felsefe taşı

Ben senden daha aydınlığım!

Ben senden daha aydınlığım!
Nisan 08
11:31 2016

Şifa sanatları (terim bana ait, ben uydurdum, ama çok güzel) öğretirken, ne kadar çok nüans bilirsem, ortaya o kadar iyi eserler ya da performanslar çıkacak zannederdim.

Sosyal medya yok o zamanlar, spiritüel ego kavgalarımızı yahoogroups ve deep web’de yapıyorduk.
“Ben senden daha aydınlığım”, “hayır sen benden daha aydınlıksın”, “ama O var ya, aydınlığın dibi” filan dediğimiz zamanlar.

Uyduruk sistemler yaratıp, insanların kandırıldığı, sonra inanan saflarla acımasız dalgalar geçildiği dönemler…
Toplam sayımız 40 kişi, kırkının da kalbi kırık kişi…
İşte o zamanlarda, 26 farklı enerji yolunda master olup, belki 50’den fazlasına uyumlanmıştım.

Bir de şimdi çok daha fazla, ama o zamanlar da sabah erken uyanana yeni enerjiler geliyordu, bana da oldu…
Menüm enerji ve frekans doluydu, sayfalarca sertifika, bir o kadar kişisel tarif…

Oburdum, ve oburluk iyidir sanıyordum.
Sandım ki, renk skalası, oktav, sözcük sayısı, kullanılan malzemeler, ya da sanatın aracı olan ne varsa, ne kadar kalabalık, ne kadar çok olursa, o kadar iyi sanat oluyor.
Yine sandım ki, o yüzden ne kadar çok frekans bir arada olursa, şifa sanatı da o ölçüde zenginleşir.

Sonra, bu konuda da oburluktan gurmeliğe geçtim.
Yargılamıyorum, ama 5 duyunun tamamını yoran avam bir kitsch rüküşlüğü gibi, kalabalık şifa sanatı da, aslında aslından uzaklaşmak demek.
Şimdi, adını ünvanlarıyla değiştiren, kaç konuda uzman olduğunu, kaç teknik bildiğini pazarlayan, kadim yolda ayrılmalarına rağmen, hem şifacı hem hoca olan arkadaşları görünce, yine üzülüyorum.
Çünkü bu da bir sanat.
Ve iyi bilseniz de, teknikler de, çok çalışsanız da, çalışmak da, sizi sanatçı yapmaz.

Naklettiğinizin taklidi olmak da bir yol.
Ama akletmenin coşkusu bambaşka!
Ve mükemmel, artık bir şey ekleyemeyeceğiniz bir kalabalık değil, artık bir şey eksiltemeyeceğiniz bir sadeliktir.
Sanat uzun, hayat kısa, hayat kısa ama geniş…

823 kez okundu
Paylaş

İlginizi Çekebilir

  • Heykeltıraş RasimHeykeltıraş Rasim Bir arkadaşım var, Rasim. Heykeltıraş Rasim. Heykel yapar. Bir elinde çekiç, bir elinde taşçı kalemi, sabah akşam tak tuk taka taka tuk tuk tuk… Geçen gün yanındaydım, “bi dön […]
  • Hayatın KucaklamasıHayatın Kucaklaması Ben küçükken babamdan sürekli olarak "Sen daha hayatın darbesini yememişsin." sözünü duyardım. Beynimin içine öyle işlemiş ki bu söz, 38 senelik hayatım boyunca hep bir yerlerden darbe […]
  • Aşk ŞartlandırılmamalıAşk Şartlandırılmamalı “Benim içimde benim bile varlığından haberdar olmadığım bir yere dokundun, ya sonra.. Nerede olduğunu bildiğim halde kayıplardayım. Artık sen ben olsan, ben de sen. Girsen hayatıma […]
  • Mona Lisa’nın Teğellenmiş HikayeleriMona Lisa’nın Teğellenmiş Hikayeleri Bütün gün bir vitrinin içinde, el el üstünde, yüzünde yarım bir gülümseme ile tek başına oturmak hiç de kolay değil. Her akşam Oyuncak Müzesi kapandıktan sonra bir oh çekiyor, ayağa kalkıp […]

Sosyal Medyada Takip Edin

Üye Olun

Yazarlar

Kategoriler

Takvim

Aralık 2016
P S Ç P C C P
« Kas    
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  

Arşivler