felsefe taşı

Plasenta ve Anne-Çocuk Enerji Bağlantısı

Plasenta ve Anne-Çocuk Enerji Bağlantısı
Aralık 25
09:36 2018

Maternal-fetal arayüzde bir bariyer, kanal görevi gören Plasenta mucizevi bir organdır. Bizi annemizle birleştiren ve doğana kadar rahim gemisinin kontrol paneli olarak görev yapan şef…
Yumurta sperm tarafından döllendiği zaman , gelişmekte olan fetüse eterik enerji veren bir Plasental Çakra oluşur.
Bu plasental çakra yedi büyük çakranın ve diğer tüm küçük çakraların oluşumu için zaman sağlar. Göbek kordonu boyunca bir Umbilikal Nadi akar.
Dünya çapında birçok kültürde plasenta, Toprak ana ile bağlantılı olarak çocukların koruyucusu, hayat ağacı ve hatta 8. çakra ile bağlantılı olarak tasvir edilir; Epifani, ruh / madde, birlik / temsilidir.Damarlanma biçimi ile Hayat Ağacıdır.

Bir plasenta
tam anlamıyla
yaşam gücünün bir varlıktan diğerine geçişidir.

Bir annenin çocuğunu
fiziksel, duygusal ve ruhsal olarak beslediği pasaj…

Plasenta duygulardan etkilenir,
bunun en açık örneği stres ve büyümesi kısıtlı olan bebeklerdir. Bir anne herhangi bir nedenden ötürü stresli bir hamilelik yaşadığında, bu durum kan akışını, besinlerin beslenmesini ve plasentanın büyümesini ve bu da bebeğin büyümesini doğrudan etkiler.

Mücadele eden bir plasenta, mücadele eden bir bebek üretir…

Büyüyen bebeğe gerekli oksijeni ve besinleri sağlayarak, hamilelik sırasında rahimde gelişen
tek kullanımlık bir organ olan
ve
bugünün batı dünyasında
uzunca süre
sadece bir tıbbi atık olarak görülen
plasentanın gücü
ve varlığı hala net bilinmemektedir.

(Hamilelik sırasında, anne ve fetus arasındaki gazların, besinlerin ve atık ürünlerin değişimini aracılık etmek de dahil olmak üzere, çok çeşitli temel işlevlere hizmet eden Plasenta
Bebek anne karnındayken
sindirim sistemi, bağışıklık sistemi, böbrek, karaciğer, deri ve akciğer fonksiyonlarını yerine getirir.

Aynı zamanda doğumdan birkaç dakika sonra da işlev görür ve kordun kesilmesini geciktirerek bebeğin kendi başına nefes almasına ve tam kan hacmini almasına yardımcı olur (demir ve kök hücreler dahil).
Gecikmiş kordon kelepçesi sadece bebeğe kan transfüzyonu sağlamakla kalmaz, aynı zamanda annenin doğumu daha kolay ve güvenli hale getirir (küçültülmüş olması nedeniyle).
Bu, uterusun etkili bir şekilde büzülmesine yardımcı olur ve doğum sonu kanama riskini azaltmaya yardımcı olabilir

Bu Lotus doğumu, insanlar için yeni bir ritüel.
Bu ritüel umbilikal kordon kurumaya ve doğumdan 3-10 gün sonra doğal olarak ayrılana kadar bebeğe bağlı plasenta bırakma pratiğidir

Ve artık Plasenta,
zengin bir kan kök hücresi kaynağı olarak da bilinmektedir.)

Tarih boyunca ise
farklı din ve kültür gelenekler
insanların fetüsü beslemesi bağlamındaki
organın rolünü onurlandırdılar.

Bu ritüeller arasında
gömülme , yeme (bugün bazı anneler de dini bir bağlam dışında yapmayı seçiyorlar) veya plasentadan mücevherler üretmek dahi var.

Bazı kültürlerde, toprağa gömülmek yerine,
“nehir akarken, çocuğun hayatı onunla akacak” inancıyla plasenta bir nehre atılır.

Doğum sonrası
depresyona yardımcı olmak da dahil olmak üzere
plasentayı tüketmek için listelenen birçok neden vardır;

Tarihsel olarak, plasentaların yenerek tüketilmesi,
infertilitenin tedavi edilmesi, emzirmeye yardımcı olunması, sonradan görülen ağrıların önlenmesi, doğum lekelerinin ve yara izlerinin giderilmesi, epilepsinin iyileştirilmesi ve bir doğum kontrolü biçimi ile ilişkilendirilmiştir.

İnsan dışında birçok etobur hayvan,
doğum sonrası plasenta yer.
Hayvanlar hayatta kalmak için bunu yaparlar,
çünkü bu diğer yırtıcı hayvanların
zayıflamış bir anne ve yeni doğmuş bir hayvanın yakınlarda olduğunun farkında olmalarını engeller.

Yeme Endonezya, Çek Cumhuriyeti ve Fas için de söz konusu…

Geleneksel Çin Tıbbı
plasentayı
yaşam gücü dolu güçlü ve kutsal bir ilaç olarak görüyor

Placentophagy veya kişinin kendi plasentasını yeme, Çin’de oldukça yaygın olarak 2000 yılı aşkın tarihe sahip
gelenek olarak geçmekte.

Süt tedarikini yenilemek için,
geleneksel Çin tıbbı,
annenin plasentayı tüketmesini gerekli gördüğü için,
yetersiz süt ve laktasyon ile ilgili sorunların hemen çözülebilmesinin çaresi olarak görülür.

Ayrıca, Çinde plasenta tüketiminin
aşırı yorgunluk ve infertilite gibi şeylere
yardımcı olabileceğine inanılmaktadır

Plasenta kendisi bir hormonal aktivite merkezi
ve aynı zamanda anne ve bebek için
yaşam gücünün buluşma yeridir.

Sübtil beden öğretilerini içeren tüm enerji şifa ve ruhsal gelenekleri içinde, başkalarına olan enerjisel bağlarımızla ilgili öğretiler de vardır

Bu öğretiler içinde anne-çocuk enerji hattı ya da kordonu
özel bir yer tutar.

Aslında her konuşma, karşılaşma, hatta bakış, titreşimin etkileşimini içerir – her iki tarafın düşüncelerine ve duygularına dayanan enerjik bir karşılaşmadır.

Sezgilerimiz ve “altıncı duyular” bu değişimlerden kaynaklanıyor.

Enerji hatları ve kordonlar enerji alışverişinin ötesine geçer.

Hayatımızın en belirgin bireyleri arasında doğrudan oluşan enerji hatları vardır.

Bunlar hep birlikte,
fiziksel ve duygusal ilişkilerimizi yansıtan
enerjik bir kumaş oluşturuyorlar.

Süptil Bedenler
çakralar vasıtası ile birbirlerine bağlıdırlar
ve birbirleri ile etkileşirler

Bu çizgiler, bize en yakın olanlar için
kalp temelli (kalp çakrası)

ya da karmaşık kontrol sorunlarına sahip olanlarla
iktidar temelli (göbek çakrası) olabilir.

Aynı zamanda, diğer çakraların hemen hemen hepsine bağlı paylaşılan enerji veya değişimlere de dayanabilirler

– örneğin, hayatta kalma temelli (birinci çakra),

cinsiyete dayalı (ikinci çakra),

iletişim temelli (boğaz çakrası),

görme temelli ( Üçüncü göz),

ya da manevi temelli (taç çakra.)

Çoğu zaman bunların birçoğunun bir birleşimi olup,

ilişkilerimizin karmaşık doğasını yansıtır.

Enerji hatları arasında, anne-çocuk enerji kordonu eşsizdir,

çünkü uterusta oluşur ve fiziksel bir tabana sahiptir.

Göbek kordonunu yansıtır,

çünkü annenin sakral çakrasını
çocuğun göbek çakrasıyla birleştirir.

Bu, bir annenin yaratıcı ve duygusal enerjisinin
(her ikisi de ikinci / sakral çakraya bağlı)
doğrudan çocuğunun iradesine, kişisel gücüne ve zihinsel yapılarına bağlı olduğu anlamına gelir.

Bir anne, aynı zamanda,
bu incelikli vücut bağı aracılığıyla
çocuğunun sağlığı üzerinde de
benzersiz bir etkiye sahip olmaya devam etmektedir.

Öz bakım anahtarıdır.
Bir uçakta seyahat ederken, çocuklarımıza yardım etmeden önce acil bir durumda kendi oksijen maskemizi giymemiz istenir
ve bu da enerjisel olarak iyi bir tavsiye olur –
kendi enerjisel ihtiyaçlarımızın karşılandığından emin olmamızın çocuklarımızın ihtiyaçlarını karşılamamıza yardımcı olur

Hepimiz kendi plasental çakramızı
doğuşumuzdan taşırız,

fakat çözülmemiş travmanın olabileceği plasental çakralar ,
Düşük, doğum travması,ya da farklı sorunlar,
çocuklara zarar verebilir.

Çözülmemiş plasental çakralar
enerji depolarımızı tüketebilir
ve enerji bedenimizde
çeşitli fiziksel ve duygusal kaygılara neden olan
dengesizlikler yaratabilir.

Mali de , plasentanın
bebeğin ruh halini etkilediği
hatta bebeği hasta yapabildiği düşünülmektedir.
Plasenta yıkanır, kurutulur, bir sepete konulur
ve baba tarafından gömülür.

Navajo Yerlileri ve Yeni Zelanda’nın Maorileri de dahil olmak üzere birçok kültür,
bebeğin dünyaya olan bağlantısını sembolize etmek için plasentayı gömüyor.
Ağaçlar, devam eden yaşamı simgelerken ,
plasenta genellikle
atalarının olduğu toprak üzerindeki bir ağaçla ekilir

Uganda da plasentanın aslında ikinci bir çocuk olduğuna inanır. Çocuğa bağlı olan kordon
çocuğun sağlığını korumak için dikkatle korunmalıdır.

Plasenta manevi, hatta dini bir statüye sahipti.
Dünyanın farklı bölgelerinde, plasentanın bebeğe olan ilişkisi,
bir arkadaş (Nepal), yaşlı bir kardeş (Malezya), ikiz (Nijerya) veya bebeğin (Hawaii) bir parçası olarak görülmesi şeklindedir.

Bali’de, plasentanın
çocuğun koruyucu meleğinin fiziksel bedeni
olduğuna inanılmaktadır
ve bu nedenle de büyük saygı görmektedir.

Bundan ötürü de Bali’de, Plasenta
doğum sürecinin inanılmaz derecede önemli bir parçasıdır.

Ari-ari, plasenta için Bali de verilen ismidir.

Bu, küçük kardeş anlamına gelen
“ari” kelimesinden türemiştir.

Balinez Hindu bebeklerin
rahimdeyken
dört ari-ari veya dört küçük kardeş tarafından
korunduğuna inanılmaktadır.

Onlar:

Bhuta nyom (amniyotik sıvı)

Bhuta rah (kan)

Bhuta ari-ari (plasenta)

Bhuta tabunan (göbek deliği) dir.

Bu kardeşler rahim içinde iken bebeğe eşlik ve rehberlik ederler.

Bebeği korurlar ve bebeğin doğmasına yardım ederler

Bebeğe çıkış yolunu da gösteriyorlar.

Görüldüğü gibi Plasenta
farklı uygulamalar ve inanışlar ile
bahsi bitmeyen
ve gizemini hala koruyan

bir dişil yapı….

229 kez okundu
Paylaş

İlginizi Çekebilir

  • Büyüsünü Yitiren DünyaBüyüsünü Yitiren Dünya Akademik ve entelektüel (?) çevreler haricinde adem evladı moderniteye (modernizm farklı kavram) sırtını döndü: Akılcılık, bilimsel düşünce, metafiziğin dışlanması (seküler yaklaşım) […]
  • Arjantin Gezi Rehberi -1Arjantin Gezi Rehberi -1 Lapa lapa kar yağıyor. Sense uzun senelerdir yapmadığın kadar çok düşünüyorsun. Beyaz sessizlik… Gece yarısını çoktan geçmiş olmalı. Pencereden dışarı baktığında, sokakların […]
  • Arjantin Gezi Rehberi -1Arjantin Gezi Rehberi -1 Lapa lapa kar yağıyor. Sense uzun senelerdir yapmadığın kadar çok düşünüyorsun. Beyaz sessizlik… Gece yarısını çoktan geçmiş olmalı. Pencereden dışarı baktığında, sokakların […]
  • İhtiyarlara Yer Yok!İhtiyarlara Yer Yok! İnternetin yararlı olduğunu da unutmamalı. Ondan sadece eğlence amacıyla istifade edenler için zor olsa da. Doğrusu internetin yararlı bir araç olduğunun giderek unutulması düşündürücü. […]

Sosyal Medyada Takip Edin

Üye Olun

Yazarlar

Kategoriler

Takvim

Mart 2019
P S Ç P C C P
« Şub    
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031

Arşivler