felsefe taşı

Santorini: Herkül Sütunlarının Ötesinde

Santorini: Herkül Sütunlarının Ötesinde
Kasım 04
23:13 2013

Çeşitli kuramlar var, kayıp kıta Atlantis´in Karayipler´de, Bermuda’ da veya Hint Okyanusu´nun güneyinde yer aldığı ya da Cebelitarık Boğazı´nın hemen dışında Atlantik’teolduğu gibi…Bir ara Atlantis´in Mezopotamya´da olduğu bile ileri sürüldü.

Bazılarına göre Platon’un diyaloglarında gömülü bir hikâyedir Atlantis, kendisi tarafından üretilen politik teorilerini anlatmak için yaratılmış bir efsane olarak görülür. Bu açıdan bakacak olursak bilgeler bilgesi Solon’ un MÖ 9500 de Atina’yı fethetmeye çalışıp başarılı olamadığı günlerde, bir gecede okyanusa batan bir uygarlık Atlantis… Platon’un hikâyeyi Thera yanardağının patlaması veya Truva Savaşı’ndaki bazı materyalleri oluşturduğunu savunurken, kimilerine göre MÖ 373’te gerçekleşen Helike’nin yıkımı veya MÖ 415-413 yılları arasında gerçekleşen Atina’nın başarısız Sicilyalı’ lar tarafından işgali gibi olaylardan esinlenildiği savunulur.

Platon’un Timaeus ve Critiasdialogları, Atlantis’in mevcudiyetinden kesin olarak bahsedilen tek yazılı kayıtlar. Ünlü filozof Platon´un “Critias” ve “Timaeus” adlı eserlerinde bulunan ve kendisinden yaklaşık 200 yıl önce yaşayan Bilge Solon´un anlattığını ve onun da dönemin de Atlantis Kıtasının öyküsünü Mısırlı Rahiplerden duyduğunu yazmakta. Platon’a göre Atlantis´in dev bir kıtada bulunan bir uygarlık olduğunu, Mısır, Libya ve Adriyatik arasında yer aldığını, iki büyük ada ve on büyük şehirden oluştuğunu da anlatıyordu. Atlantis´in başkenti Metropolis, ikinci büyük kent “Krallar Kenti”… İddialara göre Metropolisve Krallar Kenti Santorini ve Girit Adalarındaydı.

Ne kadarı doğrudur?gibi sorularımızın cevapları yok. Platon’ dan günümüze gelen güvenilir yazılı kaynak yok…

Bir gemi güvertesinde sizlere seslendiğim şu an; yaşam önüne katıp sürüklediği beni, bu kez cennet bir limana getirip bıraktı. Az sonra Egenin görkemli coğrafyası ve mimarisiyle Ege Adaları içinde farklı bir yere sahip olan Santorini’ ye yani diğer adıyla Thira’nın antik limanına demir atacağız… Böyle bir cennete gelince yediğin içtiğin senin olsun gördüklerini anlat dediğinizi duyar gibiyim. Ancak bazı coğrafyalar vardır ki anlatmaya kelimelerin gücü yetersiz kalır. Gezmek, görmek adına yazılacak her şey önceden sık sık yazılmıştır… Bu ada sanki öyle bir yer… Klasik bir gezi yazısı olarak değil, yazıya başladığımız gibi devam edelim izninizle…

MÖ 1500´de günümüzden 3500 yıl önce tüm zamanların en büyük volkanik patlaması Ege Denizi´nde Santorini Adası´nda gerçekleşti. Patlama sonucunda, 750 metre derinliğinde, 5 km çapında bir krater ve 10.000 m yüksekliğinde bir kül bulutu oluştu. Patlamanın yarattığı dalga, öylesine yüksekti ki dev dalgalar adaları yutmuştu…

Japonya’ya atılmış olan atom bombasının etkisinin önemli kabul edilemeyeceği kadar şiddetli 7500 megatonluk bu patlama, bir adadan üç ada yaratmış, bunlar dik süngertaşı ve kül yamaçları olan 80 kilometre karelik bir kütleyi çevrelerler. Ada üzerine milyonlarca ton volkanik kül yağmış ve her tarafı toz tabakalarıyla kaplamıştı. Kuzeybatı rüzgârları volkanik külü Doğu Girit’e ve Doğu Akdeniz’e kadar taşımıştı. Onlarca yıl yerküre sera etkisinde kalmıştır. Girit’te bir iki metre kalınlığında kül düşmüş, derin deniz araştırmalarında Santorini külünün 300.000 kilometre karelik bir alana ve rüzgâr yönünde 700 kilometre kadar uzağa yayıldığı bulunmuş. Örneklerdeki tanecik boyutları ise kuzeybatı rüzgârlarıyla taşınmaya uygun kül ile uyumlu bulunmuştur. Bu etkinin izleri günümüzde bile Sibirya ve Amerika kıtasındaki arkeolojik araştırmalarda kendisini gösterir. Şöyle ki; günümüzdeki bilim adamları Kuzey Avrupa ile Grönland’dan buz bilgilerinin, yaklaşık İÖ 1628 yılında çok geniş bir alanda ısı düşmesi ve ağaç büyümesinin duraklaması gibi olayları ortaya çıkardığını iddia ederler ki, bu olgu da volkanik külün güneş ışınlarını kesmesiyle ilişkilendirilir.

Girit’teki Minos uygarlığı da en parlak döneminde bu büyük felaket nedeniyle ne yazık ki yok oluyor. Teoriye göre bu olay zamanla Atlantis efsanesini yaratıyor. Bu büyük felaket sonraki tüm dönemlerde insanlar denizden uzak durmuş, adalarının sarp yüksek bölgelerinde açtıkları mağaralara yerleşmişlerdi. Günümüzde yapılan arkeolojik çalışmalar ve kazılar Santorini’nin antik dönemlerinden birçok hazineyi gün ışığına çıkardı. Bu bilgiler ışığında adanın geçmişi İ.Ö. 9. yüzyıla kadar uzanıyor. Yunan ArkeologSpyridonMarinatos,felaket tarihini İÖ 1450 olarak belirledi. Bu tarih Minos Uygarlığının çöküşe geçtiği ve Knossos’da yıkım belirtilerinin görülmeye başladığı tarihtir. Marinatos böyleceThera patlamasının Knossos’unve bir bütün olarak Minos Uygarlığının çöküşünde katkısı olduğunu iddia etmiştir.Marinatosyaptığı çalışmalar esnasında kaçan insanların bıraktıkları yataklar, küpler ve diğer eşya, atıldıkları yerlerde öylece duruyordu. Duvarlardan bazılarındaki parlak renkli fresklerde savaşçılar ve kentler, gemiler, hayvanlar ve bitkiler, hatta boks yapan iki çocuk freski bulmuştu.Evlerinin duvarlarının freskleri 3500 yıl önceki köy yaşamını bizlere sunuyor…

Thera’ da yaşanan büyük felaketinin Minoslu’ ların yaşamı üzerinde, özellikle de kuzey kıyılarında ya da Doğu Girit’te ve irili ufaklı tüm adalarda volkanik kül bulutunun yolu üzerinde yaşayan çiftçi toplulukları ve evler üzerinde olumsuz bir etki yaratmış olduğunu tahmin etmekte zorlanmamaktayız. Muhtemeldir ki yağan küller tarladaki ürünü örtüp aynı yerlerin bir daha sürülmesini engellemiş, açlığın ve ölümlerin sonucunda oluşan bulaşıcı hastalıklardan yüzlerce ve belki de binlerce kişi ölmüştür.Yüzlerce ticari gemi, balıkçı teknesi ve daha küçük tekne dalgalar sonucunda parçalanmış ve bu da Minos uygarlığını besleyen şarap ve zeytinyağı ticareti üzerinde çok ciddi sonuçlar doğurmuş olmalıdır. Ancak felaket, patlamadan sonra birkaç kuşak boyunca yaşadıkları ve hatta geliştikleri anlaşılan Minoslu’ları yok edememiş…

Thera patlaması günümüze adanın en yüksek yeri olan 564 metrede aktif bir volkanı bizlere miras bırakmıştır. Son volkanik hareket 1950’ de yaşanıyor ve ada yerle bir oluyor… 1970 lere kadar yaşam olmayan ada bu yıllarda tekrar imar ediliyor, günümüzde volkanik hareketlerin izlerinin her köşede kendini gösterdiği ada sarp yapısıyla sanki bir tiyatro sahnesi edasıyla benzersiz manzaralar sunuyor. Santorini’nin iki büyük yerleşimi Fira, Oia ve küçük köyler, beyaz/mavi evleriyle adayı daha da güzelleştiriyor. Yükseklek tepelerde itina ile yapılan Proopitilyas’ a adanmış şapeller, özgün coğrafyası, arkeolojik değerleri ve plajlarıylaadayı misafirlerine cazip bir yer kılıyor.

Bu gün Santorini’ ninOia kentinde (13.Ekim.2013 Pazar günü saat 16.12) bu yazıyı sizler için hazırladığım sıralar, hemen yanı başımızda bulunan ve yazımıza konu olan Girit’ in Hanya şehrinde, TSİ 16.12’de 6,4 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Depremin ardından akşam saatlerinde Karayipler’de iki ayrı adadan oluşan ülke Trinidad ve Tobago’da 6,4 büyüklüğünde deprem oldu. Kaderin cilvesi bu olsa gerek…

İnsanlığın geçmişini merak etmek, bunun için yeni coğrafyalara yelken açmak çok güzel, çok okuyan mı bilir? Yoksa çok gezen mi? Bence her ikiside…
Sizlere, bir gezide aradığınız her ne olursa olsun bulabileceğinize inandığım bir cennet adadan seslendim. Bir sonraki yazımKarayipler’ den bir adanın limanı olacak.Hepinize macera, tarih, eğlence, doğa, fotoğraf ve niceleriyle dopdolu geziler dilerim. Gezmek flört gibi, kalıp buraları sevebilirim. Ama en iyisi gitmek olsa gerek! Daha görülecek o kadar çok yer var ki…

13 Ekim 2013, Oia, Santorini

Necati Ekmekçioğlu

2.532 kez okundu
Paylaş

İlginizi Çekebilir

  • Motorcuya ÖğütlerMotorcuya Öğütler "UZUN BİR MOTOR YOLCULUĞU YAPMAYI DÜŞÜNÜYORSANIZ; Değişik marka ve model motorlardan, hatta bir Citroen 2CV’den tutun da, karavanlara, kasası kapatılmış bir Unimog’a yada içi uzun yol […]
  • İzmirİzmir Çok duymuşumdur, ya da belki duymuşsunuzdur, Ankaralıların ve özellikle İstanbulluların İzmir'le ilgili olarak eleştiri yaptıklarını. Muhtemel Ekşi'de okumuştum bi'zaman ve çok tutmuştum […]
  • Madrid Sokak LezzetlerimMadrid Sokak Lezzetlerim Tanımadığım yabancı bir kenti ziyaret ettiğimde, herkes gibi, zamanımın bir bölümünü ortalama bir turiste yaraşır biçimde geçiririm. Müze ziyaretleri yapmaktan, önce tur kitaplarını […]
  • Küreselleşme sürecinde “kentlilik”le “köylülük” çatışmasıKüreselleşme sürecinde “kentlilik”le “köylülük” çatışması Yeryüzündeki 5 kıtayı, 200 değişik bayrak, başkent, ırk, dil ve inançla 200 devlete bölen "ulus-devlet" modeli; aynı zamanda, bir güzel de beyinlerini buzlandırıp koşullandırarak, köküne […]

Sosyal Medyada Takip Edin

Üye Olun

Yazarlar

Kategoriler

Takvim

Aralık 2016
P S Ç P C C P
« Kas    
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  

Arşivler