felsefe taşı

Gezegenler ve Çakralar

Gezegenler ve Çakralar
Mart 25
05:34 2019

‘…Küçük insan, Büyük Alemin (makro-kozmos) bir minyatürüdür…
İnsan varlığı, alemden daha da küçük olsa da, o Büyük Alemin bütün hakikatlerini kendisinde toplamaktadır. Bu sebepledir ki, bilge insanlar, bu aleme Büyük İnsan (İnsan-ı kebir) adını veriyorlar…’’

İbn’ül Arabi, Fusüs Ül-Hikem

“Güneş, güneş alemin (sisteminin) merkezidir ve beyni görülen güneşin arkasında gizlidir. Buradan duyu, büyük bedenin bütün sinir merkezlerine ışınlanır. Hayat enerjisinin dalgaları her bir damarın içine akar… Gezegenler onun uzuvları ve nabızlarıdır.”

H.P. Blavatsky

Emanuel Swedenborg’a (1688—1772) göre,

“Semavi varlıklar alemi toplu olarak bir insanın şeklini andırır ve bedendeki organlar, uzuvlar ve bezlere göre değişik bölgelere ayrılırlar. 0 halde, cennette beyin bölgesine tekabül eden cemiyetler vardır, yüzdeki kısımlara tekabül eden ve bedenin bütün kısımlara tekabül eden cemiyetler vardır ve bu kısımlar aynı vücuttaki gibi birbirinden ayrıdırlar…”

“Edgar Cayce ‘e ,hatta Plotinus´a göre ;

“Gezegenler ruhsal varlıkların yaşam ve deney alanlarıdırlar.

Her birimiz Güneş Sistemi´ndeki tüm cisimlerden etkileniriz ama bu etki fiziksel değil, bilinç düzeyimizi etkileyen farklı titreşim alanlarından oluşur.

Edgar Cayce, 1923´de başlattığı “Okumalar”ın ileri aşamalarında, astrolojik düşüncelerin özel anlamlar doğurduğunu söylerken, insan üzerindeki en büyük güç olduğunu sayısız kez şiddetle vurguluyordu.

Şöyle diyordu;

“İnsanın kaderini etkileyen en büyük güç, önce Güneş´tir, sonra dünyaya yakın gezegenlerin gücü gelir, bütün bunlar bireyin doğum zamanında etkilemeye başlarlar. Anlamaya çalışın, gezegenlerin bir eylemi yoktur veya Güneş´in ya da Ay´ın evrelerinden söz etmiyorum, doğal olarak tüm göksel varoluşlar insandaki olacaklar üzerinde etkindirler.”

“İnsanlığın Güneş Sistemi ile çok özel bir ilişkisi vardır. Biz bir amaç doğrultusunda varız ve amacımız burada bulunmaktır. Tüm göksel kürelerle bir iç ilişki halindeyiz, bizler onlardan, onlar da bizden etkilenirler.

Dünya ruhların buluşma ve çalışma yeridir, burada diğer ruhların yaşamlarını öğrenir ve öğretilerle bütünleştirirken göksel kürelerin bilinç boyutları ile karşılaştırırız.

Her gezegen bir öğretinin bir parçasıdır, bir titreşim, bir frekans merkezidir,
buralarda ruhlar bulunurlar ve toplu olarak büyük uyanışı amaçlarlar…”

Cayce gezegensel titreşimlerin, bir amaç için oluşturulmuş, derlenmiş, özümlenmiş özel bir çevre ortamında çalışan bilinç frekanslarına paralel olduklarını söylüyordu.

Güneş sisteminin bir canlı organizma olduğu fikri oldukça garip gelebilir, ancak bu fikir epey yaygındır.

Örneğin, Gurdjieff gezenlerin canlı birer varlık olarak yer aldığı bir kosmoloji sistem öğretileri arasında yer almakta. Bunun haricinde dünyayı bir canlı olarak varsayan Tellurianism diye adlandırılan bir görüş vardır. Bu konuda bilimsel bilgileri de içeren geniş bir edebiyat vardır.

Kabbalah’da Adam Kadmon denilen Büyük İnsan Zohar’da saç sakal sayısına kadar işlenmiştir.

İslam’da İnsan-ı Kebir olarak çeşitli temel eserler de yer almıştır. Bu konuda Muhyiddin İbn’ü1 Arabi “Fusus ül Hikem” adlı eserin Adem bölümünde yer vermiştir. İnsan’da Alem-i Asgar olarak küçük evren veya rnikrokozmostur. Büyük İnsan’ın Grekçe’si Protogonos’tur.

Büyük insan doktrini ezoterik astroloji’de insana tesir eden kozmik etkenleri izah eder.

Modern Astroloji’de kadimlerin yedi “kutsal” gezegeni olarak adlandırılan ay, merkür, venüs, güneş, mars, jüpiter, satürn haricinde bir de Pluto (1930), Neptün (1846), ve Uranüs (1871) dahil edilmektedir.

Bilindiği gibi güneş ve ay gezegen değildir. Ancak mecazi olarak bu tanımı korumaktadırlar, çünkü onlar da izafi olarak gök yüzünde gezgindirler.

Modern astrolojide Uranüs Okült bilgeliği temsil eder ve Merkür’ün daha yüksek bir oktavını içerir.

Neptün ise mistiktir ve Venüs’ün daha yüksek bir oktavını içerir.

Pluto ise majisyenlerin gezegenidir ve Mars’ın daha yüksek bir oktavını içerir.

Kadim metinlerde “Yedi Mühür” ya da “Yedi Kutsal Salgı Bezi” olarak bilinen içimizdeki 7 çakra tüm gezegen sisteminin bir yansıması gibidir.

Bir anlamda insan kozmosu yansıtan bir mikrokozmostur.

Dolayısıyla güneş sistemindeki enerjilerle simgelenen evrensel enerjiler bizim içimizde de mevcuttur.

Güneş sistemi dahilindeki güneş, ay ve gezegenlerin insanı etkiledikleri bilim tarafından inkar edilmesi mümkün değildir. Bütün sorun bunun ne şekilde ve ne derecede olduğu konusunda yatmaktadır.

Elbette klasik astrolojide güneş sistemi ve ötesindeki sabit yıldızların bizim kişiliğimiz, psikolojik yapımızla ilintili olduğu görüş pozitif bilim ideolojisinde yeri yoktur.

Ancak daha eski çağlarda, her şeyin ilintili olduğu, bir bütünün parçası olduğu bilim anlayışına uygundur. Yine de, her şeye rağmen zaman zaman bilim adamları astrolojik verilere itibar gösterdikleri görülmektedir.

Gerçek astroloji bir fal aracı değildir.

Evren (makrozmos) ve insan (mikrokozmos) arasındaki etkileşimin önemli bir göstergesidir. Bir kılavuz veya rehberdir.

Bir gerçek astrolog ise, astrolojinin gerçek çalışma şeklini yılların deneyim ve birikimi ile az çok özdeşleşmiş bir kişidir. Yaptığı konsültasyonlar insanları olumlu bir şekilde etkiliyorsa, ona bir şey kazandırıyorsa, tabi ki emek veren bütün kişiler gibi ücretini hak etmiştir.

Ünlü psikolog Jung dahi hastalarına konsültasyon yapmadan astrolojik haritalarını çıkartırdı.

Eski çağlarda felekler belli seyyal alemlerle iliştirilirdi ve gezegensel enerjilerin bu feleklerden yer yüzüne indiği inanılırdı.

Yedi klasik gezegen Batı veya Doğu kökenli bütün ezoterik sistemlerde yer alan Yedi Temel Unsur Yasası ile ilintilidir. Bu bir Hermetik Yasadır.

7 sayısının 3 ve 4 toplamından oluştuğunu, dördün somut tabanı (mecazi olarak maddeyi diyebiliriz) ve üçün soyut ruhsal unsuru temsil ettiğini görürüz.

O halde yedi rakamı kabadan inceye doğru, aşağıdan yukarıya doğru yükselen bir hattır. Aynı omurga iliğinden yükselen çakralar gibi.

Gezegenler ve Çakralar için;

http://www.sahajayogaportal.org/astroloji/gezegenler-cakralar.html

523 kez okundu
Paylaş

İlginizi Çekebilir

  • İhtiyarlara Yer Yok!İhtiyarlara Yer Yok! İnternetin yararlı olduğunu da unutmamalı. Ondan sadece eğlence amacıyla istifade edenler için zor olsa da. Doğrusu internetin yararlı bir araç olduğunun giderek unutulması düşündürücü. […]
  • AmigdalaAmigdala AMİGDALA (Latince: Corpus amygdaloideum), SÜRÜNGEN BEYİN ile bağlantılıdır ve bu kombinasyon, KORKU yolu ile KİTLESEL MANİPÜLASYONun tam ortasında yer […]
  • Düşüncelere Saygı Duymak ve Demokrasi ÜzerineDüşüncelere Saygı Duymak ve Demokrasi Üzerine Zaman zaman gazete köşelerinde gördüğüm ve kendimin de sık kullandığı bir İoanna Kuçuradi şaheseri vardır: "Fikirlere saygı duyulmaz. Saygı kişiye duyulur. Fikirler tartışılmak içindir. […]
  • Uzaylılar Bizi Yer mi?Uzaylılar Bizi Yer mi? Basmakalıp sözler vardır. Bazıları mantıksızdır. Mesela: "Ölümlerin birinci nedeni doğumlardır" gibi. Aslında şakadır bu söz. Doğumda hayatını kaybedenler için söylenmemiştir. Sadece […]

Sosyal Medyada Takip Edin

Üye Olun

Yazarlar

Kategoriler

Takvim

Haziran 2019
P S Ç P C C P
« May    
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930

Arşivler