felsefe taşı

Zihin, tüm maddenin matrisidir!

Zihin, tüm maddenin matrisidir!
Nisan 24
13:16 2015

“Gerçekte madde yoktur.

Tüm madde kaynağını bir atomun parçacığının titreşimine neden olan ve bu küçük güneş sistemini bir arada tutan bir kuvvetten alır.

Bu gücün arkasında bilinçli ve akıllı bir zihnin varlığını varsaymalıyız.

Bu zihin, tüm maddenin matrisidir” (1) Max Planck

“Zihin, tüm maddenin ana yapısıdır. Aslında madde yoktur.

Zihin, tüm maddenin ana yapısıdır” (2) Max Planck

“Eğer golf topu büyüklüğünde bilince sahipseniz,
bir kitabı okuduğunuzda, golf topu büyüklüğünde anlayışa sahip olursunuz.

Dışarı baktığınızda, bir golf topu büyüklüğünde farkındalık,
ve sabah uyandığınızda, bir golf topu büyüklüğünde uyanıklılığınız olur.

Eğer o bilinci genişletebilseniz;
bu durumda okuduğunuz kitabı daha fazla anlar,
daha fazla farkındalıkla dışarı bakar,
ve uyandığınızda daha fazla uyanıklık içinde olursunuz.

Bu, bilinçtir.

Ve her birimizin içinde saf, titreşim halinde bir bilinç okyanususu var
ve bu bilinç okyanusu, zihnin kaynağında ve temelinde,
düşüncenin kaynağı ve tüm maddenin de kaynağıdır.

Gerçekte, gördüğümüz şekilde bir madde yoktur,
Tüm madde, kaynağını, bir atomun parçacıklarının titreşimine neden olan,
küçük bir güneş sistemine benzeyen atomu bir arada tutan kuvvetten alır.
Bu gücün arkasında bilinçli ve akıllı bir zihnin varlığını varsaymalıyız.

Bu zihin, tüm maddenin matrisidir” (1) Max Planck

Einstein’la başlayarak, modern fizik, bize bu sağlamlığın bir illüzyon olduğunu kesinleştirmiştir.

Tüm fiziksel madde, etrafımızdaki herşey, bir frekansın sonucudur.

Her bir düşünce, örümceğin örmeye ve örmeye başladığı ağın, ağı ören silahı gibidir. Bilgi, anahtardır. Bilgi aktıkça ve matematiksel olarak konuşursak, birkaç fraktalı oluşturdukça, bu etki alanı artar. (3)

Kaliforniya Üniversitesi’nden nörobilimci ve psikiyatri profesörü Jeffrey M. Schwartz, algının beyinden bağımsız meydana geldiği gerçeğini şu sözlerle açıklamaktadır:

Her bilinç durumu, muhtemelen tek ve eşsiz olan belli bir hisse sahiptir.

Bir hamburgeri ısırdığınızda edindiğiniz deneyim, bir bifteği çiğnemekten farklıdır.
Her türlü tat deneyimi, bir Chopin etüdünü dinlemekten veya şimşekli bir fırtınayı seyretmekten veya bir içeceğin kokusundan farklıdır.

Görsel kortekste kırmızının oluştuğu yerin belirlenmesi, bizim kırmızıyı algılamamız veya kırmızı algısının neden Alfredo yemeğinin tadından veya (Beethoven’in eseri) “für Elise”yi dinlemekten farklı olduğunu açıklamaktan uzaktır…

En detaylı MR’lar bile algılamanın veya fark etmenin fiziksel kaynakları dışında bir şey vermemektedir. Bunun nasıl bir duygu olduğunu açıklamanın yanına bile yaklaşamamaktadır. Kişinin birincil olarak kırmızıyı algılaması konusunu açıklayamamaktadır. Bunun farklı insanlar için de aynı olduğunu nereden bilebiliriz?

Neden beyin mekanizmaları üzerinde çalışmak, hatta moleküler seviyede çalışmak, bu sorulara hiçbir şekilde bir cevap sağlayamamaktadır?

Jeffrey M. Schwartz, Sharon Begley, The Mind and The Brain “Neuroplasticity and the Power of Mental Force”, Regan Books, 2003, s. 26-274 (4)

Peter Russell ise, bu gerçeği şu şekilde açıklamıştır:

Ne zaman fiziksel görünüm ayrıntılarını araştırmaya kalksak, hep elimiz boş dönüyoruz.

Fiziksel ile ilgili olarak edindiğimiz her fikir yanlış çıkıyor. Maddecilik fikri gözlerimizin önünde buharlaşıp gidiyor. Ama maddesel dünyaya olan inancımız gitgide kökleşiyor – bizim deneyimlerimizle sürekli olarak takviye oluyor – öyle ki, bunların fiziksel bir temeli olması gerektiğine dair zannımıza sıkı sıkıya yapışıyoruz.

Dünya’nın tüm evrenin merkezinde olduğu zannından hiçbir zaman şüphe etmeyen ortaçağ astronomları gibi, dış dünyanın fiziksel bir kökeni olduğu zannımızı hiçbir zaman sorgulamıyoruz. Gerçekten de, bunun yanıtının doğruca bize bakıyor olabileceğini fark ettiğimde oldukça şaşırdım.

Belki de dışarıda gerçekten de hiçbir şey yok.
Yani, hiçbir “şey”. Fiziksel görünüm diye bir şey yok.
Belki de her şeyin sadece beyinsel bir görünümü var. (5)

Kaynakça:
(1) http://okyanusum.com/belgesel/evrenin-isletim-sistemi-bilinctir/
(2) http://en.wikiquote.org/wiki/Max_Planck
(3) http://okyanusum.com/hazirlaniyor/illuzyonun-matrisi/
(4) http://reddievrim.blogcu.com/dis-dunyayi-tanitan-5-duyu/7862667
(5) (Peter Russell, The Primacy of Consciousness, http://www.peterussell.com/SP/PrimConsc.html )

6.340 kez okundu
Paylaş

İlginizi Çekebilir

  • Ana, Çocuk ve E(k)mekAna, Çocuk ve E(k)mek “ İşçilerin yaşadığı dış mahallenin dumanı ve yağ kokusu içinde, fabrikanın düdüğü her gün böğürüp titreşirdi. Asık suratlı, kasları hâlâ yorgun insanlar, ürkütülmüş hamamböcekleri gibi […]
  • İlk Oluşan Enerjiİlk Oluşan Enerji Etrafta sadece Enerji vardı.Sıkıldı bir gün ve madde oldu.Madde tek başına anlamsız oldu.Tekrar enerji oldu.Ters giden bir şeyler vardı Hareket yoktu.Madde tekrar oldu ve ‘’Enerji’’ enerji […]
  • Çok Hücrelilere Geçiş Evrimine Kısa Bir BakışÇok Hücrelilere Geçiş Evrimine Kısa Bir Bakış Biyologlar şöyle der; Bütün insanlar (ökaryotik hücrelere sahiptir)bir anda ortadan kalksa, Dünya'daki türlerin %99'u bunun farkına bile varmaz. Ancak bakterilerin tümü bir anda ortadan […]
  • Dingonun “Dijital” Ahırı!Dingonun “Dijital” Ahırı! Çevrenizde Vikipedi’ye madde yazan veya mevcut bir maddeyi güncelleyen kaç kişi var? Güncellemeler ne tür bir süreçten geçiyor? Güncelleme yapanların kaydı tutuluyor mu? Dijitalleşme […]

Sosyal Medyada Takip Edin

Üye Olun

Yazarlar

Kategoriler

Takvim

Aralık 2016
P S Ç P C C P
« Kas    
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  

Arşivler