felsefe taşı

Sanat ve İnsan

Sanat ve İnsan
Temmuz 07
16:48 2014

‘ Sanat ve Insan ‘… Böylesine evrensel ve sosyal içerikli iddialı bir konu hakkında yazmayı pek düşünmemiştim bu güne kadar. Ancak,sanatla iç içe olan bir çok arkadaşımın ısrarı yanında, yıllar önce öğrencilik dönemin de almış olduğum ‘Sanat Tarihi’ ve ‘ Sosyoloji’ dersleri sonrası hocalarımızın bizlere ‘ Sanat ve Insan ‘ hakkında, o zaman ki kısa adıyla, ‘ kompozisyon/ev ödevi’ diye tanımladığımız aynı zaman da dönem sonu/sömestre ortalamalarımıza doğrudan tesir ettiği bilinen, sınıfça hazırlarlamış olduğumuz çalışmalarımızın ve okumuş olduğum çeşitli yayınlarda ki satır aralarının zihnimde bıraktığı izler ışığında karaladığım bir kaç satırı siz değerli dostlarla paylaşmakta mahsur görmedim.. Ancak yine de aşağıda ki satırlarımda ki, olası eksik ve hatalı tanımlamaları hoşgörü ile karşılamanızı diliyorum…

Insanın olduğu her yerde sanat da vardır. Geçmiş yüzyıllar incelendiğinde insanoğlunun ortaya çıkışı ile birlikte sanat eserleri de varlığını göstermeye başladığını görmekteyiz. Bu durum insanın kendini herhangi bir araçla kendini ortaya koymak istemesinden kaynaklanmış olduğunu düşünmekteyim. Çünkü sanat insanın duygu ve düşüncelerini herhangi bir araç yoluyla bir şekilde yansıtabilmesidir. Tolstoy: ‘ İnsanın bir zamanlar yaşamış olduğu duyguyu kendinde canlandırdıktan sonra aynı duyguyu başkalarının da hissedebilmesi için hareket ses çizgi renk veya kelimelerle belirlenen biçimlerle ifade etme ihtiyacından sanat ortaya çıkmıştı.’ demektedir. Sanat anlayışı ve eserleri toplumdan topluma ve kişiden kişiye farklılık gösterir, çünkü sanat özünde öznel bir kavramdır.Toplumların ve bireylerin bakış açıları değiştikçe, içinde yaşadıkları ortam ve hissettikleri farklı olunca ortaya koydukları sanat eserleri de farklılık göstermektedir. Sanat denince akla güzellik gelir. Çünkü sanat güzel olanı güzel bir şekilde ortaya koymak ister. Güzel sanatların varlığı da buradan ortya çıkmıştır.Bir açıdan bakıldığında sanat, doğada var olan güzelliği ortaya koymaktır. Ancak Hegel, sanattaki güzelliğin doğadaki güzellikten farklı olduğunu söyler. Bu da sanatın, sanatçıdan ruhu almasından yani sanatın öznelliğinden kaynaklanır. Sanat sadece bireysel olarak değil, toplumsal olarak da bir kendini ifade etme aracıdır. Sanattan uzak olan bir toplum kendini geliştiremez.Bunun bir çok örneğini dünyaya bakıldığında görmek mümkündür..

Aslında, Sanat insanlık tarihinin her döneminde var olan bir olgudur. İnsanlığın geçirdiği evrimler yaşama biçimlerini yaşama bakışlarını sanat biçimlerini ve sanata bakışlarını değiştirmiş her dönemde ve her toplumda sanat farklı görünümlerde ortaya çıkmıştır. Günümüz de sanatın,duygusal ve düşünsel etkileme gücüne sahip oluşu daha belirleyici olmuştur.Bu anlayışa en uygun tanımı yapan Thomas Munro’ya göre; ‘Sanat doyurucu estetik yaşantılar oluşturmak amacıyla dürtüler yaratma becerisidir.’

Sanat güzel ile uğraşır. Ancak hepiniz takdir edersiniz ki,güzel göreceli bir kavramdır. Kendi içinde tutarlı bir bütünlüğü taşıyan bir çok şey çirkin hatta acı verici bile olsa estetik açıdan güzel olabilir.. Sanat, nesnel ve öznel yaklaşımlara göre farklı açıklanır. Nesnel yaklaşımda sanat toplumsal etkilerle, öznel yaklaşımda ise salt bir bireysellikle yaratılır.. Kant’a göre; sanatın kendi dışında hiçbir amacı yoktur. Onun tek amacı kendisidir. Güzel sanatı ancak deha yaratabilir. Hegel’e göre; sanattaki güzellik doğadaki güzellikten üstündür. Sanat insan aklının ve hayal gücünün ürünüdür. İnsan nasıl duymaya düşünmeye başladığı andan itibaren kelimenin gerçek anlamıyla hayata girmiş olursa insanlık da duygularını ve düşüncelerini sesler çizgiler ve renklerle canlı ve cansız simgeler halinde şekillendirmeye başladığı andan itibaren gerçekten tarih sahnesine çıkmış olur. Sanat; çeşitli öğretiler, mantık ve felsefe gibi insanı günlük hayatın dar kalıplarından kurtaran bir rekreasyon alanı gibidir.

Sanat aslında her yerde olmaktadır çevremizde gördüğümüz bir çok alanda ortaya çıkartılan görsellik veya müzik bizlere sanatın her noktada olduğunu gösterebilir. Geçmiş dönemlere baktığımız zaman sanat eserleri varlığını çok önceleri göstermeye başlamıştır. İnsanlar ilk zamanlarda sahip oldukları eserleri bilmezdi zamanla batı Avrupa’dan yayılan akım ile eserlerin değerleri daha iyi anlaşılmıştır.

Sanat yapılırken duygu ve düşünceler tam anlamıyla tarif edilmeye çalışılsa da; Bunlar,bir seramik ustasının işini güzel olarak yapması ile de olabilir ünlü bir ressamın tabloda resim çizmesiyle de..Sanat akımları,toplumlar arasında da farklılık göstermektedir. Özünde bir yapı veya eserin değer görmesi beklenirken, farklı bakış açılarına göre değişiklik göstermesi ancak içinde yaşanan ortamları anlatması beklenerek hissedilen duygular ortaya konulmakta istenebilir. Sanat bize hayallerin ötesinde bir güzelliği anlatırken, içinde bir çok duygu ve düşünceyi de barındırır.. ‘Güzel sanatlar’ın aslında, bu farklı dönemlerde ortaya çıkarak bakıldığında var olan güzellikleri ortaya koymakla oluştuğunu farkederiz..Sanat bireylerle birlikte toplumunda kendisini tarif etmesinin amacıdır, belki de..Bir Avrupa,bir Afrika, bir Orta Asya kültürü ile öz be öz bir Anadolu kültürün de gelişen sanat anlayışları elbette birbirinden farklı olacaktır..Bu günkü bir çırak kardeşiniz olarak kaleme aldığım kısa notumu, Alain ‘in çok sevdiğim bir özdeyişi ile sonlandırıyorum; ‘Bütün sanatlarda insanı şaşırtan bir yan vardır.’… Olmalıdır da…

2.996 kez okundu
Paylaş

İlginizi Çekebilir

  • DükkanDükkan Dükkân işletiyorum şehrin en kalabalık caddesinde. Her saniye değişiyor yüzler. Onlarca insan akıp geçiyor göz açıp kapayıncaya kadar. Hepsinin ayrı mı kaderi? Onlar geçiyor, ben […]
  • Sofrada Beş DuyuSofrada Beş Duyu Yemek, yiyen kişinin beş duyusuna da hitap edebiliyorsa ancak o zaman mükemmel bir eser, mükemmel bir lezzet, mükemmel bir tabaktır. Dünya çapında meşhur olan şeflerin sırlarından birisi […]
  • Cesur Yürekli Kadın: Suad DervişCesur Yürekli Kadın: Suad Derviş Cumhuriyetin başlangıçından, 40’ lı yılların sonuna kadar olan süreçte, basının en ses getiren gazetecilerinden Suad Derviş, 1905’de Küçük Çamlıca’da, Bizans Manastırı’nın temelleri […]
  • İnsandır Kutsal Olanİnsandır Kutsal Olan Bizimkisi kadar kurumlara, mesleklere bol keseden “kutsiyet” atfedilen bir başka ülke daha yoktur herhalde… Geri kalmışlığımızın altında bu yaklaşımın da etkisi var bence. Neden […]

Sosyal Medyada Takip Edin

Üye Olun

Yazarlar

Kategoriler

Takvim

Aralık 2016
P S Ç P C C P
« Kas    
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  

Arşivler