felsefe taşı

Bukowski, Nutuk ve Yeniden Doğuş

Bukowski, Nutuk ve Yeniden Doğuş
Mart 08
11:01 2017

Buz gibi odasında gün ışığı gözlerine değdiğinde hafifçe doğruldu.Tüm gece içtiği Hibiki isimli viski şişesi yanık kalmış okuma ışığının altında bomboş duruyordu.Japonlar bu işi biliyor diye düşünmeden edemedi.Bukowski okuyordu sızmadan önce.Kaldığı sayfadaki şiiri bir daha okudu, çünkü bu şiiirden sonra şişeyi bitirmeye karar vermişti.Şiir ”Bir Sigara Tüttürürsün” isimli şiirdi.

Hışımla bir sigara tüttürür
ve tarafsız bir uykuya dalarsın, uyandığında
pencereler ve kederin şafağı karşılar seni, borazanlar yoktur;
bir yerlerde, sözgelimi, bir balık- heryeri göz ve kıpırtı-
suda oynaşır durur; o balık
olabilirdin, orada olabilirdin, suya mahkum,
göz olabilirdin, serin ve asılı,
gayrı-insan; giy ayakkabılarını, geçir
pantalonunu, hiç yolu yok evlat, hiç-
olmayan havanın hiddeti, ölü menekşeler misali
benzeşmişlerin küçümseyişi; haykır, haykır,
bir borazan misali haykır, gömleğini geçir sırtına,
kravatını tak, evlat: mandolin gibi
hoş bir kelimedir keder, ve enginar gibi tuhaf; keder
bir kelimedir ve bir yaşam tarzı; kapıyı aç,
evlat; uzaklaş oradan.

Evet bu şiir, Bukowski, Hibiki ve boktan hayatı birleşince bu baş ağrısı gayet normaldi.
Dokunduğu her şey kötüye gidiyordu.Başucundaki sigarayı yaktı, yataktan kalktı mutfağa geçip duble bir koyu kahve yaptı.Fransız balkon denen şu aptalca balkon olmayan balkonda sigarasını içip, kahvesini yudumlarken daha uyanmayan sokakta uzayan giden sokak lambalarına baktı.
İçeri girdi sigarasını klozete attı, işedi ve sifonu çekti.

Sigara bir girdapla beraber dönmeye başladı.Durdu izledi. Önce küçük halkalar, sonra daha büyük halkalar…İşler, para, yoksulluk, arkadaş kayıpları, iş kayıpları, yoksulluk, terkediliş, hayatın tekmeleri, ,hasretler,silkiniş, yeni iş, yükselişler, para..Çevresindeki insanların öğrendiği puştluğu, tek dostu alkolle ayrılmayış.Tedavi için hastaneye yatış, bağımlılıktan kurtuluş, yeni iş, hızlı yükselme ve şimdi tekrar çöküş…

Aynen izmaritin döne döne dibe oradan da kanalizasyona karışması gibiydi hayatı.Kanalizasyonun içinde bu boktan hayattan kurtulmalıydı.
İlk iş olarak tek varlığı tüm odalarını dolduran kitaplarına gitti.
Nutuk , evet Nutuk bugün tekrar okuyacaktı.Ülkenin nasıl şartlarda kurtuluş savaşı verdiğini bir kez daha akşama kadar okuyacaktı. Pikabına Ruhi Su Kuvayı Milliye Destanı plağını koydu.Tütün sardı.Elektikli semaverine çay koydu.Gözlerinde yaş birikti…

1.345 kez okundu
Paylaş

İlginizi Çekebilir

  • Güzellik Kavramı ÜzerineGüzellik Kavramı Üzerine “ Sıcak bir ağustos günü, bir adam İstiklal caddesinde dalgın dalgın yürümektedir. Elleri cebinde bu adam aniden bir afişin yanında durur. Birçok insan için sıradan olan bu reklam afişinde […]
  • Heykeltıraş RasimHeykeltıraş Rasim Bir arkadaşım var, Rasim. Heykeltıraş Rasim. Heykel yapar. Bir elinde çekiç, bir elinde taşçı kalemi, sabah akşam tak tuk taka taka tuk tuk tuk… Geçen gün yanındaydım, “bi dön […]
  • Ruslar geldi galibaRuslar geldi galiba Dün çok yoruldum, akşam erken yatar, yastığın derinliklerine gömülür giderim diye geldim otele. Öyle de oldu nitekim, saat dokuz gibi sızmışım. Tak tak tak... Yerimden fırladım. Ruslar […]
  • Burası var ya burası!Burası var ya burası! "Burası Türkiye"... Yıllardır benliğimize işlemiş bir cümledir. Her türlü adaletsizlik, aymazlık, rezillik, hukuksuzluk, haksızlık, şark kurnazlığı, üçkağıtçılığın kanıksanmış olması […]

Sosyal Medyada Takip Edin

Üye Olun

Yazarlar

Kategoriler

Takvim

Eylül 2017
P S Ç P C C P
« Ağu    
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
252627282930  

Arşivler