felsefe taşı

21. yüzyıl ve biz Türkler…

21. yüzyıl ve biz Türkler…
Aralık 10
10:06 2019

“Türk, asillerin asilidir. Yapma olmayan, gösterişi bulunmayan bu pek yüce asalet ona tabiatın hediyesidir.” Pierre Loti

Beş asır öncesiyle avunup kendimizi asker millet diye gaza getirmişiz. Hâlbuki birçok Avrupalı ulus kadar savaşmışlığımız yok yakın tarihe şöyle bir baktığımızda. Uzun yıllar barış ve hoşgörü hakim olmuş ama sert görünmekten hoşlanmışız. Bu militer dolduruş dünyada Ermenileri, Kürtleri kıran, Kıbrısı işgal eden barbar Türk algısını yerleştirmeye katkıda bulunmuş. Haklı olarak bozulmuşuz ve benim benden başka dostum yok diyerek içimize kapanmışız.
Uluslararası platformda yaratılan bu olumsuz algıya hiç kreatif iletişimçözümleri aramayıp bu dışlanmışlığı siyasete çeken politikacıları destekleyip bunu besleyen komplolarada hoşgörü göstermişiz. Memleketin aydınları yine “iletişimin gücü” ne kanıp batılı film senaryolarına inanıp kendi halkını göz ardı etmeye devam etmiş.
Bizler büyük bir tarihin mirascısı, dünyanın en büyük kültürlerinden birisini yaratmış, bu dünya da başarılı olmak için yeterli beceri ve çalışkanlığa sahip, iyi niyetli, sıcak, yardımsever, insancıl bir toplumuz. Gündelik yaşamda bizi modernleşme yolunda karamsarlığa iten sorunların çoğu köylülüğümüzden. Osmanlı da son dönemlerde şehirli olan gayrimüslümler mübadeleyle ayrılınca köylü bir toplum kalmış. İşte tam bu noktada Atatürk baştan aşağı hızlı bir şehirleşme ve devlet çıkışlı sanayileşme hamlesini başlatmıştır. Daha sonra Demokrat Parti bu hamleyi geliştırmeye öncelik versede dünya ya göre geç başlayan bu süreç haliyle istenilen tam neticeyi verememiştir.
Tüm bunlara rağmen 96 yıllık cumhuriyetin tümüne bakıldığında başarılı bir projedir. 1950 ile başlayan çok partili dönemde köyden şehre rey göçü kentleribüyük köylere dönüştürmüştür. Aslında bu göçler dünyada hep görülür ancak makul birhızda olursa bu göçler hazmedilebilir. Ne yazık ki bizde bu süreç hızlı yaşandığından kent kendi değerlerini koruyamamaktadır, işte hassas olan noktada burada. Son dönem Suriyeliler sorunu ise gelecekte büyük bir mülteci problemi olarak taze bir şekilde masada durmakta… Hep yazmışımdır yine bunların devamı gibi olan bu yazım toplumda sosyal sorumluluk ve sivil toplum kuruluşlarıyla yapılacak iletişim çalışmalarının ne denli önemli olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır. Yeni yılın esenlik ve bereket getirmesi dileğiyle…

324 kez okundu
Paylaş

İlginizi Çekebilir

  • İhtiyarlara Yer Yok!İhtiyarlara Yer Yok! İnternetin yararlı olduğunu da unutmamalı. Ondan sadece eğlence amacıyla istifade edenler için zor olsa da. Doğrusu internetin yararlı bir araç olduğunun giderek unutulması düşündürücü. […]
  • CERN’de Neler Oluyor – Sınırları AşmakCERN’de Neler Oluyor – Sınırları Aşmak 1893 yılının soğuk bir Mart akşamında, Almanya’nın Münih kentine sıradan bir evin oturma odası. Henüz 14 yaşında olan genç adam, babası tarafından akşam yemeğine çağrıldığında O’na dönüp; […]
  • Nasıl?Nasıl? Keşke bilsek! Neyin ne zaman ve nasıl olacağını yani... Çoğu yaşamsal kavramın ya da kimi zaman "kaza" denebilecek yaşantıların kendi içinde hazırlık süreci olsa da bilincimizin ve […]
  • Başkanın AdamlarıBaşkanın Adamları Başlığı bir filmin isminden aldım. Filmde tam seçimlerden önce Amerikan Başkanının reşit olmamış bir kızla ilişki kurmaya çalıştığı ortaya çıkar. Peki bu skandal ört bas edilmek için ne […]

Sosyal Medyada Takip Edin

Üye Olun

Yazarlar

Kategoriler

Takvim

Eylül 2020
P S Ç P C C P
« Ağu    
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
282930  

Arşivler