felsefe taşı

Çam Süsleme Geleneği ve Nardugan

Çam Süsleme Geleneği ve Nardugan
Nisan 08
11:57 2016

Tüm dünyada Hıristiyan alemi her yıl 25 Aralık tarihinde İsa’nın doğumunu Noel adı altında, bayramla kutlar.

Bu doğuş bayramı, Kutsal Doğuş veya Milat Yortusu olarak da bilinir. 20. Yüzyılın başlarından itibaren dini motiflerden arınmış bir şekilde, hediye alışverişi üzerinde yoğunlaşan Noel, Hıristiyan olmayanlar tarafından da kutlanmaya başlamıştır.

Noel kutlamalarının saf dini inanca sonradan katılan bir bidat olduğu iddia edilir. Bu iddialara göre Antik çağlardan beri kutlana gelen Pagan Kış Festivalleri ile Roma’da yayılmış Mitraizm’in kış festivalleri olan Yule ve Saturnalia’daki uygulamalar Noel’in kökenini teşkil etmektedir.

Roma imparatorluğunda 25 Aralık Güneş Tanrısının doğum günü olarak kabul ediliyordu. Roma Halkının da Hıristiyanlığı kabul etmeden öncesinde büyük oranda Putperest olduğu bilinmektedir. Hıristiyanlığa 300 yıl karşı gelen Roma İmparatorluğu, İmparator Büyük Konstantin ile M.S. 313 yılında Hıristiyanlığı kabul etti. I.Constantinus’un kutsal Pazar günü, İsis modeli Meryem Ana vb. pagan gelenekleri gibi Güneş Gününü de toplumda barışı korumak ve karma bir din oluşturmak adına Hıristiyanlığa adapte ettirdiği ve İsa’nın doğum günü olarak kabul ettirdiği iddia edilir.

Günümüzde Noel kutlamaları Hıristiyan ülkelerde olduğu kadar tüm dünyada çok renkli geçer. Bir süre öncesinde hazırlıklar başlar. Noel ağaçları ve evler süslenmeye başlar, hediyeler alınır. Noel şenliklerinde ışık ve süslerle donatılan Çam ağacına Noel Ağacı denir.

Günümüzdeki araştırmalar Noel ağacının Pagan geleneklerinden gelen bir ritüel olduğunu göstermektedir.
Paganizm; kökenleri dünyanın kadim doğa dinlerine uzanan bir inanç biçimi ve bu dinlerin genel adıdır. Son zamanlardaki araştırmalar da göstermektedir ki, yüzyıllardır Hıristiyanlarca Hz. İsa’nın doğumu olarak kutlanan “Noel Bayramı” biçimsel özellikleri bakımından eski Türkler’in yeniden doğuş bayramı olan “Nardugan”a çok benzerlik göstermektedir.

Nardugan, Öz Türkler’de ve İslama kadar olan Türkler ile Sümerler’de aynı adla anılan yeni yıl bayramıdır. Her yıl 22 Aralık’tan sonra gelen ilk dolunayda kutlanır. Bunun sebebi ise Türkler’in eski inanışına göre gece ile gündüz sürekli savaşırlar ve 21 Aralık günü en uzun gecedir ve ardından günler uzamaya başlar. Bu yüzden 22 Aralık günü Türkler için çok önemlidir. Bu günü takiben (Ay yılı esasına dayalı bir takvim kullandıkları için) ilk dolunayın çıktığı ilk gün yeni yılın ilk günüdür.

Türklerin tek Tanrılı dinlere girmesinden önceki inançlarına göre, yeryüzünün tam ortasında bir Akçam Ağacı bulunuyordu. Bu yerin göbeğinden göğe kadar yükselen bir ağaç… Bir ucunda da Gök Tanrısı (Ülgen) bulunuyordu. Buna hayat ağacı denirdi. Bu ağacı motif olarak Türklere ait bütün halı, kilim ve işlemelerde görebiliriz. Çam Ağacı ilk çağlardan itibaren Türkler için mukaddes ağaç sayılmıştır. Onu evlerine almışlar, onun şerefine, insanların putlara taptıkları zamanlarda 3-4 bin yıl önce bayramlar düzenlemişlerdir.

Bayram önceleri dünyanın merkezinde,tanrıların ve ruhların dinlendikleri yerde yaşayan Yer-Su’ya adanmış. Yer-Su’nun yanında, gür beyaz sakallı bir ihtiyar olan Ülgen bulunurdu. İnsanlar onu daima zengin kırmızı kaftan içinde gördüler. Ülgen aydınlık ruhların reisi idi. O, altın kapıları olan altın yeraltı sarayında, altın bir taht üzerinde oturmaktaydı. Güneş ve ay ona itaat ederlerdi. Sözde, gün ile gece sürekli tartışma halindedir. İnanca göre gecelerin kısalıp gündüzlerin uzamaya başladığı 22 Aralık’ta da gece gündüzle savaşır ve güneş yeniden dünyayı fazla olarak aydınlatmaya başlar. Yani Türkler’in “Göktanrısı” gün ile geceyi tanzim eder. Uzun bir savaştan sonra gün geceyi yenerek zafer kazanır. Güneşin zaferi “Yeniden Doğuş Bayramı” olarak kutlanan bu günde, Türkler ölümsüzlüğün simgesi olan ve Türk Mitolojisine göre tüm insanların türediği ağaç olan “Akçam Ağaçları”nı süsler, altında geleneksel oyunlar oynar ve Kopuz eşliğinde şarkılar söyler, eğlenceler düzenlerlerdi. Çamın etrafında bir halka oyunu oynarlarmış. İnsanlar güneşi sembolize eden daireye katılırlarmış. Böylece, semavi ışık vereni (güneşi) geri dönmeye çağırırlarmış. Ayrıca Türkler duaları Tanrıya gitsin diye, Türkistan’da yetişen Akçamı getirip evlerine koyup ağacın altına hediyeler koyar, dallarına kurdeleler bağlar o yıl için dilekler dilerlerdi. Bu bayram için evler temizlenip, güzel giysiler giyilip, aile bireyleri bir araya gelerek, yaş ve kuru meyveler, şekerlemeler yerlermiş. Bu gelenek ömrü çoğaltır, uğur getirirmiş. Bütün bu dualara, oyunlara, hediyelere, süslemelere Ülgen de hiç red cevabı vermemiş, bayramdan sonra gece daima kısalmış, Güneş ise hep gök yüzünde daha uzun kalmış.

Güneşin yeniden doğuşu yeni bir doğum olarak algılanmaktadır.Bu geleneğin yine anayurtları Orta Asya olan ve türlü nedenlerle Mezopotamya’ya göçen Sümerler’e Türklerden geçtiği, oradan da Anadolu aracılığı ile Eski Roma’ya geldiği ve günümüze kadar gelip günümüzdeki 1 Ocak yılbaşının temelini oluşturduğu sanılmaktadır.

Ayrıca sözbiçim olarak Türklerdeki Paktıgan ve Koçagan bayramlarıyla da uyumludur. Gün dönümüne dayalı bayramlarda böyle üçlü bir silsile oluşmaktadır. Nar sözcüğü güneş anlamına gelir. Dugan ise dogmatik fiili ile bağlantılıdır. Nardugan kelimesi Moğol dilindeki “nar” (güneş), Türk dilindeki “tugan” (doğan) sözcüklerinden oluşmuştur. Tatarlar bu bayrama “Koyaş Tuğa” yani “Güneş Doğan” günü derler.

Hıristiyanlıkta Ağaç süsleme ise 16. YY. da Almanya da başlamış, daha sonra da Fransa’ya geçip Oradan da tüm dünyaya yayılmıştır.

Kaynaklar:
Uygarlığın Kökeni Sümerler – Muazzez İlmiye Çığ
http://tr.wikipedia.org/wiki/Nardugan
http://www.toplumsalbilinc.org/
http://www.mitolojivesembolizm.com/Noel.htm
http://www.halukberkmen.net

889 kez okundu
Paylaş

İlginizi Çekebilir

  • Ahilik Haftasının ArdındanAhilik Haftasının Ardından (1261 yılında Ahi Evren’in katli, mistisizm ve felsefe üzerine) Bugünümüz, dünümüzün düşünce ve eylemlerinin eseridir. Yarınımız da bugünkü düşünce ve eylemlerimizin sonucu olacaktır. […]
  • Mitolojik açıdan 3 sütunMitolojik açıdan 3 sütun KÖKEN : Myhtologia kelimesinde iki zıt kavramın birleştiğini görüyoruz. Mythos ( efsane ) ve Logos ( söz, anlam, düşünce, akıl,gerçek ) Logos, her şeyin nedeni olan tanrısal […]
  • Midas dokunuşu M.S. 2015Midas dokunuşu M.S. 2015 Sanat, eğlence ve Şarap Tanrısı Dionysos ve alayı Frigya yaylalarında oradan oraya dolaşmaktadır.Eğlenceye düşkünlüğü ile bilinen yaşlı Silenos (İhtiyar bir bilge olan müzik ustası), […]
  • Yeniden Doğmak Lazım…Yeniden Doğmak Lazım… Bir şahsın yaşadıkça memnun ve mutlu olması için lâzım gelen şey, kendisi için değil, kendisinden sonra gelecekler için çalışmasıdır. Mustafa Kemal ATATÜRK Yeniden doğuş,ölüm- yeniden […]

Sosyal Medyada Takip Edin

Üye Olun

Yazarlar

Kategoriler

Takvim

Aralık 2016
P S Ç P C C P
« Kas    
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  

Arşivler