felsefe taşı

Sıradan İnsan

Sıradan İnsan
Haziran 28
23:11 2026

“Büyük adam nerede ve ne zaman küçük adam olacağını bilir. Küçük adam ise küçük olduğunun farkında değildir ve bunun farkına varmaktan da korkar.” Wilhelm Reich

Kitle psikolojisi; kişinin kendisine gelebilecek soyut ya da somut zararı en aza indirmek için bir gruba yakın durup, onlarla aynı davranışı sergilemesi durumu olarak tanımlanabilinir. Yığın halinde ailede ve toplumda yaşayan, birey olamamış kitlenin güven ihtiyacı da fazlacadır. Hayatının öznesi olamamış kişiler sayıca çoklukta mutluluğu ararlar.

Kitle, rüzgârın estiği yöne göre kendini konumlandırır. Aşırı derecede pragmatisttir. Değer, prensip, ilke gibi sözcükler lügatinde bulunmaz ve zerre kadar da haz etmez. Kısaca, yetersizdir. “Bu kişi bu sığlıkla nasıl buralara kadar gelebilmiş” diye düşündüğünüz şahsiyetler için Justin Kruger ve David Dunning adlı iki ABD’li psikiyatri uzmanı, bir teori ortaya atmıştır:”Cehalet, gerçek bilginin aksine, bireyin kendine olan güvenini artırır ve bunun üzerine bir araştırma başlatılmıştır. Fizyolojik ve zihinsel alanda yapılan çeşitli uygulamaların sonucunda şu bulgulara ulaşılır: “Niteliksiz insanlar ne ölçüde niteliksiz olduklarını fark edemezler. Niteliksiz insanlar, niteliklerini abartma eğilimindedir. Niteliksiz insanlar, gerçekten nitelikli insanların niteliklerini görüp anlamaktan da acizdirler. Eğer nitelikleri, belli bir eğitimle artırılırsa, aynı niteliksiz insanlar, niteliksizliklerini n farkına varmaya başlarlar.” “Yetersiz kişi, kendini ve yaptıklarını övmekten, rahatsızlık duymaz. Aksine her şeyin hakkı olduğunu düşünür.” “Dünyanın sorunu, akıllılar hep kuşku içindeyken aptalların küstahça kendilerinden emin olmalarıdır.” der Bertrand Russel.

“Kitle insanı, umudunu öte dünyaya göçürmüş, gerçek hayatı yadsımıştır. Çoğunluktadırlar ve sürü psikolojisi ile hareket ederler. Aykırıya, asiye düşmandırlar. Gelenekleri ve kendi malum hayata bakış açıları dışında hiçbir görüşü kabullenmezler ve cezalandırmak isterler. Kendi düşünceleri ve yorumları yoktur. Başlarındaki çobanları ne derse kabul ederler ve uygularlar.” der Nietzsche.

Kitle, sürekli şikâyet eder. Günlük hayatından, yaşamından sürekli söylenir durur. İnsan bir süre sonra cırcır böceğinin sesini duymadığı gibi, bu ses de duyulmaz olur. Stephen Zugmeister: “Şikâyet etmek aptalcadır, ya bir şeyler yap ya da unut. Bir ortamda sürekli söylenen biri varsa orayı terk ederim.” der.

Nietzsche çalışmalarında şunları belirtir: “Kitle, dünyaya egemendir ve özgür olanı dışlayan bir tavırla hareket eder. Bu tip insanlar, hayatın sertliğine karşı tek başlarına karşı koyamazlar. Mutlaka bir çobana ihtiyaçları vardır. Büyüğü dinler, koşulsuz, sorgulamasız saygı gösterirler.” “Önlerine hangi değer koyulursa, sorgulamadan kabul edip uygular ve kendi tanımlarına eklerler. Kendilerinde sorgulama, düşünme, yaratma gibi özelliklerin kırıntısı dahi bulunmaz.” “Onlara göre, kendilerinin kabul ettiği değerlere inanan herkes iyi, onları sorgulayan veya reddeden herkes kötüdür, ahlaksızdır.” “Onlara göre iyi olan insanlar, yaratıcılıkları, özgün düşünceleri, farklı özellikleri ezilmiş, yok edilmiş, zararsız hale getirilmiş insanlardır.” Nietzsche şöyle devam eder: “Kitle yaşam biçimi; yalnızlıktan, dışlanmaktan delicesine korkan insan psikolojisine, onaylanma bağımlılığı da eklenmesiyle ortaya çıkan ve uygulanmasıyla da kendine özgü bir yaşam kurma özgürlüğünü ancak düşlerinde görebilecek bir hayattır.”

Nietzsche şöyle der: “Özgür İnsan” yığından henüz ayrılmış olan insan tipidir ve henüz, karşılaşacağı ve aşması gereken zorlu bir yol mevcuttur. Bu o kadar çetin bir yoldur ki, birey bazı bataklıklara saplanıp kalabilir… Artık kendine daha fazla hür bir ortam yaratmayı hedefler. Lakin henüz tam anlamıyla yaratıcı değildir. Gerçek yaratıcılığa, çeşitli zorlu süreçler sonunda kavuşacaktır.” Ruh artık özgürleşme yolundadır. “Özgür insan, yaşadığı toplumun geleneklerinden tamamen sıyrılmış, kendince düşünebilen, ama hala kendini bulamamış insan tipidir… O, sorgular, düşünür. Tutkuyla ve çeşitli acılar içinde gerçeğini aramaya koyulur.” “Üst-insan ise artık tamamen özgürleşmiş, kendiliğinden yuvarlanan bir tekerlektir. Nietzsche’nin deyimiyle “yıldızları kendi etrafında döndürmek” istercesine hayatla oynar. Ona hükmeder.”

Gelişim evrelerini zamanında tamamlamamış toplumlarda sınıf ayrımı olmadığı için kitle kendini de bilmez durumdadır. “Bana diyor, asıl kendine bak sen” tipi yansıtma yaparak düşünce biçimi vardır. O, sadece günlük düşünür, günlük yaşar. Sufilere göre gerçeğe ermeyenler maalesef çoğunluğu meydana getirenler. Kitle, kurumuş musluk gibidir ne akar ne de kokar. O, dünyaya egemendir ve özgür olanı dışlayan bir tavırla hareket eder. Bu tip insanlar, hayatın sertliğine karşı tek başlarına karşı koyamazlar. Sadece bir arada iken var olabilen tiptir. “Küçük adamlar, hayatın her alanında bir şekilde bir araya gelirler ve kendi küçük ruhlarındaki planı bir şekilde gerçekleştirmeye çaba sarf ederler.”

Birey olmadan sorumluluğu, karar verme yetisini, benliğini bir başka iradeye teslim etmiş kitlesel insanın sayısı gün be gün artmaktadır. Arayanlardan değildir kitlesel insan. Ne aradığını bilmediğinden bulduğunu da anlayamaz. O zaten biliyordur kendince her şeyi. Geri kalmış ülkelerde akla değil salt duyguya yönelir çoğunluk. Oysa akıl ve sakin güç iyidir, duygu ve saldırganlık değil…

Gerçek insan makama, mevkie bir değer katarken; makam ve mevki kitlesel insanına sözde değer katar. En iyi dostunun ve en kötü düşmanının kendisi olduğunun bilincindedir birey olabilmiş kişi, oysa kendini tanımaktan aciz kitle insanı için bu söz konusu değildir. İtiraz kültüründen gelen birey, ahlakı da sorgular ve bu ahlaksızlık değildir. Biat kültüründen gelen kitlesel insan ise koşulsuz üst iradeye biat eder.

O, düşünmez, kopyalar. Gen havuzunda bir önce gelen kişi ne yapıyorsa aynını yapması için yeni kuşakları eğitir. Kitle ile yaşam için sabır gereklidir. Kitle insanı, gelene ağam gidene paşam ekolünden yetişmedir. Efendi ile yükselenin efendi ile düşeceğini ön göremez. Efendi aramayıp kendi olmayı da maalesef beceremez. Kişi önce ‘fert olabilme’ niteliklerini kazanmış olmalıdır.

Kitle, her şeyi affeder ama başarıyı asla. O, kolayca radikalleşir ve kamplaşır. Her kamplaşma körleşmedir. Zihin sekmesine neden olur. Uzlaşma tam olarak tatmin olamama ile sağlanır. Kitlesel insan ketum olmayı beceremediğinden ağzında bakla ıslanmaz; dokuz tabak salata ile yenmeyecek sözleri kolaylıkla söyler. Kurulmuş bir zemberek gibi konuşur ancak dinlemezler. Gerçek insan, peşin redci ile koşulsuz takipçi adanmışlık arası yolda yürür. Hoffer: “Kesin inançlılar her şeyi zaten bilir”der. İnsan gibi insan kesin inançlı değildir. Peşin hükümler yıkılmaz kesin inançlılardan uzak durur. O, merkezdir, dengedir.

Şimdi sonsuzdur, tek zaman birimidir, birey değişecekse zamanı şimdidir. Şimdi farklılaşma zamanıdır. Kendi gibi olan birey herkes gibi davranmaz. “Öğrenmeyi öğret, öğretme!” denir. Hayat bir yolculuktur ve yolculuk gidilecek yerden kat be kat önemlidir. Gerçek insanın kendine ait değerleri vardır, yığından kopyalamaz. Kendine ait ahlak anlayışı, inanç dünyası, erdem tanımı ve vicdanı vardır. Tek kişilik bir yolculukta insanlık için el ele yol almak ister. O, kendine inanır, yoksa kimsenin ona inanmayacağını çok iyi bilir. O, yaşamın sorumluluğunu omuzlarında hisseden, “daha ne yapabilirim” diye kendine soran, arayan insan olarak acı çekerek, zorluklara katlanarak, yanarak ve demlenerek büyümeyi, gelişmeyi, evrim geçirmeyi ve hayatın hakkını vermeyi tercih etmiştir. O, kitleyle birlikte hareket eden değil, gerektiğinde onları karşısına cesaretle alabilen ve onlara rağmen hareket eden Öz’ü hür insandır.

“Dünyaya gerçek bir dâhi geldiğinde onu şu işaretten tanıyabilirsiniz: Tüm ahmaklar ona karşı birleşmişlerdir.” Jonathan Swift.

7 kez okundu
Paylaş

İlginizi Çekebilir

  • İhtiyarlara Yer Yok!İhtiyarlara Yer Yok! İnternetin yararlı olduğunu da unutmamalı. Ondan sadece eğlence amacıyla istifade edenler için zor olsa da. Doğrusu internetin yararlı bir araç olduğunun giderek unutulması düşündürücü. […]
  • 2013 Google İstatistikleri2013 Google İstatistikleri Google’ın yayınladığı yıllık istatistler bir yandan global ya da ülke/şehir bazında yıllık eğilimleri gösterirken, diğer yanda şehir bazında gün gün hangi aramaların en çok yapıldığını […]
  • Bir Tavşan DeliğiBir Tavşan Deliği Zaman geri mi gidiyordu, ilerliyor muydu belli değildi. Belki tam şu anın içindeydim. Bilemiyorum, gerçek anlamda bunu bilemiyorum. Uzun süredir oturduğum bu yataktan kalkıp ışığa bir […]
  • Spor ve marka sinerjisi…Spor ve marka sinerjisi… İnsan yaşamında spor ilk dördün içinde; uyku-iş-yemek ve spor. Hatta futbol uzmanı sosyolog İngiliz David Goldblatt “Taraftar için gol cinsellikten daha iyi “ diyor. Olmazsa olmazımız olan […]

Sosyal Medyada Takip Edin

Üye Olun

Yazarlar

Kategoriler

Takvim

Haziran 2026
P S Ç P C C P
« Şub    
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
2930  

Arşivler