felsefe taşı

Tek Yüzük

Tek Yüzük
Temmuz 21
15:20 2021

Tek Yüzük, J. R. R. Tolkien’ın Yüzüklerin Efendisi serisinde olayların merkezinde yer alan nesne… Bu kolajdaki antik eserler de “LORD OF THE RINGS” Yüzüklerin Efendisi’ ni hatırlatıyor değil mi… Bu ‘tek yüzük’ mevzusu oldukça düşündürücü gelmiştir bana da (Ezoterik, Masonik sembolizm dolu) Çağrışımları da çok oldu hali ile…Canı sıkılmayanlar için sanırım biraz uzun yazacağım Tolkien’in yüzüğü arketipik olarak EGO yu temsil edebilir ki zaten “Yüzük” ve “Sauron” da aynı karakter aslında, ama yine de ayrılmışlar. Ayrı oldukları için ikisi de eksik ve bütün olmak için tekrar bir araya gelmeleri gerekiyor. Yani Sauron/Yüzük, bizzat kötülüğün kişileştirilmiş hali… Yahudi-Hıristiyan geleneğinde “Şeytan” ile aynı arketiptendirler bunlar.
▂▂▂▂▂▂▂▂▂▂▂▂
Bu ego yaratma süreci,
bir yüzük oluşturmaya benzer,
Ouroboros gibi…
Ve Ouroboros gibi
Yüzüklerin Efendisi’nin de
bir inisiyasyon sürecini anlattığı ,
eski gizem okullarının Gnosis olarak adlandırdığı
bilinç durumuna ruhsal bir yolculuk olduğu yorumlanır.
Bu yolculuk, romanda olduğu gibi,
yüzüğün yeniden keşfiyle başlar.
▂▂▂▂▂▂▂▂▂▂▂▂
Peki bu ‘Güç halkası’ tam olarak neyi temsil eder?
Yüzüğün egoyu veya Yunanlıların eidolon dediği şeyi
– Sahte benliği, Sahte bilinci,
(Oluşturulan)Matriksi,
olduğuna inandığımız görünür kimliği
temsil ettiğini düşünüyorum.
▂▂▂▂▂▂▂▂▂▂▂▂
Sauron’u /Yüzük’ü yenmek,
kendi içinde ve genel olarak kötülüğü yenmek iken
Sauron/Yüzük tarafından yenilmek,
kötülüğün kendisine yenik düşmek demek hatta…
▂▂▂▂▂▂▂▂▂▂▂▂
Tek Yüzük
bizzat Sauron tarafından Hüküm Dağında dövülmüştür.
Sauron, onu döverken ruhunun ve gücünün bir kısmını
ona aktarmış ve onu en güçlü Âli Yüzük haline getirmiştir.
Diğer 19 Âli Yüzük’ü (3 tane elflere, 7 tane cücelere ve 9 tane insanlara verilen) kontrol edebilme gücüne sahiptir.
Tek Yüzük normalde düz bir altın yüzük görünümündedir
ama ısıtıldığında
üzerinde Kara Lisanda yazılmış yazılar belirir.
Bu yazıların anlamı şudur:
Hepsine hükmedecek Bir Yüzük,
hepsini o bulacak
Hepsini bir araya getirip
karanlıkta birbirine bağlayacak….
▂▂▂▂▂▂▂▂▂▂▂▂
Sauron’un sembolizmine bakılınca ;
Sauros ( Kertenkele / Yunanca).
Sauron da yılandır, sürüngendir.
Sauron bedensel formdan yoksundur
ve dikilitaş benzeri bir yapının tepesinde
Orta Dünya’ya bakan
ve ‘Her şeyi gören bir göz’ olarak tasvir edilmiştir.
Her şeyi gören göz,
güneş kültü Aton’a kadar uzanan
eski bir Mısır sembolü
ve genellikle İlluminati ve Masonlar gibi
güç gruplarıyla ilişkilendiriliyor yine…
Başka bir Mısır bağlantısına da dikkat edin:
Mısır kara toprak olarak biliniyordu
ve Mordor da kara topraktır.
***Böylece Sauron,
tarih boyunca uygarlığı yöneten
seçkin güçlerin arkasındaki
karanlık gücü temsil edebilir.
▂▂▂▂▂▂▂▂▂▂▂▂
Kontrol eninde sonunda Sauron’dadır.
(Tüm sihirli yüzükler o Tek Yüzüğe bağlıydı)
***Bu da bize
güce yönelik tüm bireysel ego çabalarımızın
yukarıya, seçkin bir azınlığın çoğunluğu kontrol edebileceği
daha büyük bir güç ağına doğru aktığını gösterir.
Bunun bugün ortaya çıktığını görüyoruz.
Bireysel özgürlüğe yönelik
en büyük tehdit ;
merkezileştirilmiş, şirketleşmiş güçtür – Yeni Dünya Düzeni.
Hepimiz halkalarımız, bireysel egolarımız ,
zaaflarımız aracılığıyla
Sauron’a bağlanıyoruz vurgusu var burada…
▂▂▂▂▂▂▂▂▂▂▂▂
Beynin -evrimsel-yapısı ile bakarsak ;
Her birimizin bir “sürüngen beyni” var,
(beyin sapı, savaş ya da kaç tepkimizin yeri)
Arkeolog olan MacLean,
beyni bir kazı alanı olarak ele almış
ve beynin en alt kısmını “R kompleks (sürüngen beyin)”,
orta kısmını “limbik sistem (organsal beyin)”,
üst kısmını da “neokorteks ” olarak adlandırmış.
Bu kısımların her birinin ayrı ayrı işlevleri var tabii
fakat
her üç kısım da birbirleriyle sürekli etkileşim halinde…
Ancak şartlara göre,
bu üç kısımdan birine ait davranışlar
kişide ağırlıklı olarak ortaya çıkabilir.
***Örneğin,
yaşamsal tehdit algılamalarında
“R kompleks” ;İD/ (iç güdü),
duygusal tepkilerimizin kontrolü söz konusu olduğunda
“limbik sistem” ; EGO/(duygular)
ve duyular aracılığı ile algıladıklarımızı birleştirip
bir anlam yüklemek gerektiğinde
“neokorteks” ; SÜPER EGO/(rasyonellik)
baskın duruma geçer.
▂▂▂▂▂▂▂▂▂▂▂▂
Bu Nöroanatomi,
çakra sistemine de benzer.
İlk çakra beyin sapımızla eşleşir (Sürüngen Beyin /R-kompleks ile)
ikinci çakra Limbik Sistem ile ,
üçüncü çakra ise serebral korteks ile analogdur..
(Örneğin ; Koku alma duyusu, duyularımızın en eskisidir
ve ilkel beynimiz veya sürüngen beynimizle bağlantılıdır.
Bu duyu 1./Kök Çakra ile yakından ilişkilidir
Yine 3.çakra Manipuranın
zihinsel güç olarak irade ve kişisel gücün çakrası olması
serebral kortekse karşılık gelmesi açısından çok anlamlıdır.)
Neokorteks ise;
beyin korteksinin en büyük kısmıdır
Gri maddeden oluşur
ve “insan” beyni olarak adlandırılan bu bölge
evrimsel standartlara göre
beynimizin en yeni parçasıdır
(10 ila 14 milyar nöron içerir )
ki burası da dördüncü çakranın analoğudur.
Klasik yogik literatürde dördüncü çakra
şefkatin doğduğu yerdir.
Beynimizde neokorteks, ‘kendini yansıtma’nın evidir.
***Korteksi geliştirmedikçe de
bizler
1. ve 2. çakranın gölge fonksiyonlarının ötesine geçemeyeceğiz
(- ki toplumsal olarak
atalet ve donukluk yaşamamızın sebebi de bu
ya da yaratıcılığı, yeni fikirleri deneyimleyemememiz,
birilerinin sürekli sorunlu cinsellikte takıntılı kalmasının
sebebi de bu)
ve çok daha kötüsü
zihni duygularını kontrol edemeyen
Duygu Köleleri olarak
“YÜZÜKLERİN EFENDİSİ “(?) tarafından
DNA ları,
sürüngen beyinleri ve limbik sistemleri
kontrol edilen,
belli frekanslara kilitlenmiş,
Matrikste yaşayan
İstila edilen varlıklar
olmaya devam edeceğiz …
Nitekim alt beyin bölümleri ve ilgili çakralar,
özellikle 1 ve 2. çakralar
elektromanyetik olarak kordon altında tutulabilir
Astral istila vs …
ve sonuçta
çok çaresiz ve perişan hale geldiğimiz için
transhümanizmi gönüllü olarak kabul edene kadar
bizi uzun süreler boyunca
manipüle edebilecekleri enerji kaynakları olabilir.
***Örneğin Talu çakra.
(insan beyin sapında bulunan küçük bir enerji merkezi)
Korku, öfke, açlık, seksüel uyarım vs ile
aşırı yüklenmiş olduğunda
insan sinir sistemini de olumsuz yönde etkileyecektir.
ve aşağı astral varlıklar için harika bir yem haline getirecektir.
▂▂▂▂▂▂▂▂▂▂▂▂
Duyguları kontrol eden
o yüzüğe /Limbik sistem ‘e
geri dönersek
Midemiz kazındığında, öfkelendiğimizde, aşık olduğumuzda
ya da kederlendiğimizde
limbik sistem
devrede olan açlığı, susuzluğu, cinsel arzuları ve diğer zevkleri düzenleyen
ve bu zaaflarımızla
çok açık bir av olmamıza yol açan kısımdır
ve Sürüngen beynin üzerindeki
yani beyin sapını çevreleyerek
onun sınırlarını belirlediği için
“YÜZÜK” anlamına gelen
Latince “limbus”tan türetildiğinden
“limbik” sistem
kendi ego halkalarımızın biyolojik yuvası olabilir mi?
Ya da belki David Icke’nin önerdiği gibi
ayrı bir sürüngen ırkı -mı-var:
dünya uluslarını kontrol eden …
Ya da her ikisi de doğru olabilir mi?
Yüzüklerimiz, egolarımız,
insan olmayan bir ırk tarafından
içimize işlenmiş
köleliğimizin
bir Truva atı aracı olabilir mi?…
▂▂▂▂▂▂▂▂▂▂▂▂
(Tolkien’in belirttiği gibi Sauron,
Orta Dünya’nın özgür halklarının düşmanıdır)
Havva’ya
İyilik ve Kötülük Bilgisi Ağacının meyvesini sunan da
bir Yılan’dı.
Genel anlatıda ;
Havva ve Adem meyveyi yediler
ve kendilerinin farkına vardılar
ve Tanrı da daha sonra onları Aden’den kovdu diye geçen…
▂▂▂▂▂▂▂▂▂▂▂▂
Tolkien’in hikayesi,
İncil’deki İnsanın Düşüşü’nün başka bir çeşididir.
(Yazarı katolik olunca
Tolkien aslında gizlice bir Cizvit miydi dedirtir yine de )
***Yılan Sauron tarafından
bir güç halkası (ego) şeklinde bozulmuş oluyoruz.
Burada Sauron ve yüzüğün kendisi
-Eril prensibi- temsil etmekte…
Yüzük, fallusun sembolü olan parmak için yapılmıştır.
Sauron’un kulesi de bir fallus,
(antik ya da masonik addedilen birçok yeni mimari yapıda da simgelenen)
▂▂▂▂▂▂▂▂▂▂▂▂
Kahramanların arayışıyla ilgili oldukları için
sıklıkla gördüğümüz
o Dumanlı Dağlar da
ruhu tuzağa düşürmek için
kişileştirilen Kötülük tarafından kullanılan
tüm fiziksel şeyleri -altın (zenginlik), cinsel zevkler veya fiziksel dünyanın sunabileceği diğer ayartmalar- temsil edebilir.
▂▂▂▂▂▂▂▂▂▂▂▂
Kendi içindeki kötülüğün kaynağını bulmaya çalışan ruh,
bu kötülüğü yok etmek için ;
ya bu şeylerin üzerine çıkmalı
ya da tuzağa düşmeden onları “yaşamalı” (onları deneyimlemeli).
(Yani seçime bağlı:
kahraman ya bir çileci olmalı
ya da fiziksel zevkleri onu yok etmelerine izin vermeden deneyimleme zorluğuyla yüzleşmeli)
***Tarot’un Aptal’ı gibi bir yolculuğa çıkmalı
Mutlaka fiziksel bir yolculuk olması gerekmez
bu beynin , çakraların ;
insanın evrimidir
(uzun süredir kenetlenmiş olan)
▂▂▂▂▂▂▂▂▂▂▂▂
MacLean bu üçlü beyin teorisine
bazı güncel nörobiyologlar tarafından karşı çıkılsa da,
eğer bu varsayım geçerliyse,
kendimize
insan beyninin
1 veya 10 milyon yıl içinde nasıl olacağını sorabiliriz,
nasıl olması gerektiğini de
▂▂▂▂▂▂▂▂▂▂▂▂
***Ve o iç ses
diyor ki ;
kendi gücünü fark ettiğinde
sen o yüzüğün
Asıl Efendisisin….

246 kez okundu
Paylaş

İlginizi Çekebilir

  • Ego…Ego… Haydi egoyu konuşalım... Ego sizin seçimlerinizdir. Seçimleriniz olduğu sürece ego da olacaktır. Ve bu aslında çok sağlıklı. Egoyu yok etme çabası nafile bir mesai. Bayat ekmek, ya da […]
  • Çaka Bey’in Hayatı Üzerine İrdelemelerÇaka Bey’in Hayatı Üzerine İrdelemeler Tarih kitaplarında Çaka Bey ismini birkaç kez görmüştüm. Seneler sonra IDO gemilerinin birine ismini verince tekrar dikkatimi çekti. Nihayet Halil İnalcık’ ın “Osmanlı Tarihinde Efsaneler […]
  • Duygusal ZekaDuygusal Zeka DUYGUSAL ZEKA : Duygusal Zekanın tam olarak irdelenebilmesi için öncelikle onu oluşturan iki temel kavramın ,duygu ve zekanın tanımlanması gerekmektedir. ZEKA : […]
  • ArmutArmut Peyami Safa’nın çok sevdiğim bir sözü vardır. Şöyle der Safa: "Yaşlanarak değil yaşayarak tecrübe kazanılır, zaman insanları değil armutları olgunlaştırır." Doğruluğunu defalarca […]

Sosyal Medyada Takip Edin

Üye Olun

Yazarlar

Kategoriler

Takvim

Ağustos 2021
P S Ç P C C P
« Tem    
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
3031  

Arşivler