felsefe taşı

Son Kıllanma Tarihi

Son Kıllanma Tarihi
Ağustos 08
12:08 2016

Arada olur ya hani; yine olmuştu işte… İçini kemir kemir kemiren bir garip his… Nedeni; belirsiz…

İçine solucan kaçmış gibi hareketsiz ve bir o kadar rahatsız…
“Bir yerden bir haber gelecek ama…” diye tek kaşını kaldırmış, dudaklarını hafif büzüp yukarı çekmiş, başını da hafif sağa yatırıp dışından “Hadi hayırlısı bakalım…” diye devam ediyor… Bir sıkıntı, huzursuzluk endişe, şüphe ki sorma gitsin; iyi de neden???

Belliydi; olacak bir şeylerin huzursuzluğunu hissediyordu… Hisleri, onu hiç yanıltmamıştı bugüne kadar da… Ya o an bir yerlerde olan birşeyleri kısa vadede duyacaktı ya da kısa vadede duyacağı bir şeyler şu zamanlarda bir yerlerde olageliyordu…

Acıkmıştı. Mutfağa gidip dolabı açtı. Ne emek istediğini düşünmeden dolaptaki malzemelerle bir şeyler yapmayı düşündü.. Zaten “fusion” karışımlara, kakışımlara ve ulaştığı yeni tatlara yaşamın rutininden kurtulmaktan keyif alıyordu… Yine yapacağı yemek ile daha önce hiç tatmadığı lezzetlere ulaşabilirdi… Biraz da olsa bu his heyecanlandırdı onu…

Tüm malzemeyi tezgahın üzerine yerleştirdi; kulağı, her an çalacak kapı ve telefona kilitli olarak. Kısa bir süre malzemelerin hepsini Pazartesi sabahı bayrak töreni öncesi öğrencilerini süzen Ortaokul Müdürü bakışlarıyla süzdü.
Gözü son kullanma tarihlerine gitti. Tüm malzemenin son kullanma tarihlerine tek tek baktı. Hiç bir sorun yoktu. Sadece “baharatlar”da sorun vardı. Kekik, Yeni bahar, Tarçın ve Karabiber’in son kullanma tarihleri ne olabilirdi? Üretim tarihlerini biliyor muydu ki son kullanım tarihlerini bilsin???

Birden malzemelerin kenarında, Lise Müdürü’nün bakışlarından diğer arkadaşlarının arkasına sığınarak kaçmaya meyilli öğrenci tadında kamufle olmaya çalışan içindeki sıkıntıyı fark etti. Öyle hareketsiz duruyordu…

Tezgaha uzanıp onu ellerinin arasına aldı… Sisli, dumansı, beyazımsı ve yoğunlaşamamış bir kararsızlıkta bir bütün duruyordu. Ne dağılıyor ne de toplanıp; küçülüyordu… Yeni oluştuğu her halinden belliydi; tazeydi…

“Son kıllanma tarihi ne bunun acaba?” diye söylendi kendince mırıldanarak…

558 kez okundu
Paylaş

İlginizi Çekebilir

  • Yaşadığımız Gerçeklik Simülasyon mu?Yaşadığımız Gerçeklik Simülasyon mu? Geçmişe göre bilimsel ilerlememiz oldukça iyi görülebilir. Örneğin artık bizden ışık yılı ile ölçülebilecek uzaklıklardaki gezegenlerin ne tür elementlerden oluştuğunu anlayabiliyoruz. […]
  • Düşüncelere Saygı Duymak ve Demokrasi ÜzerineDüşüncelere Saygı Duymak ve Demokrasi Üzerine Zaman zaman gazete köşelerinde gördüğüm ve kendimin de sık kullandığı bir İoanna Kuçuradi şaheseri vardır: "Fikirlere saygı duyulmaz. Saygı kişiye duyulur. Fikirler tartışılmak içindir. […]
  • Hayatın Akışında Kaybolmayın, Akış Yönünüzü Bulun ve Yol VerinHayatın Akışında Kaybolmayın, Akış Yönünüzü Bulun ve Yol Verin “Su akar, yolunu bulur..” Çok severim bu sözü, hep doğru çıkar. Hangi konuda denersem deneyeyim, sonuç hep olacağına varır bir şekilde. Ne çaba gösterirsem göstereyim, eğer olmayacak bir […]
  • Mutluluk saçan ışıkMutluluk saçan ışık Güneş henüz daha yeni batmıştı. Sonbahar akşamının serinliğinde kah caddelerde, kah sokaklarda ilerledi. Sevdiği yaz akşamlarından geriye kalandan hiç de memnun değildi. Ağaçların […]

Sosyal Medyada Takip Edin

Üye Olun

Yazarlar

Kategoriler

Takvim

Aralık 2016
P S Ç P C C P
« Kas    
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  

Arşivler