felsefe taşı

Mitolojide Geyik Sembolizmi

Mitolojide Geyik Sembolizmi
Temmuz 21
14:23 2015

Birçok kültürde ve mitolojilerde dişil sembolün karşılığı olan kült hayvan olan, Anadolu’nun Kibele’sinden dönüşen Ay ve Avcılık Tanriçası Artemis’in, Hitit, Hurri kültürünün, Noel Baba’nın simgesi olan GEYİK, arketipsel sembolizm açısından da kişisel yolculuğuna çıkan kahramanın içindeki kendi ANİMA’sıdır.

Geyik, Jung’un “toplumsal bilinçdışı” kavramıyla ilişkilendirdiği,
rüya analizleri için de ipucu olan,
Halk anlatıları ve Mitolojilerin çok katmanlı yapılarında yer alan ,
tarihsel ve kültürel ortak geçmişle yüklü ve kalıtımsal olarak devralınan
çok sayıda arketipik imgeden biridir ve antik çağlardan beri manga mater olarak toplumsal belleğe işlenmiştir.

Özellikle Geyik ile ağacın birlikte anılması da geyiğin ana tanrıçaya yönelik bir sembol olduğunun göstergesidir.

Jacobson bu duruma yönelik olarak ;
“Ağaç, Ana-Tanrıçanın ideal bir sembolüdür
ve geyiğin üzerinde büyüyerek
çıkan kutsal ağaç turu, klanın kökeni
ile eşdeğerdir, hayvan-anadan zuhur edip yeryüzüne çıkmak anlamında idi.
Ağaç hayvan-ananın vücudu ile birleşmiştir ( Jacobson 1993: 193) der.

İlâhî seçilme işareti olarak Asya tradisyonlarında da
ağaç dallarını andıran boynuzlarıyla Geyik, Hayat ağacının hayvani sembolüdür.

Tüm diğer kutlu hayvanlar gibi
hem yaruk(beyaz) hem kararıg(kara) özellikleri taşır.

Evliya, geyik ve ağaç üçlüsü
Anadolu halk kültüründe de birlikte anılır.

Kahraman, Jung’un erkeklerin kollektif bilinçaltındaki dişi yanı olarak ifade ettiği içsel dişi olan bu Animasıyla ya uzlaşmaya gider ya da onu bir biçimde yenerek pratiğe döker.

Oğuz Kağan da ilgili destan da geyiği söğüt dalına bağlayarak aslında animasını kontrol altında tutmayı başardığını ve ruhsal , bedensel büyüme yolunda önemli bir adım attığını gösterir.

Avcılığın önemli bir yer tuttuğu eski Türk geleneğinde
Kelt, Slav, Yunan, Hitit, Macar, Yahudi ve Hindu kültüründe olduğu gibi,
bir geyik kültü vardır.
Eskimo anlayışında da, Ren geyiği tanrıça olarak anılır.
Hint Vedalarında ise Rüzgar tanrısıdır.

Türk Mitolojisinin Anahatlarında Yaşar Çoruhlu,
Pazırık ve Kıpçak Kumanlara ait dinyeper kurganlarından
çıkartılmış atların başında geyik masklarına dayanarak ,
geyiğin Şaman törenlerinde suretine bürünülen
hayvan-ata ya da ruhlardan olduğunu belirtir.

Dişi geyiğin ön planda olduğu Eski Türklere karşılık
Kelt geleneğinde taşıyan bir tanrı “boynuzlu tanrı” Cernunnos a dönüşen
erkek geyik kültü söz konusudur,

Teleüt Türklerinde ise “bura”, “bur” veya “pur” şeklinde isimlendirilen ve gyik anlamına gelen, her şamanın bir ruhu vardır. Bu sebeple geyik boynuzları
şamanlarda maske olarak kullanılır.

“Cengiz Han’ın ilk atası olan “Gök-Kurt” ile
kansı “kızıl veya kızılması geyik” aslen gökte doğmuşlar
ve bir denizi geçerek gelmişlerdir.
Göktürk hakanının sevgilisi de deniz ilâhesi olan bir dişi geyiktir.
(Albayrak 2010: 204)”

Eliade’ye göre de yeryüzündeki her edimin bir göksel arketipi vardır.

Joseph Campbell’ın Kahramanın Sonsuz Yolculuğu adını taşıyan eserinde,
erginlenme ayinlerinin ayrılma-erginlenme-dönüş formülü ile açıkladığı terminoloji
halk anlatılarının öykü yapısında da aynen söz konusudur.

Amerikan yerlilerince tanrılar yolunun rehberi olan geyik,
Türk mitinde de dişi geyik figürü olarak
artık ergenlik çağında olan kahramanı büyüler
ve kahramanı dönüştürücü bölgeye sürükler.
Bu da onun tanrısal bir ruhun tezahürü olduğunu düşündürür.

Dede Korkut hikâyelerinde, Türk, Azeri ve bazı Altay efsaneleri ile masallarında bahsedilen Türk kahraman Bamsı Beyrek,
“olağanüstü doğum”, “yeniden doğuş” imgesi
“doğaüstü yardımcı”, “haberci:geyik” tarafından erginlenme macerasına sürüklenir.

Geyiğin ardından giden erkek kahraman,bu yolculukta
ya kendisine erginleyici aşkı verecek olan bir dişi figürle karşılaşacak
ya da yine bir ruhsal dönüşümünü sağlayacak maceraya başlayacaktır.

Kahramanın evden uzaklaşması ve zor sınavlar geçirdiği süreç,
kabile inisiyasyonlarındaki çocuğun
anneden ve içinde yaşadığı toplumdan ayrı bir yere gönderilmesini
ifade eden uzaklaştırma ritüelidir.

Büyüyebilmek için anne kucağından kopması gereken bebek gibi
insanın da cennetten ayrılması gerekir.

Masum bebek, cennetten yani anne kucağından,
sıcak yuvasından ayrıldığında kendisini yetim hisseder.

Ölümü göze alarak yapılan bir içsel bir yolculuk olan
Kahramanın yolculuğunda ilk evre olan
Maceraya Çağrı aşamasında
ilk dönüşüm de gerçekleşmiş olur.
Masumdan yetime dönüşen insan
bir başlangıç yapamadıkça da hep yetim kalmaya devam edecektir

Nitekim Yaşar Kemal’in Alageyik öyküsünde de annesi Sultan Kadın ‘ın ,Halil’in geyik avına çıkmaması için yakarışı söz konusudur.

Campbell ‘in maceraya çağrı olarak adlandırarak
bu durumu eserinde “benliğin uyanması” olarak tanımlar.

Zira bu dönem aynı zamanda dünyanın erginlenmesinde de tabiatın yeniden doğuşuna denk gelen bahar mevsiminin insan bedenindeki karşılığıdır.

Bu da yine bir çok tradisyonda
Geyik sembolünün reenkarnasyonu temsil etmek üzere kullanıldığını hatırlatır

Maya , Altay Türkleri, Pueblo Kızılderililerine ait tradisyonlarda
geyik reenkarnasyonu temsil ederken
Buryat şamanlarının başlığındaki üçlü geyik boynuzları olarak,
Budist tradisyonda bodhisattva halini temsil eden altın geyik olarak var olur.

Bu çağrı ile artık eski idealler ve duygusal kalıplar uygunsuzdur.
ve bir eşiğin aşılmasının zamanı gelmiştir

Macera çağrısına cevap verip, büyülü eşiği aşan kahramanı
yeni bir dünya beklemektedir.

Çağrının işaret ettiği alan,
kişisel bilinçaltını da kapsayan, bilinçdışının gizemli dünyasıdır

Kimi zaman Çağrının Reddi de söz konusudur.

Kendi dünyasının konformizminden uzaklaşmak istemeyen insan
sorumluluk duygusu, korku, yetersizlik hissi gibi nedenlerle
bu çağrıya kulak tıkar.
Daphne’nin Tanrı Apollon’un çağrısına uymayıp babasının güvenlikli alanına çekilerek bir ağaç kütüğüne dönüşmesi
veya Lut Peygamber’in karısı, Yehova’nın çağrısına önce kulak verip
sonra dönüp arkasına baktığı için tuz direğine dönüşmesi örneklerinde olduğu gibi.
ilahi çağrıya cevap vermeyip
kısır döngüye giren ve kendi ruhsal süreçlerinde boğulanlar da vardır.

Çağrılar başımıza gelen hastalık , sevilen kişinin kaybı, ilişki sorunları, kararsızlık gibi türlü zorluklarla kendini gösterir.
Kişi bu olayların kendisine ne ifade ettiğini anlamlandırmak isterse çağrıya kulak verip eşikten atlamış olur.

Masal ve mitlerde de
kahramanın cesaretini gücünü ve zekâsının sınayan,
kahramanı içinde bulunduğu toplumdan uzaklaştırırarak yalnızlaştıran
onu erginleyen, geleceğe hazırlayan sınavlar vardır.

Ejderhalar devler ve korkunç yaratıklardan oluşan bu dünya
ile ilgili olarak Campbell şöyle açıklar:

“Eşik aşıldıktan sonra, kahraman bir dizi sınavdan geçmek üzere tuhaf biçimde akışkan, belirsiz biçimlerin düş dünyasına doğru ilerler ”

Mitlerin her zaman birbirinin aynısı olduğunu belirten Campbell
bu sınavları mistik bir yorumla da açıklamaya çalışır.

Bu zorlu sınavlar yolu,
kendisi de bir sembol olan kahramanın
duyuların arındırılıp önemsizleştirildiği,
enerji ve ilgilerin aşkın şeylere yoğunlaştırıldığı,
benliğin arındığı,
kişisel geçmişin çocukluk imgelerinin dağılması aşılması
ve dönüşmesidir.

7.819 kez okundu
Paylaş

İlginizi Çekebilir

  • Çam Süsleme Geleneği ve NarduganÇam Süsleme Geleneği ve Nardugan Tüm dünyada Hıristiyan alemi her yıl 25 Aralık tarihinde İsa’nın doğumunu Noel adı altında, bayramla kutlar. Bu doğuş bayramı, Kutsal Doğuş veya Milat Yortusu olarak da bilinir. 20. […]
  • AsklepionlarAsklepionlar Tarihin ilk çağlarında tıbbi tedavi, harici incinmeler ve yaralarla sınırlıydı. Savaş meydanlarında vücuda saplanan silahlar çıkarılır, kanama bandajlarla durdurulmaya çalışılırken, […]
  • Tıp Sembolü – KadüseTıp Sembolü – Kadüse Dünya Tıp Sembolü olan iki yılanlı amblemin bir Türk tarafından önerildiğini ve kabul edildiğini biliyor muydunuz? Türk Tıp Tarihinin kurucusu sayılan Prof. Dr. Süheyl Ünver, Çankırı […]
  • MitolojiMitoloji “İnsana değerini veren sahip olduğu yahut sahip olduğunu zannettiği hakikat değil, ona yaklaşmak için harcadığı çabadır; zira mükemmelleşmesi hakikate sahip olmakla değil, onu araştırmakla […]

Sosyal Medyada Takip Edin

Üye Olun

Yazarlar

Kategoriler

Takvim

Aralık 2016
P S Ç P C C P
« Kas    
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  

Arşivler