felsefe taşı

Gözümüzün Önündeki Sır

Gözümüzün Önündeki Sır
Kasım 06
14:14 2013

“En zor bulunan sır genellikle gözümüzün önünde durur. Onu görmek için ihtiyacınız olan kendinizi geliştirmektir.”

Simyacılar uzun yıllar altın yapmak için uğraşıp durmuşlardır. Ancak anlıyoruz ki yıllarca boş yere çaba göstermişler. Bilim insanları altın elementinin oluşması için gereken enerjinin ancak iki süper novanın çarpışması ile ortaya çıkabileceğini söylüyor. Enerji kaynağımız olan güneşimiz, Hidrojeni nükleer füzyon reaksiyonları ile Helyuma çevirebiliyor. Süpernovaya dönüşmek için de kütlesi yetersiz. Yani güneş sistemimizde altın üretmenin bir yolu bulunmuyor.

Simyacılar pek çok keşif yapmış. Bunlardan birisi Sülfirik Asit. Diğer adı ile vitriol. Vitriol öylesine bir kelime değil. Bir kısaltma. Latince “visita interiora tellus rectifacando invenies occultum lapidem” cümlesinin baş harflerinden oluşan bir kelime. “Dünyanın derinliklerini (içini) ziyaret et, damıtırken (arıtırken) gizli taşı (felsefe taşı’nı) bulacaksın.” İlk başta bir simya işlevi tarifi gibi görünse de aslında o dönemin kişisel gelişim sembolizması denilebilir. Çünkü simyacıların altın konusundaki bitmez tükenmez gibi görülen çabalarının altında, felsefe üzerine de kafa yormuş olduklarını biliyoruz. Bu bağlamda, “her ne arıyorsan uzaklara değil, kendi içine bak, onun için her ne arıyorsan, orada bulacaksın aradığını” anlamındadır.

O dönemlerde bilgi o kadar değerlidir ki ona sahip olabilmek çok önemlidir. Simyacılar Altını üretmenin yolunu bulamamış olsalar da, kendilerini geliştirmenin ve felsefe ile benliklerini yüceltmenin yolunu bulmuşlardır. İşin tuhaf yanı, bu yolculuk bitmek bilmez. Hatta insanoğlu “gerçeği” nesiller boyu arayıp durur.

Aslında uygarlığın gelişmesi de nesiller boyu edinilen bilginin üst üste konulması ve aktarılması ile mümkün olmuştur. En azından, artık kıtalar arası yolculuk yapmak için gemi ya da uçak icat etmemiz gerekmiyor. Bizden önce bunu yapmış olan insanların mirasları sayesinde bir bilet almak yetiyor. Hani klişe bir laf vardır “bilgi paylaşa, paylaşa büyür” diye. Son derece doğrudur. Sorun, günümüzde bu bilgi mirasının kolayca ulaşılabilir olmasına karşın, tüm insanlığın halen bu bilgiye erişmesi ve ondan yararlanabilmesi, üzerine yeni bilgiler eklemesi için engellerin bulunmasındadır.

Eğitim, bu bilgiyi nerede bulabileceğimizi, onu nasıl kullanabileceğimizi ve bilginin doğruluğunu sorgulamayı öğretmelidir. Bilgiyi geliştirmenin ve gerçeği bulmanın önünde duran dogmalar ancak bu şekilde engel olmaktan çıkabilecektir.

Cehalet sizin bir kalıba girip, orada mutlu (?) yaşamanızı sağlayabilir. Ancak, uygarlığın bilgi birikiminden uzaklaşmak, bizi sadece vahşi hayvanların seviyesine geriletir.

Kendini tanımak için bilgi birikimi önemli ve gereklidir, ancak yeterli değildir. Hatta Vitriol’ün ifade ettiği gibi “içinize bakmak” da aradığınızı bulmanıza yetmeyebilir. Aradığınız, orada olmalıdır. Ya da ne aradığınızı bilmeniz lazımdır. Ne aradığını bilmeden, onu bulduğunuzda aradığınızın o olduğunu nasıl farkına varabilirsiniz?

Gerçeği arayın ve bunun için gerekli donanımları da hayatınız boyunca edinin. Belki, bir gün onu bulamasanız bile bıraktığınız yerden meşaleyi devralan bir başka insan onu bulabilir.

2.378 kez okundu
Paylaş

İlginizi Çekebilir

  • Farketmeden Yitirdiklerimiz…Farketmeden Yitirdiklerimiz… Farketmeden ne de çok şey yitiriyoruz... İlk bu bahar farkına vardım. Bizim ev Feneryolu'nda. Kuyubaşı otobüs durağından 2 numaraya biniyorum her sabah ve Altunizade'deki işyerime […]
  • Hayatın çakıltaşları – KorkularHayatın çakıltaşları – Korkular Korkularla büyüdüm, korkularımla büyüyorum. Her geçen gün daha bir sarıyorum büyütüyorum o korkularımı. Bazen bir yenisini ekliyorum bazen eskilerini şekillendirip yepyeni şekillere […]
  • Göz RaporuGöz Raporu İlkokula yaklaşmış olmanın verdiği heyecanı ile dolu olduğum zamanlar... 2-3 yaşlarındaki Tuba ile gündüzleri Anneannemde kalıyoruz. Sabah erkenden annem veya babam bizi anneanneme […]
  • İnsanın Temel Denklemiİnsanın Temel Denklemi Güçlü oldukça “iyi”, güçsüzleştikçe “kötü”. İnsanın temel denklemi bu mudur? İnsan aklının kendini en çaresiz, en sefil ve en güçsüz bulduğu durum ölümdür. Ölüm karşısında akıl, […]

Sosyal Medyada Takip Edin

Üye Olun

Yazarlar

Kategoriler

Takvim

Aralık 2016
P S Ç P C C P
« Kas    
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  

Arşivler