felsefe taşı

Kişisel Gelişim Reçeteleri Neden İşe Yaramaz

Kişisel Gelişim Reçeteleri Neden İşe Yaramaz
Mayıs 29
12:01 2020

Aslında kişisel gelişim ile ilgili reçeteler işe yarayabilir, tabi bünyeye uyan, doğru ilaç verilirse!
“E o zaman neden öyle başlık atıyorsun?” Diyebilirsiniz. Açıklamaya çalışayım.

Doktora gittiğinizde önce hastalığınızın ne olduğunu anlamak için sizden şikayetlerinizi dinler. Sonra şüphelendiği hastalıklara ilişkin incelemeler (tetkik) ve tahliller ister. Gelen sonuçlara göre hastalığınızı tanımlar ve ona göre gereken tedaviyi size anlatır, ilaçlarınızı yazar. Büyük ihtimalle teşhis doğru olur ve tedavisi bulunuyorsa, siz de doktorunuzun tavsiyelerine uyarak tedavinizi olur ve iyileşirsiniz.

Geri planda doktorunuzun yıllar boyu süren, hatta devam eden eğitimi ve tecrübesi vardır. Zaten bu yüzden tedavisi 50-100 liralık ilaçlarla yapılabilen bir hastalık için yüksek bir muayene bedeli ödersiniz. Aslında ödediğiniz kısım, yıllardır süren eğitim ve deneyimden sizin payınıza düşen bedeldir.

Kişisel Gelişim için Ayrılacak Bütçe Ne Kadar Olmalı?
Kişisel gelişim kitapları ya da danışmanlıklara yönelirken bu örnek çok işinize yarayabilir. Zira siz rahatsız eden hastalık gibi kişisel gelişim ile iyileştirmek istediğiniz yönlerinizin neler olduğunu bilmeniz ve o yönlerdeki eksiklikleri gidermeniz ile kendinizi geliştirebilirsiniz. Örneğin, eğer yıllardır pek kitap okumuyorsanız, kitapçıların kişisel gelişim raflarındaki kitapları gelişi güzel alıp okuyun: Kelime hazineniz gelişir. Daha kolay yazı yazabilirsiniz. Biraz dikkatli okursanız yazım kurallarında yaptığınız hatalarınız düzelir. İşten geldiğinizde yarım saat kadar okuduğunuz kitaplar stresinizi atmanıza yardımcı olur. Konuşurken daha renkli ve dinlenebilir cümleler kurabilirsiniz. Ancak bunu diğer kitapları okuyarak da yapabilirsiniz. Oysa kitapçıdaki kişisel gelişim kitabı raflarına bunun için gitmemiş olabilirsiniz. Yan etkisi faydalı olur, fena mı?

Kişisel gelişimin etkili olması ve işe yaraması için ne gibi konularda gelişime ihtiyaç duyduğunuzu saptamanız gerekir. Her mesleğin, her işin kendine göre ihtiyaç duyduğu belirli özellikleri vardır. Yani eğer işinizde gelişmek istiyorsanız işinizin gereklerinin neler olduğunu bilmeniz gerekir. O işin gerektirdiği çalışan yetkinliklerinin neler olduğunu bilmeniz gerekir. Eğer hasbelkader bir işe girmemişseniz bu yukarıda sayılanlar büyük ölçüde zaten sahip olduğunuz yetkinlikler ve özellikler ile örtüştüğünden oradasınızdır. Bu durumda, hedef aldığınız kariyer basamaklarını adım adım çıkmak için eksiklerinizi tamamlamanız gerekir. İş ile ilgili kişisel gelişim ihtiyaçlarınızı eksiklerinize bakarak tamamlayabilirsiniz. Zaten meslek içi eğitim ile işvereniniz size kariyerinizle ilgili gelişme fırsatlarını sunmalıdır. Zira insanlar yaşlanır ve bir süre sonra istenen iş performansını sürdüremezler. İşin sürdürülmesi için gidenlerin yerlerinin doldurulması, gideceklerin de yedeklerinin hazırlanması gerekir. Aynı zamanda ilerleyen yaşlardaki çalışanlardan daha iyi verim alabilmenin yollarını da aramak işin yöneticisinin önemli bir sorumluluğudur.

Bunların ötesinde, ilgili mesleki alanlarda kendinizi geliştirmek standart gelişmenin ötesine geçerek diğerlerine göre avantaj kazanmanıza yol açabilir.
Kişisel gelişim için ayıracağınız birikim, öncelikle bütçenizi sarsmayacak kadar olmalıdır. Unutulmaması gereken, sizin cebinizdeki paranın kabul edilebilir bir miktarda azalırken başkalarının da sebepsiz zenginleşme düzeyine çıkmayacak kadar bundan pay almalarının makul olduğudur.

Kültürel Gelişim
Kültür insanın gelişimini en çok etkileyen çevresel faktördür. Doğduğunuz ve büyüdüğünüz yerin kültürü sizin nasıl biri olacağınızı büyük ölçüde etkiler. Kültüre uyum sağlarız. Örneğin farklı bir ülkeye ve kültüre maruz kaldığımızda ona uyum sağlarız. Kim olduğumuzu etkiler ama tamamen değil tabi. Kültüre uyum sağladığımız gibi onu değiştirip geliştirebiliriz de. Yani kültürel etkileşim çift yönlüdür.

Maslow’un ihtiyaçlar piramidi teorisi ilginçtir.
1- Fiziksel ihtiyaçlar,
2- Güvenlik ihtiyacı,
3- Sevgi. ait olma ihtiyacı,
4- Saygı görme ihtiyacı,
gibi evreler tamamlanmadan ya da bu evrelerde eksikler bulunması halinde kendini gerçekleştirme denilen en üst seviyedeki kişisel gelişimin doruk bölümü gerektiği gibi gerçekleşmez. Bu beş aşama aslında insanı uygar yapan bir sürecin yol haritasıdır.

Toplum ilerleyebilmek için kültürel yapısını iyileştirmeyi sürdürülebilir kılmalıdır. Bu nedenle toplumdaki bireylerin yukarıda sözü edilen ihtiyaçlarının karşılanması bu yapılırken de bireylerin etkin olarak bu ihtiyaçları karşılamak için çalışması gereklidir. Zira toplum bireye balık vermemeli onu tutmasını yada yetiştirmesinin yollarını göstermelidir. Böylece bireyler gerektiğinde ve kaybedildiğinde tekrar kendi kendine bu ihtiyaçlarını sağlayabilecek yetkinliğe erişmelidir. Toplumdaki tüm bireyler kişisel gelişimlerini gerçekleştirmeli ve sürekli olarak daha iyiye erişmek için çaba göstermelidir. Bu gelişme diğerleri için mutsuz edici değil, yüreklendirici olmalıdır.

Düşünsel Gelişim
Albert Camus eserlerinde -La Chute (Düşüş) ve L’Homme Revolte (Başkaldıran İnsan), La Peste (Veba)- düşünsel gelişimi iki döneme ayırmıştır. Birinci dönemde, dünyanın saçmalığı ve yaşamın anlamsızlığı ve dolayısıyla saçma kavramı üzerinden durmuştur. İkinci dönemde ise bu saçmalığa karşı: Dünyanın anlamsızlığına başkaldırmak, toplumu değiştirmek, kötülükleri gidermek ve daha iyi bir düzen kurmak için neler yapılması gerektiği üzerinde durmuştur. Buradan yola çıkarak düşünsel gelişimin kişi için önemli olduğunu ileri sürebiliriz. Zira toplumun bireylerinin düşünsel açıdan gelişmesi nihai anlamda toplumun daha iyiye doğru gidebilmesini sağlayabilir. Camus dünyanın saçmalığını bile bile kötülüklere karşı çıkmanın bir gereklilik olduğunu dile getirmiştir.

Kendini geliştirmeye çalışmak bu anlamsız ve sonlu dünyada bir başkaldırıdır. Olanı değiştirmek ve daha iyisine ulaşmak için bir savaştır. Önderi ise siz olabilirsiniz bir Kuantum Yaşam Koçu değil.

Gerçekten her şey çok saçma ve anlamsız bile olsa mevcut durumumuzu içinden çıkılmaz hala getiren kötülükler ve kötü insanları hiç bir şey yapmadan kabullenmek çok aciz bir durumdur. Kötülüğü düşünsel gelişim için çaba göstererek yenebiliriz. Hiç yoktan azaltabilsek bile bu önemli bir gelişme olur.

Kişisel gelişim de kulağa saçma gelebilir. Çünkü saçma bir dünyada amaçsız bir yolculuk gibi algılanabilir. Kısmen doğru olabilir. Örneğin kendimi geliştireyim derken, ne olduğu belli olmamakla birlikte CV’lerine “Kuantum Yaşam Koçu” gibi ihtişamlı unvanlar yazmış insanların potalarında erime tehlikesi de vardır.

Yaşam yolu uzun bir macera da olabilir, iki kapılı, 10 metrekarelik bir oda da. Önemli olan, ona bizim katacağımız anlamdır. Uzun bir yolda hakikati aramak ya da boş verip, hazır bir reçeteye güvenmek arasında bir seçim yapmak bize kalmıştır.

Hangisini seçersiniz?

245 kez okundu
Paylaş

İlginizi Çekebilir

  • İhtiyarlara Yer Yok!İhtiyarlara Yer Yok! İnternetin yararlı olduğunu da unutmamalı. Ondan sadece eğlence amacıyla istifade edenler için zor olsa da. Doğrusu internetin yararlı bir araç olduğunun giderek unutulması düşündürücü. […]
  • Ezoterizmde anlatılabilir ve anlatılamaz konularEzoterizmde anlatılabilir ve anlatılamaz konular Ezoterik gelenekte sır diye bir şeylerden bahsedilir. Bunun anlatılmasının konuşulmasının mümkün olmadığı söylenir. Acaba bu gerçekten böyle midir, yoksa ezoterik gelenek bunu binlerce […]
  • Selefîyye ya da SelefîlikSelefîyye ya da Selefîlik Selefîyye ya da Selefîlik sözcükleri gündemimize girdi. Ne demek Selefilik? Hani, “Halef/Selef” sözcükleri var ya? Selef halefin tersidir ve tarihsel olarak “Önde olanlar” anlamına gelir. […]
  • Dijital Para Yapmak: BitcoinDijital Para Yapmak: Bitcoin İlk çıktığında neredeyse bedava olan dijital para birimi bitcoin sekiz sene içinde bir koyana bir milyon kazandıran yatırım aracı haline geldi. Sekiz yıl önce sadece 40 liralık bir […]

Sosyal Medyada Takip Edin

Üye Olun

Yazarlar

Kategoriler

Takvim

Kasım 2020
P S Ç P C C P
« Eki    
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
30  

Arşivler