felsefe taşı

Demokles’in Kılıcı

Demokles’in Kılıcı
Aralık 23
16:11 2014

“Giysilerini kendilerinin en önemli yanı sayanlar genellikle giysilerinden daha değerli olamazlar ” William Hazlitt

“Efsaneye göre Demokles, Kral Dionysos’un yakın dostu/yardımcısı olduğu için, daima kralla sohbet ederdi. Kral Dionysos un yakın tanıdığı Demokles, kralın her toplantısında hazır bulunurdu, sürekli kralın sahip olduğu imkânları öven bir yapısı vardı. Konuşmalarında çoğu defa krala krallığın bahşettiği mutluluktan bahsederdi. Demokles bir türlü Kral’ın yüzündeki o mutsuz üzgün ifadeyi anlayamaz; “Ne kadar mutlu olmalısın, her şey nasıl muhteşem” der dururdu. “Bu durumdan usanan kral, bir gün Demokles’e dönerek; “Bu mutluluğu senin de tatmanı arzu ediyorum!” diyerek büyük bir ziyafet hazırlatarak tacını ve tahtını krallın güç ve imkânlarına özenen Demokles’e bırakır.” Demokles’e kral olduğunu ve buna göre davranması gerektiğini söyler. “Demokles de sevinçle krallık elbiselerini ve tacını giyinip tahta oturur. Etrafa gülümseyen Demokles sahip olduğu bu ihtişamın, bu büyünün içinde çok hoşnut görünür. Ziyafetin ortalarına doğru tam başının üstünde bir şeyin sallanmakta olduğunu gören Demokles, dikkatle bakınca bunun at kılına bağlı ve her an kopabilecek olan keskin bir kılıç olduğunu görür. “Dehşete kapılır ama cesaretini ve erkeklik onurunu hiçe saymamak için dayanır. Sonra Kral dostuna sorar: “Neden yemiyorsun, neden gülmüyorsun?” Kılıcı gösterir Demokles.

Kral acı acı güler. “Evet, ben güçlü bir Kralım ama boynumun üstünde her an tehdidiyle yaşıyorum kılıçların. Büyük güç büyük tehlike de demektir.” O an anlar iktidarı, serveti ve gücün gerçek doğasını Demokles. Kötüye kullanımı kendi sonunu getirecektir.” Kral Dionysos’un böyle yapmakla, kendisine krallığın sadece krala ait güç ve zenginliklerden ibaret olmayıp, aksine insanın canını daima tehlikelere sokabilecek bir mevki olduğunu idrak ettirmek istediğini anlamıştır.” İktidara ve güce hayran Demokles’e ders vermek için onu yemeğe davet eden kral, ona adaletli bir iktidarın aslında ne kadar zor olduğunu gösterir. Büyük güç ve kudret büyük sorumluluğu getirir.

“Bu eski Yunan efsanesinden kaynaklanan “Demokles’in kılıcı gibi” deyimi, günümüzde de büyük görev ve mesuliyetlerin aynı zamanda büyük tehlike ve sıkıntıları da beraberinde getireceğini vurgulamak amacıyla kullanılmaktadır.” Milattan önce dördüncü yüzyılda geçen bu efsane her yüzyıl için geçerli nasihatleri bünyesinde barındırır. Ülkesini seven, filozoflara ve ilim insanlarına önem veren erdemli bir kraldır Dionysos. Şekle takılıp kalan yüzeyselin basit söylemi burada şöyledir: “Kral olmak ne kral iş, zevk, sefa, gününü gün etme…” Bu söylem sahibi güruh ezkaza yönetime gelince adil bir yönetimin ne kadar zor olduğunu anlayabilir. Diken üstünde olmaktır onun yaşadığı. Her şeyin kolay olduğunu sanan, çok konuşan densizlerin eyleme gelince tabanları yağlaması bu sebeptendir.

“Kılıca mana veremeyen Demokles konuyu Dionysos’a sorar: “Bu kadar güzel ihtişamda başımın üzerinde sallanan bu kılıç niye”. Dionysos her şeyin zevk ve sefa olmadığını izah ederek halkın refahı ve sorunları için ne kadar ciddi bir kılıç altında çalıştığını söyler. Bu sallananın bir gerçek olduğunu, yapacağı en ufak bir hatada at kılının kopacağını ve kılıcın başına düşmesinin an meselesi olduğunu ifade eder.”

Yönetimde üst düzeye gelmenin beraberinde getireceği büyük sorumluluklar vardır. Denildiği gibi: “Kontrolsüz güç, güç değildir.” Aydınlanmış akıllar iyi, doğru ve güzele yönelerek bu ağır sorumluluğu taşıyabilmişlerdir. Onların isimleri asırlar boyu unutulmadan her biri güzel insanlar olarak günümüze gelmiştir.

Bilinçli ve uygar toplumlarda yöneticilerin başının üstünde sallanan belirsiz ama hep orada olduğu bilinen bir yanlış sonucu düşeceği akıldan çıkmayan kılıç mevcuttur. Bu kılıç aslında yöneticinin kendi vicdanında asılıdır. Hesaplaşma kendi iledir. Sorumluluk büyüktür. Bu mevkilere gelmiş şahsiyetler artık, ün, şöhret, etiket, paye, para, maddi, manevi beklenti gibi yüzeysel, kişisel çıkarların üzerine çıkacaktır. Bu seviyede kalan yığın zaten tarihin tozlu raflarında bile hatırlanmayacaktır. Krallık mutluluktan, şan, şöhretten ibaret değildir. Felsefenin, aydınlanmanın tacını giymemiş başların başa geçmesi her çağda görülmüştür. Bu dönemlerin sona ermesini takiben karanlık bulutlar dağılmış, kadim bilgeliğin ışığı yeryüzünü ve karanlık zihinleri yeniden aydınlatmıştır.

Kadim topluluklarda “Hermes Trismegistus” bir lakap olarak da kullanılmıştır. Hermes yani bilinç ve zekâ, dünyevi çaba(Atlas) ile tanrısal esinlenmenin(Zeus) karışımından doğmuştur denilebilinir. Devlet yönetiminde en üst noktaya gelmeye hak kazanan kişinin üç kere yüce/büyük/bilge olduğunu temsil etmektedir: inançlı/imanlı, bilge/filozof/âlim/öğretmen ve hükümdar/önder/kurtarıcı. Düşünce ve sezgi, iman, akıl, hikmet ve bilim aynı bünyede birleşmiştir. Karşıtlıklar arası aracıdır, dengedir. Aydınlanmış aklı ile hareket eden, sezgisine danışan, duygularını ehlileştirmiş, erdemli, doğru ve dengeli örnek kahramanın temsili sembolüdür. Onun sembolik terziliği insanlara hal elbisesi dikmesindendir. Önce vatanını, sonra da tüm insanlığı bir aile görüp gelişime olumlu yönde hizmet eden, uygarlaşmaya katkıları olan devlet adamları bu sıfatı hak etmiştir. Dionysos gibi erdemli devlet adamları vicdanlarına dayalı kılıcı her zaman hissetmişlerdir. O ve onun gibiler eylemlerinde, düşüncelerinde ve söylemlerinde bu sorumluluklarla hareket edip tarihe altın harflerle geçerken; tarihte ve günümüzde çokça rastlandığı gibi ezkaza başa geçen ve o mevkii hak etmeyen liderimsiler ve onların her daim mevcut kendi güruhları hafızalardan kısa zamanda silinip gitmişlerdir.

“Sadece felsefe insana iyi doğmayı, iyi yaşamayı ve iyi ölmeyi ve tekrar kusursuzca doğmayı öğretebilir.” Manly P. Hall

Berk Yüksel

Kaynakça:
http://tr.wikipedia.org/wiki/Marcus_Tullius_Cicero
http://en.wikipedia.org/wiki/Damocles
http://www.hafif.org/yazi/demokles-in-kilici-1
http://arsiv.sabah.com.tr/2005/12/26/spo102.html
http://tr.wikipedia.org/wiki/Demokles
http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=81429

2.502 kez okundu
Paylaş

İlginizi Çekebilir

  • Süleyman Mabedini Yıkan Titus’un SonuSüleyman Mabedini Yıkan Titus’un Sonu Barış şehrini fethettikten sonra, Kral Titus, Süleyman Mabedinde Kutsalların Kutsalına girdi, perdeyi yırttı. ve Allah ile ilgili olarak ileri geri konuşmaya başladı. Müminlerin Allahını […]
  • Mitolojik açıdan 3 sütunMitolojik açıdan 3 sütun KÖKEN : Myhtologia kelimesinde iki zıt kavramın birleştiğini görüyoruz. Mythos ( efsane ) ve Logos ( söz, anlam, düşünce, akıl,gerçek ) Logos, her şeyin nedeni olan tanrısal […]
  • Yazlık kışlık zamanı… Samhain…Yazlık kışlık zamanı… Samhain… Yazlık kışlık zamanı... Yaz elbiselerimizi bırakıp, kış elbiselerimizi giyeceğiz. Kış başlangıcı 1 Aralık değil, 21 Aralık da değil. Yılı tam ikiye bölen kadim ya da Pagan inançlara […]
  • Nysa ve TrallesNysa ve Tralles Bugün atalarımın kurduğu Nysa ve Tralles şehirlerini ziyaret ettim. Muhteşem iki antik şehir, muhteşem iki ata şehri. Yunanlıların elinde olsa en az 20 euroda girebileceğimiz ve oraya […]

Sosyal Medyada Takip Edin

Üye Olun

Yazarlar

Kategoriler

Takvim

Aralık 2016
P S Ç P C C P
« Kas    
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  

Arşivler