felsefe taşı

Hanifler

Hanifler
Kasım 09
13:34 2015

Hanif kelimesi tertemiz, arı, duru, pak anlamlarına gelmektedir. Bazı modern araştırmacılar Hanifliği, Nesturi Hıristiyanlığı şeklinde tanımlamışlardır.

Terim “dönme, aşağı eğilme” anlamlarına gelen Arapça h.n.f kökünden gelir. Kelime ilk önce Yahudi ve Hıristiyanlarca eski bir Helenize olmuş bir Suriye-Arap pagan dini inancını tanımlama ve erken dönem Müslümanları aşağılayıcı şekilde tanımlama için kullanılmıştır.(Watt,8117-119)

Kur’an’da bu kelime “İnsanın, Allah’ın yanı sıra başka bir güç ve hakikat kaynağı tanımadan, sadece bir olan Allah’ın yoluna en saf ve duru olarak kendisini teslim etmesi” olarak tanımlanır.

Kuran henüz insanlara ulaşmadan önce tek tanrı inancını taşıyan kişilere Arapça “Hanif” adı verilirdi. Bu kişilerin İbrahim peygamberin yolunda olduklarına inanılırdı.

Hanif, bir Kuran kavramı olarak tanımlandığında “Evrenlerin tek hakimi olan yaratıcıya duru olarak inanıp güvenen” anlamı taşır. Böylece başka ilahların varlığını reddeden kişi aynı zamanda kendi kişiliğini bulmuş ve şeytanlardan korunmuş olur.

Bu kelime Kuran’da Allah’ın peygamberleri içinde ilk olarak İbrahim Peygamber için kullanılmış ve her şeyi yaratan bir yaratıcı inancının nasıl gerçekleştiğini onun şahsında net olarak özetler. Sadece BİR olan Allah’a inanmak aynı zamandan diğer tanrıları kabul etmemeyi zorunlu kılar.

Saf ve duru (Hanif) olarak inanmak ve yaşamak ve bu şekilde tek olan Allah’a ve onun Kuran’da gösterdiği yolda yürümek yani yaşamaktır.

Kuran’da bir olan Allah’ın yoluna saf ve duru olarak kendini adayan kişilere ‘duru bir şekilde Allah’a teslimiyet gösteren’ anlamında (hanifen müslima) denilmiştir. Ayrıca Allah yolunda teslimiyet gösterene Müslüman denilir. Müslüman kelimesi, saf ve temiz (Hanif) kelimesiyle bu bakımdan yakınlık gösterir. Bir anlamda Müslümanlık “Hakikatin kaynağı yalnızca BİR olan Allah ve O’nun kitabıdır” demektir.

Kuran (Âl-i İmrân; 67)
“İbrahim ne Yahudi idi, ne de Hıristiyan. Fakat o, hanif (Allah’ı BİR tanıyan, hakka yönelen) bir Müslümandı. Allah’a ortak koşanlardan da değildi.” der

Kuran (En’âm; 79);
“Ben kendi varlığımı gökleri ve yeryüzünü var edenin varlığına (yüzüne) tertemiz olarak (hanifen) yönelttim. Kişileri veya eşyayı O´nunla eş tutanlardan değilim.

Kuran (Rum; 30/30);
“Sen kendi varlığını tertemiz olarak bu yola (dine) yönelt.
Allah’ın doğasına.
O bütün insanları yaratandır.
Allah’ın yaratışında değişme yoktur.
Doğru yol işte budur.
Fakat insanların çoğu bunu bilmezler.”
Kuran Nisa; (4/125);
“Din olarak kendi varlığını Allah’a teslim edenden daha iyi kim olabilir;
Ve o iyi bir kişiliktir.
Ve o kişi tertemiz olarak İbrahim’in yoluna uymaktadır.
Ve Allah, İbrahim’i kendisine dost edinmiştir.”

813 kez okundu
Paylaş

İlginizi Çekebilir

  • Bu SaatteBu Saatte Bu saatte yemek yenilir mi? Bu saatte kahve uykunu kaçırır . Bu saatte arasam ayıp olur mu? Bu saatte dışarı çıkmayalım. Bu saatte hiç sofra kuramam. Evet bu şekilde binlerce […]
  • Kader Ajanları ve 21. Yüzyılda Modern SavaşKader Ajanları ve 21. Yüzyılda Modern Savaş Gazeteci Lisa Howard sorar: -“Bir devrimcinin sahip olduğu en önemli özellik nedir? Che yanıtlar: -AŞK. Bu yanıt çok şaşırtmış olmalı ki tekrar etmekten kendini alamaz genç kadın. […]
  • Doğu ile Batının Bir Lokmalık Lezzetlerinin Sanata Dönüştüğü Adres… TapasumaDoğu ile Batının Bir Lokmalık Lezzetlerinin Sanata Dönüştüğü Adres… Tapasuma 19. yüzyıl Osmanlı sanayi mimarisinin son örneklerinden biri olan ve Guardian gazetesinin İstanbul’un en güzel lokasyonlarından biri olarak gösterdiği tarihi “Suma Fabrikası”nın […]
  • Tuna’nın Aşkı BudapeşteTuna’nın Aşkı Budapeşte Olgun, zarif bir hanımefendiye benzer Budapeşte. Üstelik bu soylu hanım zengindir de. Harika bir takı gibi şehri süsleyen Tuna nehrinin iki yanında, değerli taşlar gibi dizilen saraylar, […]

Sosyal Medyada Takip Edin

Üye Olun

Yazarlar

Kategoriler

Takvim

Aralık 2016
P S Ç P C C P
« Kas    
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  

Arşivler