felsefe taşı

Bir Dilek Tutun

Bir Dilek Tutun
Eylül 10
13:02 2015

Bu yazıyı okumaya başlarken lütfen hayattan şuan ki beklentiniz paralelinde bir dilek tutun.
Ne tuttunuz bilemiyorum belki yeni bir ev, yeni bir araba,başka bir iş veya yeni bir ilişki. Ne istiyorsanız, neye ihtiyacınız varsa onu dilediniz değil mi? Peki öyleyse…

Şimdi dileğinize sahip olduğunuzu ve üzerinden biraz zaman geçtiğini düşünün. Mutlu musunuz? Dilediğiniz araba altınızda aradan 1 yıl geçmiş. İlk günkü his var mı? Ve hatta bir de yeni kasası çıkmış!Kötü bir his. İstediğiniz ev sizin olmuş ama biraz bahçesi mi küçük gelmeye başladı ne? Üstüne bir de komşunun köpeği çok havlıyor.Daha büyüğüne taşınmalı. Bu arada kutlarım! istediğiniz işe girdiniz. Ama şimdi de başka mevkiye göz diktiniz. İstediğiniz ilişkiye de kavuştunuz belki. Ama yine birşeyler eksik. Hep birşeyler eksik.

Kendinizi huzurlu hissetmiyor musunuz? Ama bu sizin dileğinizdi. Çok mutlu olmanız gerekliydi şuan. Sanki yolunda gitmeyen, anlamlandıramadığınız birşeyler var değil mi? İhtiyacınız olduğunu düşündüğünüz şeye sahip oldunuz ancak yine de tam anlamıyla tatmin olmadınız. Çünkü ihtiyacınız olan öncelikli şey bunlar değildi. Size anlatmak istediğim bunların kötü istekler olduğu değil. Çünkü bunlar iyi şeyler. Bu açgözlülük de değil. Tabii ki bolluğa sahip olmak her insanın hakkı.

Ancak anlatmak istediğim; bu dileklerin sizi gerçek anlamda tatmin etmeyeceğidir. Şimdi nedenlerine gelelim. Arzularımızın, hedeflerimizin olması elbet güzel. Ancak çoğumuz benliğimizin, özümüzün varlığını göz ardı ediyoruz. Dolayısı ile dileklerimiz gerçekleşse bile tatmin olamıyoruz. Belki günlük hayatın devinimi, belki öğretilenler, belki yerleşik inanışlar bizlere yalnızca bunları arzulamayı öğretti. Bunlar yine de bizim olabilir ancak içimizdeki gerçeklikle tanışırsak anlam kazanır.

İçimizde uyanmamızı bekleyen muazzam bir evren var. Olasılıkların sonsuz olduğu içimizde, siz evrendeki tek olasılığı isimlendirip onun üzerine dilekler diliyorsunuz. Bu çok ironik… Halbuki tam da şu anda içimizdeki ilahi varlıkla tanışmak mümkün. Mutluluğu tek olasılığa yükleyip geleceğe ertelemeyelim. Buna ek olarak tam da şu anda gerçekten mutlu olmayı başarırsak yaşayabileceğiniz mucizeleri düşünün. İçimizdeki ruh Tanrı’dan gelen Tanrısal parçacığımız.

Duyguları, düşünceleri bir kenara itip ona kucak açtığımızda o bizim için sonsuz olasılıklardan en uygununu seçecektir. Mucize arayışlarımızın nihai sonucu içimizdedir. Ve bir kez dizginleri ona vermeyi başarırsak, net bir ilahi planla karşılaşırız. Bu planda bizim hatalarımız yoktur. Her şey olması gerektiği gibi yerinde, zamanında ve anlamlıdır. İçsel gelişimimiz başladığında tatmin olan bir ruh ile yaşadığınız andan geleceğe doğru keyif hali başlar. Yaşamın her noktası mucizelerle dolar. İçinize döndüğünüzde içinize bir sevgi tohumu ekmiş olursunuz.

Meyvesini belki başta bilemezsiniz ancak tohum filizlenir ve her gün mucizeleriyle büyümeye, gelişmeye devam eder. Onun doğrultusunda, içsel sesinize kulak verip yaşadığınızda ağaç meyve vermeye başlar. Toprak sizsiniz meyvesi ilahi varlık tarafından size en uygun ve en verimli olanı olarak hediye edilecektir. Dolayısı ile yaşamda tatmin olamamak durumu bu şekilde ortadan kalkacaktır. Bütüne güvendiğinizde ve işbirliği yaptığınızda, bütün size en hayırlısını verecektir.

İlahi planlarda hatalara yer yoktur. Güneş hep olması gereken yerden, olması gerektiği zamanda doğar. Hatalar biz insanların miyopluğunda gizlidir. İnsanlar uyanışta değilken miyopturlar ve bütünü net görmekten acizdirler. İlahi olana güvenirsek, şer sandıklarımızda bile şükredebileceğimiz dersler bulabiliriz. Bu şekilde arınmış zihinler, temiz niyetler ilahi olanın zaferidir. Kendimize uyanmak, gerçeğe doğmak bazen bize biraz zor gelse de gereklidir. Kendimizi iyileştirmek, toplumu iyileştirmenin ilk adımıdır. Ve iyileşme bir kez başladı mı; sevgi tınıları tüm evrende yankılanır. İlahi plan kusursuzca işler ve insanlık yeniden meyve vermeye başlar…

Şimdi yazının başında tuttuğunuz dileği bırakın lütfen. Çünkü ben sizler için sonsuz olasılıklar içinde en hayırlısını diliyorum…

3.877 kez okundu
Paylaş

İlginizi Çekebilir

  • Bebeklerden ÖğrenmekBebeklerden Öğrenmek Dünyaya geldiğimiz an hiçbir önyargı veya tecrübe ile gelmeyiz. Bomboş bir hard disk takılmış bilgisayar gibidir durumumuz. Her şeyi öğrenme sürecimiz, doğum anımızdan sonra başlar ki her […]
  • Yeni Yılın GizemiYeni Yılın Gizemi Yeni yıl heyecanı hepimizi sarıyor. Neden? Neden yeni yıl farklı bir heyecan? Çünkü yeni bir yıl zihinlerimizde yeni bir başlangıç, bu yıl yapamadıklarımız ve eksiklerimiz için yeni bir […]
  • İstanbul Trafiğinde sıradan iki saatİstanbul Trafiğinde sıradan iki saat Bugün yine bir İstanbul trafiği çilesine girdim… Bilmem kaç beygir gücünde araba altımda diye düşündüm. Beygiri boşverdim… Saatte 1 kağnı hızıyla gidebilsem yine kardı. Ama […]
  • AsklepiosAsklepios Tıp, oldum olası şanssız bir alandır. Hasta iyileşirse Allah’tan, düzelmez veya kötüleşirse Hekimdendir… Sağlıkla uğraşanların şanssızlığı taa Mitolojideki Tıp Tanrısı Asklepios 'tan […]

Sosyal Medyada Takip Edin

Üye Olun

Yazarlar

Kategoriler

Takvim

Aralık 2016
P S Ç P C C P
« Kas    
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  

Arşivler