felsefe taşı

Yeni Medya’dan Al Haberi

Yeni Medya’dan Al Haberi
Kasım 22
23:31 2014

Elinde gazete kağıdı ve mürekkep kokusunun verdiği hissi yaşayarak, haberleri okuyan bir kesim hala var. Bir de artık, günlük işlerini masa başında değil, bilgisayar başında yapan bir kuşak da var. Tabi yeni kuşak, haberi de İnternet’ten alıyor. İşin ilginç yanı Yeni Medya ve akıllı cihazlar sayesinde, bu iki kuşak birbiri ile iletişim halinde çatışmadan, geçinip gidiyorlar. Galiba, Yeni Medya gerçekten sosyalleştiriyor.

Yeni Medya kavramı günden güne eskiyor ve hayatımızın bir parçası haline geliyor. Belki bir süre sonra sadece “medya” olarak literatürde yerini alacak ve medya denildiğinde şimdilerde Yeni Medya tanımında yeralanları da içeren geniş bir kümeyi anlayacağız. Zaten Gazeteler de artık kendilerinde oluşan endişeyi bir kenara atıp, tüm güçleriyle İnternet yayıncısı haline geldiler. İnternet sitesi olmayan gazete kalmadı. Bir çoğu okurlarının yorumlarına haber altlarında yer veriyor. Kimi gazete, kendi alan adı altında okurları tarafından kaleme alınan blogları çalıştırıyor. Kimi gazete, kendisine yollanan okur blogları içerisinden seçtiği yazıların linklerini özel sitelerde ve kendi ana sayfasında kullanıyor.

İşin acı yanı, tüm SEO çalışmaları, gerçek orijinal içerik, taze haber üretimi ve zengin içerik ile oluşturulmaya çalışılan etki o kadar da büyük değil. Buna karşın sosyal ağlarda bir haberin linkinin ve özetinin görsel desteğiyle birlikte verilmesi, tüm bu yukarıda sayılanlardan daha büyük bir etki yapmasına neden oluyor. Hal böyle olunca da, Twitter, Facebook ve Google+ gibi sosyal ağlarda bir haber sitesi ya da gazete sitesinin bulunmaması düşünülemez. Özellikle, ilk anda bir haberin yayılmasında en önemli başlatıcı etkiyi böyle sosyal ağ siteleri yapıyor. Nedeni ise basit. İnsanlar, diğer başka nedenlerden ötürü sosyal ağ sitelerini takip ediyor. Örneğin, bilgisayarı açıp sosyal ağ sitesine bağlanıp, gündemi buradan takip eden ve kimi zaman da bu sosyal ağ sitesinden çıkıp bilgisayarını kapatan kullanıcı sayısı, hiç de azımsanmayacak kadar çok. Hatta aynı sitenin uygulamasını telefonuna indirip bir anlamda devamlı olarak sosyal ağ sitesi ile birlikte yaşayan kullanıcılar da mevcut. Bu kullanıcılar aynı zamanda haber kaynaklarını, basının haberlerini, aynı kanaldan izlemeyi tercih ediyorlar. En azından günümüzde durum böyle.

Gazeteler, sosyal ağların fonksiyonlarını kısmen de olsa yerine getirerek, bir tür sosyal paylaşım imkanını okurlarına tanıyorlar. Haber altlarına yapılan yorumlar, mevcut mevzuat nedeniyle gazeteleri de bağladığı için son derece dikkatli bir filtreden geçiyor. Ancak yine de yorumların, bazen haberin kendisinden daha çok ilgi çektiği durumlarla da karşılaşılıyor. Eski yayıncılık anlayışında bu, mektup, email, sms ya da faks ile gelen okur mektubunun ertesi gün yayınlanan gazeteye konulması ile mümkündü. Günümüzde süreç çok daha hızlı işliyor. Gazetenin görevlisi elini çabuk tutarsa yapılan yorum web sitesinde bir kaç dakika içerisinde yayınlanıyor. Eskiye göre, baş döndürücü bir hız, öyle değil mi?

Eskiden Televizyon, Gazeteler için en önemli rakipdi. Akşam bülteninde yayınlanan haberler, ancak ertesi günün gazetelerinde okunabilirdi. Şimdiyse gazete web siteleri olayın oluşundan kısa süre sonra haberi giriyorlar. Yani bir anlamda kendi yayınlarının da rakibi oluyorlar. Ancak, haber tam olarak sonuçlanmasa bile duyurup gelişmeleri de ardı ardına vermek, bir anlamda Televizyondan rövanşı almak gibi kabul edilebilir. Ek olarak, konu hakkında yapılan okur yorumları da işin karlı kısmı.

Televizyon habercileri de, özellikle sabah kuşağı yayını yapanlar, adeta sosyal medya yorumları ile yönlendiriyorlar programlarını. Hatta, gelen yorumlara sinirlenip izleyiciyi haşlayanları bile oluyor. Yani neredeyse çift yönlü bir iletişim söz konusu, sunucu ve izleyenler arasında.

Yine radyo sunucuları da programlarında telefon ile katılan dinleyicilerinin yanında, sosyal ağlardan gelen akışlar ile kah istekleri çalıyor, kah trafik durumunu veriyor, kimi zaman da bunları diğer dinleyenler ile paylaşıyorlar. Anlaşılan artık habercilik ve programcılık sunan ve izleyenin ortak iletişimiyle ortaya konuluyor.

İşte size bir Yeni Medya etkisi. Haber artık ya birlikte üretiliyor ya da birlikte yorumlanıyor. Büyük ölçüde sosyal medya taraflarının katlısı kendini hissettiriyor.

Sosyal ağ sitesi kuran bir gazete bile var bu aralar. Hürriyet Gazetesi video yayınladığı bir sitenin yanında fazla duyurmadan bir sosyal ağ sitesini de kullanıma açtı. Prensip olarak Hürriyet Gazetesi web sayfası üyelerinin tamamı aynı genel şifre ile tüm servislerine bağlanabiliyorlar. Bunda da durum değişmiyor. Kullanıcı adı ve şifresi ile giren üyeler bu servisten de yararlanabiliyor. benimsayfam.hurriyet.com.tr gibi uzunca bir alanadı var. Biraz primitif de olsa bir iki usta dokunuşla Facebook benzeri bir sosyal ağ sitesine dönüşebilir. Bakalım yaygınlaşacak mı? Bana sorsalar quup.com’u alıp bünyeme katardım, ancak belki de başka bir bildikleri vardır. Google bile 3. denemesinde bir sosyal ağ oluşturabilmişken Hürriyet’in bu denemesini yüreklendirmek gerektiğini düşünüyorum. Diğer yandan, İnternet’teki okur kitlesini de düşündüğünüzde bu avantaj iyi kullanılabilirse “neden olmasın?” denilebilecek bir girişim. Yalnız, arkadaş ekleme kısmı zayıf kaldığından böyle bırakılırsa kullanıcılar arasında fazla bir iletişim olmayacak gibi görülüyor.

İşin özü, gazetelerin bir zaman tehdit olarak gördüğü İnternet, artık kendi yararlarına kullandıkları bir mecraya dönüştü. sadece basılı gazeteler değil bu etkilerden yararlananlar. Sadece İnternet üzerinden yayın yapan bazı gazeteler de son derece başarılı bir çıkış grafiği yakalamış durumdalar. Ancak hala basılı gazetelerin web siteleri kadar popüler değiller. Bunun aşılmasının yolu da içerik kalitesinde üstünlük ve rekabetçilik sanırım. Devrim niteliği taşıyacak yenilikler de öne çıkmanın bir diğer yolu olabilir. Bu arada İnternet gazeteciliği ile başlayıp basılı yayına dönüşenler olacak mı? Asıl onu merak ediyorum.

1.064 kez okundu
Paylaş

İlginizi Çekebilir

  • JFK’in İnsanlığa Bıraktığı MirasJFK’in İnsanlığa Bıraktığı Miras Tarih 22 Kasım 1963. Günlerden Cuma. Yer Dealey Plaza. Bahardan kalma bir günün yaşandığı o Cuma günü, Teksas Dallas’ın şehir merkezinin batısında bulunan ve adını 1859 – 1946 yılları […]
  • Zümrüd-ü Anka (Simurg), Ruhun Yücelmesi ve Yaşarken Yeniden DoğuşZümrüd-ü Anka (Simurg), Ruhun Yücelmesi ve Yaşarken Yeniden Doğuş "Her ne istiyorsan kendinde ara. Senin içinde bir can var, o canı ara Senin dağının içinde hazine var, o hazineyi ara Eğer yürüyen dervişi arıyorsan; Onu senden dışarıda değil Kendi […]
  • Antik Yunan’da Mizahın İzleriAntik Yunan’da Mizahın İzleri ANTİK YUNAN’DA MİZAHIN İZLERİ - MİZAH TARİHİ - 1 “İnsan dünyada o kadar çok ızdırap çeker ki ,bütün canlı varlıklar arasında bir tek o gülmeyi icat etmek zorunda […]
  • LemuryalıLemuryalı Uçağa oturdum, biraz sonra yan koltuğun sahibi geldi. Ben diyeyim iki metre, siz deyin üç. Amanııın, bu nasıl bir boy arkadaş? İplik gibi bir gövde üstüne, bir baş oturtmuş […]

Sosyal Medyada Takip Edin

Üye Olun

Yazarlar

Kategoriler

Takvim

Aralık 2016
P S Ç P C C P
« Kas    
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  

Arşivler