felsefe taşı

Hong Kong

Hong Kong
Eylül 25
11:56 2018

Bundan seneler, seneler evvel bir dünya turu yaparken uğramıştım Hong Kong’a ve beni o esrarengiz havası büyülemişti. Etraf çekçeklerle doluydu. Bankong’ daki gibi nehirde veya deniz kıyısındaki yüzen evlerde yaşayan halkın gizemi sarmıştı düşüncelerimi. Bu gidişimde ise ( 2008) ne çekçeklerden eser vardı, ne de yüzen evlerden… Aşağıdaki resimlerde eski Hong Kong’dan kalan bazı görüntüleri, yeni yapılar ile kontrastını sunuyorum sizlere…

1970’lerde de Hong Kong’da uzun binalar vardı. Ama bunlar, ancak 10-15 katlı binalardı. Geçen seneler bu binaları yıpratmış, yerine 30-100 katlı binaların yapılmasına neden olmuş… Aşağıdaki resimlerde sizlere cephesi yüzlerce klima ile dolu eski yapıların yanında merkez soğutma sistemine sahip upuzun binaların yan yana kardeşliğini sunuyorum…

Hong Kong’un 7 milyon nüfusunun çoğu Hong Kong adası ile kuzeyindeki anakarada yer alan Kawloon bölgesinde yaşıyor. Eskiden Hong Kong ile Kawloon arasında Star Ferry isimli feribotlar çalışırdı. Bu iki bölgeyi deniz altından birbirine bağlayan tünel hizmete girdiğinden beri, doğal olarak arabalar, feribotu beklememeye başlamışlar. Böylece ismi Star Ferry olan fakat kendileri normal yolcu vapuru olan çeşitler türemiş…

İlk seyahatimde tüm üçkağıtçı elektronik satış mağazaları Kawloon‘ da idi. Artık bu tür dükkanlar her iki bölgede de mevcut, fakat sayıları çok azalmış. Sizlere tavsiyem alış verişlerinizi, bu mağazalar yerine kentin bir çok yerinde bulunan mağaza zincirlerinden yapmanız. Bazı mağaza isimleri sayfanın altında bulacaksınız.

Hong Kong’lularla diğer Çinliler arasında dağlar kadar fark var : Bundan 7-8 sene önce Çin’in diğer bölgelerini gezmiştim. İnsanları görebildiğim kadarıyla soğuk, duygusuz gibi görünmüştü bana. Halbuki Hong Kong’ lular yabancılara yardım etmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Hatta hepsi yardım etmek için çırpınıyorlar. Otel ve restaurantlarda servis tek kelime ile şahane; önerim, Türkiye’deki oteller personellerini belirli bir süre Hong Kong’da çalıştırsınlar, nasıl servis verildiğini öğretsinler ve öğrensinler… Kaldığımız Metro Park Oteli zinciri fiyat/kalite açısından çok uygundu. Servisten tekrar bahsetmeye gerek yok.

Ayrıca Hong Kong turistler için çok emin bir yer:
1970′ lerde İstanbul çok emindi, Hong Kong batakçı, kaptıkaçtıcıların yeri..
2000 lerde herşey tersine dönmüş; İstanbul magandaların şehri, Hong Kong pırıl pırıl rahatça dolaşabileceğiniz bir kent olmuş..

Cami minaresi ile arkadaki gökdelenin oluşturduğu kontrast
Hong Kong Kongre Merkezi şu ana kadar gördüğüm en büyük yapı. Üç kanattan oluşuyor ve her bir kanada bizim Lütfü Kırdar Kompleksinin 10 katını sığdırmak mümkün. Yani toplamda nerede ise 30 Lütfü Kırdar’ ı bir arada görüyorsunuz. Aşağıdaki ilk iki resimde kongre merkezinin iki kanadında yapılan iki ayrı büyük toplantı girişini görmektesiniz. Ortadaki resimde naçiz bendeniz renk körlüğü lensleri üzerine Dünya Oftalmoloji kongresinde konuşma yaparken. Üçüncü resim açık alanda bile sigara içilmeyeceğini, içilirse 5.000 HK$ yani yaklaşık 650 US$ ceza ödeneceğini belirtiyor. Bu nedenle kongreye katılan doktorlar bile son resimde gördüğünüz merkezin girişindeki küçük alanda ikinci sınıf insanlar gibi sigara içmeye katlanmak zorundaydılar: bizde yeni başlatılan uygulama demek ki güzel bir çalışma…

Hong Kong’a gittiğiniz zaman yapılması gereken ilk şey Victoria Körfezinde akşam saat 20.00 da başlayan Işıkların Dansı’nı seyretmeniz: isterseniz Kawloon’ dan Hong Kong binalarını, isterseniz Hong Kong’dan Kawloon binalarını, ama en güzeli 45 dakikalık bir tekne gezintisi ile her iki kıyıdaki ışıkların dansını seyredebilirsiniz. Aşağıdaki fotoğraflar ne yazık ki size bir şey vermeyecek; ama biraz hayalinizi zorlayarak koyun etrafını saran devasa binaların her birinin üzerindeki değişik ışıklandırmanın müzik eşliğinde yanıp sönmesini, hatta dans etmesini tahmin edebilirsiniz. Bizim belediyelerimiz de kaldırımları söküp döşeyeceklerine keşke böyle uygulamalar yapsalar.. Boğazda benzeri bir gösteri hoş olmaz mı? Bu gezilerin 1,5 saatlik veya yemekli 4 saatlik olanları da var. Ama gösteri 20 dakika sürdüğü ve teknedeki yemeklerin pek iyi olmadığını düşünürsek o kadar parayı vermenin de bir anlamı yok…

Hong Kong’da yapılması gereken ikinci iş ise “The Peak” adını verdikleri 550 m yükseklikteki tepeye çıkmak. Buradan tüm körfezi kuşbakışı seyredebilirsiniz. Çıkış ve iniş için treni kullanabilirsiniz, ama bazen kuyruk o kadar uzun oluyor ki taksi ile çıkmak hem zaman kazandırıyor, hem de trenden fazla pahalı değil.

Hong Kong’da yapılması gereken üçüncü ( ve bence en önemli ) şey ise Aberdeen bölgesine gidip eski bir balıkçı teknesi ile limanı gezmek. Bu, insanda unutması güç bir haz bırakıyor. Gezi sırasında, eski uzak doğu mistisizmi sizi sarıp, sarmalıyor. Sayfanın en üstündeki resimler o tekne gezisinden kalma… Gezinin sonuna doğru denizin ortasında kocaman bir yapı görüyorsunuz. İsmi de bu büyüklüğünü gayet güzel yansıtıyor: Jumbo Restaurant. Mutlaka burada tekneden inip, yemek yemeniz gerekir. Yemekler güzel olduğundan değil, dekoru muhteşem olduğundan… Ayrıca içeriden canlı canlı deniz ürünlerini seyredebileceğiniz akvaryumlar da mevcut…

Eğer değişik tatlar denemek istiyorsanız Soho bölgesi tam size göre: Her keseye ve zevke uygun bir çok restaurant var. Aşağıda adresini bulacağınız Vivo ise hem dekor, hem servis, hem mutfak, hem de şarap mahzeni olarak 10/10; keşke rahmetli Tuğrul Şavkay Kardeşim yaşasaydı da onunla bu lokantanın tadını çıkarabilseydik…

Kawloon’da Spring Deer Restaurant pekin ördeğini tadabileceğiniz başka bir restaurant. Ben pekin ördeğini Pekin’ de (yeni ismi ile Beijing) tatmış ve pek bir şey anlamamıştım. Buradaki daha güzel olsa gerek…

Son olarak da ekleyebileceğim, Hong Kong hava limanının büyüklüğü : Gelişte valizleri almak için, gidişte uçağa binmek için önce trene biniyorsunuz! Hatta gidişte iki kez trene binerek uçuş kapısına varabildik…

Uçağa binmeden önce parfümlerinizi valizinize koymayı unutmayınız: Ama gene de yanınızda parfümünüz var ise 100 ml’ ye kadar olanları uçağa alıyorlar. 101 ml olursa çöp sepetine atıyorlar, yani 10 tane 100 ml’lik parfümü uçağa sokabilirsiniz fakat 1 tane 101 ml’lik parfümü sokamazsınız !

Evet.. Şimdi gelelim daha elzem konulara…

Kredi kartı işlemlerini yaparken mutlaka görün !
Resim çektirmekten hoşlanmıyorlar ! İzin istemeden fotoğraf çekmeyin..
Taksiler çok bol ve ucuz: ilk açılış 16 HK$ ve her km’si 7 HK$’ı yani km’si 1 US$ yani bizden ucuz. Taksilere 5 kişi binilebiliyor ve hepsi Toyota marka. Değişik renkleri, değişik bölgeleri belirtiyor ama kırmızı renklilerle her yere gidebilirsiniz.
2008 de 1 US$= 7.75 HK$. Bankalarda değiştirmenize gerek yok: çünkü 40 HK$ işlem ücreti alıyorlar.. Hemen her yerde Change Büroları var. 1US$= 7.05 – 7.50 HK$. arasında değişiyor, hatta 100 US$ bozduracağınız zaman ve pazarlık edince belirgin bir artış yapıyorlar. Para değiştirmeniz lazım, zira taksi vs.. gibi ödemelerde yalnız HK$. kabul ediyorlar..
Yemek:

Sosu ayrı getirtin, yoksa her şeyi marmelat soslu yersiniz !
Mutlaka tuz ve ekmek isteyin.. çünkü kendileri hiç ekmek ve tuz kullanmıyorlar…
Pekin ördeği için kameralarınız hazır olsun : çünkü genelde çok çabuk kesilip dağıtılıyor ve dış derisi çoook yağlı ! Ördeğin kesildiği 108 parça gökteki yıldız sayısını belirtiyormuş..)
Bol makarna pilav yiyin..
Zeytinyağı yok ; bu nedenle isteyen yanında götürmeli..
Çayı Sıcak versinler ! Çünkü genelde ılık içiyorlar.. ve Yasemin çayını da deneyin..
Alışveriş :

Elektronik malzeme :

Broadway
Fortress
Kozmetik :

Marionnaud,
Sasa
Restaurant :

Vivo : G/F, Elgin Building 41-43 Elgin Street Soho, Central, H.K. : Enternasyonal www.ankh-concepts.com
Shiro: Level 1 Pacific Place 88 Queensway Hong Kong : Japon www.ankh-concepts.com
Spring Deer Restaurant: 42, Mody Road 1ST Floor Tsimshatsuı Kowloon : Çin
Otel

Metro Park Hotel : 148 Tung Lo Road, Causeway Bay, Hong Kong www.metroparkhotel.com

(Not: Yazıya ait görsellere de ulaşmak isterseniz ilk yayın adresi şöyledir:
http://girgin.org/hong-kong/ )

235 kez okundu
Paylaş

İlginizi Çekebilir

  • 2011’de Ferhan Şensoy ile söyleşi2011’de Ferhan Şensoy ile söyleşi Dün akşam Galatasaraylılar Cemiyeti'nde Ferhan Şensoy ile söyleşiye katıldım. İkimiz de Galatasaray Lisesi’nden olduğumuz için bana göre Ferhan Şensoy’un çok derin anlamlı esprileri […]
  • ConcertoConcerto Herkes kendi yaşamının başrol oyuncusudur. Yaşamındaki diğer istisnasız herkes bu yaşamın yan oyunculardır. Bakış açısı, kamera açısı gibidir. İzlenen filmin anlamlandırılması hangi […]
  • Kavak Kılçıklı Balık – RumelikavağıKavak Kılçıklı Balık – Rumelikavağı İstanbul’un balık denilince ilk akla gelen semtlerinden olan Rumeli Kavağı’na uzun bir aradan sonra Kavak Kılçıklı Balık’ın ortaklarından Ergin Balabeyoğlu’nun daveti üzerine gittim. […]
  • Su Üstünde Taş SektirmeSu Üstünde Taş Sektirme Su üstünde taş sektirmek, iki parmakla ıslık çalmak… Ne kadar basit değil mi? Alt tarafı yassı güzel bir taşı durgun suda doğru açıyla ve doğru kol kuvveti ile fırlatmak ve sonra suyun […]

Sosyal Medyada Takip Edin

Üye Olun

Yazarlar

Kategoriler

Takvim

Ekim 2018
P S Ç P C C P
« Eyl    
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031  

Arşivler