felsefe taşı

Yücelerin Yücesi

Yücelerin Yücesi
Aralık 08
13:00 2015

Bu bir biyolojik evrim yazısıdır ama belki de öyle değildir, kim bilir?

Kendinizi düşünün. Şimdi herhangi bir organınıza bakın, mesela kolunuza, elinize. Şimdi parmağınıza gelin, sonra parmağınızın boğumuna, elinizdeki çizgilere bakın ve şimdi o çizgilerden birini bir mikroskoba koyduğunuzu var sayın. Ve yeterince güçlü bir mikroskop olsun ki tek bir hücrenizi görebilsin. Şimdi o tek hücreye bir bakın lütfen ve hücrenin de içine girin, tekrar değişik yapılar başladı, bu sefer onlara organlar yerine organeller diyoruz. Mitokondrinin yanından geçin ve çekirdeğe girin orada biraz ilerledikten sonra kromozomları görün. 46 tane olacak sayın.

Şimdi kromozomlardan birinin içine girin ve devam edin bir DNA iplikçiğine rastlayın durmayın sağdan devam edin ve şimdi DNA’yı oluşturan maddelere gelin. Oradan geçip proteinlere ulaşın tek tek bakın. Sonra amino asitlere ve ilk karbon temelli moleküllere gelin, durmayın daha gidin elektronlara, nötronlara ve daha aşağılara inin. İşte sizi, beni, herkesi, taşı, ağacı, suyu, gezegenleri, kokarcayı, grip virüsünü oluşturan yapılara ulaştınız. Ama bu yazı aslında öncelikle yüceyle ilgili ama yüce nedir? elektronlara göre amino asit mi yücedir, proteinlere göre DNA’ mı? Çekirdeğe göre hücre mi yücedir acaba? Dilerseniz konuyu basitleştirmek açısından biz tek bir hücreyi alalım birim olarak. İnsan vücudunda görevleri bulunduğu yere göre farklılaşmış ama hepsi aynı DNA’yı taşıyan 10 trilyon hücre olduğu biliniyor. Şimdi diyelim ki bu hücrelerin her birinin adı Yüce olsun. Hepsi farklı görevler yapıyorlar kimi kalp oluyor kimi böbrek, kimi beyin. Hepsi aynı genetik bilgiyi taşıyorlar ve hepsi bir büyük yapının yaşaması için gerekli enerjiyi sağlıyorlar, oksijeni dokulara götürüyorlar, organları oluşturan kendi kardeşlerinin yaşaması için destek veriyorlar, kasları, iskeleti oluşturan diğer yüce kardeşlerini besliyorlar ve bütün bunların tek bir amacı var. Kendilerini yaşatmak, beslenmek ve üremek, sonra diğer kardeşlerle rekabet ederek eşey kromozomlarından birindeki yüce kardeşleri aracılığıyla farkına varmadan içinde bulundukları bedenin kopyasında rol alarak yaşamlarını sonsuza kadar sürdürmek.

O kopyadan tekrar sonraki kopyaya atlamak yeniden kendilerini kopyalayıp bir sonraki yaşama adım atmak istiyorlar yüceler. Tek eksikleri dünyalarının içinde bulundukları organdan ibaret olduğunu sanmaları. Örneğin karaciğer onların dünyası olabilir ya da akciğer. Bu yaşamlarını aynı yerde bir sonraki dölde de sürdürmek istiyorlar. Bazıları bunu başarıyor, içinde bulundukları bedenin oğulunda yine karaciğer hücresi oluyorlar ama bir kısmı beyin ya da kalp oluyor ve yeni bir yaşam sürdürdüklerini, öbür yaşamdan ne kadar farklı bir alemde olduklarını düşünüyorlar ama eğer şanslı olup da bir sonraki oğula aktarılırlarsa belki yine karaciğer hücresi oluyorlar. Bu sefer eğer beyin hücresi oldukları günleri hatırlarlarsa ben ne yaptım cezam neydi diye düşünüp belki tekrar beyine yükselmeye çalışıyor olabilirler. Ama bilmedikleri büyük bir bedenin ve 10 trilyon daha kardeşin uyumlu birer üyesi olmaları gerektiği olabilir. Kesin olarak da nasıl büyük bir yapının içinde olduklarını bilmiyorlar.

Etraflarında birçok başka yüce olduğu ve bir organdan diğerine seyahat etme teknolojileri de kısıtlı olduğu için ve eğer organa evren dersek bu evrenin dışına çıkamadıkları için bütüne ait bir görüşe sahip değiller. Ve ona ulaşmanın imkansız olduğunu düşünüyorlar sadece uyumlu bir yüce olmaya çalışıyorlar bulundukları ortamın gerektirdiği şekilde.

İlginç olan şu, onların oluşturduğu ve onlarsız var olması mümkün olmayan bütün de onların varlığının farkında olmasına ve elindeki gelişmiş teknolojik yeteneklerle onları tek tek görebilmesine rağmen, günlük hayatında tek tek hücrelerin ya da yücelerin farkında değildir. Kendini bir bütün olarak görür ve vücudunun her bir parçasını kendinin kontrol ettiğini düşünür. Gelin bu bütüne de bütün yüceler onun sınırları içinde bulunduğu için “Yücelerin Yücesi” diyelim. Yücelerin Yücesi’nin de kendine göre bir yaşamı, uyum göstermek zorunda olduğu yaşamının gerektirdiği kuralları var. Yücelerin Yücesi dediğim gibi belki farkında ama pek düşünmüyor olabilir şunu; tek tek yüceler olmadan kendisi var olamaz, ona hayat veren tek bir tanesinin bile eksikliğinde vücut bütünlüğünde sorunlar çıkaracak olan o küçücük yücelerdir. Her bir yücenin bilinci yok gibi görünse de yücelerin oluşturduğu yücelerin yücesi hepsinin ortak bilinci ve vücudu olarak yaşamını onlarla ve onların sayesinde sürdürmektedir.

Peki Yücelerin Yücesi tek bir Yüce için ne olmaktadır? Buna çeşitli isimler verilebilir elbette ama yüceler açısından bakıldığında onlar Yücelerin Yücesi’ni oluşturuyor olsalar da, bu bütünsel yapı onların yaratıcısı gibi algılanabilir onlar açısından.

Şimdi düşünce ufkumuzu genişletmeye çalışalım ve biraz daha genişe bakalım. Yücelerin Yücesi’nin tek bir Yüce olduğu, yanında kendisi gibi yücelerin olduğu daha büyük bir organizma olabilir mi acaba? Belki onlar da bir büyük Yücelerin Yücesi’nin parçalarıdır ve bunu bilmiyorlardır ve günlük yaşamlarında küçük farkındalıklar geliştiren içlerinden bazıları belki o kendine göre Yücelerin Yücesi olana ulaşmak için kendisi ve başkaları üzerinde çalışmalar yapmaktadır. Ve belki ulaştıklarında Yücelerin Yücesi’ne karşılarında yeni bir farkındalık ve yepyeni bir Yücelerin Yücesi’ne ulaşma çabası daha bulacaklardır ne dersiniz? Taa mora ulaşıncaya kadar belki gökkuşağının bütün renklerinden geçmeleri gerekecektir, bu küçücük minnacık biyolojik varlıkların kim bilir?

2.302 kez okundu
Paylaş

İlginizi Çekebilir

  • Heykeltıraş RasimHeykeltıraş Rasim Bir arkadaşım var, Rasim. Heykeltıraş Rasim. Heykel yapar. Bir elinde çekiç, bir elinde taşçı kalemi, sabah akşam tak tuk taka taka tuk tuk tuk… Geçen gün yanındaydım, “bi dön […]
  • Eğer Ben Varsam…Eğer Ben Varsam… Bir an tüm öğretileri bir kenara koyun. Dünyayı algılamayı ve sormaya başladığınız anı düşünün. İşte tam o anda sizin için dünya ve evren var oldu. Siz bilincinizi yitirip dünyadan göç […]
  • İçindekiİçindeki Günlerdir karnında bir ağrı vardı... Düzensiz yemek ve uzayan mesai saatleri ile fast food'a boğulmuştu. Sabah kahvaltısı bir kahve, bir sigara ve eline geçen bir ekmek arası öğütülecek […]
  • Kendini Tanımak Ne Demek?Kendini Tanımak Ne Demek? Kendini tanımak ne demek? Önce ezoterik alanda ne konuşulur ne konuşulmaz üzerine yazdım sonra da farkındalık nedir sorusuna yanıt aramaya çalıştım. Şimdi tehlikeli suları […]

Sosyal Medyada Takip Edin

Üye Olun

Yazarlar

Kategoriler

Takvim

Aralık 2016
P S Ç P C C P
« Kas    
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  

Arşivler