felsefe taşı

Sunay Demircan

Zihindeki Düşüncenin Ürünleri

Zihindeki Düşüncenin Ürünleri

Algılamak var, anlamak var, bilmek var, uygulamak var. Parasıyla değil mi? Değil, sırasıyla. Insan önce birşey bildiğini sanır. Dolayısıyla da, kendini bir şeyden sayar. Malumatfuruşlukta dipsiz kuyu olanlar vardır mesela. Bir an gelir, bakarsın işin rengi farklıdır. O bildiğini sandığın bilgi değilmiş, malumatmış. Hammal olarak taşıdığın yükmüş. Bunu önce "algı" olarak hisseder insan. Algının ilk başlarda bir anlamı yoktur, [...]

Devamı...
Yalandan Ölmek!

Yalandan Ölmek!

"Milli ve Yerli" ruhunu gönlümde duya, duya. Gidiyorum Esenboğa'dan, Doğu Anadolu'ya. Baktım Altınpark (Ankara) girişinde bir koca tabela: "Wedding & kır düğünü". Burası Ankara Belediyesi'nin değil mi? Olur böyle vakalar, takılmayalım. Veee "tebessüm şehri Pursaklar". Öyle yazmışlar dağın yamacına. "Tebessüm şehri" Girişte, "Emr-i Şahane" düğün salonu. Wedding olmadı, Emr-i Şahane. O da olmazsa, Şamanlık-ı Seyrane Yok yok... "samanlık" diyecektik, "şaman" [...]

Devamı...
Daha ne olsun?

Daha ne olsun?

Dünyadaki köklü üniversitelere bakıyordum. İlk aklıma gelen Oxford oldu. Oxford sayfasında demiş ki "kuruluş tarihimiz net değil." 1096 yılından eğitim kayıtları var. Yani? İşin aslı şu ki, kurumsal eğitim 1167 de başlıyor. Kral II. Henry "Paris'e okumaya giden İngiliz öğrencinin ocağına inci ağacını dikerim afedersiniz" dediğinde yıl 1167, ardından hızla kurumsal yapı biçim kazanıyor. O halde [...]

Devamı...

Ezoterik Gelenekte “Balık”

Ezoterik Gelenekte “Balık”

Ezoterik gelenekte balık ve balıkçılık önemli bir sembol ve metafor olarak yer alır. Öyle böyle değildir. Hamsi ızgaranın ötesi, düşün yani. Hamsinin ötesi yok mu? Haydi bakalım, var mı, yok mu görelim. [...]

Devamı...

Bizim Charles!

Bizim Charles!

Bizim Charles geldi geçenlerde. Bilen bilir, hani şu geçen yıl birlikte bir Anadolu düğününe gittiğimiz, "abi siz toptan çakmasınız" diyen Fransız delikanlı. Samsun havaalanında oturduk, çay-kahve içip, uçak bekliyoruz. Baktık mekânın bir duvarı [...]

Devamı...

Kedersizliğin Derinlerinde!

Kedersizliğin Derinlerinde!

Istanbul'a gideceğim, Ankara Esenboğa Havaalanında uçuş tarifelerini gösteren ekranda biniş kapıma bakıyorum. İki temiz yüzlü (sakalsız yani) ve kedersiz delikanlı yaklaştı, Antep uçağına baktılar. "Anaaa la baqhsağa kırqh dakka gecikme varmış" dedi [...]

Devamı...

Sen o kuzu gözünü gerçekten yedin mi?

Sen o kuzu gözünü gerçekten yedin mi?

Bizim Selim geldi. "Sen o kuzu gözünü gerçekten yedin mi?" Yemedim tabii, zaten öyle bir yemek de yok, ama yazıyı kapuska üstüne kursak, etki yerlerde sürünür. "Etki nedir?" Alışkanlıkların insanı kendinden alması. "Yani?" Insan aslında alışkanlıkların [...]

Devamı...

Alışkanlıklar, tekrarlar

Alışkanlıklar, tekrarlar

Epey oldu, belki beş, belki dört yıl. "En iyi paça burada" diye, bir dostum sürüklemişti. Anlaşılacağı üzere, lokanta ağırlıklı olarak sakatat üzerine kurumsallaşmış. Çok önemserim, bu devirde derinliği olan başka ne kaldı? Neyse, oturduk [...]

Devamı...

Kayıp Eşya

Kayıp Eşya

Şubat ayının son günüydü. Muş havaalanında memurluğa başladım. Müdür bey "kayıp eşya bölümü şefi oldun" dediğinde pek sevindim, memurluğun ilk günü 'şef' olmak ... Rabbim "yürü ya kulum" dedi, yürüyelim. Bina içinde, salonun bir [...]

Devamı...

Kerbela ve masumiyetin taşınması

Kerbela ve masumiyetin taşınması

Duydunuz mu, Şebber ve Şubber isimlerini? Shabbir (Hüseyin) ve Shabbar (Hasan). Yani, İslam Peygamberi Muhammed’in torunları, Ali ile Fatıma’nın evlatları olan, Hasan ve Hüseyin. Nereden çıkmıştır bu Şebber ve Şubber isimleri? Merak edip [...]

Devamı...

Sosyal Medyada Takip Edin

Üye Olun

Yazarlar

Kategoriler

Takvim

Temmuz 2026
P S Ç P C C P
« Haz    
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031  

Arşivler