felsefe taşı

Var mıyız, Yok muyuz?

Var mıyız, Yok muyuz?
Aralık 08
15:49 2014

O, Antik Yunandan beri ölümsüzlüğün sembolü kabul edildi.
O, pek çok kültürde kutsal sayıldı.
O, kutsal metinlerde yer aldı.

Doğumundan ölümüne ve tekrar canlanmasına kadar meyvesinden yaprağına, dalından çöpüne her parçası kullanıldı. Binlerce yıldır bütün olumsuzluklara, bütün başkaldırışlara, bütün yıldırmalara ve biz insanlara rağmen ayakta kalmayı başardı.

Medeniyetin beşiği olarak kabul ettiğimiz Anadolu, Mezopotamya ve Kafkaslar onun anavatanı. Binlerce yıldır neredeyse bütün savaşların gerçek nedenleri olan gıda, su ve enerji kaynaklarını bir arada ve sınırsızca barındıran Anadolu… Uğruna binlerce yıldır kanların aktığı, entrikaların oynandığı Anadolu… Uğruna akan kanları, anaların ağıtlarını, çocukların ağlamalarını, çağlayarak akan derelerini, yağmurunu, rüzgarını, denizinin kokusunu, güneşinin sıcaklığını, sevgisini ve hoş görüsünü barındıran verimli ve ölümsüz Anadolu toprakları.

Böyle bir toprakta yetişen, içinde binlerce duyguyu barındıran ölümsüzlük sembolü Üzüm. Sofralık, kurutmalık, şarap, sirke, pekmez, şıra, köfter, sucuk, pestil ve sarma gibi saymakla bitmeyecek bir sanayi ham maddesi. Bunca çıktı arasında, bağcılıkta dış ticaretimizin en önemli taşıyıcısı kuru üzüm yani Sultani Çekirdeksiz Kuru Üzüm. Ülkemizde elde edilen Sultani Çekirdeksiz kuru üzümün neredeyse tamamı Manisa ve İzmir illerimizde üretiliyor.

Çekirdeksiz kuru üzümde dünyanın en büyük üreticisi ABD, onu Türkiye takip ediyor. En büyük ihracatçı ise Türkiye. Ürettiğimiz kuru üzümün yüzde 90’ını yurt dışına satıyoruz. Bu oranın da çok büyük bir bölümünü Avrupa Birliği Ülkelerine satıyoruz. Sultani çekirdeksiz, aynı zamanda çok da iyi bir sofralık çeşit. Sofralık olarak da en büyük alıcılar arasında Rusya pazarı görünüyor.

Her geçen yıl bağcılıkta farklı gelişmeler olmakta dolayısıyla da yüksek verim elde etmek her geçen gün daha kolay hale gelmektedir. Ancak yüksek verim kadar sürecin uzunluğu da önemlidir. Bu nedenle de üretim sezonunu uzatacak erkenci ve geççi çeşitlere yönelik çalışmalara ağırlık verilmek zorundadır. Pazarlama teknikleri ve tüketici talepleri her geçen gün değişmektedir. Taktiğimiz üretenin ne istediği değil tüketenin ne istediğini araştırmak olmalıdır.

Günümüz dünyasında tüketici bilinci, tüketici istekleri ve farkındalık her geçen gün artmaktadır. Gelir ve bilinç düzeyi her geçen gün artan tüketiciler ise tükettikleri ürünleri daha fazla sorgulamaya ve çevre ve insan sağlığı açısından devamlı denetlemeye başlamışlardır. Bu bilinçli tüketiciler sayesinde; dünyada geniş alanlarda uygulanan tarımın fazla miktarda hormon, ilaç ve gübre kullanımından dolayı giderek doğal dengeyi bozması sonucu, günümüz dünyasında çevre, insan ve hayvan sağlığına zararsız tarımsal üretimin yapılması, doğal kaynakların korunması, tarımda izlenebilirlik ve sürdürülebilirlik ile gıda güvenliğinin sağlanması popüler hale gelmeye başlamıştır.

Ülkelerin tarım politikaları da bu doğrultuda değişim göstermiş, ülkeler arası ortak politikalar belirlenmiş, organik tarım ve iyi tarım uygulamaları gibi çevre ve insan sağlığına en az zarar verecek sistemler daha aktif hale getirilmeye başlanmış, yeni kriterler belirlenmiş, ilaç kalıntılarında maksimum limitler devamlı güncellenmeye ve değiştirilmeye başlanmıştır. Ülkemizin ve bölgemizin en önemli tarımsal sanayi ürünlerinden olan kuru üzüm de dünya çapında her geçen gün daha popüler hale gelen izlenebilir, sürdürülebilir tarım ve gıda güvenliği politikalarından etkilenmiş ve değişime uğramaya mecbur hale getirilmiştir.

Uluslararası kriterlerin her geçen gün değişmesi sonucunda, tarım ürünlerinde yaşadığımız en büyük sorunların başında ihraç ürünlerimizde bulunan zirai ilaç kalıntısı sorunu gelmektedir. Bu sorunun; kuru üzüm üretiminin yüzde 90’ını ihraç eden ve bunun da büyük bölümünü Avrupa Birliği ülkelerine gönderen ve bu ihracat sonucunda da her geçen gün artan miktarda döviz geliri elde eden ve dünya çekirdeksiz kuru üzüm piyasasının lider ülkesi olan ülkemizin kuru üzüm ihracatını epey zorlaması kaçınılmazdır.

Şimdi soruyorum; dünya medeniyetinin harmanlandığı topraklarda yetişen, ölümsüz toprakların ölümsüz bitkisi olan ve dünya piyasasında lider durumda olduğumuz kuru üzüm piyasasında,

VAR MIYIZ, YOK MUYUZ?

1.161 kez okundu
Paylaş

İlginizi Çekebilir

  • Yaşam Nedir?Yaşam Nedir? Geçtiğimiz günlerde üniversiteden arkadaşlarım arasındaki e-posta grubunda bir fikir alışverişi yaptık. Yaşam üzerine konuştuk biraz. Yaşamın ne olduğu konusu biyolojinin en temel […]
  • SonSon “Demiri demirle dövdüler; biri sıcak biri soğuktu... İnsanı insanla kırdılar; biri aç biri toktu.” Pir Sultan Abdal Bilimsel çalışmalar gezegenimiz dünyanın da bir sonunun olacağını […]
  • Olgunluk – Yaşlanma SanatıOlgunluk – Yaşlanma Sanatı “Yaşlılık, korkaklara göre değildir” Bette Davis Bedenli bir varlık olarak doğar, olgunlaşır ve ölürüz. Yaşam süremiz boyunca da ruhumuz, bedenimiz, içinde bulunduğumuz toplum ve çevre […]
  • Mitolojide Echo ve Narcissus’un HikâyesiMitolojide Echo ve Narcissus’un Hikâyesi Ovidius’un “Dönüşümler”’inde 3.kitap 340. mısradan itibaren anlatılmaya başlanmıştır bu hikâye. Echo diye bilinen yankı ve meşhur Narcissus’un hikâyesi… “Narcissus doğduğu gün, Kâhin […]

Sosyal Medyada Takip Edin

Üye Olun

Yazarlar

Kategoriler

Takvim

Aralık 2016
P S Ç P C C P
« Kas    
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  

Arşivler