felsefe taşı

Anneme… Saygıyla…

Anneme… Saygıyla…
Haziran 12
07:11 2019

Annem 77’yi dün bitirdi, bu akşam kutladık.
Çok tipik bir kova burcu, idealist, özgürlükçü, bıraksanız sürekli seyahat edecek.
Migrosu ve sanal marketi bakkal gibi kullanması tamam da, internetten sürekli alışveriş de ediyor.

Tekne kazıntısı, anneannem 40 yaşındaymış, sürprizmiş.
Çok sevilmiş küçükken, bu yüzden hep çok sevilmek zorunda.
Ve yine bu yüzden de, sevgiyi hak etmek ve layık olmak kalıbıyla, hep korrekt davranmıştır.

Okul birincilikleri, temsillerde görevler, iftihar listeleri, mezuniyette tek 9 ve gerisi 10 filan, istatistikçi yüksek mühendis ve Tübitak’tan doktora bursu, bir tarafıdır.
Diğer tarafı, 49’luk bel çevresi için geceleri bel sıkma, jüpon etekler ve çivi topuklarla pinpon oynama, 19 yaşında gittiği Almanya’dan o kafayla dönerek, enternasyonel olma yeteneğidir.
Başta babamınkiler, hakkındaki çok şiir, ve teyzeme göre yüzlerce talip filan, hepsi bunlar yüzünden.

Yani bir Yunan gemisinde, kaptan masasında, İngilizce, Almanca ve İtalyanca konuşup, Yunancayı da anlar filan, şahit oldum.
Ama MHP tandanslı olup, her İstiklal Marşı’nda ağlasa da, bence içinde solcu bir İngiliz var.

Babamın karizmasını ve dominansını geri çekilerek yönetmeyi seçti.
Bu ona, gerçekten iyi kumaşlar, terziler, kürkler, ısmarlama ayakkabılar ve uzun ve sık yurt dışı seyahatleri olarak geri döndü.
Yaşadıkları çatışmalı, ama verimli aşk, gerçekten roman olur.

İki imkansızın mümkünüydü o evlilik.
Bu yüzden, entellektüel kapasitesini, sosyal kabul için biraz sakladı.
İnsanlar onu Chanel tayyörler, inciler ve lezar ayakkabılar sansınlar istedi.
Yoksa, tasavvufu da, siyasi kültürü de inanılmaz bilir, abdest alıp, sadece o sırada başını örtüp, Yasin de okur, “bir kaç damla” rakı da içer.

Hala çok güzel.
Minik grek burnu, banka kasasında sakladıklarından çok daha mütevazi, ama hepsi gerçek minik mücevherleri, minik tencereleriyle harika biri.
Evi de banka hesapları gibi, stokçu…

Küçükken ona “senden başka yok” dermişim.
Onu hep çok sevdim.
Zaman zaman içindeki Avrupalıyla tartıştık, ama sonra saraylı Çerkez yanı, hemen beni affetti.
Zaman zaman genlerindeki öğretmenle tartıştık, ama sonra içindeki özgürlükçü, bana hep yol verdi.

Canım annem, iyi ki varsın.
Benim için en doğru annesin.
Hep “insanlar, iyi şeylere layıktır” dersin ya.
Sen de harika bir şeysin, sana layık olmak da güzel.

77 geçti, 88’de de, hayata bağlılık, bitmeyen bir öğrenme çabası, başkalarına saygı nedeniyle, makyajınla rujunla hep bakımlı olmak, değişebilir olmaktan korkmamak, ve hem topraklarımıza bağlı olup, hem evrensel düşünmek konusunda, yine bize örnek ol.

Önünde saygıyla eğiliyorum.

275 kez okundu
Paylaş

İlginizi Çekebilir

  • Bizden bir şey Olmaz!Bizden bir şey Olmaz! Kalitesiz bir hayat yaşamamızın bir nedeni de objektif enformasyonla gündelik hayatımızın arasında çoğu zaman dağlar olması ! Tarihi konuları ele alan roman, film ya da dizilerin öteki […]
  • Limonata TebessümlerLimonata Tebessümler Sabah uyandığında, kahvaltısından sonra, uzun paçalı donlarını yıkayıp astığında, ya da öğlen yemeğini yerken, akşam üzeri fenalaşacağını ve öleceğini bilemezdi, elbette. 1903 […]
  • Galatasaray Lisesi Tarihi Üzerine…Galatasaray Lisesi Tarihi Üzerine… Önce en önemli iki konuyu açıklığa kavuşturalım: Galatasaray Lisesi Nedir? Bir Anadolu lisesidir. Ne değildir? Kolej değildir. Misyoner okulu hiç değildir! Nedense halkımız Lisemizi […]
  • Savaşma Seviş…Savaşma Seviş… Hiroşimalı çocuk; Bana gözlerimi geri verin , dünya sizin olsun diye bağırıyordu.. YoshiroYamawaki (83):Nagasaki'ye 2.2 kilometre uzaklıktaydık. Atom bombası yerden 500 metre yüksekte […]

Sosyal Medyada Takip Edin

Üye Olun

Yazarlar

Kategoriler

Takvim

Ekim 2019
P S Ç P C C P
« Eyl    
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031