felsefe taşı

Eksen

Eksen
Nisan 27
11:33 2018

Eksen mundi, tüm alemleri bir arada tutan bir omurga gibi , manevi alemi içeren metafiziksel bir eksen olarak Evrenin merkezi, Anima Mundi ya da Dünya-Ruhu, her birimizin ruhunun özünde, kalbinin derinliklerine ulaşarak bulunabilir denilmektedir. İslâm’da sufi bakış, merkezi ve her şeyi kapsayan gerçeklik olarak gördüğü Tanrı’yı soyut, mutlak ve değişmez gibi yönleriyle evrenin üstünde (aşkın); somut, göreli ve değişen yönleriyle de evrenin içinde (içkin) kabul eder.O, Evrensel İnsanın saflaştırılmış yüreğinin teofanisi *aracılığıyla yaratılışın merkezindedir.

…ve İnsanın düşey şemasının merkezi noktası olan
Kalp,
tefekkür, manevi hayat ve ruh ile madde arasındaki
bağlantı noktasını temsil eder,
ruh, omurgada kalp seviyesine doğru ilerler.

Kalb; Tanrısal bağlantı ve iletişimin
başlıca organı olarak geçer.

İnsan kişiliğinin merkezinde yer alır.
Çünkü duygu, düşünce, niyet ve tutumlarımızın
kaynağında
kalp vardır.

Fakat fiziksel kalp, hatta kalp çakrası değil,
Hindular buna “hridayam” ya da manevi kalp
olarak isim verirler.

Upanişadlar’daki Kalp, “Hridayam” anlamındadır:
Bu merkezdir, aklın yükseldiği ve azaldığı yerdir.
gerçekleşmenin yeridir.
Tanrı tüm varlıkların kalbindedir
“Kalbin Mağarası”, Ruhsal Merkez,
Aydınlanma’nın ya da Gerçekleşmenin kendisidir denilmektedir.

Hindu mistik Ramana Maharshi ;
“Bütün evren bedendedir ve tüm beden Kalbe aittir,
dolayısıyla tüm evren Kalpte yer alır.

“Evren akıldan başka bir şey değildir
ve akıl Kalpten başka bir şey değildir.
Böylece evrenin tüm hikayesi Kalbe ulaşır” demektedir.

Hemen hemen her büyük kültürün antik inancı,
kalbi ve kalbin sembolizmlerini
bedenin ve ruhun merkezine yerleştirmiştir.

Kalbin kendi içinde çeşitli derinlik tabakaları vardır.
Sadr, kalb, fuâd, lübb ve nühâ kavramları
dıştan, en derin ve nihai boyuta kadar açılan
kalbdeki akıl, şuur ve idrak derecelerini anlatır.

Bilmenin ve hissetmenin
sonsuza açılan yolları
kalbin içinde saklıdır denilir.

İslami mistik gelenekte, kalp
sadece vecd halinde görülebilen
yedi renk içerir.

Sufiler için aşk,
“kalp bilgisine” yol açar
ve sezgisel mistik bilgiler,
“kalp gözü” denilen bir ayırt etme organından gelir.

Hindistan’da, kalp evrenin simgesidir.
Bu, fiziksel olarak oldukça anlamlıdır,
çünkü tüm evrende olduğu gibi,
kalp, sistolde küçülür ve diyastolde genişler.

Hindu geleneğinde insan kalbine,
yaratıcı Brahma’nın bulunduğu Bramapura denir.

Kalp, vücudun merkezi olduğu için
sürekli olarak
merkeziliği temsil etmiştir

Kalp sembolünün

Üçgenle (ters, baş aşağı) ilişkisi çok nettir.

Kalp, Kase’yi de temsil eden
ters bir üçgen gibidir.

Ters üçgen, dişil bir semboldür.

Bu Ters üçgen,
Solarplexus (Manipura), Kalp (Anahata), Boğaz (Vishudha)
ve Üçüncü göz (Ajna) çakralarında da görülür.

ve su elementini temsil eder .

Bazen bir kadeh olarak temsil edilir.

Ezoterik olarak,

Kalp Sembolünün anlamları

Rüyalar
Duygu
şifa
Sezgi
Geçiş
Psişik algıdır.

C Jung da (Psychology and the Occult kitabında)
kalbin derin seviyedeki bu psişik yapısına işaret etmiş

ve “belki de bu sebeple kalp
dinlerde sıklıkla ifade edilmiştir”
demiştir.

Birçok dinde, Kalp Tanrıyı sembolize eder,
Hindu’larda Brahma Evi,
Hıristiyanlıkta Tanrı’nın Krallığıdır

Kalp, meditasyonun nesnesi, aracıdır.
Meditasyon,
kalpten başlayan ve kalbe geri dönen bir süreçtir.

Yogada, yürek,
evren boyunca uzanan geniş bir enerji dalgasıyla
iç içe olduğumuz yerdir.

Kalp gözü” ifadesi de Sufi geleneğinde görülür.
bu yer, Kalbin derinlerinde,
Tanrı ile temas noktasının simgesidir

Mağara ve kalp arasında da sembolik bir bağlantı vardır.
Sanskritçe kelime guha ;
mağara ve ayrıca kalp anlamına gelir.

Upanişadlar, içimizdeki kalbin mağarası
olarak adlandırdığımız iç tapınaktan bahseder.

Bu mağara, ışığın ve tanrıların tezahür ettiği ,
inisiyelerin yeniden doğduğu
kuluçka yeridir.

Güneş ile Ay ile Kalp ve zihin arasında
benzetmeler yapılır.
Hinduizm’de zihnin adı “chandra mandala”, “ay çemberi”,
ve Kalbe ” surya mandala”, “Güneş çemberi” denir.

Bu iki organın karşılık gelen özellikleri bile
kendi içlerinde semboliktir:

Kalpten gelen sezgi, kutsaldır,
çünkü evrensel manevi bilgeliğe doğrudan katılımı temsil eder.

Ruhsal Güneş olan Kalp,
Merkez’in bir görüntüsüdür.

Vahiyin yeri, varoluşun hayati merkezi
ve en derin sezginin kaynağı olarak kabul edilir.

Kalp “ teofanik” bir organdır

(teophany, Tanrı’nın insana görünür bir tezahürüdür).
Bu mükemmel bir kutsallık sembolüdür.

Zihin, Atmanı anlamak için
içsel yetersizliği olan kusurlu bir araçtır.

Ruh ve ruhun fiziksel bedene bağlandığı yer
olarak da görülen
Kalp,
bilinçaltı zihni temsil eder.

Ruhsal Kalp,
Zihin, Beden ve Ruhu bağlayan Metafizik Kalptir.
Ağ geçididir
– “solucan deliği”

Heartmath Enstitüsü, “nörokardiyoloji” olarak adlandırılan
yeni bir alana dair
beynin kalbe nasıl bağlandığını gösteriyor.
Kalbin bir algı organı olarak işlev gördüğünü,
dünyanın titreşimlerini toplayıp işlediğini
beyne sezgisel olarak hissedilen bilgiler gönderdiğini

Kalplerimizin, Dünya’nın ürettiği ile özdeş olan ,
vücudumuzun ötesine uzanan bir elektromanyetik alan
oluşturduğunu belirtmekteler.

Kalp şu anda bilim adamları tarafından
kendi işlevsel “beynine” sahip
oldukça karmaşık bir sistem olarak tanınmaktadır.

HeartMath Enstitüsünde yapılan deneyler,
kalbin elektromanyetik alanının
insanlar arasında bilgi iletebileceğine dair
kayda değer kanıtlar bulmuştur.

1991’den bu yana, HeartMath Enstitüsü,
kalbin elektromanyetik alanı üzerindeki etkisini ölçen
yüzlerce çalışmayı
Harvard Business Review ve American Journal of Cardiology gibi yerleşik ve saygın yayınlarda yayınlanmıştır.

Kalp, beyni ve bedeni birbirine bağlayan
kapsamlı sinirsel iletişim ağına ek olarak,
elektromanyetik alan etkileşimleri yoluyla
beyne ve bedene bilgi aktarır.

Kalp
vücudun en güçlü ve en geniş ritmik
elektromanyetik alanını oluşturur;

Beynin ürettiği elektromanyetik alanla karşılaştırıldığında,
kalbin elektriksel bileşeni genlikte yaklaşık 60 kat daha fazladır ve vücuttaki her hücreye nüfuz eder.

Manyetik bileşen
beynin manyetik alanından yaklaşık 5000 kat daha güçlüdür
ve hassas manyetometrelerle
vücudun birkaç metre uzağında tespit edilebilir
denilmekte…

Kimi Simyacılar da
Kalpten
felsefe taşı olarak söz etmiştir.

“Yanan iç ateş” manevi hayatı ifade eder,
çünkü kişi ruhsal bir yol aldığında,
daha yüksek enerjileri almaya başlar
ve bu görünmez ateş,
insan yapısının yedi bedenini “yakar” yani, dönüştürür.

Simyada, ölümsüzlük sağladığına inanılan madde
“Kalbin ateşi zincifre gibi kırmızıdır”
sözleri ile ifade edilir.

Axis Mundi ekseni
kalbin saflığını
ilahi olana taşıyan
bir merdiven olarak tanımlamaktadır:

“Kalpler
sadece kalplerle konuşurlar”

———————————-

*Teofani: Tanrının kendini insanlığa göstermesi, ortaya koyması, tezahürü

485 kez okundu
Paylaş

İlginizi Çekebilir

  • Ruhun Hoş MisafiriRuhun Hoş Misafiri Kutsal mekanlar, kutsiyeti oluşturmak için etrafı çevrilerek kutsal olmayan şeylerden her daim ayrılmıştır. Dünyanın farklı bölgelerinde, farklı kültür örneklerinde de göreceğimiz gibi […]
  • LisztomaniaLisztomania " Lisztomania" ; Müzik bağımlılığı ,sürekli müzik dinleme ihtiyacı duyma...Kitap bağımlılığı ( Bibliyomani) gibi , olacaksa da bu türden olsun dedirten. Son zamanlarda oldukça yaygın olan […]
  • Eşyalara BağımlılıkEşyalara Bağımlılık Hepimiz elimizdeki akıllı telefonlarla simbiyotik yaşam sürüyoruz. Hangimizin parazit olduğunu başka bir yazıya bırakıyorum. Ancak akıllı telefonlara karşı olan güçlü bağlılığımız […]
  • Gerçek Nedir?Gerçek Nedir? Roma Valisi Pilatus'un İsa'ya şunu sorduğu varsayılır: “Gerçek nedir?" Bilinir ki, İsa “Gerçek Ben'im" demiştir. Yani, Tanrı'nın gerçeğinin bedende zuhur etmiş hali. Bu Pilatus'un […]

Sosyal Medyada Takip Edin

Üye Olun

Yazarlar

Kategoriler

Takvim

Eylül 2018
P S Ç P C C P
« Ağu    
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930