felsefe taşı

Entelektüel Kibir

Entelektüel Kibir
Mayıs 07
10:19 2016

Modernizm dijital devrimi yeniden paketleyip postmodernizmin bir parçası haline getirmeye çalışırken, gerek dijital yerliler gerekse de onları destekleyen dijital göçmenler 21. yüzyıl bireyini entelektüel kibirin tuzağına düşmekten kurtarabilecek mi?

Dijital Yerli kuşaklar ile Dijital Göçmen kuşaklar arasında adı konmamış bir savaş var. Açık istihbaratla bile bunun izini sürmek mümkün. Örneğin bu yıl Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu’nun konusu “4. Sanayi Devrimi” idi. Bu adlandırma ile göçmenler dijital devrimi, sanayi devriminin bir evresi haline indirgemeye çalışıyor. Toplumun bilinçaltına bu subliminal mesajı şırınga ediyor. Oysa Dijital Devrim yeni bir paradigmadır; sanayi devrimi paradigmasının bir sonraki evresi değil.

Sanayi devriminin güvercinleri II. Dünya Savaşı’nın bitiminden beri, yıkıcı özelliklerinden onun nasıl arındırılabileceği üzerine kafa patlatıyor. Buldukları kod adı; “sanayi-sonrası” (İngilizcesi “post-industrial”). Nasıl ki sanayi devrimi ile gelen toplum modeline “modernizm” dendiyse, sanayi-sonrası devrim ile gelecek olan topluma da “post-modernizm” adı o nedenle kondu. (İşin ilginci postmodernist olarak işaret edilen kanaat önderleri sanayi toplumu içinde yaşayan ama onun pek çok yanını reddeden kişilerdir).

Ancak “sanayi-sonrası devrim”in bileşenleri üzerinde bir türlü mutabakat sağlanamadı. O süreçte birey de yıkıma karşı kendince bir çözüm buldu; içine kapandı. Bu öge derhal post-modernizime dahil edildi. Hintli yogilerin, tasavvufun, kabalanın, kişisel gelişimin son elli senedir popüler olması bu nedenle olsa gerek (örn. Sufiler de 12. yüzyıldan itibaren içlerine kapandı; kendi dini-siyasi liderlerinin baskısından dolayı).

Sanayi sonrası için odaklanılan ilk kaynak “uzay” oldu. Soğuk savaş döneminde Sovyetler Birliği’nin attığı kazıktan dolayı. Sovyetler uzaya ilk uyduyu gönderdi (Sputnik) ve yarış bugün hiçbir işe yaramadığı bilinen aya insan indirmekle zirve yaptı.

2008’de ABD’de ortaya çıkan ve kapitalizmin çöküşü anlamına gelen ekonomik kriz 80li yıllardan beri sanayi toplumunun kapısındaydı. Geçen bu otuz seneyi sırtında taşıyan ise “elektronik, dijital teknolojiler” oldu. Önce California’daki bir grup hippinin eğlencesi (bilgisayar) arayış içindeki sermaye sahiplerinin ilgisini çekti; sonra uzay yarışı nedeniyle icat edilmiş, kamu kurumlarını birbirine bağlayan elektronik ağ (Internet) “keşfedildi”. (Çünkü uzay “çok pahalı” idi).

Sanayi Devrimi’nin itici gücü (emeğin dönüştürülmüş hali olan) sermayedir, paradır. Para bu sayede belli seçkin, ruhban vb sınıfının tekelinden çıktı; herkesin ulaşabileceği bir yere geldi. Bunun sonucunda bireyin “ekonomik kibiri” arttı.

Dijital Devrim’in sembolü ise bilgidir. Bilgi artık her yerde, herkesin erişebileceği mesafede. Bunun sonucunda da bireyin “entelektüel kibiri” artıyor. Dün gelir dağılımınındaki uçurumun yarattığı toplumsal sorunlar (çözülemeden), bugün bilgi dağılımındaki uçurum nedeniyle katlanarak artıyor.

Ülkelerindeki politikacılara bakıp, “Böyle kişiler nasıl oluyor da sandıktan çıkabiliyor?” diye hayıflananlar; dün paranızı (veya emeğinizi) feda etmeyerek bu sonuca katkı sağladınız; bugün bari bilginizi feda edin! Unutmayın ki parayı paylaşınca cebinizdeki miktar azalır; ancak bilgiyi paylaşınca beyninizdeki bilgi azalmaz!

1.407 kez okundu
Paylaş

İlginizi Çekebilir

  • ModernizmModernizm Aydınlanma düşüncesinin temelinde 'akıl ve bilim' vardı. Önceki yazımda "Modernitenin Dayanılmaz Hafifliği" değindiğim Ortaçağ'da hüküm süren bağnaz din anlayışına karşı; aklı merkeze […]
  • Bilimsel Yaklaşım ve İnanç ve Bilginin Aktarılma Yolu Olarak EzoterizmBilimsel Yaklaşım ve İnanç ve Bilginin Aktarılma Yolu Olarak Ezoterizm Bu yazımda bilimsel yaklaşım ve inanca kısaca değinmek istiyorum. Çünkü ne yazık ki toplumumuzun gittiği yön çağdaş dünyaya yakışır bir yön değil gibi gözüküyor ve bilimsel yaklaşım ve […]
  • Sanal AltınSanal Altın 2008’de tanıtılan bitcoin sanal para yapısı 2013’e dek pek bilinmiyordu. Ancak AB’deki ekonomik kriz bir anda bitcoinin de radara girmesini sağladı. 20 dolar düzeyindeki değeri bir ara 220 […]
  • Giordano BrunoGiordano Bruno "Ne gördüğüm hakikati gizlemekten hoşlanırım, ne de bunu açıkça ifade etmekten korkarım. Aydınlık ve karanlık arasındaki, bilim ve cehalet arasındaki savaşa her yerde katıldım. Bundan […]

Sosyal Medyada Takip Edin

Üye Olun

Yazarlar

Kategoriler

Takvim

Aralık 2016
P S Ç P C C P
« Kas    
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  

Arşivler