felsefe taşı

Ruhuma Yolculuk – Altıncı Hafta

Ruhuma Yolculuk – Altıncı Hafta
Aralık 24
11:07 2021

47. Gün 35. Aktif sürüş günü. 21.07.’21
Zor ayrıldım sevgili Haznedaroğlu ailesinden. Yolum kısaydı onun için 16.00’ya doğru döndü teker Samsun’a doğru. Çok güzel, keyifli, mutlu bir 5 gündü. Harika anılarımla vardım Atakum Samsun’a. Nicedir buluşmak üzere sözleştiğimiz dostum, kardeşim Emin Bahri Uğurlu ile buluştuk ve yer ayırttığı Venn otele yerleştim. Balıklı salatalı uzun ve keyifli bir akşam yemeğini otelin rest/barında da derin sohbeti devam ettirerek tamamladık. Bu güzel buluşmaya vesile olan Atıl Çelikdelen ustama da buradan teşekkür ederim.
Yarın (bugün) yol Sinop üzerinden Cide. Hava yağmurlu. Böyle devam ederse günü Sinop’ta da sonlandırabilirim.
Akşama görüşmek üzere…

48. Gün (35. Aktif Sürüş Günü)
Dün gece Samsun Atakum’da Venn otelde konforlu bir uyku çektim. Sabahta 10.30 gibi sevgili Emin Bahri Uğurlu kardeşimle keyifli bir kahvaltı yaptık. Bahri sağolsun “Samsun’a gelinirde pide yenmez mi?” diyerek üç farklı pide söyledi. Tıka basa halde çıktım odaya eşyaları toplamaya. Bu arada; Venn otel gerçekten güzel işletilen bir mekan ve pide konusunda da iddialı. Sabah neredeyse bütün Samsun’lu aileler kahvaltıdaydı ve otelin sahibesi her masayla bire bir ilgilendi. Aşağıya indiğimde Bahri kardeşim bütün hesap kitap işlerini halletmişti. Mahcup bir şekilde vedalaştım ve yola koyuldum.
Ben kahvaltıya inmeden hemen önce sağlam yağmur yağmış. Neyseki sonrasında dinmişti. İlk durağım Kızılırmak deltası ve kuş cenneti idi. Trabzon’da yaşayan ve Alaçam’da tatilde olan iki teker sevdalısı Fatih Çep ile dün akşamdan bu yana haberleşiyorduk. Kuş Cennetinin girişinde buluşalım abi dedi ve 19 Mayıs mahallesinde buluştuk. Bir çaylık sohbet ettik ve o arabasıyla ben Vagabond’la Kuş Cennetinin yolunu tuttuk. Ben boydan boya geçeriz diye umarken belli bir noktada yol trafiğe kapatılmış. Gittiği iz kadarıyla yetinip yine gerisin geriye ana yola döndük ve Alaçam’a, Alaçam’ın meşhur etinden yemek üzere gittik. Et gerçekten nefisti… Fatih kardeşimle epey sohbet ettik. Yolunuz Trabzon’a düşerse muhakkak tanışın. Edebiyat öğretmeni, müzisyen ve motosiklet sevdalısı bir entelektüel kardeşimiz. Muhteşem bir projesi var. Dilerim en kısa zamanda gerçekleştirir. Teşekkürler Fatih Kardeşim.
Sonraki durağım Sinop ve İnce Burun idi. Yolu her geçen dakika artan rüzgarla aldım. Sinop’un girişinde kabus bir trafik bekliyormuş beni. Gıdım gıdım ilerledim neredeyse 45 dakika kadar. Sonrasında fırtınaya dönen rüzgarla tepeye tırmandım ve ince burun’a geldim. Vagabond’a ancak rüzgarın estiği yöne dik şekilde park edebildim. Öbür türlü kesin devrilirdi.
Sinop’a geri indiğimde aynı trafik yine vardı. Ve ben ceza evini bile görmeden gidebildiğim kadar yol alayım diyerek ayrıldım Sinop’tan. Hamsilos’a gitmek istiyordum ancak fena karanlık bulutlar basmaya başlamıştı ve saat 19.00 civarıydı. Pas geçtim ve akabinde yağmur başladı. Yağmurlukları giydim ve kayganlaşan yolu ağır ağır kat etmeye devam ettim. Hava iyice kararınca Ayancık’ta kalmaya karar verdim. Yaa evet bayram ama bu küçük şirin kasabada yer bulurum dedim. Vee bulamadım. Ayancık çıkışımda Opetteyim. Üstü sundurmalı ormancı masasına yerleşerek yazıyorum bu satırları. Ara ara sağlam yağmur iniyor ama tepem kapalı. Bu akşam bu masada yatacağım.
Yarın sabah hedefim Bartın. Yaklaşık bir senedir birbirimizi sosyal medyadan takip ettiğimiz ve Kadıköy’de olmasına rağmen bir türlü denkleşemediğimiz sevgili Cansu Özcan kardeşimle buluşacağım. Bir aksilik olmazsa Cumartesi günü İstanbul’a beraber süreceğiz.
Yani Cumartesi günü Anadolu Feneri’nde yolculuğum sonlanacak.Bu düşünce bir yandan hüzün verirken diğer yandan özlediklerime kavuşacağım için de seviniyorum. Hadi bakalım son 2 gün…
Şimdilik hoşçakalın

49. Gün (36. Sürüş Günü)
Merhaba dostlar.
Zor bir gece geçirdim. Hatırlarsanız akşam otellerde yer bulamayınca benzin istasyonunda gördüğüm üstü sundurmalı ormancı masasında gecelemeye karar vermiştim. Aslında her şey iyi gidiyordu. Yazı çizi işimi bitirip elektronik ekipmanı çantalara yerleştirmiştimki sağanak yağmur başladı. Rüzgarda taneleri serpiştirince yatmak yerine kafamı kollarımla oluşturduğum yastığa koymak suretiyle oturur vaziyette uyumaya çalıştım. Kah kesildi kah yağıdı, bir daldım, bir uyandım böylece sabah ışıkları görünmeye başladı. Ayancık kasabasını sanırım bir daha unutmam :)) 05.30 gibi burada durmanın anlamı yok diyerek dağlara doğru tırmanmaya başladım, Yağmuri sis derken hava toparlamaya başladı. Türkeli kasabasıyla birlikte tekrar denizle buluştum. Sonrası tırman-in, dön allah dön virajlı ama bir o kadarda muhteşem deniz ve azgın dalgalarla dolu bir Karadeniz eşliğinde yol aldım. Neredeyse içinden geçtiğim her köyde çay molası verdim. Zira güneş yükseldikçe akşamın yarattığı uykusuzluk kendini daha da hissettiriyordu. Abana ve İnebolu’da bir-iki otele yer sordum. 1-2 saat kadar uyumaktı niyetim ama nafile. Yolda alçak bir istinat duvarı buldum. Montu kıvırdım bir saat kadar tilki modunda uyukladım. Bol çay molalı yola devam edip Cide’ye geldim. Burada daha önce sosyal medyada birbirimizi takip ettiğimiz sevgili Sait Genç kardeşimle buluştuk. Sohbet, yemek derken geç kalmamak için izin istedim. Sait kardeşim motosiklet tutkunu bir hekim. Aslen Erzurumlu Görev gereği Cide Devlet Hastanesi Acil Servisinde çalışıyor ve 4 senedir Cide’de. Dilerim yolum bir daha düştüğünde daha fazla sohbet ve birlikte sürme imkanı buluruz. Cide’nin 11 km’lik düzlüğü dışında gün boyu sürdüğüm 308 km yol hep virajlı ancak dediğim gibi, muhteşem manzaralı idi…
Amasra’yı pas geçip akşamüzeri 17.30 gibi Bartın’a vardım. Dünden bu yana Cansu ile yazışıyorduk. O da Bartın’da ailesinin yanındaydı. Ve ne güzel bir tesadüf ki o da Cumartesi günü İstanbul’a dönecekti. Sevgili Cansu Özcan’ı Namık Kutlu Hocadan ders alırken tanıdım sosyal medyadan. Sonrasında ara ara yazışır olduk. Dünya tatlısı genç, üretken ve doğa aşığı bir insan. Annesi Mehlika hanım ve babası Tayfun bey Cansu ile birlikte muhteşem ağırladılar beni. Derin birikimleri olan insanlarla sohbet bir başka oluyor tabi. Bir de evleri muhteşem. Baba evi ahşap konak ve meyve ağaçlarının gölgesinde serin bir bahçe. Ertesi sabah kahvaltıya davetle ayrılıp otelime gittim. İki dakika uzanayım duşu sonra alırım dedim ve sonrası sabah oldu :))))
Yorgun ve keyifli ama zorlu yol sürüş günüm böylece bitti. Bu gün mü? Düşününce kızıyorum kendime. Kur bir yerde çadır ve yat uyu. Uykusuz motosiklet sürmek te neymiş. Ayıp bana…
Bu kısa dersle son yol gününde buluşmak üzere hoşçakalın

50. Gün (37. Sürüş Günü)
Selam dostlar.
Sabah sevgili Cansu Özcan ve ailesinin evine kahvaltıya gittim. Efil efil esen bahçede, ev yapımı reçeller eşliğinde yine dolu dolu sohbetli bir kahvaltı yaptık. Saat 10 diye planladığımız yola çıkışı ancak 11 gibi marşlara basarak gerçekleştirebildik. Vedanın ardından Cansu NC 750x’i ile ben Vagabond’la düştük yollara. Keyifli virajlar, daracık köy yolları eşliğinde vardık meşakkatle çıkarılan kara elmas diyarı Zonguldak’a. Ufak bir moladan sonra yola devam. Sonraki molamızı Melenağzı’nda verdik. Molada Cansu’nun annesi Mehlika hanımın yaptığı poğaça ve kurabiye yolluklarını afiyetle yedik :)))
Cansuyla çok keyifli bir yolculuk yaptık. Çok sakin ve kontrollü sürüyor motosikletini. Önümde sürdüğünde yada aynadan baktıkça hayranlıkla izledim ahengini. Nazarlardan uzak…
O gün 420 km yol aldık. Şile’ye vardığımızda hava kararalı epey olmuştu. Tam Şile sapağında beni karşılamaya gelen sevgili Ünzüle ve Gökhan Yenigün’le karşı karşıya geldik. Ayak üstü bir sohbetten sonra Cansu ile ayrıldık ve birlikte Anadolu Feneri’ne doğru yol almaya başladık. Yorgunluğumu anlamış ki Gökhan bayağı sık molalar verdi. Naif kardeşim benim. Anlamayayım diye de molaları kendi ihtiyacı için veriyormuş izlenimini de vermeyi ihmal etmedi. Tabii ben her molasına şükrediyordum.
Gece yarım gibi Anadolu Fenerin’de 50 gün ve toplam 10.439 km süren yolculuğum bitti.
5 Haziran 2021 sabahı evden Rumeli Feneri’ne kadar bana eşlik eden ve oradan yolcu eden sevgili Ünzüle ve Gökhan 24 Temmuz (25 Temmuz) 2021 akşamı Şile’de karşılayıp Anadolu Fenerine kadar eşlik ederek bana Hoş geldin dediler. Sonrasında da evin garajına girinceye kadar yanımdan ayrılmadılar. Gece saat 01.30’da home sweet home moduna girdim.
Bu yolculukla ilgili; Motosiklet performansı, Ekipman, Yanıma aldıklarım, yol istatistikleri, en’ler ve teşekkürlerimi içeren bir kaç yazı daha kaleme alacağım ilerleyen günlerde.
Hoş geldim dostlar. Beni yol boyunca yalnız bırakmadığınız, beğeni ve yorumlarınızla destek olduğunuz, güç ve moral verdiğiniz için hepinize ŞÜKRAN :)))

Sevgili dostlar merhaba.
2 gün önce 50 gün ve 10.439 km süren Türkiyemizi kıyı ve sınırlarından çerçevelemeye çalıştığım yolculuğum bitti.
Bu yol için yaklaşık 2 aya yakın süren hazırlık aşamasındayken Ankara’da yaşayan canım dostum, kardeşim, ustam Necati Ekmekçioğlu’nu covit belasına kaybettik. Ben de bu yolculuğumu çok sevgili NECATİ EKMEKÇİOĞLU Kardeşime ithaf ederek yola çıktım. Canım kardeşim yol boyunca benimleydi. Ruhu şad olsun…
Yolculuğum bittiğine göre armağanımı da açıklayabilirim.
Bu maceramı canım kızım DERİN KROMER’e armağan ediyorum…
Teşekkürlerim var.
· Milliyet Gazetesi yönetimine; yol anılarımı yayınlama fırsatı tanıdığı için,
· Zafer Fatih Özsoy kardeşim ve Türkiye Motosiklet Platformu’na; projemi başından beri destekledikleri ve ayrıca Zafer başkana, her gün benden aktif konum isteyerek yol boyu takip ettiği için,
· Başkan Erkan Çekiç’e ve MAKUD (Motorlu Arama Kurtarma Derneği)’a; projemi destekledikleri ve yolculuğumu kolay kıldıkları için,
· Kadim dostum Ali Naci Maral’a; beni gün gün Life360 programından takip ettiği ve Bodrum’da misafir ettiği için,
· Sinan Çelebi Kardeşime; beni Life360 programından takip ettiği için,
· Dostum Gökhan Yenigün’e; projenin hazırlık aşamasından itibaren yanımda olduğu, MTS Filo takip sisteminden beni an an takip ettiği, her gün en az bir telefon konuşması yaptığımız için Veee Sevgili Ünzüle Yenigün’le birlikte 5 Haziran’da beni Rumeli Fenerinden yolcu edip yine 25 Temmuz’da Şile’de karşılayıp Anadolu Fenerine kadar eşlik ettikleri için,
· Sevgili Tolunay Can Çakmak’a: Yola çıkmadan önceki son gece bana yardıma geldiği ve eşyalarımı birlikte yerleştirdiğimiz, ayrıca Mardin Kızıltepe’de buluşup 2 gün birlikte sürdüğümüz için,
· Kıyıköy Köşk restaurant sahibi sevgili Hakan Başar’a; yardımları ve misafirperverliği için,
· İğneada girişinde rastlaştığımız Erdal Özgüner ve eşine; dostane yardımları için,
· EMOD Edirne Motosiklet Spor Kulübü Derneği ve başkanı sevgili Alper Doğruöz’e beni karşılayıp ağırladıkları için,
· Beni sosyal medyadan takip eden ve Erikli’de konaklayacağımı gördüğü için kendisi orada olamasada sahibi olduğu Saros Çetin Apart Otel’de odamı ayırtıp beni misafir eden sevgili Ülhak Umut Çetin’e; sağladığı konforlu dinlenme olanağı için,
· Kadim dostum Haluk Arı kardeşime, beni Çanakkale Dardanos’ta evinde nefis bir akşam yemeği ile ağırladığı için,
· Cunda Adali Pansiyon sahibesi sevgili Ayten İlhan’a; beni evinde ağırladığı ve sabah pansiyonunda nefis bir kahvaltı ikram ettiği için, ayrıca tanışmamıza vesile olan Ayten’in erkek arkadaşı dostum Günnur Vatan sever’e
· Kardeşim Caner Yeşil’e; beni İzmir Karşıyaka’da evinde ağırladığı için,
· Fatma İnci Karasu ablam ve oğlu Mehmet Karasu’ya (Dilerdim ki çok sevgili Ertan Karasu ağabeyim de aramızda olabilseydi. Ruhu şad olsun); beni Çeşme Ildır’da evlerinde nefis bir akşam yemeği ile ağırlayıp hasret gidermemize olanak sağladıkları için,
· Kuşadası’nda yaşayan teyzem Asuman Türkmenoğlu’na ve tüm aileye; hasret giderdiğimiz nefis akşam için,
· Selvin ve Ali Naci Maral dostlarıma; beni Bodrum’da iki gece el üstünde dinlendirdikleri için,
· Sevgili Burak Eldem kardeşime; beni Datça’da derin sohbetli ve elleriyle yaptığı nefis yemeklerle ağırladığı için,
· Marmaris Gece Yolcuları Motosiklet Kulübü başkanı Yunus Genç ve Çağatay Çarpıcı kardeşlerime beni ağırladıkları için,
· Sevgili Tansel Sarı ve İskender Gönül’e; yolda karşılaşıp Okluk üzerinden Datça yoluna kadar bana eşlik ettikleri ve sonraki gece Marmaris’te yine birlikte vakit geçirdiğimiz için,
· Başta eniştem, kardeşim Kemal Tarakçı olmak üzere, Marmaris Motosikletli Kardeşler grubu üyeleri Kardeşlerime ve sevgili Erhan Merdanoğulları kardeşime; güzel akşam üzeri sohbetleri için,
· Elbette 2 canım Annem Serap Kromer’e, kızkardeşim Sibel Tarakçı’ya ve yeğenim Zeynep’e; 2 güzel gece için,
· Sevgili Kardeşim Mete Ay’a; beni Fethiyedeki oteli Golden Moon’da misafir ettiği ve Fethiyeli diğer kardeşlerimizle gerçekleştirdiğimiz hoş sohbete ev sahipliği yaptığı için,
· Sevgili Selin ve Tevfik Şimşek kardeşlerime; beni yoldayken arayıp işlettikler Kaş Joy Glamping’e davet ettikleri ve ağırladıkları için,
· Lazona Camping’in işletmecisi sevgili Kadir’e; muhteşem işletme anlayışı ve dostluğu için,
· Ve tabii dostum Erkin Yeşil’e (deneme.tahtası); hem geçirdiğimiz keyifli zaman, hem rotam boyunça paylaştığı bilgileri, hem de pek çoğunuzla tanışmama, yollarımızın kesişmesine olanak sağladığı, YouTube kanalında yayınladığı röportajımız için,
· Sevgili Günalp Kocakanat üstada; Antalya’da yol üstü uğradığımda yaptığımız verimli sohbet ve armağan ettiği kıymetli rota kitabı, ‘Toroslar Yörüklerin İzinde Yükseğe’ için,
· Kardeşim Şükrü Kromer’e; yol üstü uğradığımda giderdiğimzi hasret için,
· Murat Öksüzcü Kardeşime, Side’de beni evinde ağırladığı, keyifle yaptığımız uzun yüzmeli sohbet ve muhteşem akşam yemeği için,
· Silifke’de kurulu; Aileyiz Biz Motosiklet Kulübü kurucusu Erdinç Güven ve eşi Gülperi’ye; evlerinde nefis bahçe meyveleriyle beni ağırladıkları için,
· Mersin’de motosikletimin bakımını yapan Honda HRP sahibi sevgili Oktay Dal’a; güzel misafirperverliği için,
· Sevgili Sezi Toprakçı’ya birlikte geçirdiğimiz güzel zaman ve vasıtasıyla tanıştığım Fulya restaurantın işletmecisi Fulya’ya beni nefis Adana yemekleriyle ağırladığı için,
· Suat ve İskender Mıstıkoğlu Kardeşlerime; beni Arsuz’daki otelleri Arsuz Otelde ağırladıkları için,
· Sevgili dostum Yusuf Teoman’a beni Kırıkhan’daki çiftlik evlerinde 2 gece ağırladığı ve çevreyi gezdirdiği için,
· Sevgili Metin Teoman Kardeşime, kendisi orada olamasa da Arsuz’da yönlendirdiği restaurantta ikram ettiği güzel akşam yemeği ve çiftliklerinde kalmama vesile olduğu için,
· Motomardin Kulübü başkanı Ulaş Korkut ve Burhan Seven kardeşlerime Mardin Kızıltepe’de akşam birlikte olduğumuz tüm kulüp üyelerine, candan yaklaşımları için,
· Malke Şaşmaz’a; benimle Üçköy Süryani köyünde anılarını paylaştığı ve ikramlarda bulunduğu için,
· Kenan Ayas ve Kasım Kaval’a; Ezidi köyü olan Midyat Kaleli Köyünde beni ağırladıkları ve anılarını paylaştıkları için,
· Hakkari Motosiklet Kulübü başkanı Zübeyir Tekçe ve Fatih Taşpınar (sakin süren) ve diğer tüm kulüp üyelerine; birlikte yaptığımız sürüşler, misafirperverlikleri ve Fatih kardeşime beni evinde ağırladığı için,
· Tatvan Karaman Otel sahibi Ali Karaman ağbey’e; birlikte yediğimiz güzel akşam yemeği ve bölgeyle ilgili verdiği kıymetli bilgiler için,
· Kemal kardeşime; beni Kırgız köyü Ulupamir’e davet ettiği, ailesiyle birlikte ağırladığı, köyünü gezdirip öyküsünü paylaştığı ve hediye ettiği el işçiliği kalpak için,
· Ardahan Sulakyurt (Sarzep) köyünde yaşayan yakın akrabalarım Cengiz ve Erdal Arayan’a, Hürriyet Kocaman’a ve ailelerine; ilk kez tanışmamıza rağmen kaynaşacak kadar sıcak olan yaklaşımları ve bitmek bilmeyen misafirperverlikleri için,
· Şavşat Ciritdüzü köyünde yaşayan yakın akrabalarım; Sadık Oral, Eribe ve Halit Oral, Pembe Öztürk ve Hamide Atabek’e; beni kucaklamaları, 4 günlük ağırlamaları, hoşsohbetleri için,
· Artvin Motosiklet Kulübü başkanı Hüseyin İnce ve Avni Yenigün Kardeşlerime; bana eşlik ettikleri şehir gezisi ve misafirperverlikleri için,
· Derebaşı Dinlenme Tesisleri sahibi Turgut Yanık kardeşime; misafirperverliği ve çıkacağım zorlu yol için verdiği destek için,
· İsmail Kılıç’a; beni Giresun’da evinde ağırladığı için ve tüm zaman zarfında bize eşlik eden Eşref Kanak’a misafirperverlikleri için,
· Sevgili Avni Ortay’a; yolunu uzatarak tanışmak için Giresun’a geldiği için,
· Ünye’de yaşayan yakın akrabalarım; Sevim, Hülya Haznedaroğlu, Belgin Lakerta, Perihan Haznedaroğlu ve diğer aile üyelerine; çok ama çok mutlu ve keyifli geçirdiğim günler için,
· Samsun’da beni ağırlayan sevgili Emin Bahri Uğurlu Kardeşime; müthiş ev sahipliği ve dopdolu sohbeti için,
· Kızılırmak Deltasına kadar gelip beni karşılayan sevgili Fatih Çep kardeşime; beni bölgede gezdirdiği ve Alaçam’ın nefis etlerini tattırdığı için,
· Cide’de beni ağırlayan güzel insan Sait Genç’e; dostluğu için,
· Beni Bartın’da ağırlayan sevgili Cansu Özcan ve annesi Mehlika hanım ve babası Tayfun beye; güzel akşam yemeği ve nefis kahvaltılı sohbetleri için,
· Ayrıca sevgili Cansu Özcan kardeşime; Bartın’dan İstanbul’a kadar birlikte keyifli bir sürüş yaptığımız için,
ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM
Devamda; yollarda karşılaştığım ve tanıştığım motosiklet sevdalıları:
İskender Somer, Barış Ürünay, Vejdi Kahraman, Can Ateşler, Arif Avcı, Müjdat Kantarcı, Selçuk Mehmetoğlu, Emrah İzgi, Hakan Temel, Mikail Bağcı, Sezayi Birinci, Ünsal Karaçomak, Ünsal Ömer, İlhan Öksüz, Swilfried ve Guilaume (FR), Aykan Yenigün, Ahmet Sönmez, Osman Tarhan, Fatih Arar, Ersin Kaya, İbrahim Yüksek, Metin Düzen, Sinan Demir, İlyas Bartın ve sehven isimlerini yazamadığım gezginlere,
Yolumu çeviren hasret guderdiğimiz kardeşlerim, Levent Akış , Barbaros Şimşek , Levent Şimşek, İlhan Üttü , İlhan Başaran’a,
Trabzon Moto garaj İlhan Öksüz ve Ünsal kardeşlerime,
İnstagram’da ve Facebook gruplarında beni takip eden tüm dostlara
ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM.

319 kez okundu
Paylaş

İlginizi Çekebilir

  • Zaman PlanlamasıZaman Planlaması O, o an bilmiyordu... Sabah gözlerini tam 07:00'de açtığında geçen her saniye ile geriye sayım başlamıştı... 17:10:09, 17:10:08, 17:10:07... Gece yarısında tam 00:10:10'da gözlerini […]
  • Viyana Gezi Rehberi -1Viyana Gezi Rehberi -1 Son altı ayda iki defa ziyaret ettiğin ve büyük keyif aldığın Viyana’ya adım atmayalı yirmi sene olmuş neredeyse. Bu zaman diliminde yaşlı imparatorluk başkenti değişmiş mi? Bilemiyorsun. […]
  • Viyana Gezi Rehberi – 1Viyana Gezi Rehberi – 1 Son altı ayda iki defa ziyaret ettiğin ve büyük keyif aldığın Viyana’ya adım atmayalı yirmi sene olmuş neredeyse. Bu zaman diliminde yaşlı imparatorluk başkenti değişmiş mi? Bilemiyorsun. […]
  • Limonata TebessümlerLimonata Tebessümler Sabah uyandığında, kahvaltısından sonra, uzun paçalı donlarını yıkayıp astığında, ya da öğlen yemeğini yerken, akşam üzeri fenalaşacağını ve öleceğini bilemezdi, elbette. 1903 […]

Sosyal Medyada Takip Edin

Üye Olun

Yazarlar

Kategoriler

Takvim

Ocak 2022
P S Ç P C C P
« Ara    
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930
31  

Arşivler