felsefe taşı

Babalarından şefkat almayan kızlar ve anneler ve oğulları…

Babalarından şefkat almayan kızlar ve anneler ve oğulları…
Ocak 23
15:47 2015

Azınlıkta çok harika anneler var, onları tenzih ediyorum.
Ama annelerin çoğunluğu, eşlerinden bulamadıkları şefkat ve duygu paylaşımlarını oğullarına projekte ediyorlar.
Oğulları, kocalarının olamadığı duygusal koca olsun istiyorlar.

Oğullarının sağlıklarını merak etmelerini, saçlarını okşamalarını, çiçek getirmelerini, beraber perde alışverişine gitmeyi istiyorlar.
Bluğ çağından itibaren erkek çocuklar bundan yorulmaya başlıyorlar, ama yine de “görevlerine” devam ediyorlar.
Zaten ergen delikanlı-anne çatışmalarının temelinde de bu var.

Delikanlı, ilk gördüğü ve en iyi tanıdığını düşündüğü kadın olan annenin, sürekli talepkar ama müşfik modeline duyduğu hayranlık-korku karışımı duyguyu bütün kadınlara projekte ediyor.
Ve asla kadınları anlayamayacağını zannediyor.
Buna rağmen evlenirse, ve annesi eşine kuma muamelesi yapmasa bile, yıllar süren duygusal kocalıktan yorgun, o da eşine şefkat veremiyor.

Yani sorun aslında annelerin oğullarını prens gibi yetiştirmeleri değil, kendilerini prenses zannetmeleri.
Bir babanın oğluna bırakacağı en büyük miras, duygusal boşluğu olmayan bir anne.
Ve kadınları korkmadan sevmesi için, aşk romanları.
Mutlu annelerin bağımsız oğulları olur.

Babalarından somut şefkat almamış kadınlar ve şefkat alsalar da, babalarının erkek gibi yetiştirdiği kadınlar erkeklerle rekabete girer, ve güvenmezler. Erkek egemen dünyada savunma amaçlı güçlenirler, zırhları ve kalkanları olur.

Kendilerinden daha erkek erkekler arar ve bulamazlar.
Evrenden şefkat almayı öğrenemedikleri için, eş ve iş sorunları yaşarlar.
Baba sorununu aş(a)mayan kadınlar, kadın ve mutlu olamazlar…
Önce zihin özgürleşmeli, sonra teslimiyet ve esneklik gibi feminen değerlerle barışılmalıdır.

Mümkünse saygı duydukları bir adamdan, paternal şefkat de şifalandırıcıdır.
Zor kadınlar için zor biliyorum.
Ama yapamasalar bile, Murathan Mungan’ın cümlesiyle, “aramaktan vazgeçmesinler, bulmaktan vazgeçsinler”…

11.845 kez okundu
Paylaş

İlginizi Çekebilir

  • Evrensel ahlak var mıdır?Evrensel ahlak var mıdır? “Madde bağımlılığı ahlak bozukluğuna yol açar”. Tıbbi veya kriminal açıdan bakarsanız giriş cümlesi çok doğru, bilindik ve sıradan bir tespittir. Bunu; “Maddiyat bağımlılığı veya hırsı, […]
  • Öylesine Bir YazıÖylesine Bir Yazı Hayatımın unutamadığım dönemleri vardır.Çok küçük şeylerden büyük keyif aldığım zamanlar.Hayattan çok bir beklentinin olmadığı senin de hayata karşı çok fazla taahhüdünün olmadığı […]
  • BabaBaba Baba; iskele babası, mafya babası, mahallenin babası, dert babası, telli baba, şambaba, baba adam vesselam… Babalığın atfedildiği acı ve tatlı, şiddet ve şefkat içeren daha nice […]
  • Diyelim ki, kokoreççisin…Diyelim ki, kokoreççisin… Diyelim ki, kokoreççisin. Nasıl meslek? Şahane... Tüm gece, elinde satır, önünde bir kesme tahtası, o yoğun dumanın içinde, kokoreç kokuları üstüne sine sine .... taka taka taka ... […]

Sosyal Medyada Takip Edin

Üye Olun

Yazarlar

Kategoriler

Takvim

Aralık 2016
P S Ç P C C P
« Kas    
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  

Arşivler