felsefe taşı

SPARTAKÜS’TEN ÖNCE ARİSTONİKOS VARDI

SPARTAKÜS’TEN ÖNCE ARİSTONİKOS VARDI
Ekim 05
13:08 2020

Binlerce köle Ege’de “Güneş Ülkesi”ni kurmak için Roma’ya bay kaldırdı.

MÖ 133’tü.
Roma İmparatorluğu’nda kölelerin sayısı özgür vatandaşları geçmişti.
İnsanlar üç şekilde köle yapılıyordu.
Savaşlarda esir alınanlar, devlete vergisini ödeyemeyenler ve kimsesiz çocuklar.
Kölelerin hiç bir hakkı yoktu.
Roma hukukuna göre köle ile hayvan eş değerdeydi.
İnsanlık dışı koşullarda ve en ağır işlerde çalıştırıyorlardı.
Mal gibi alınıp satılıyorlardı.
Evlenmeleri yasaktı.
İmparatorluğun emperyalist yayılması sürdükçe, toprak sahiplerinin arazileri genişledikçe kölelerin ve yoksulların sayısı daha da artıyordu.
Ağır vergilerden çiftçiler, köylüler ve özgür kentliler de hoşnutsuzdu.
Ezilenler tepkilerini işi yavaşlatma, itaatsizlik, üretim araçlarına zarar verme ve kaçma ile gösteriyor, ancak ağır şekilde cezalandırılıyordu.

*. *. *

İşte tam o günlerde halk sınıfının temsilcisi olarak konsül seçilen Gracchus, imparatorluk arazilerinin halka dağıtılmasını içeren bir toprak reformu hazırladı.
Bu reform ezilen sınıflardaki hoşnutsuzluğu gidermenin tek yoluydu.
Soylu bir ailenin oğlu olan Gracchus entelektüel bir kişilikti ve danışmanı dönemin ünlü filozofu Blossius’ tu.
Blossius’la birlikte hazırladığı kanun senatoda kabul edildi.
Devlet yoksul halka toprak dağıtacaktı.
Ancak ilahlar kızdı.
Büyük toprak sahipleri ve zengin aristokrat sınıf reforma karşı çıktı.
Gracchus’u öldürdüler.
Danışmanı filozof Blossius ise Roma toprağı olmayan Bergama’ya kaçtı.
*. *. *
Blossius’un sığındığı dönemde Bergama’nın son kralı III. Attalos ölmüştü.
Geride çok tartışılan bir vasiyet bırakmıştı.
Vasiyetinde şahsi mal varlığını ve krallık arazilerini Roma İmparatorluğu’na bağışlıyordu.
Bu Roma’nın arayıp da bulamadığı bir bahaneydi.
Senato vasiyeti kabul etti ve imparatorluk uzun süredir gözü olduğu Bergama’ya savaşmadan el koydu.
Ancak bu işgale karşı çıkanlar vardı.
Ölen kral III. Attalos’un üvey kardeşi Aristonikos, krallığın varisi olduğunu ve vasiyeti tanımadığını söyleyerek, kendisini Bergama kralı III. Eumenes olarak ilan etti.
Ardından da Roma’ya karşı büyük bir isyan başlattı.
Aristonikos’un danışmanı Roma’dan kaçan Blossius’tu.
İsyanın sosyal ve sınıfsal bir felsefesi vardı.
İsyankarlar Roma’yı yendikleri taktirde yeni bir ülke kurulacaklardı.
Adı, “Güneş Ülkesi” olacaktı.
İsyana katılanlar da “Güneş’in Yurttaşları.”
Bu ülkede tüm köleler özgür olacaktı.
Hepsine toprak verilecekti.
Sınıflar arasında gelir uçurumu olmayacaktı.
Herkes kardeşlik ve eşitlik içinde yaşayacaktı.
Herkes güneşin ışığından nasıl eşit yararlanıyorsa, “Güneş Ülkesi”nin nimetlerinden “Güneş’in Yurttaşları” eşit yararlanacaktı.
Aristonikos’un bu söylemleri özellikle ezilen sınıflardan büyük destek gördü.
Sosyal ve ekonomik düzenden hoşnut olmayan fakirler, köleler, paralı askerler ve Roma Emperyalizmi’ne karşı çıkan milliyetçiler dev bir isyan ordusu oluşturdu.
İsyan ateşi MÖ 132’de Leukai (İzmir Çamaltı Tuzlası) kentinde yakıldı.
Roma’ya karşı bu direnişe iç Ege, Trakya ve Anadolu’dan destek yağdı.
Çevre kentlerde yaşayan köleler de gruplar halinde isyan ordusuna katıldı.
Hayal ettikleri Güneş Ülkesi’ni kurmak için yoldaş oldular.
Tek yumruktular.
Üzerlerine saldıran Roma birliklerine karşı zaferler kazanmaya başladılar.
Her zafer sonrası isyankarların sayısı daha da artıyordu.
MÖ 131’de Roma konsül P. Licinius Crassus’un emrindeki büyük bir orduyla isyanı bastırmayı denedi ama başaramadı.
Aristonikos’un ordusu Romalılar’ı bir kez daha yenmeyi başardı.
Savaşta konsül P. Licinius Crassus da öldürüldü.
Ege kıyılarında bir şeyler oluyordu.
Sanki zafer yakındı.
Sanki toprak doğuracaktı.
Sanki Güneş’in Yurttaşları hayallerindeki Güneş Ülkesi’ni kuracaktı.
Eşitlik, kardeşlik, özgürlük diyenlerin ilkel sosyalizmi ha başardı, ha başaracaktı.
İsyanın gölgesi Avrupa ve Anadolu’da bir hayalet gibi dolaşmaya başladı.
Krallar tahtlarında rahat değildi.
İsyanın kendi ülkelerine ve kölelerine yayılmasından korkuyorlardı.
Bu nedenle isyan bastırılmalıydı.
Şer güçleri Bithynia, Paphlagonia, Kappadokia krallıkları, Kyzikos ve Byzantion zenginleri, Roma yanlısı idarecilerin yönettiği Efes ve Smyrna kentleri Roma imparatorluğuna destek verdi.
Marcius Perperna komutasında dev bir ordu oluşturuldu.
Sömürüye devam diyenler isyancıların üzerine saldırdı.
*. *. *
Tarih MÖ 129’du.
Manisa Kırkağaç Ovası’nda sınıflar savaşıyordu.
Bir tarafta krallıkların, imparatorlukların ve sömürünün sürmesini isteyenler.
Diğer tarafta kardeşlik, eşitlik, özgürlük diyenler.
Günlerce sürdü savaş.
Kılıçlar, baltalar, örsler havada uçuştu.
Kollar, başlar koptu.
Günün sonunda kazanan emperyalizm oldu.
Aristonikos ve az sayıdaki yoldaşı savaştan sağ çıkmıştı.
Frigya’daki Stratobekeis kalesine sığındılar.
Ama Roma kararlıydı.
İsyanın lideri ibret-i alem için yakalanıp, cezalandırılmalıydı.
Kaleyi kuşattılar.
İçeridekileri günlerce aç ve susuz bıraktılar.
Sonunda açlığa dayanamayan Stratobekeis halkı Aristonikos’u komutan Marcus Perperna’ya teslim etti.
Roma’ya götürülen Aristonikos bir arabanın arkasına iple bağlanarak başkent sokaklarında gezdirildi.
Sonra da zindanda boğularak infaz edildi.
İsyanın teorisyeni filozof Blossius ise ideallerini gerçekleştirememenin üzüntüsüyle intihar etti.
Güneş Ülkesi’nde güneş batmıştı.
Güneş’in Yurttaşları’nın eşitlik, özgürlük hayalleri gerçekleşmedi.
Spartaküs’ten onlarca yıl önce Roma Emperyalizmine baş kaldıranlar yenilmiş oldu.
Hani Nazım Hikmet Şeh Bedrettin Destanı’nda der ya.
“Tarihsel, sosyal, ekonomik şartların zaruri neticesi bu!
Deme, bilirim!
O dediğin nesnenin önünde kafamla eğilirim.
Ama bu yürek
o, bu dilden anlamaz pek.
O, «hey gidi kambur felek,
hey gidi kahpe devran hey,»
der.
Ve teker teker,
bir an içinde,
omuzlarında dilim dilim kırbaç izleri,
yüzleri kan içinde,
geçer çıplak ayaklarıyla yüreğime basarak
geçer Aydın ellerinden Karaburun mağlûbları.”
İşte öyle.

893 kez okundu
Paylaş

İlginizi Çekebilir

  • 14 Şubat’ın Öyküsü14 Şubat’ın Öyküsü “İnsanoğlu hep kolayı seçmiştir!.. Düşünmek, araştırmak yerine masallar ve mucizeler!.. Onun bu zayıflığını hem DİNİ OTORİTE, hem de CİSMANİ OTORİTE hep kullanmıştır!..” Tabii, […]
  • 14 Şubat Sevgililer Günü14 Şubat Sevgililer Günü “İnsanoğlu hep kolayı seçmiştir!.. Düşünmek, araştırmak yerine masallar ve mucizeler!.. Onun bu zayıflığını hem DİNİ OTORİTE, hem de CİSMANİ OTORİTE hep kullanmıştır!..” Tabii, […]
  • Aşkta Reform, Sevgide Geriye DönüşAşkta Reform, Sevgide Geriye Dönüş Başlığı okuyan herkes ilk anda düşünmüştür bir, bu da nesi diye herhalde. Bir ileri, bir geri... Bu başlığı özellikle attım ki sizlerin dikkatini çeksin ve yazıyı okuyun diye. Bunu tüm […]
  • Kabotaj BayramıKabotaj Bayramı 1 Temmuz, Ülkemiz de bayram olarak kutlanır! Adı da “Denizcilik ve Kabotaj Bayramı”! Hepimize kutlu olsun! Bu ne? Bu; “Türkiye limanları ve sahilleri arasında yük ve yolcu […]

Sosyal Medyada Takip Edin

Üye Olun

Yazarlar

Kategoriler

Takvim

Ekim 2020
P S Ç P C C P
« Eyl    
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  

Arşivler