felsefe taşı

Tartışmaları Kucaklayan Yönetici Olun

Tartışmaları Kucaklayan Yönetici Olun
Şubat 07
16:02 2014

Bir çok insan çevresi tarafından sevilmek ve değer görmek ister, bu düşünce insan davranışlarını etkileyen en temel inançlardan bir tanesi ve nerdeyse en önemlisidir. Bu inanç ve motivasyon doğrultusunda da bilinçli veya çoğu zaman bilinçsizce tartışmalardan kaçınma arzusunda oluruz. Özellikle çalışma hayatında “uyumlu”, “uç noktalarda olmayan”, “aykırı davranmayan” ve bir “takım oyuncusu” olarak davranmayı tercih ederiz. Tek istenilen çoğu zaman birlikte çalışılmaktan en mutluluk duyulan kişi olmaktır.

Bu düşünce sisteminde, tek gözden kaçırılan konu, yaratıcı fikirlerin ve işleri daha iyi yapmak için gereken en iyi yolların yapıcı tartışmalarla ortaya çıktığıdır. Firmalardaki organizasyonlarda, son derece donanımlı, farklı bakış açılarını yakalayabilen, hırslı, aynı konuda birden çok güçlü fikre sahip ve farklı değerler uğruna yaşayan insanlar arasında tartışmaların olmaması kaçınılmazdır. Her gün birlikte çalıştığımız insanlarla sürekli uyum içerisinde olmak mümkün değildir.

Yöneticilerin, karşı karşıya kaldıkları en zorlu durum ise, ortaya çıkan tartışmaları, yaratıcı fikirlerin oluşması için yönetebilmek ile tartışmadan kaçınma iç güdüsü arasındaki dengedir.

Bir çok yönetici, kontrol dışı şiddetli tartışmaların, bulunan ortamda iletişim için zehirli bir hava yaratıp çalışanlar arasında düşük morallere ve çalışan sirkülasyonlarına (işten ayrılmalara) sebep olacağının bilincindeyken, yeterli düzeyde gerçekleşmeyen kontrollü tartışmaların aynı zehirli durumlara sebep olacağını ne yazık ki gözden kaçırmaktadır. İnsanlar, konuşmaktan kaçındıklarında veya mevcut durum ve süreçler hakkında konuşturulmadıklarında, ileride anlamsız bir kargaşa ve mevcut durumların pasif bir şekilde kabul edildiği ortamları yaratılacaktır. Bu nedenle sürekli uyum içerisinde olma çabasının, bu dengeyi nasıl etkileyeceği çok iyi düşünülmelidir.

Doğal bir dürtüyle ve sıklıkla bilinç dışı ortaya çıkan, tartışmaların sesini susturma ihtiyacı, üstesinden gelinmesi zor olsa da denemek isteyeneler için bazı küçük tavsiyeler;

1- Tartışmalar için önceden yapılandırılmış kurallar belirleyin.

Her bir birey tartışma sürecinde farklı derecelerden baktığı için, herkesin aynı düzlemde olması ve takım olarak yapıcı olunması adına belirlenecek standartlar kontrolü kolaylaştıracaktır. Örneğin belki biraz garip karşılanacak olsa da, en başta nelerin iyi olduğunun konuşulacağı ve en sonunda nelerin iyi yapıldığı ve hatta bir sonraki seferde de nelerde değişiklik yapılacağına dair bir öğrenme kuralı konulması iyi bir başlangıç olacaktır. Böylece, en başta herkesin katkısı göz önüne çıkartılacak, süreçte motivasyon arttırılıp yaratıcı fikirlerin ortaya çıkması desteklenecek ve sonuçta da pasif durum kabulleri önlenecektir.

2- Mevcut durumu sorgulayanları fark edin.

Ekip üyelerinizden her zamanki yöntemlerin dışına çıkıp farklı bakış açıları yakalamak adına adım atmak isteyenleri ve sorgulayanları cesaretlendirin. Eğer birisi geriye çekilme ve rahatsızlık eğilimi gösteriyorsa susmasına izin vermeyip bu eğilimin altındaki sebebi duymak için diğerine yaptığınız gibi cesaretlendirip takdir edin.

3- Meydan okuyucu durumları kendiniz yaratın.

İtirazların olmasını şansa bırakmak yerine, şu ana kadar alışılagelmiş yöntemlerin farklılaşmasını destekleyici görüşmeleri programlayıp öncesinde destekleyici soru kalıpları oluşturun. Rutin işlerin eğer gerekliyse güvenli ve planlanmış zamanlarda değiştirilmesi için uygun alanlar yaratın. Böylece, herkesin ileride rahatlıkla değişmesi gereken konuları tartışması için konforlu ve güvenli ortamlar oluşturursunuz.

4- Kişi ile mevcut işi birbirinden ayırın.

The Godfather Don Carleone’nin “it’s not personal, it’s business” sözünü de hatırlatıp – konuların kişiselleşmesini engelleyerek, yapıcı tartışma ortamlarının ve geri bildirim kültürünün gelişmesine katkıda bulunabilirsiniz. Bunu yaparak fikirlerimiz ve yaklaşım tarzlarımız farklı olabilir ancak halen daha birbirimize kişisel olarak saygılıyız olgusunu kuvvetlendirebilirsiniz.

Kısa bir süre için uyumlu ve iyi geçinen yönetici olmak kolay olabilir ancak bunu artık bir kenara bırakmak organizasyonunuzdaki insanlar, kendiniz ve kurumunuz için şüphesiz daha faydalı olacaktır.

Siz bu ikilemi yönetip, nasıl bir yönetici olmak istersiniz?

1.099 kez okundu
Paylaş

İlginizi Çekebilir

  • Viyana Gezi Rehberi -1Viyana Gezi Rehberi -1 Son altı ayda iki defa ziyaret ettiğin ve büyük keyif aldığın Viyana’ya adım atmayalı yirmi sene olmuş neredeyse. Bu zaman diliminde yaşlı imparatorluk başkenti değişmiş mi? Bilemiyorsun. […]
  • Düşüncelere Saygı Duymak ve Demokrasi ÜzerineDüşüncelere Saygı Duymak ve Demokrasi Üzerine Zaman zaman gazete köşelerinde gördüğüm ve kendimin de sık kullandığı bir İoanna Kuçuradi şaheseri vardır: "Fikirlere saygı duyulmaz. Saygı kişiye duyulur. Fikirler tartışılmak içindir. […]
  • Razı olmak…Razı olmak… Razı olmak... Rıza gösteren olmak... Yani hoşnut olarak, memnun olmak... Terazi kelimesi "birbirine rıza gösteren" anlamındadır aslında. Kefeler karşılıklı olarak tesviyede ise […]
  • 25 NİSAN 1915 Arıburnu – Tarihin Değiştiği Gün25 NİSAN 1915 Arıburnu – Tarihin Değiştiği Gün Çanakkale Savaşları denildiğinde aklımıza hep 18 Mart 1915 tarihi gelir. Esasen bu doğaldır. Zira 18 Mart 1915, sadece Osmanlı İmparatorluğu için değil Dünya tarihi açısından da bir dönüm […]

Sosyal Medyada Takip Edin

Üye Olun

Yazarlar

Kategoriler

Takvim

Aralık 2016
P S Ç P C C P
« Kas    
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  

Arşivler