşya bölümü şefi oldun" dediğinde pek sevindim, memurluğun ilk günü 'şef' olmak ... Rabbim "yürü ya kulum" dedi, yürüyelim. Bina içinde, salonun bir [...]

Devamı...

Kerbela ve masumiyetin taşınması

Kerbela ve masumiyetin taşınması

Duydunuz mu, Şebber ve Şubber isimlerini? Shabbir (Hüseyin) ve Shabbar (Hasan). Yani, İslam Peygamberi Muhammed’in torunları, Ali ile Fatıma’nın evlatları olan, Hasan ve Hüseyin. Nereden çıkmıştır bu Şebber ve Şubber isimleri? Merak edip [...]

Devamı...

Çıkış Var mı?

Çıkış Var mı?

Baştan söyleyeyim, "bu yazı uzar arkadaş". “Ne kadar?” diye sorma. Bizde pazarlık yok, hele bir başlayalım. Nereye gideceğini, inan ben de bilmiyorum. Çıkış var mı, yok mu? Exodus için ille de ex gerekiyor mu? Onu [...]

Devamı...

Estonyalı Alex

Estonyalı Alex

Estonya, Letonya maceralarının sonlarına doğru bir Estonyalı delikanlıyla tanıştık, adı Alex. Nasıl şirin, nasıl...anlatamam. Çok sevdik Alex'i Robert Redford'un 30 yaş hali, ama çok daha sempatiği. Düşün işte... Sağ olsun, o bize ülkesinin güzelliklerini [...]

Devamı...

Medeniyet bizde mi acaba!

Medeniyet bizde mi acaba!

Bir kaç gündür, beş kafadar, Letonya ve Estonya gibi kuzey ülkelerindeyiz. Önce Riga'ya geldik. Letonya yani, Litvanya değil. Oraları köşe bucak, yedik yuttuk, sonra atladık otobüse, vızzz Estonya. Tallinn adında, Orta Çağ'dan [...]

Devamı...

Özgür Zihine Doğru…

Özgür Zihine Doğru…

"Bir düşünün; güzel bir yemek yediğinizde, kendinizi ağırlaşmış hissedersiniz, zihniniz yeterince boş olamaz, oysa benim zihnimin özgür olmasına ihtiyacım var ..." demiş, Marcel Proust. Ne kadar doğru. Söz konusu olan, o zihni [...]

Devamı...

Sizce biz barış istiyor muyuz?

Sizce biz barış istiyor muyuz?

Sizce biz barış istiyor muyuz? Peki, bir adım geriden başlayalım, barışı istemeyi, inşa etmeyi biliyor muyuz? Tamam, tamam bir adım daha geri gidelim, mesela barış nasıl bir şey, bir fikrimiz var mı? [...]

Devamı...

Sosyal Medyada Takip Edin

Üye Olun

Yazarlar

Kategoriler

Takvim

Aralık 2017
P S Ç P C C P
« Kas    
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031

Arşivler