felsefe taşı

Sayılar üzerine düşünceler

Sayılar üzerine düşünceler
Eylül 22
15:39 2014

Tarihin derinliklerinde insanlar önce işaretler ve primitif sesler ile aralarında anlaşmışlar, sonra semboller ve yazı doğmuştur. İşte muhtemelen bu devrede kişi ile özdeşleşen sayılar kavramı oluşmuştur; düşünün bir eski çağ adamını: diğerlerinden farklı bir varlık olduğunu anladığında ben ortaya çıkmaktadır, sonra karşısındaki varlığın sen olduğunu algılamakta ve üçüncü şahıs/lar o olmaktadır ; ben 1 rakamı ile sen 2 rakamı ve o 3 rakamı ile sembolize edilecektir. İşte bu konuşmamda bahsettiğim 3 rakamın anlamlarında bir gezinti öneriyorum sizlere:

1 sayısı :

Bir sayılar arasında en kutsal olanıdır çünkü tek = yegane = liği temsil eder.

Bir’ in varlığında genelde Evren’ in Ulu Mimarı = Allah düşünülür. Eğer yalın olarak Allah’ ı alırsak bir tamamen Yüce varlığı gösterir; eğer tüm Evren’ i düşünürsek gene sonsuzda oluşan tüm varlıkların toplamı Evren’ in Ulu Yaratanını’ nı gösterir .

Diğer tüm sayılar bir’ in toplamı veya katlarından oluşmuştur.

1+1 = 2

1+1+1 = 3

1+1+1+……. = ∞

görüldüğü üzere en küçük sayı kendi kendine çoğalarak en büyük sayıyı sonsuzu oluşturdu; bir sayısı sayesinde isterseniz matematik, isterseniz felsefi olarak sonsuza ulaşabiliyoruz. Olguya ters açıdan bakarak Evren’ in Yaratanını biz sonsuz derecede büyük olarak düşünürsek :

bullet
1, bütün olarak Evren’ in Ulu Yaratanı’ nı gösterdiği gibi

bullet
∞, Evren’ in Ulu Yaratanı ise O’ nu oluşturanları 1 ‘ lerin sonsuz kümelenmeleri gibi de düşünebiliriz yani Vahdet-i Vücudun oluşum mekanizması olarak ..

Şu ana kadar 1’ in katları üzerine konuştuk; peki 1’ in 1’ e bölümü bize ne verir : gene 1 yani burada tek, yegane varlık kendi bütünlüğünü korumakta, bölümünde bile varlığından taviz vermemektedir.1 ancak kendi dışında bir sayının bölmesi ile, diğer bir deyişle kendi katlarının bütünlüğünü parçalanmasına izin vermektedir; 2’ ye böldüğümüz zaman yarısını, 3’ e böldüğümüz zaman daha ufağını, giderek bölen büyüdükçe varlığının sonsuz küçükte yok oluşunu görmekteyiz… böylece 1’ in içinde sonsuz küçükten sonsuz büyüğe kadar bir yolculuk yapabiliriz.

2 sayısı :

Bir’ in kendisi ile toplamı 2 ise 3 şekilde yorumlanabilir :

bullet
kendi başına bir varlıktır veya

bullet
iki varlığın birleşmesinden oluşmuş ve her an tekrar ikiye ayrılabilecek bir birleşimdir veya

bullet
biyolojide okuduğumuz mitoz bölünmede olduğu gibi bir tam’ dan iki zigot = kendi başlarına tam’ ın aynası 2 ayrı varlık oluşmuştur.

2 karşılaştırma yapabilmek için asgari gerekli sayıdır; 1 tek varlıkta karşılaştırma imkansızdır veya ancak kendi kendisi ile karşılaştırılabilir; demek ki karşılaştırma yapabilmek için en az 2 varlık olması gerekir; aynı şekilde dedüksiyon = özümleme için de en az 2 olgu / fikir gerekmez mi ? Birbirini tamamlamalara en eski örneklerden biri ise Antik Çin’ den kalma Ying ve Yang güçleridir.

Brahma’ nın oluşumu da 2 bölümle tanımlanır :

bullet
Brahma’ nın günü veya oluşumu

bullet
Brahma’ nın gecesi veya tahribi = yok oluşu : bu her iki evrede kısır döngü içerisinde birbirlerini takip edip giderler.

Eski Mısır’ da Gök Tanrıça’ sı Nut

bullet
her gün oğlu güneşi doğurur, böylece gün başlar

bullet
her akşam oğlu güneşi yer, yutar; böylece karanlık basar, gece olur

ve bu ikilem birbirini takip eder, gider….

3 sayısı :

Bir konuyu anlayıp yorum yapabilmemiz için

bullet
bir tez = 1

bullet
bir antitez = 2

bullet
ve bunların yorumlanması ile ortaya çıkan bir sentez = 3 sırasını izlemez miyiz ?

Çin düşüncesi derki : Tao ( Yol, Hakikat, Tanrı ) önce 1’i yarattı; 1, 2’ yi, 2 ise 3’ ü yarattı.

Eski Mısır’ da baba Osiris, anne İsis ve oğul Horus en eski üçlemeyi göstermektedir.

Aynı üçleme daha sonra Hristiyanlık’ ta karşımıza Baba, Oğul ve Kutsal Ruh olarak çıkmıyor mu ?

0 sayısı :

Bu 3 sayının dışında yadsınamayacak bir diğer sayı ise 0’ dır. Bu önemli sayı Roma’ lılardan sonra bilime dahil olmuştur; bildiğiniz gibi Romen rakkamlarına sıfır yoktur: Romalılar devrinde bile sıfır yerine hiçbir rakkam konulmayarak yani varlığı yok sayılarak olay çözümlenmeye çalışılmıştır !

Şımdi kullandığımız onluk düzende ise sıfır ne kadar anlamlıdır ! Ancak 0 koyduğumuz basamak anlamsız olabilir, yani 0’ ın varlığı o basamağı varlıksız kılmaktadır; böylece Romalılar devrine kadar varlığını yok saydığımız 0 bizden intikam almakta ve bu, sonsuza kadar süreceğe benzemektedir.

Bunun en canlı örneğini 20.yy.a damgasını vuran bilgisayarlardaki sayı sisteminde görmüyormuyuz ? Bilindiği üzere bilgisayar makina dilinde yalnız iki rakkam vardır : 1 ve 0 : 1 bir iletiye geçme izni verirken, 0 aynı iletiye geçme hakkı tanımamaktadır, ve böylece bilgisayar ekranlarında gördüğümüz o karışık grafikler, çok kısa zamanda hesaplanabilen o karışık matematik işlemleri ve formülleri yalnız 0 ve 1’ in uyumlu hesaplaşması ile makina tarafından özümlenebilmektedir !

Eski devirlerden beri 1 varlığı, 0 yokluğu göstermektedir; peki kendini yaratan insan zekasına kafa tutan bilgisayarın mantıksal yorumu eski devir yorumundan çok mu farklıdır ?

bullet
0 öyle bir sayıdır ki hangi rakkamın soluna koyarsanız koyun o rakkamın değerini bir nebze arttırmaz

bullet
0 öyle bir sayıdır ki hangi rakkamın sağına koyarsanız o rakkamın değerini kendi varlığndan kat kat fazla yüceltir.

bullet
Ama eğer hem sıfırı rakkamın sağına koymak, hem de o rakkamın değerini arttırmak istemezseniz, rakkam ile sıfır’ ın arasına bir virgül koyun : göreceksiniz o zaman 0’ ın varlığı da yok sayılacaktır……

Yazımı yazarını hatırlayamadığım bir şiirle sonlandırmak istiyorum..

Dr. H. Ahmet GİRGİN

Ben Birim,
Karekökü ve karesi aynı olan,
Sıfır gibi hiçlik değilim,
İki gibi çokluk
ve üç gibi mükemmel olmadım asla,

Ben 1’im
Tek başına,
Dağ başında bir kulübe

Seni çok yapmak elimde
Yanına koy beni
Sen kaçsan, benimle bir fazlasın

Öpüp başına koy beni
sen kaçsan benimle on fazlasın

Sonuna koy beni hayatının
Sen kaçsan seni onlarca büyüteyim.

Eğer kaçarsan
Ben yine oradayım
Ben 1’im

Basit bir 1
2 kadar çok değil,
Sıfır gibi yokluk değil
ve 3 gibi mükemmel olamadım asla.

2.627 kez okundu
Paylaş

İlginizi Çekebilir

  • Doktorluk AnılarıDoktorluk Anıları Her meslekte olduğu gibi, doktorların arasına da ne yazık ki düzgün olmayanlar vardır. Ama onlar azınlıktadır. Diğer bir azınlık doktor gurubu ise, çok para kazananlardır. Allah' a şükür […]
  • GERÇEK DEĞİL SİMÜLASYON(MUY)UZ !GERÇEK DEĞİL SİMÜLASYON(MUY)UZ ! Acaba insanoğlu, internet ile, dijitalleşme ile kendinden önceki değil de kendinden sonraki uygarlıkların nasıl bir şey (olacağını değil) “olduğunu” mu anlamaya çalışıyor? Liseden […]
  • Zihin, tüm maddenin matrisidir!Zihin, tüm maddenin matrisidir! "Gerçekte madde yoktur. Tüm madde kaynağını bir atomun parçacığının titreşimine neden olan ve bu küçük güneş sistemini bir arada tutan bir kuvvetten alır. Bu gücün arkasında […]
  • Batı ve İslam Felsefesinin Ortak Bir Değeri: Filozof İbn Rüşd – Bölüm – 1Batı ve İslam Felsefesinin Ortak Bir Değeri: Filozof İbn Rüşd – Bölüm – 1 İbn Rüşd hakkında, etkileyici bir genelleme yapmak istesek, herhalde en uygun yargı şöyle olurdu: XII. Yüzyılda Kurtuba'da yetişmiş, Müslüman ve Kâdul-kudât Aristoteles. Şüphesiz gelmiş […]

Sosyal Medyada Takip Edin

Üye Olun

Yazarlar

Kategoriler

Takvim

Aralık 2016
P S Ç P C C P
« Kas    
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  

Arşivler