felsefe taşı

Aziz Philippus’a Mezar Olan Şehir: Hierapolis, Küçük Asya’nın Yedi Kilisesi’nden Birine Ev Sahipliği Yapan: Laodikeia, Büyük Phrygia Kenti: Colossae ve Üç Halkın Şehri: Tripolis

Aziz Philippus’a Mezar Olan Şehir: Hierapolis, Küçük Asya’nın Yedi Kilisesi’nden Birine Ev Sahipliği Yapan: Laodikeia, Büyük Phrygia Kenti: Colossae ve Üç Halkın Şehri: Tripolis
Ağustos 23
17:25 2014

Berrak bir gecede gökyüzünü seyrederken yıldızların sayıları toplamından emin olabileniniz var mı hiç? Parmakla bile saymayı deneseniz içinde kaybolursunuz yıldızların… Sonra sabah olur ve ışığın denizinde artık görünmezler.

Doğduğum ve yaşadığım topraklar olan Anadolu’ya baktıkça, bu coğrafyanın bilinebilen hikayelerini ve mazisini eşeledikçe yıldızları sayarken hissettiğim duyguya kapılıyorum farkında olmadan. Bugün AVM’ler, toplu konutlar ve yollarla kaplı şehirlerin ya da ücrada belki de varlığından bihaber olduğumuz yerlerin bilmediğimiz daha ne hikayeleri vardır diye iç çekiyorum. Tıpkı sayısını tam olarak bilemediğim ve gündüz gözüyle görülemeyen yıldızlar gibi geliyor bana sahip olduğumuz mirasın derinliği.

İşte o sahip olduğumuz tarihsel mirasın halen yaşayan ve bize bundan çok öncesine dair bir şeyler anlatan yapıları, yerleşimleri ve daha birçok nesnesi Anadolu’nun hemen her yerinde gerek göz önünde gerekse saklı biçimde karşımıza çıkıyor. Bu yazıda sarf edeceğim çaba, belki okuyanlara en ince ayrıntıları ve en kesin bilgileri aktarmak olmayacak ama doğup büyüdüğüm kent olan Denizli İli sınırları içerisinde yer alan 4 önemli tarihi ve muazzam yerleşim yeriyle ilgili sizlerde bir merak ve heyecan yaratmayı arzuluyor olacağım:

Kutsal Şehir: Hierapolis, Lykos’un Kıyısındaki Ilık Şehir: Laodikeia, Epaphras’ın Kenti: Colossea ve Phrygia,Karia ve Lydia Bölgeleri’nin Kesiştiği Şehir: Tripolis
Çirkinliğinden usanan çoban kızı, canına kıymak için kendini sulara attı. Ve Hierapolis’in sularında güzeller güzeli bir kadına dönüştü!

“ Yeryüzünde zıtlıkların bu kadar fark edilebildiği çok az antik yerleşim var. “diyorAhmet Yeşiltepe Hierapolis için. Adını Bergama’nın kurucu kralı Telephoss’unkarısı Hiera’dan, ününü çirkinliğinden bıkan çoban kızının Hierapolis’in sularında büyülü güzellikte bir kadına dönüşmesinden aldığı söylenen Hierapolis’in Bergama Krallarından II.Eumenes tarafından M.Ö. II. YY. başlarında kurulduğu tahmin ediliyor. Antik dillerde “ Kutsal Şehir “ olarak geçen Hierapolis’in Arkeolojiliteratüründe de “ Kutsal Kent “ olarak adlandırılması, kentte bilinen birçok tapınak ve diğer dinsel yapının varlığından kaynaklanmaktadır. Ayrıca, 4.Yüzyıldan itibaren Hristiyanlık’ın önemli bir merkezi olan (piskoposluk) şehrin bir başka özelliği de M.S. İlk Yüzyılda Hz. İsa’nın havarilerinden Aziz Philippus’unburada çarmıha gerilerek öldürülmesi olayıdır.

Depremle başı sürekli dertte olmuş olan kent M.S.60’taki büyük depreme kadar Helenistik özellikler taşıyordu ise de sonradan bir Roma kenti hüviyetine bürünmüştür. Yapımının yaklaşık 150 yıl sürdüğü tahmin edilen 1800 yıllık Antik Tiyatro da Roma Dönemi Anadolu Tiyatroları içerisinde çok önemli bir yere sahiptir ve kent ile birlikte 1988 yılında UNESCO Dünya Mirası listesine alınmıştır.

Efes Piskoposu olan Polycrates, Anadolu’da iki önemli adın varlığından söz eder: Aziz Philippus ve Aziz Johannes. Hz. İsa’nın 12 Havarisi’nden ikisi olan bu iki havarinin mezarları, Hierapolis ve Efes’te yer almaktadır.
Günümüze değin edinilen bilgiler; AzizPhilippus’unM.S. İlk Yüzyılda Hierapolis’e Hz. İsa’nın sözlerini yaymaya geldiğini ve ölüme mahkum edilip çarmıha gerildikten sonra vücudunun Hierapolis’e gömüldüğünü işaret etmektedir.Aziz’in kemiklerinin 6.Yüzyılda da İstanbul’ave kısmen de Saint Sepolcro Kilisesi’nin inşa edildiği Roma’ya götürüldüğü kaynaklarda belirtilmektedir. M.S. 4. yüzyılda Hristiyanlık’ın imparatorluğun resmi dini olmasıyla Aziz Philippus adına öldürüldüğü yerde bir anıt mezar yapılmıştır, nitekim anıt mezarın keşfi ancak 2011 yılında yapılabilmiştir.

Frontinus Caddesi, Agorası, Kuzey ve Güney Kapıları, Gymnasiumu, İon Sütun Başlıklı Evi, Latrinası, Su Kanalları, Apollon Tapınağı, Surları, Direkli Kilisesi, Aziz Philippus Köprüsü, Nekropol Alanı (Mezarlık), Hamamları, Katedrali, Frontinus Kapısı ve Nympheumları ile yaklaşık 20 kilometre uzaktan bile bembeyaz parıltısıyla görülebilen termal suyun içindeki kalsiyumun çökelmesi ile oluşan doğa harikası travertenleri gibi eşsiz birçok şaheseri tek bir yerde görebileceğiniz bu paha biçilmez yer belki de tekrar tekrar görülüp üzerine sürekli sayfalar tüketmeyi hak ediyor.

“ …Ve Laodikeia’da olan kilisenin meleğine yaz: Âmin sadık ve hakiki şahit, Tanrı’nın hilkatinin başlangıcı, bu şeyleri diyor. Senin işlerini bilirim. Ne soğuksun, ne de sıcak, keşke soğuk yahut sıcak olsaydın, böylece ne sıcak, ne de soğuk, ılık olduğun için, seni ağzımdan kusacağım… “(Vahiy 3:14-22)

Caracalla’nın, Çiçero’nun ve Meryem’in ayak izlerini taşıyan Laodikeia’nın, Lykos ırmağının güneyindeM.Ö. Üçüncü Yüzyılda II.Antiokhos tarafından kurulduğu ve kente Antiokhos’un karısı Laodike’ninadının verildiği bilinmektedir. Öyle ki “Lykos’un kıyısındaki Laodikeia” kullanımı kaynaklarda daha yaygındır.

Tıpkı Hierapolis gibi deprem konusunda makus bir talihi olan kent aynı zamanda Hristiyanlık’ın ilk 7 kilisesinden (Seven Churches of Revelation) birinin olduğu yerdir. Hz. Meryem’in Efes yolculuğunda Laodikeia’ya geldiği ve burada kalıp tedavi olduğu sanısı da kente ayrı bir kutsal değer katmaktadır.

Yedi Kilise Kavramı adını, Vahiy Kitabı’nda “Anadolu’nun Yedi Kilisesi’ne” yazılmış mektuplardan alır. Hz.İsa’nın ölümünün ardından Hristiyanlığın kurulması ve yayılmasında bu kiliselerin önemi kritiktir. Ki Hristiyanlık’ın tarihe ve günümüze etkisi düşünüldüğünde oynadıkları rol yadsınmazdır.Yedi kentin seçimi, önemli merkezler olmaları ve ticaret yolları üzerinde bulunmaları nedenleriyle alakalıdır vebunların tamamı günümüzde Türkiye Sınırları içerisinde yer almaktadır.
Kentin Hristiyanlık açısından bir başka önemi de M.S.325 yılında toplanan İznikKonsili’ninardındanLaodikeia’dada bir konsil toplandığı bilgisidir. Bu konsilde alınan kararların Hristiyanlık açısından büyük önemi olduğu düşünülmektedir.

Makedonya Kralı Büyük İskender’in komutanlarından I.Seleukos’un kurucusu olduğu Seleukos (Syria) Krallığı’nın kentlerinden biri olan Laodikeia, konumu ve kutsallığının yanı sıra siyasal olarak da ayrı bir öneme sahiptir. Zira M.S. İmparator Caracalla’nı kenti ziyaret ettiği bilinmektedir. Bu ziyaret nedeniyle kente CaracallaNymphaeumu inşa edilmiş ve adına sikke bastırılmıştır.

Ayrıca Romalı devlet adamı Çiçero’nunbelli bir süre Laodikeia’dabulunduğu ve bir takım devlet işlerinde kente yol göstericilik yaptığı rivayet edilmektedir.
Günümüzde içinde bulunduğu Denizli’nin tekstille anılan bir yer olmasına nazire yaparcasına;Laodikeia’da kuzguni siyah renkli yünü çok yumu¬şak bir cins koyun yetiştirildiği ve bu koyunların yünlerinin diğer yerlerde yetiştirilenlerden çok üstün olması nedeniyle kentin büyük gelirler elde ettiği kaynaklarda yazılmıştır. Hatta Laodikeia’da dokunduğurivayet edilen ve “Trimita” adıyla bilinen bir ürünün şöhretinin çok yaygın olduğu ve kentin “Trimitaria” olarak anıldığı söylenmektedir. Antik dönemin en güzel tekstil ürünlerinin kentte üretildiği ve Laodikeia’nın adeta dönemin marka’sı olduğu bilinmektedir.

Büyük ve Küçük Tiyatro, Roma İmparatoru Caracalla’nın şerefine yapılan görkemli Anıtsal Çeşme, Meclis Binası, Tapınaklar, Suriye Caddesi, Nekropoller, Stadyum, Gymnasiumve dahası sizi zamanda yolculuğa çıkarmak için olağanca ihtişamı ile ayakta duruyor.

Strabon’un, Heredot’un anlattığı Phrygia Kenti
Colossae, Honaz (Cadmos) dağının kuzeyinde ve Aksu çayının kenarına kurulmuştur. Antik çağdan beri kullanılan ana ticaret yolları üzerinde bir noktada yer almaktadır.

Herodot, Persli Xerxes’in M.Ö. Beşinci Yüzyılda sefere giderken “Büyük bir Phrygia kentiColossae’den geçtiğini” yazar. Strabon, Colossae’denünlü coğrafya eserindesöz etmekte; Ksenephon da Colossae’nin “Frigya’nın 6 büyük kentinden biri” olduğundan bahsetmektedir.

Kent, Pers egemenliği altında olduğu dönemlerde en parlak çağlarını yaşamıştır. Hierapolis ve Laodikeia’nıngelişmesi ile önemi azalmış ve M.S. İlk Yüzyılda meydana gelen depremlerden büyük zarar görmüştür.

Hristiyanlık bu bölgede M.S. Birinci yüzyılda, Hz.İsa’nın havarilerinden Aziz Pavlos’un çevresinden Epaphras’ın yoğun çabaları ile yayılmıştır. Ki Epaphras’ın da Colossae’li olma ihtimali oldukça kuvvetlidir.

Colossae’nin güneyinde yeni kurulan Chonae Kenti, zaman içerisinde antik Colossae’nin yerini almaya başlamıştır. Yedinci yüzyılda kurulmasının ardından9.Yüzyılda Başpiskoposluk unvanını alan Chonae, 950 yılında Metropolit olmuş ve Anadolu’nun önemli dini ve idari merkezlerinden biri haline gelmiştir.St.Michael kilisesinin Chonae’de bulunduğu bilgisine eski kaynaklarda rastlandığı söylenmektedir.

Colossae Kenti’nin akropolü ova hizasında bir tepeciğin üzerinde idiyse de tepe üzeri şu anda tarla durumundadır ve tarım yapılmaktadır. Doğu yönünde, antik tiyatronun yeri seçilebilmekteyse de görünür kalıntı birkaç nesneden fazla değildir. Kuzeydeise çıkarımlara göre bir Nekropol bulunmakta idi, ancak kalıntılargünümüzde neredeyse tamamen toprağa gömülmüş durumdadır.

Lydia, Phrygia ve Karia’nın birleştiği yer
Laodikeia’ya otuz, Hierapolis’e yirmi kilometre uzaklıktaki Tripolis’in ilk adının Apollonia olduğu, daha sonraları ise Tripolis olarak adlandırıldığı düşünülmektedir. Hatta kimi kaynaklara göre sikkelerinin dahi Apollonia adı ile bastırıldığı öne sürülmektedir. Phrygia, Karia ve Lydia Bölgeleri’nin kesişim noktasında kurulan kente kısa bir dönem Antoniopolis de dendiği yine kaynaklarda yer almaktadır.

Üç bölgenin kesişim noktasında bulunması ve üç bölge halkının yerleşim yeri olmasınedeniyleTripolis ismi M.S. Yedinci Yüzyılda kent terk edilene kadar varlığını korumuştur.

Tripolis’in bir kent olarak geçmişi Helenistik Dönem’e uzanıyor gibi görünse de, araştırmalarda elde edilen arkeolojik bulgular bölgedeki yerleşimin günümüzden yaklaşık 4000-5000 yıl öncesine kadar gittiğini doğrulamaktadır.

Çürüksu Vadisi’nde yer alan kentler M.Ö. İkinci YüzyıldaSeleukoslar ile Bergama Krallığı arasında yapılan Magnesia Savaşı’na kadar bağımsız idiler. Roma İmparatorluğu’nun desteğiyle savaşı kazanan Bergama Krallığı M.Ö. 188 yılında imzalanan Apameia barışıyla bölgede kontrolü ele geçirmiştir. Bergama Krallı III. Attalos’un M.Ö. 133 yılında ölümü ve vasiyeti üzerine, bölge Roma İmparatorluğu’na dahil olmuştur.

Tripolisen görkemli zamanlarını Roma İmparatorluğu Dönemi’nde yaşamıştır. Bu dönemin başlangıcında kent adeta baştaninşa edilmiş ve şehir kapıları, caddeler, hamamlar, stadyum, tiyatro ve meclis binası gibi kamu binaları yapılmıştır. Roma İmparatorluk Dönemi’nde bir dönem Sardis (Salihli) Conventusu’na(yargı birliği) dahil edilen kent belli bir zaman diliminde de Apameia (Dinar)Conventus’u içerisinde yer almıştır. M.S. Üçüncü Yüzyılda senatörlük yapan TripolisliHermolaos kentin gelişiminde ve politik öneminde büyük rol oynamıştır.

İznik Konsülü’ndePiskoposluk seviyesinde temsil edilen Tripolis, yakınındaki diğer antik kentler gibi depremlerden büyük zarar görmüş ve M.S. 6-7. Yüzyıllarda gerçekleşen Sasani Akınlarıyla varlığını yitirmiştir.

En dikkat çeken yapıları Grek Ekolü’nde yapılan Tiyatrosu, Caveası, Hamamı, Şehir Binası, Apsisli Yapısı, Su Yolları, Surları ve Nekropolüdür.

Faruk Nafiz’in;
“Başka sanat bilmeyiz karşımızda dururken
Yazılmamış bir destan gibi Anadolu’muz”
deyişini hatırlıyor insan ister istemez.
Ve bu mirasın varlığını koruyarak, onları gün yüzüne çıkararak bizlere ışık tutan Celal Şimşek’lere ve adını bilmediğimiz kahramanlara minnet duyuyor.

KAYNAKÇA
http://www.kulturvarliklari.gov.tr/
http://www.tripoliskazisi.com/
http://www.tuyed.org.tr/
http://www.pamukkale.gov.tr/
http://laodikeia.pau.edu.tr/
http://www.pau.edu.tr/
http://www.tvyo.com/tvyobelgesel/video/hierapolis-antik-kenti (NTV Hierapolis Antik Kenti Belgeseli)
http://tr.wikipedia.org/
http://www.goturkey.com/tr/
http://arkeolojihaber.net/
http://www.mimarlikmuzesi.org/

2.053 kez okundu
Paylaş

İlginizi Çekebilir

  • Sinestezik AlgıSinestezik Algı Renkleri duymak, sesleri görmek Bir sinestezik olarak Türkçe kaleme alınmış bu derece kapsamlı bir makaleye rastlamanın insanda uyandırabileceği heyecanı ifade etmem mümkün değil. […]
  • Yeni Yılın GizemiYeni Yılın Gizemi Yeni yıl heyecanı hepimizi sarıyor. Neden? Neden yeni yıl farklı bir heyecan? Çünkü yeni bir yıl zihinlerimizde yeni bir başlangıç, bu yıl yapamadıklarımız ve eksiklerimiz için yeni bir […]
  • Geçmişin Özlemi…Geçmişin Özlemi… "1840 yılı Manchester, İngiltere'de erkekler için ortalama ölüm yaşı 38, tacirler için 20 ve vasıfsız işçiler için 17 idi. 1860'larda, Sheffield'da daha yüksek sınıflı insanlar yaklaşık 50 […]
  • Tuna’nın Aşkı BudapeşteTuna’nın Aşkı Budapeşte Olgun, zarif bir hanımefendiye benzer Budapeşte. Üstelik bu soylu hanım zengindir de. Harika bir takı gibi şehri süsleyen Tuna nehrinin iki yanında, değerli taşlar gibi dizilen saraylar, […]

Sosyal Medyada Takip Edin

Üye Olun

Yazarlar

Kategoriler

Takvim

Aralık 2016
P S Ç P C C P
« Kas    
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  

Arşivler