felsefe taşı

Rönesans Dönemi

Rönesans Dönemi
Nisan 07
12:25 2015

Gün birdenbire doğmaz,aydınlık karanlığın içindedir.Gök aydınlığını karanlığın içinden süzer, bunun gibi insan düşüncesinin yeniden doğuşu da belli bir tarihte birden başlamış değildir.Düşünce tarihi incelenirken düşünce çağlarının birbirlerinin içine geçmiş ve biri biterken diğerinin başlamış olduğunu görürüz.Elimden geldiğince bu yazımda 17 yy da başlayan Aydınlanma Dönemine kadar olan Rönesans dönemini hatırlatmaya çalışacağım

Ne gördüğüm hakikati gizlemekten hoşlanırım, ne de bunu açıkça ifade etmekten korkarım. Aydınlık ve karanlık arasındaki, bilim ve cehalet arasındaki savaşa her yerde katıldım. Bundan dolayı her yerde zorlukla karşılaştım ve cehaletin babaları olan resmi akademisyenlerin yanı sıra kalın kafalı çoğunluğun öfkesinde hedef olarak yaşadım.”

Der İtalyan rahip ,filozof, gökbilimci ,okültist ve Rönesans dönemi felsefesini şekillendirenlerden biri olan filozof Giardano Bruno .

Rönesans üzerine derin araştırmalar yapan İsviçreli tarihçi Burkhard “Rönesans insanın keşfedilmesidir” demektedir. Gerçekten de Ortaçağ’da Avrupa’da insanın hiçbir kıymeti yoktu. Engizisyon mahkemelerinde yüz binlerce insan haksız yere ve çok defa sırf servetlerini ele geçirebilmek için öldürüldü. Papazlar çeşitli menfaatler karşılığında günahları affediyorlardı. Hatta cennetten yerler satıyorlardı. Mantık ve insani esaslar kaybolmuştu. İslam filozof ve bilim adamlarının eserlerini okuyarak Dünyanın döndüğü kanısına varan Galileo ve daha pek çok düşünür çeşitli işkenceler görmüş pek çoğu öldürülmüştür. Bu itibarla Rönesans hareketi ilim ve teknikteki ilerlemenin yanı sıra insan ve tabiat sevgisini de beraberinde getirdi. Rönesans öncüleri, sanat faaliyetlerinin yanı sıra edebiyat, tarih ve arkeolojiye de önem verdiler. Resim ve tasvir anlayışı gelişti. Mimaride gotik tarzı terk edilerek barok ve rokoko üslubu geliştirildi. Rönesans mimarlığının başlıca özellikleri ölçü, sadelik ve tabiliktir.
Bu şekilde İtalya da başlayan Rönesans hareketi kısa zamanda bütün Avrupa’da yayıldı.

Rönesans’ın Sebepleri
1) Arap eserleri ve Arapçaya çevrilmiş eski Mısır ve Roma (Yunan) eserlerinin tercüme edilmesi ve yayımlanmasıdır.
2) Matbaanın geliştirilmesi çok önemlidir, bu sayede bilim ve düşünce yayılmıştır.
3) Pusulanın geliştirilmesiyle birlikte, coğrafi keşifler sonucunda zenginleşen ve güzel sanatlar gibi alanlara destek veren, bu alanları koruyan bir sınıfın oluşması
4) Orta doğu’ya düzenlenen Haçlı Seferleri (Skolostik düşünce ürünü dogmalarının çökmesi, yeni üretim ve sınai tekniklerinin öğrenilmesi)
5) Endülüs Emevileri’nin kıta Avrupası’na taşıdıkları kültür (Astronomi, devlet-vatandaş ilişkisi, hukuki ve sosyal haklar, mimari, sanat, bilimsel bilgi ve yöntemler gibi konuların kıtaya taşınması)

Rönesans üzerine bir değerlendirme yapan Engels ‘İnsanlığın şimdiye değin tanıdığı ,ilerici yönde en büyük altüst oluştu bu,bir devirdi ki Rönesans,devlere gereksinmesi vardı ve devler yarattı.Düşüncenin ,tutkunun ve karakterin devlerini ,evrenselliğin ve derin bilginin devlerini ‘der.
Gerçekten de bu devir olağanüstü parlaklık ve yetenekte kişilikler yetiştirdi.Hepsi de bilim sanat ve düşüncenin gelişmesine dev katkılarda bulundular.

Kimdi bu kişiler diye özetle bakmaya çalışırsak

Leonarda da vinci modern hakikati aramanın temsilcisi sayılabilir
Francis Bacon ‘ Bilgi güçtür’
Kopernik ‘güneşin dünyanın etrafında değil dünyanın güneşin etrafında döndüğünü ispatlaması .
Martin Luther ‘İncili Almanca ya çevirmiş…

Bu dönem Hümanizma isimli akımı ön plana koymuştur.Katolik kilise tüm doğal eğilimleri ,günah deyip damgalayarak insan kişiliğini sürekli alçaltırken ,hümanistler insanın yüceliğini ilan ediyor ,aklının gücünü ve yetkinliğe ulaşma olasılığını göklere çıkarıyorlardı.İnsanın yazgısını saptayan Tanrı değildi.Bu yazgıyı sonsuz olasılıkları kullanarak biçimlendiren insanın ta kendisiydi.Temelde dindar olan hümanistler aslında dini dünyasallaştırıyordu.Evrenin merkezi olarak insan Tanrı’nın yerini alıyordu.Hümanistlerin erdem diye önerdiklerinin de kilisenin vaaz ettikleriyle ortak hiçbir yanı yoktu.Erdem eylem susuzluğuyla yiğitlik,amaçlarına ulaşabilmek için gözünü budaktan sakınmamak ,o sınırsız cesaretti. Adının Türkçe anlamı insancılıktır . Genelde deizm, ateizm ve agnostisizm ile bütünleşebilir ama hümanist anlayış bunlar için değildir. Hümanizm, bu tür doğaüstü güçlerin varlığıyla ilgilenmeyen etik tabanlı bir görüştür. seküler bir hayat duruşu ilkesi ve her otorite karşısında insanı özgürleştirme çabası hümanizmin tanımıdır.

Hümanizme göre doğruyu bulmak insanın bir yetisidir. Fakat doğruyu bulma yönteminde gizemcilik, mistisizm, gelenek ve bunlar gibi genel geçer kanıtlarla ve mantıkla bütünleşmeyen yöntemler izlenemez. Gerçeğe duyulan bu arzu, gözü kapalı kabullenimlerle değil, bilimsel şüphecilik ve bilimsel yöntemle doyurulmalıdır. Otoriteyi ve aşırı şüpheciliği de reddederken, kaderin olaylar üzerindeki etkisini kabul etmez. Doğrunun ve yanlışın bilgisine kişisel ve ortak bilincin en doğru biçimde algılanmasıyla ulaşılabileceğini savunur.

Rönesans düşüncesinde eğitim çok önemli bir role sahipti ,Rönesans insanı düşünürü okul çocukları ve öğrencilerle işe başlamak gerektiğini biliyor ve buna göre bir gelişim planı yapılıyordu.

Dönem içinden örneklemeler yaparsak;
Francesca Petrarca yaşamak sanatının felsefesini ortaya koyar,Dante ve Boccacio yaşamak sanatının ürünlerini vermektedir,Nicolo Machiaevelli insansal nitelikleri araştırarak bu niteliklere uygun devlet önermektedir.

Thomas Campanella varlığın ilkelerini sıralıyor Yapabilmek,bilmek,istemek…Tanrı bu üç ilkenin birleşimidir ,başka bir deyişle salt iktidar,salt bilgi,salt sevgidir diyerek bilgilerin duyulardan geldiğini ama bu duyuları da bilgi haline getirenin akıl olduğunu söylüyor.Campanella nın İtalya da kesilen sesi İngiltere de Francis Bacon’un ağzından devam eder.’Bilmek mi istiyorsunuz sormaktan vazgeçmeyin’Felsefenin kurtuluşu gözleme ve deneye bağlanmakla sağlanabilir,soyut düşüncelere dalmaktan kurtulunuz.

Bir başka İngiliz Thomas Hobbes ulusdaşının sürdüğü tarlaya yeni tohumlar atar.’Felsefe yapmak düşünmektir ,düşünmek ise katmak ,ayırmak,toplamak ,çıkarmak yani saymak demektir.Birleştirmek ve ayırmak ,evet birleştirmek ve ayırmaksa bunlar cisimlerdir.Demek ki felsefenin cisimlerden başka konusu olamaz.Ruhlar,melekler Tanrı felsefenin değil inancın alanına girer çünkü yukarıdaki işlemler yapılamaz’
Montaigne ‘bilim adamları hiçbir işe yaramayan yanlış sonuçlara varmaktan başka işe yaramazlar.Koperniğe neden inanayım yakın zamanda biri onu çürütebilir.Tanrı insanlara ilkeleri bildirmeseydi bu ilkeler olabilir miydi?’
Rönesans gizemcileri arasında en önemli yere sahip olan Jacob Boehme ‘Tanrı dural değil devimseldir.Tanrı doğalaşmış ve insanlaşmıştır,öyleyse birey tanrılık değerdedir.

Reform hareketinin bir numarası Alman papazı Martin Luther King .1517 yılında Wüttenberg kilisesinin kapısına astığı Katolik kilisesine karşı ünlü protestosu yüzünden Protestanlık adını alan bir akıma yol açmıştır.

1532 de yazdığı Gargantua ve Pantagruel in yazarı ile dönemin en büyük nesir yazarı Rabelais Erasmus ki yaşadığı dönemde Kiliseye yönelttiği acı yergiler içeren Deliliğe övgü kitabı.Yine bir dev Shekespare ve eserleri.Her zaman elimin altında olan kitabın yazarı Cervantes ,
Ben sadece taşın içindeki güzelliği çıkarıyorum diyen Michelangelo
Büyük üstat Leonardo Da Vinci
Resimde Albrech dürer
Operanın gerçek yaratıcısı Monteverdi

Gibi isimleri de bir cümleyle anmak istedim.Tabii anamadığım bilemediğim niceleri de var mutlaka.
Rönesans’ın sonuçları;
1. Avrupa kilisenin baskısından kurtulup modernleşme çağına geçilmesinde büyük rol oynamıştır.
2. Eğitim de çıta iyice yükselmeye başlamıştır.
3. Skolastik görüş (kilisenin dar ve değiştirilemez diye düşünülen görüşü) yıkılmıştır.
4. Yerine pozitif (bilimsel) düşünce hakim olmuştur.
5. Reform hareketlerini hazırlamıştır.
6. Bilim ve teknikteki gelişmeler hızlanmıştır.
7. Ekonomi alanında yeni uygulamalar ortaya çıkmıştır.
8. Avrupa’da sanattan zevk alan aydın (mesen) sınıf ve halk sınıfı oluşmuştur.
9. Kiliseye olan güven azalmıştır.
10. Din adamlarının ve kilisenin halk üzerindeki otoritesi sarsılmıştır.
11. Avrupa’nın her yönden gelişmesine ve güçlenmesine öncülük etmiştir.Aydınlanma Çağı’na zemin olmuştur

Okumak isteyen okuyucularım için dönemle ilgili benim önerebileceklerim ,aynı zaman da yaşantımız da bize yeni düşünceler katacak önemli yapıtlar
– Erasmus Deliliğe övgü
– Thomas Campanella Güneş ülkesi
– Francis Bacon Yeni Atlantis
– Nicolo Machiavelli Hükümdar Prens adıyla da satışta
– Montaigne Denemeler
– Thomas More Ütopya
– Cervantes Don Kişot
– Shekaspare Macbeth
– Thomas Hobbes Leviathan

Kaynakça:
Yüzyıllarımızın Gerçeği ve mirası Server Tanilli
Batıya Yön veren Metinler Alev Alatlı derlemesiyle
Dünya Tarihi William H.McNeill
Avrupa Tarihi Norman Davies
Düşünce Tarihi Orhan Hançerlioğlu

4.118 kez okundu
Paylaş

İlginizi Çekebilir

  • Felsefesiz BilimFelsefesiz Bilim Geçen sayıda bilimsiz felsefeye elimden geldiğince değinmeye çalıştım, bu sefer ise felsefesiz bilime göz atmak istiyorum. Bilimin ne zaman başladığına ilişkin rivayet muhteliftir. Kimisi […]
  • Giordano BrunoGiordano Bruno "Ne gördüğüm hakikati gizlemekten hoşlanırım, ne de bunu açıkça ifade etmekten korkarım. Aydınlık ve karanlık arasındaki, bilim ve cehalet arasındaki savaşa her yerde katıldım. Bundan […]
  • Temel Kural ve Kendimizin Çocuğu OlmakTemel Kural ve Kendimizin Çocuğu Olmak Ne çok din, ve ne çok ahlak sistemi var. Tarih boyunca insanlığın ahlak normları sürekli değişmiş. Eski Mısır’da kullanılan ve bugün hala kolayca aşamadığımız Maat’tan, tek tanrılı […]
  • ”Hiç””Hiç” İnsan bazen ulaşacağından emin olduğu bir hedefe bile bile ulaşmaz, uzatır uzatır başka yerlere girer çıkar. Muhtemelen yaklaştığı hedef onu korkutur. O noktada yüzleşeceklerinden ya da […]

Sosyal Medyada Takip Edin

Üye Olun

Yazarlar

Kategoriler

Takvim

Aralık 2016
P S Ç P C C P
« Kas    
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  

Arşivler