felsefe taşı

Levent Öztürk

Kıyamet!

Kıyamet!

Hava toprak gibi gebe. Hava kurşun gibi ağır. Bağır bağır bağır bağırıyorum... Nazım Hikmet 'in dizeleri. Evet hava çok ağır. Yanık kokuyor, Can kokuyor, Taciz kokuyor, Ölüm kokuyor, Çocuklarımız kokuyor... Ahmet Arif'in dizeleriyle... Dört yanım puşt zulası, Dost yüzlü, Dost gülücüklü, Cıgaramdan yanar. Alnım öperler... Rakı denen bu meret hiç bu kadar kederi aynı gün meze yapmamıştı. Dilerim ki aydınlık bir an önce kazanır. Ölüm bile utanıyordur. İsrafil [...]

Devamı...
Yarın

Yarın

Sonbahar görünümlü haziran serinliğinde, Kutluyoruz Kimimiz bayramı, Kimimiz özlemi, Kimimiz yanımızdakini, Kimimiz babalar gününü. Neşe, Keder, Eski albümlerde aranan fotolar, Yeni çekilen anlık fotolar, Yarına taşıyamadığımız duygular, Ekmeğin peşinde kaybolduğumuz Bazı anlarda kendimizi bile Unuttuğumuz Sarkastik koşturmalar içinde Bir yarın.... [...]

Devamı...
Ölümün Ötesine Geçmek

Ölümün Ötesine Geçmek

Tanrım gerçekten zorluyorsun, Şiir gibi gökyüzündeki renkler. Çayımızı aldık, Bırak onu yudumlayalım. Her akşam her akşam böyle Güzelliik sütunundan yansıyan Renklerin, Güneşin dağların içinde kaybolurken ki cilvesi, Kuvvetle muhtemel Aklımı çelecek. Ki vardır, Bu rakı denen meretin bir hikmeti Öyleyse ilk damlalar bardağa verilsin. Önce küçük bir yudum alınsın. Ölmek ya da ölümün ötesine geçmek Bize de bu akşam Bunu düşünmek meze [...]

Devamı...

Zaman…

Zaman…

Zaman kendisini tüketirken Acımasızca seni de sürüklüyor. Doğumla yakılan şenlik ateşi Bir gün kül olacak. Sevinç Gözyaşı Mutluluk ve acılar bu ateşin içinde kalacak. Yıllarca topladığımız anılar, Kendi tarihimiz Başka başka anıların içinde, Başka başka tarihlerin içinde devam edecek. Çünkü, Hiçbir [...]

Devamı...

İçime…

İçime…

Çürümüş bedenim Pencereden giren rüzgarla titredi. Gün ışığı gözlerimin içinden Ruhumun boşluklarına doğru İlerledi. Ağzımda sanki dünyanın kumu vardı. Cehennem, veya Cennetin pislikleri Odanın her yanını doldurmuştu. Ben, Zihnimin köşelerinde saklanmıştım. Derinlerde uyuyan gözyaşlarımı Uyandırmamak için, Sessizce Çekilmiştim İçime... [...]

Devamı...

Düğün

Düğün

Adam bir kaç gündür mütemadiyen dayak yiyor, dayak sonrası su ile yıkanıyor ve uyuması için iğne yiyordu. Bu kaç gün sürdü bilmiyordu. Sonra sanki bir süre bir gün yada [...]

Devamı...

Yağmur, Yalnızlık ve Bir Fincan Kahve…

Yağmur, Yalnızlık ve Bir Fincan Kahve…

Yağmur bir anda bastırmıştı. Sanki gökyüzü açılmış, ne var ne yoksa aşağıya akıyordu. Elindeki kitabı montunun içine iyice yerleştirdi ve hızlı hızlı yürümeye başladı. İnsanlar hazırlıksız yakalandığı için inanılmaz bir [...]

Devamı...

Vicdana…

Vicdana…

Yorgun kelimeler, Tamamlanamamış cümlelerle beraber Rüzgarın önünde savrulan dallar misali Basamakları ağır ağır çıkıyoruz. Anlamı aradığımız Günü sorguladığımız Gecenin karanlığında Minik birer ışığız aslında. Çok önemli değil yaşamımızın Uzunluğu. Farkında olursak kendimizden Farklı yaparız çevremizi. Kirli Kırık Küçük Büyük Hiç bir şeklin önemi yok. Bulundurursak yanımızda [...]

Devamı...

Okumak Sağlıklıdır

Okumak Sağlıklıdır

Yine mesaiye kalmıştı. Gecenin ilerleyen saatlerinde otobüs durağına doğru yürürken çöp kutusunun yanında bir adam gördü. Adamın sanki yıllardır orada oturuyor gibi bir havası vardı. Yanından geçerken adam seslendi. Okuyacak kitabın [...]

Devamı...

Aynanın İçinde Ben!

Aynanın İçinde Ben!

Önümde bir ayna, Aynanın içinde ben Benim içimde bir ayna Aynanın içinde ben değil. Önümde bir yol, Yolun içinde ben Benim içimde bir yol Bana doğru değil. Önümde bir düşünce, Düşüncenin içinde ben Benim içimde bir düşünce Düşünce benim [...]

Devamı...

Sosyal Medyada Takip Edin

Üye Olun

Yazarlar

Kategoriler

Takvim

Temmuz 2018
P S Ç P C C P
« Haz    
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
3031  

Arşivler