felsefe taşı

Kollektif Bilinçdışı

Kollektif Bilinçdışı
Haziran 12
07:03 2019

C. Jung’un Anima sembollerinden biri olarak gördüğü GEYİK aynı zamanda insanı bilinçaltının daha derin seviyelerine, MUNDUS İMAGİNALİS’e çeken büyüleyici bir görüntü olarak nitelenmiş…
Geyik bizi, kolektif bilinçdışının aşkın alemine götüren büyülü yaratık iken boynuzları da bizi ruh dünyasına uyumlayan ve yeni psişik armağanlar uyandıran anteni temsil etmekte…

20. yüzyıl bilim adamı ve mistik Henry Corbin,
bu ‘iç alem’i ”
mundus imaginalis”
ya da görüntü dünyası
olarak adlandırmış.

Derinlik psikolojisi,
bu dünyaları,
kişisel bilinçaltının duygusal olarak
yüklenen izlenimlerinin ötesinde olan,
ruhun arketip biçimlerini içeren

” Kollektif bilinçdışı ”
ile eşitleyebilir.
Gezegensel kültür perspektifinden bakıldığında,

Corbin’in tanımını,
insanlık tarihi boyunca (ve belki de ötesindeki)
kültürel gelenekler ve kutsal yollarla ilişkili
vizyoner alanları içerecek şekilde genişletebiliriz.

——————————

Şaman, kahin, falcı ve peygamber
tarafından ziyaret edilen dünyalar
mundus imaginalis’in ürünüdür.

Mundus imaginalis
bir karşılaşma ve dönüşüm yeridir.
Şamanik vizyonlar,
rüyalar, psikedelik yolculuklar ve derin meditasyon halleriyle yaşanır.

——————————

Filozof , Kuantum fizikçi,
Kuantum bilinç teorisinin savunucusu
ve İslâm konusunda büyük bir araştırmacı olan
Ervin Laszlo,

“Metaverse” adını verdiği

her insanda,
sıradan zaman ve mekânın ötesinde
bir yer olan
paralel dünyaların
varlığını vaat ediyor.

——————————

İslam’daki kuramcılarının

“Sekizinci İklim”

olarak tanımladıkları bu dünya

ruhların somutlaştırıldığı
ve bedenlerin ruhsallaştırıldığı
ara dünya ;

” Malakût ”
olarak da geçer.

Sühreverdî
Arı tinsel evren, yani Âlem Aklî ya da Cabarût

ve duyumlar evreni, Âlem Hissî ya da Mülk, yani özdeksel nesneler evreni

denilen bu iki evrenin arasında bulunan,

bir ara evren daha tasarlamış ;

Malakût,

Arapça ʾâlam al-mithâl’,

bir imgeler evreniydi

ve bu nedenle ” Âlem Misâlî ”

(Corbin’in deyişiyle Mundus Imaginalis)

olarak da adlandırılmıştı.

——————————

Sühreverdî ve onu izleyen İşrâkî düşünce akımı,

İnsan-ı Kâmil’i,
tıpkı Âlem Aklî
ve Âlem Hissî arasında sınırı oluşturan
Malakût gibi,

felsefi bilgiyle mistik deneyimi
eşit biçimde kendinde birleştirebilen kişi
olarak
tasavvur etmişlerdi.

İbn’ül Arabî ise Sühreverdî’nin Âlem Misâlî kavramını
daha geniş bir boyutta,
Kur’an’da bulunan
” Berzah ”
kavramıyla birlikte ele almış.

İbn’ül Arabî’ye göre berzah, aslında iki metafizik evrenin arasındaki sınırdır; tam anlamıyla fiziksel olan varoluş âlemiyle
tam anlamıyla noetik (düşünsel) olan Varlık’ın idrak âlemi arasında gizemli Hayal Âlemi bulunur”
“Ona göre berzah, mümkün olan tüm varoluş ilkelerini (Mümkinât) içeren arketiplerin bulunduğu ara alandır.”

142 kez okundu
Paylaş

İlginizi Çekebilir

  • Daha ne olsun?Daha ne olsun? Dünyadaki köklü üniversitelere bakıyordum. İlk aklıma gelen Oxford oldu. Oxford sayfasında demiş ki "kuruluş tarihimiz net değil." 1096 yılından eğitim kayıtları var. Yani? İşin aslı […]
  • İhtiyarlara Yer Yok!İhtiyarlara Yer Yok! İnternetin yararlı olduğunu da unutmamalı. Ondan sadece eğlence amacıyla istifade edenler için zor olsa da. Doğrusu internetin yararlı bir araç olduğunun giderek unutulması düşündürücü. […]
  • AmigdalaAmigdala AMİGDALA (Latince: Corpus amygdaloideum), SÜRÜNGEN BEYİN ile bağlantılıdır ve bu kombinasyon, KORKU yolu ile KİTLESEL MANİPÜLASYONun tam ortasında yer […]
  • Ufuk açmak, gazoz açmaya benzemez..!Ufuk açmak, gazoz açmaya benzemez..! Türkiye aslında uzun süreden beri bir değişim içinde diyebiliriz. Sosyal yapısı, ekonomik yapısı, kültürel yapısı değişiyor. Bu değişim dünyada aynı yöndeki değişim trendlerinden çok […]

Sosyal Medyada Takip Edin

Üye Olun

Yazarlar

Kategoriler

Takvim

Haziran 2019
P S Ç P C C P
« May    
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930

Arşivler