felsefe taşı

Royal Society

Royal Society
Ocak 21
15:20 2016

“Sana “benim gibi düşün” demiyorum, “sadece düşün” diyorum!”

“Rose-Croix, 17. yy. İngiltere’sinde, Cumhuriyetçilerin Kralcılara karşı, Protestanların da Katoliklere karşı savaştığı, Kilisenin onaylamadığı mekanik bilimlerin tartışılmasının yasak olduğu bir ortamda, Newton, Boyle gibi bilim adamlarının önderliğinde her dinsel ve politik görüşün bilim adamları tarafından rahatça tartışılabilmesi için uygun ortamı sağlamıştır. Rose-Croix örneğinden yola çıkarak “Invisible College” (Görünmez Kolej) kurulmuş, bir kaç yıl sonra da bu Invisible College “Royal Academy”ye dönüşmüştür. Royal Academy günümüzde, “İngiltere Kralî Bilimler Akademisi”dir.” “Dönemde bazı ünlülerin ismi şöyledir: Elias Ashmole, Galileo Bruno, Francis Bacon, Rene Descartes, Robert Boyle, Robert Fludd, Isaac Newton, Leibniz, Campenalla, John Locke.”

“Royal Society… Diğer bir deyişle, İngilizlerin bilinen en eski bilimler akademisidir. Bacon gibi unutulmaz isimlerin önderliğinde bilimsel araştırmaların, bilimselliğin yolunu açan kurumdur. İlk öneri Bacon’dan gelir. Pozitif bilimlere mensup bilim adamları için ortak bir çatı kurulmasını önerir. 1616’da Edmund Bolton adlı bir isimden paralel bir öneri daha gelir: Bilim adamlarının bir araya gelecekleri bir kraliyet akademisi. 1625 İngiltere’ye yerleşip Oxford’da çalışan Theodor Haak adlı Alman bilim adamı, olaya yeniden el atar. Uzun çabalar sonucunda, 1645 yılından itibaren, bilim adamlarını, son değerlendirmeleri yapmak üzere her hafta buluşmaya ikna edilir. Özel ve bir anlamda gizli bir kurum kurulur, ‘Invisible College’ diye anılır.”

Royal Academy, 28 Kasım 1660 tarihinde dışarıya kapalı çalışmalarına başladığında sadece 12 üyesi vardır. Bu topluluğa daha sonra 40 kişi daha davet edilir. Toplumsal baskılardan uzak bir şekilde bilimsel konuları özgürce tartışan 52 kişilik bu çok küçük topluluk, cüssesinden beklenmeyecek şekilde, tüm Avrupa’ya aydınlanma çağını getirebilmiştir. Fizik ve kimyanın yanı sıra simya konusundaki çalışmalarıyla tanınan Robert Boyle’ün kurduğu “Görünmez Kolej”, kralın korumasında çalışmalarını yapmak üzere “Royal Society” olarak bilinen İngiltere Krallık Bilim Araştırma ve Geliştirme Kurumu’na dönüştür.” Robert Boyle’un en yakın iki dostu, Isaac Newton ile John Locke’tur. Bu üç arkadaş, simya ile ilgili çalışmaları incelemek amacıyla sık sık bir araya gelirlerdir.”

“Elias Ashmole, Sir Christopher Wren ve daha önce “Invisible College” adıyla bilinen, ama sonra Royal Society’e dönüşen grup üzerinde Gül-haç etkileri tartışılmazdır. Bu kuruluş, üyelerinin akılcılığı ön planda tutmaları ile ün yapmıştır. Ancak üyeler, bilim ile sezgisel yaklaşımı birleştirmeyi de başarmışlardır.”

“Kurumun amacı tek: Doğaüstüne karşı doğa yasalarını işlemek ve ön plana çıkartmak. Royal Society, hızla İngiltere’de pozitif bilimlerin merkezi haline dönüşüyor. Kendisini din ve mezhep kavgalarından tamamen sıyırıyor. Ülkedeki hemen tüm aydınları bünyesinde topluyor. Rasyonel düşünce ve deneysellik öylesine ağırlık kazanıyor ki, dünyayı, evreni ve insanı farklı merceklerle değerlendirmek isteyenler giderek soyutlanıyor.”

“Kral II. Charles her türlü desteği ve bir süre sonra istedikleri kraliyet beratını vermiştir. II. Charles 1675 ve 1677 yıllarında alşimi konusunda iki ayrı kitabı yayımlanan Robert Boyle’u bu kurumu yeniden örgütlemek ve düzenlemekle görevlendirir. Artık dini çevrelerin baskısı olmadan rahatlıkla deneylerini ve araştırmalarını yapabileceklerdir.” Royal Society zaman içinde bilim konusunda en büyük otorite olmuş, her tür merak konusu, çözüm ya da uzman görüşü almak üzere cemiyete sunulur olmuştur.”

“Ünlü fizikçi Newton da bir dönem başkanlığını yapmıştır. 1672 yılında kuruma giren 1703 yılında da Royal Society’nin başına geçen çok önemli bir isim de Sir Isaac Newton’dur. Ünlü bilim adamının da pek öne çıkmayan bir yönü alşimiye olan ilgisidir. Ne yazık ki Newton ölmeden önce notlarının çoğunu yakarak yok ettiğinden bu tür konularda daha ne gibi bulguları olduğunu bilememektedir.”

Royal Society mensubu tarihçi Sprat, şöyle diyor: “Farklı inançlardan ve değişik mesleklerden ve çeşitli ülkelerden insanlar; İngiliz-İrlandalı, İskoç veya Papalık felsefesini aştılar ve ortak bir insanlık felsefesinde karar kıldılar.”

“Yaşarken gerçeğin gücü sayesinde evreni fethettim.” Faust

Kaynakça:
BAIGENT, LEIGH & LINCOLN; “The Holy Blood and the Holy Grail”
DARAUL Arkon; “Secret Socities”
HALL Manly P.; “Tüm çağların ezoterik öğretileri”
LOMAS Robert; “The Invisible College”
THAMOS; “Christian Rosenkreutz ve Gül-Haç Örgütünün Gizemleri”
THAMOS; “Simyanın Öyküsü, Ezoterizm ve Bilimsel Gelişim”
YÜKSEL, Berk; “Abra Kadabra (Abra Hadabra)”
YÜKSEL, Berk; “Gül-Haç Ezoterik Sistemi”

1.857 kez okundu
Paylaş

İlginizi Çekebilir

  • Şef Seattle’ın Konuşmasının DüşündürdükleriŞef Seattle’ın Konuşmasının Düşündürdükleri Her şey bağlıdır birbirine . Her şey birbirine örülür. Toprağın başına gelen ,O’nun Çocuklarının da başına gelir. Yaşamın ağını ören,insan değildir. O bir ipliktir yalnızca . Ağa […]
  • Giordano BrunoGiordano Bruno "Ne gördüğüm hakikati gizlemekten hoşlanırım, ne de bunu açıkça ifade etmekten korkarım. Aydınlık ve karanlık arasındaki, bilim ve cehalet arasındaki savaşa her yerde katıldım. Bundan […]
  • NöroiktisatNöroiktisat Yirminci asırdaki önemli bilimsel gelişmelerden bir tanesi, matematiksel yöntemlerin sosyal bilimlerde gittikçe artan bir ağırlıkla kullanılmasıdır. On dokuzuncu asırda, karar alma […]
  • Dijital ParadigmaDijital Paradigma Paradigma önceleri “keşif” ile ilgiliydi. Kaos Teorisi ile başlayan süreç dijital devrim ile olgunlaştı; bugün paradigma artık sadece keşif değil aynı zamanda “icat” ile de […]

Sosyal Medyada Takip Edin

Üye Olun

Yazarlar

Kategoriler

Takvim

Aralık 2016
P S Ç P C C P
« Kas    
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  

Arşivler