felsefe taşı

Kadir Gecesi

Kadir Gecesi
Haziran 12
06:47 2019

İslam dünyası, 31 Mayıs Cuma gecesini “Kadir Gecesi” olarak kutlar!
Müslüman kardeşlerimin “Kadir Gecesini” kutlar, barışın ve sevginin bütün İslam alemine, dünya alemine egemen olmasını içten dilerim!
Hz. Muhammed Kadir Gecesi’nin hangi gece olduğunu kesin şekilde belirtmemiş, ancak; “Siz Kadir gecesini Ramazan’ın son on günü içerisindeki tek rakamlı gecelerde arayın” demiştir! Arapçada “Kadr” Türkçede de kullanılan “Değer, kıymet” gibi anlamlara gelen bir kelimedir. Örnek olarak; ”Kadir-kiymet” demez miyiz?
Kadir Gecesi indirilen sureye “Kadir Suresi” denir! Kuran’ın doksan yedinci suresi olan beş ayetlik “Kadir Suresi” Hz. Muhammed’in Mekke devrinde ve “Kadir Gecesi” indirilmiştir! Kadir gecesi Kuran’da şöyle tanımlanmıştır; “Şüphesiz ki Biz Kuran’ı Kadir gecesinde indirdik. (Ey Resulüm!) Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin? Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır. Melekler ve Ruh (Cebrail) o gecede Rablerinin izniyle her türlü iş için inerler de inerler. O gece, tanyerinin ağarmasına kadar bir esenliktir.”
İslam Dünyası için “Vahiy” kutsal bir olaydır! Çünkü, KURAN, İslam Peygamberi Hz. Muhammed’e Nur Dağı’ndaki Hira Mağarası’nda Vahiy yoluyla indirilmeye başlanmıştır. İndirilen ilk ayetler “Alak Suresi’nin ilk 5 ayeti” dir.!
İslam inancına göre; “610 yılında Hz. Muhammed hırkasına bürünüp, Hira Mağarasında tefekküre daldığı bir sırada ilk vahyi almıştır. Hz. Muhammed’in 610 yılından başlayarak, vefat ettiği yıl olan 632’ye kadar aldığı vahiyler Kuran’ı oluşturur! İlk vahiy şu şekilde anlatılır;
Muhammed, bir sesin kendisini ismi ile çağırmakta olduğunu duydu. Başını kaldırıp etrafına baktı, fakat taş ve ağaçlardan başka bir şey göremiyordu. Bu sırada, her tarafı ansızın bir nur kaplamıştı; dayanamayıp bayıldı. Kendisine geldiğinde karşısında vahiy meleği Cebrail’i gördü.
Cebrail O’na: “Oku” dedi.
Muhammed: “Ben okuma bilmem” diye cevap verdi.
Cebrail, Muhammed’i kucaklayıp güçsüz bırakıncaya kadar sıktı ve “Oku” emrini tekrarladı.
Muhammed: “Ben okuma bilmem, söyle ne okuyayım” diye cevapladı.
Cebrail emrini tekrarlayıp, üçüncü defa Muhammed’i sıktıktan sonra Alak Suresi’nin ilk beş ayetini Muhammed’e vahiy etti ve “Yaratan Rabb’inin adıyla oku! O, insanı bir kan pıhtısından yarattı. Oku! Rabb’in sonsuz kerem sahibidir. O Rab ki kalemle yazmayı öğretendir. insana bilmediği şeyleri öğretendir.” Meleğin arkasından, Hz. Muhammed de bu ayetleri tekrarladı.
Heyecanla mağaradan çıkarak evine doğru hızlıca gitmeye başladı. Yolda ilerlerken gökyüzünden bir sesin: “Ey Muhammed! Sen Allah’ın elçisisin, Ben de Cebrail’im” dediğini duydu. Başını kaldırdığı zaman, Cebrail’i gördü. Korku içinde evine vardı.
Eşi Hatice’ye: “Beni örtün, çabuk beni örtün” dedi. Bir müddet dinlenip heyecanı geçtikten sonra yaşadıklarını eşi Hatice’ye anlattı, “Korkuyorum Hatice, bana bir zararın gelmesinden korkuyorum” dedi.
Hatice, O’nu şu sözlerle teselli etti: “Öyle deme. Allah’a yemin ederim ki, Yüce Allah, hiç bir zaman seni utandırmaz. Çünkü sen akrabanı gözetirsin. İşini görmekten aciz kimselerin işlerini yüklenirsin, Fakire yardım edersin. Misafiri ağırlarsın!”
Hatice daha sonra bu durumu Varaka bin Nevfel’e anlattı ve Muhammed’i, Varaka’ya götürdü. Varaka haniflerdendi=Tek Tanrıya inanlardan. Tevrat ve İncil’i okumuş, İbrani dilini ve eski dinleri bilen bir ihtiyardı!
Varaka, Muhammed’i dinledikten sonra: “Müjde sana Ey Muhammed, Allah’a yemin ederim ki sen İsa’nın haber verdiği son Peygambersin. Gördüğün melek, senden önce Yüce Allah’ın Musa ve İsa’ya göndermiş olduğu Ruhu’l-Kudüs’tür. Keşke genç olsaydım da, kavmin seni yurdundan çıkaracağı günlerde sana yardımcı olabilseydim… Hiç bir Peygamber yoktur ki, kavmi tarafından düşmanlığa uğramasın, eziyet görmesin” dedi!”

Demek ki Dostlar; her devrim yapan Peygamber dahi olsa, önce yığınların tepkisini çekiyor!
“Peygamber, Evliya, Filozof, Düşünür, Bilgin adını ne korsanız koyun, bunlar o tarihte birlikte yaşadığı ve otorite tarafından ezilen, mutsuz ve sıkıntıdaki birey için üzülen duygulu insanlardır!..
Bu insanlar, üzüle, düşüne sonunda çözüm olarak, kurtuluş teorilerini ortaya koyarlar!..
Eğer bu teori,
Yığınların ve bunların içinde gelişen kesimlerin menfaatine geliyorsa,
Otoritedeki zayıflamaya bağlı olarak, toplumca benimsenir ve iktidara gelir!.. Ne zamana kadar? Yetemeyeceği zamana kadar!..”
“Kim haklı, kim haksız? Hangisi doğru, hangisi yanlış?” ilgilenmiyorum.
Benim meselem birey! “Bireyin İnşaası”!!!
İyi bakın; “Sevgi neredeyse Tanrı oradadır, Tanrı’nın sizinle beraber olmasını istiyorsanız herkesi ve her şeyi sevin!”

282 kez okundu
Paylaş

İlginizi Çekebilir

  • Zaman KuyusuZaman Kuyusu Dakika bir, gol bir... Diyeceksin, "maddenin bilgisi mi olur?" Olur. Madde, bilgi ve zamanın evladıdır. Daha doğrusu, madde bilgi tarafından zamana doğurulur, yine bilgisi tükenince […]
  • Yıl 2100, halimiz nicedir ey Deli Dumrul?Yıl 2100, halimiz nicedir ey Deli Dumrul? Bu günkü laklak aleminin göbek taşına “Dünya, nereye gidiyorsun?” sorusunu yapıştırdık. Keseyi kapan gelsin, terleyeceğiz biraz. 2100 yılında halimiz nicedir eyy Deli […]
  • İnkar edensin!İnkar edensin! "Size apaçık deliller verdik, halen inkar edenlerden misiniz?" Dilin sevgi şakıyor, ama kalbin kin, nefret ve fesatlık doluysa; şüphesiz sen bir inkar edensin! Sözlerinden özgürlük […]
  • Kazı – KazanKazı – Kazan Düşmüş insanın varoluş şiarı bu. Kazı - kazan. Ne kadar çok kazırsan, o kadar çok kazanıyorsun. Garip değil mi? Ama, gelin biz önce üveyiği tanıyalım. Üveyik, güvercingillerden […]

Sosyal Medyada Takip Edin

Üye Olun

Yazarlar

Kategoriler

Takvim

Ekim 2019
P S Ç P C C P
« Eyl    
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031