felsefe taşı

Bahar çocukları…

Bahar çocukları…
Nisan 10
06:16 2019

Güneş iyice kendini göstermeye başladı… Uzun bir kışın ardından baharın ilk günlerini karşılıyoruz. Nisan ayıyla birlikte kuşlar yeniden cıvıldıyor, çiçekler açıyor, bizlerse üstümüzdeki karamsar havayı atıyoruz, baharın renkleriyle yeniden canlanıyoruz. Ne güzel aydır nisan, umut doğar insanın içine. İngilizce’deki anlamı olan April, Latince’deki Aprilis kelimesinden gelir. Klasik etimolojiye göre Latince aperire (açmak); ağaçların çiçek açmaya başladığı mevsim anlamına gelmektedir. Aynı savunma modern Yunanca’da “aç” anlamına gelen “ἁνοιξις”(anoxis) kelimesiyle de desteklenmektedir.

İnsanın çocuk olası, boş boş etrafta koşası geliyor bu mevsimde. Bu mevsimde açıkhavada yapılacak bir yürüyüş harika olur. Temiz havayı çekin şöyle içinize. Doğayla birlikte siz de uyanın! Çıkın yataklarınızdan, açın camları, yapın bahar temizliğinizi tertemiz bir şekilde, şu mis gibi mevsimi karşılayın. İçinizdeki çocuğu dışarı çıkarın, unutmayın bu ay onların ayı 🙂

Nisan ayında, dünya çocuklarına armağan edilmiş gurur duyulası bir bayramımız var. Hem de yalnızca bizim çocuklarımıza değil, dikkatinizi çekerim Atatürk’ün bu bayramıdünya çocuklarına atfetmiş ne kadar vizyoner olduğunun bir başka örneği. Çocuklar ilginç varlıklar. Bazen biz yetişkinlerin yapmaya korktuğumuz şeyleri hiç korkmadan yapabiliyorlar, çünkü denemeye açıklar. Küçük birer filozof kesilip soru soruyorlar çünkü, yadırganma korkuları yok. Sevmeyi de bizden daha iyi biliyorlar. Tıpkı Küçük Prens’in çiçeğini, gezegenini sevdiği gibi.

Birbirini tanımayan komşulardan oluşan göklere kadar uzanan biçimsiz apartmanlarda büyüyen çocuklar; sevmeyi, paylaşmayı, oynamayı ve öğrenmeyi unuttular. Şimdi ise bu kavramlar, yeni yeni bizim çocuklarımızın jenerasyonunda yeniden türemeye başladıda, gençler şimdi çocukluklarına dönüp çocuk olmaya başladılar. Haklılar da aslında, onlar bazı kavramları yalnızca kitaplardan ya da filmlerden öğrenebildiler. Bir noktada eğitim sistemimizin eksiklikleri burada da kendini gösteriyor malesef. Çocuk yetiştirmenin yalnızca günübirlik bir mesele olmadığını, geleceği inşa etmek olduğunu kavradığımızda o zaman kalıcı çözümler üretebilmiş olacağımız düşüncesindeyim.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı… Kimileri için yalnızca bir günlük bir tatil anlamına geldi bu bayram. Kimileri içinse sevinç, coşku, heyecan anlamını taşıdı. Kimileri şiir okuyacağı için heyecanlandı, kimileri tiyatro oyununda yer alacağı için… Her çocuk yaşayamadı belki bu duyguyu ama bizim zamanımızdaki 23 Nisanlar çok zevkliydi. Sabah erken kalkar, üstümüzü giyinir, kendimize çeki düzen verir, okula gitmek için hazırlanmaya başlardık. Biri şiir okur, biri şarkı söyler, bir grup da dans gösterisi yapardı. Okuyacağımız şiir için öyle heyecanlanırdık ki… Okuldaki kutlamalardan sonra sıraya girilir; öğrenciler, öğretmenler, veliler hep birlikte kutlamalar için kutlama amaçlı yürüyüşler yapılırdı. Önde bayrak tutan bir öğrencinin arkasında hepimiz hizaya girer, yürüyüş için sıradaki yerimizi alırdık.

Bugünün çocuklarına baktığımda ise bu bayramların artık asıl kavramını yitirdiğini, yalnızca basit bir tatil günü haline geldiğini görüyorum. Eskiden bu törenlere heyecan içinde mutlulukla hazırlanır, bayram gününü beklerdik. Ancak bugün baktığımızda tatil bölünmesin diye bir gün önceden yapılan kutlamalar var. Çocuklara bayramla ilgili bir şey sorduğumuzda tatil cevabını veriyorlar sadece. Böyle özel günler için, kendi günlerindekutlama yapmanın öneminden bile uzaklaşıyoruz. Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı bizler gününde kutlamazsak, dünyanın bugünü kutlamasını nasıl bekleyebiliriz ki ? Kendi değerlerimizi biz bilmezsek başkalarına nasıl anlatabiliriz ?

Çocuk gibi düşünebilmek, çocuk gibi hareket edebilmek, çocuk gibi sevinebilmek ne önemli şey. Hırslarımızdan, egolarımızdan arınıp, birbirimize sevgiyle ve saygıyla bağlanmanın tarifsiz mutluluğu. Keşke çocukluğumuzda sahip olduğumuz o saflığı koruyabilsek. İnsan hiç kirlenmese bazı duygularla… Edmondo De Amicis’in Çocuk Kalbi kitabındaki Enrico nerede bugün, neler yapıyor acaba? Böyle bir çocuk kaldı mı günümüzde? Stardi’nin beğendiği o lokomotif oyuncağı bugün onunla yine paylaşır mıydı?

Aziz Nesin’in “Şimdiki Çocuklar Harika”sındaki Ahmet ve Zeynep bugün ne anlatırdı mesela birbirine? Bugünün çocukları hala bir şeyler anlatabiliyorlar mı? Biraz endişeliyim bu konuda. Çünkü günümüz çocukları ellerindeki o minik ekranların anlattığı şeylere kulak kesiliyor sadece. Anlatmaktan çok aynı şeyleri dinlemenin kölesi olma yolunda ilerliyorlar. Tek dostlarıysa robotlar olacak.

Sabahattin Ali’nin Arabalar Beş Kuruş öyküsünü bilir misiniz? Çocuklar için yazılmış bir hikayedir bu. Çocuklar için ders niteliğindedir ama büyükler bu hikayenin ağrılığı hakkında düşünmelidir. Çocukların arasında sınıf farkı yoktur, dil, din, ırk farkı yoktur. Çocuk her yerde, her şekilde çocuktur. Kendi dünyalarına bırakıldıklarında çok güzel çiziyorlar kendi yönlerini. Biz büyükler onların dünyasını kirletiyoruz, o başka mesele.

Bu yazıyı çocuklar okumazlar ama çocuğu olan ya da çocuk yakını olan siz yetişkinler! Çocuklarınıza sevmeyi öğretin. Bir insanı, bir çiçeği, bir hayvanı, değişimi, gelişimi, farklı olmayı ve dünyayı sevmeyi. Sevmeyi öğrenen saygı duymayı da öğrenir. Güzel ülkemin ve dünyamın mis gibi; bahar çocukları! 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nız kutlu olsun!

344 kez okundu
Paylaş

İlginizi Çekebilir

  • Umut da edemezsek geriye ne kalır…Umut da edemezsek geriye ne kalır… Evet yılın son haftasını da geride bırakıyoruz. Birçok kötü olayın global düzeyde yaşandığı, ateşin düştüğü yeri yaktığı bir 2016 oldu. Genele baktığımızda bu yıl dünyada hemen hemen her […]
  • BilgiBilgi Bu yazımda kısaca bilgiden söz etmek istiyorum. Temelde bilgi taşımaktan. Sadece düşünme ve düşündüklerini ifade edebilme ve yazarak ya da kaydederek diğerlerine aktarma yetisine sahip […]
  • Yeni yılın habercisi…Yeni yılın habercisi… Yeni yılın habercisidir aralık ayı. Yılın son zamanlarının tadı çıkarılır, başlangıçlara hazırlık yapılır, yeni umutlar ve beklentiler ümit edilir. Geride bıraktığımız yıl oldukça […]
  • Kaygı ÇağıKaygı Çağı Bir İsveç atasözü; ‘’Kaygılar küçük bir şeye kocaman bir gölge verir’’ der. Eğer durum buysa, şu anda gerçek bir sosyo-kültürel tutulma yaşıyoruz. Kolektif bilincimizin üzerinde kocaman […]

Sosyal Medyada Takip Edin

Üye Olun

Yazarlar

Kategoriler

Takvim

Ekim 2019
P S Ç P C C P
« Eyl    
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031