felsefe taşı

Osmanlıdan Günümüze Kahvehane Kültürü

Osmanlıdan Günümüze Kahvehane Kültürü
Haziran 09
15:24 2014

Her ne kadar günümüzde önemini ve genel olarak işlevini yitirse de kahvehaneler ortaya çıktıkları ilk günden beri halkın toplandığı,kahve içmenin yanında sanattan siyasete pek çok konuyu konuştuğu, sanatçıların,edebiyatçıların,bilimadamlarının ve halkın her tabakasından insanın günün belli saatlerinde mutlaka uğradığı mekanlar oldular.

Kahvehaneler ilk olarak 16.yüzyılın başlarında Mekke,Kahire ve Şam’da ortaya çıktı.Osmanlı’da ise ilk kez 16.yüzyıl ortalarında görülmeye başlandılar.Bilinen ilk kahvehaneleri Halepli bir tüccar olan Hakem ve Şam’dan gelen Şems isimli zatlar tarafından açılmıştır.Kısa sürede yaygınlaşmaya başlayan kahvehanelerin sayısı Kanuni zamanında 50, 16.yüzyılın sonunda 600 ,19 yüzyılda da 2500ü buldu.

Yapılan araştırmalara göre kahvehane müdavimlerinin çoğunluğunu basit esnaf,İstanbul’a geçici olarak gelen kişiler ve alt-orta düzey devlet memurları oluşturmaktaydı ve kahvehane sahiplerinin tamamı Müslümandı.

İlk ortaya çıktıkları dönemden itibaren milletin bir araya gelip sohbet etmeleri ve bu sohbetlerde lafın dönüp dolaşıp devlet yönetiminin ve yöneticilerinin eleştirilmesine gelmesi,devleti yönetenler tarafından hiçbir zaman hoş karşılanmadı.Bu sebepten kahvehaneler sürekli olarak yasaklandı kapatıldı hatta kahvehaneciler idam edildi.

“ Her nesne ki fahim (kömür) mertebesine vara,yani kömür ola,sırf haramdır..”
“Mesavihanedir,ana varmaktan meyhaneye varmak evladır.”
Kanuni Sultan Süleyman dönemi Şeyhülislamı Ebusuud Efendi’nin bu fetvaları gelecek dönemlerde kahvehanelerin kaderleri hakkında yeteri kadar ipucu veriyordu .Nitekim 3. Murat zamanında yine bir Şeyhülislam baskısıyla kahvehanelere yasak geldi.Bu yasak sadece 20 yıl sürdü.Yasaklama işi 4. Murat döneminde daha sert ve kanlı bir şekilde devam etti.Padişahın emriyle İstanbul’daki bütün kahvehaneler kapatıldı ve yılkıldı.4. Murat aynı zamanda BostancıbaşısınıEdirneye göndermiş orada kahvehaneleri yıktırmakla kalmamış aynı zamanda kahvehanecileri de tek tek astırmıştı. 3.Selim de kahvehaneleri yasaklayan bir diğer padişah oldu.Onun döneminde de kahvehaneler kapatıldı.

Gündelik hayata 17 yüzyıl başlarında giren yeniçeri kahvehaneleri ,yeniçeri ocağının 1826da kaldırılmasıyla beraber teker teker yıkıldı.Yeniçeri ocağıyla beraber kaldırılan tulumbacılar teşkilatının yerine her mahalleye bir tulumba takımı kurulmasıyla yeniçeri kahvehanelerinin yerlerini tulumbacı kahvehaneleri aldı.Tulumbacı kahvehaneleri çok özel mimarileri,dekorasyonlarındaki muhteşem el işçiliği ve kullanılan malzemelerdeki el sanatları geleneksel Türk sanatının mükemmel örnekleriydi. Galata’da Hendek,Defterdar’da Kahya İsmail,Karagümrük’de Uzun Ahmet kahveleri en bilinen tulumbacı kahvehaneleriydi.

Osmanl’nın son dönemlerinde kahvehaneler gizli toplantıların yapıldığı,konferansların verildiği yerler haline geldi.Bunların en bilinenlerinden birisi Fevziye Kıraathanesiydi.Burası Jön Türk rejimi tarafınfdan ordudan atılan subayların toplantı yeri olmasının dışında aynı zamanda dönemin fikir önderlerinin konferanslarına ev sahipliği yapmıştır.

Tanzimat sonrasının en ünlü kahvehaneleri “Arşak ve CafeFlamme “ dı.Bu kahvehaneler Şinasi Abdulhak Hamit gibi dönemin ünlü edebiyatçılarını ağırlamıştır.
19.yüzyıl başlarında İstanbul’un kıyıları boydan boya kahvehanelerle kaplıydı.Özellikle Galata ve Tophanedeki kahvehaneler yabancı yazarların da ilgisini çekiyordu.Üsküdar semtinde de pekçok kahvehane vardı.İçlerinde en bilineni Çiçek kahvehanesiydi.Müşterilerinin çoğunluğunu edebiyatçılar sanatçılar bilimadamlarıoluştururdu.Muallim Naci Şeyh Vasfi en bilinern müdavimlerdendi.
Veznecilerdeki Darüttalim kahvehanesi de müdavimleri ile dikkat çekmekteydi.Ali Nihat Tarlan, Ahmet Hamdi Tampınar bu ünlü müdavimlerden sadece birkaçıydı.Hatta söylenen o ki Ahmet Hamdi Tampınar Saatleri Ayarlama Enstitüsü eserini yazarken,romandakikarakterlein bir bölümünü bu kahvenin müdavimlerinden şeçmiş.
Kahvehanelerde gazete ve dergilere ilk olarak Okçularbaşı’ndakiSarafim Efendi’nin Uzun Kahvesinde rastlanır .Sarafim Efendi’nin kahvehanesi ramazan ayında tam bir şiir edebiyat yuvasına dönerdi.Namık Kemal ,Hasan Suphi gibi isimler kahvehanenin müdavimleri arasındaydı.Burasının bir başka özelliği ise içeride kitap satışının yapılmasıydı.Yeni çıkan kitapları buradan temin etmek mümkündü.Bununla beraber gerek İstanbul gerekse İstyanbul dışından gelen bütün mektuplar mutlaka cevaplanır,okurların soruları yanıtsız bırakılmazdı.

Osmanlı’nın son dönemlerinden Cumhuriyetin ilk yıllarına uzanan dönemde İstanbuldaedebiyatçılşarın mesken tuttuğu bir diğer kahvehane ise Nuruosmaniye’deki İkbal kahvehanesiydi.FuadKöprülü,Yusuf Ziya Ortaç, Falih Rıfkı Atay gibi yazarları orada görmek mümkündü.

1930’lu yıllarda yıldızı parlayan bir başka kahvehane de Beyazıt’taki Küllük kahvehanesiydi.Adına şiir yazılan dergi çıkartılan bir mekandı.
“ Sanma ki avare bülbüller gibi güllükteyiz
Biz yanık bir kor gibi sabah akşam küllükteyiz..”
Buranın müdavimleri arasında Faruk Nafiz,YahyaKemal,Abdülbaki Gölpınarlı sayılabilir.1940ların başında Rıfat Ilgaz Ve Abidin Dino da müdavimler arasına katılır.Hatta Abidin Dino Küllük diye bir de dergi çıkarır.
Beyazıttaki ünlü Marmara Kahvehanesi en yoğun günlerini 1959-1971 yılları arasında yaşar.NecipFazıl,Sezai Karakoç gibi isimler sıkça görülür Marmara kahvehanesinde.Sağ-sol çatışmasının yoğun yaşandığı dönemde kahvehane sağcıların rağbet ettiği bir yer olur.Yoğun fikir tartışmalarının yaşandığı kahvede hafiyeler de eksik olmaz.

Son dönem kahvehaneler içinde en göze çarpanı Yeni Kapı’da Kemal Bey’in kahvehanesiydi.Tavla oynamanın yasak olduğu kahvehanenin okuma odası bulunmaktaydı.Kışları Ali Poyrazoğlu’nun tek kişilik oyunlar sergilediği mekanın müdavimleri genellikle yeni yeni ünlenen Yeşilçam oyuncuları ve tiyatroculardı.

12 Eylül sonrası demokrasiye geçişle birlikte kahvehanelerin de görünümleri değişti.Üniversitelerin çevresindeki “ üniversite kahvehaneleri” ve birkaç “artisler” kahvehanesi dışında kahvehaneler artık fikirlerin çarpıştığı,edebiyatçıların ve diğer sanatçıların fikir ve sanat alışverişinde bulunduğu mekanlar olmaktan çıkıp,insanlarıniskambil,tavla oynadığı ya da işverenlerin amele seçtiği mekanlar haline dönüştü.Halkın gözünde işsiz aylak takıldığı yerler olarak görülmeye başlandı.Kahvehaneler insanların sosyalleşmek yerine rahatlamak günün stresini üzerlerinden atmak üzere gittikleri mekanlar haline geldi.

KAYNAKÇA:
—AKADEMİK BAKIŞ DERGİSİ
OSMANLI VE CUMHURİYET DÖNEMİNDE KAHVEHANELER:
SOSYAL VE SİYASAL YAŞAMIN İNCELENMESİ
HALİL EMRE DENİŞ
—İSTANBUL’DA EDEBİYETÇILARIN MEKANLARI
JALE DİRLİK YAPAN ÖZATA
—KAHVELER KİTABI
SALAH BİRSEL
—KIRAATHANEDEN CAFEYE Mİ KİTAPLI KAHVEYE Mİ?
SENNUR SEZER
13 OCAK 2008 EVRENSEL GAZETESİ
—OSMANLI ŞEHİR MEKÂNLAR›:
KAHVEHANE LİTERATÜRÜ
TÜRKİYE ARAŞTIRMALARI LİTERATÜR DERGİSİ, CİLT 3, SAYI 6, 2005, 237-256
AHMET YAŞAR
—TULUMBACI KAHVEHANELERİ
PROF.DR.ABDURRAHMAN KILIÇ

4.800 kez okundu
Paylaş

İlginizi Çekebilir

  • Ezoterizmde anlatılabilir ve anlatılamaz konularEzoterizmde anlatılabilir ve anlatılamaz konular Ezoterik gelenekte sır diye bir şeylerden bahsedilir. Bunun anlatılmasının konuşulmasının mümkün olmadığı söylenir. Acaba bu gerçekten böyle midir, yoksa ezoterik gelenek bunu binlerce […]
  • Ana, Çocuk ve E(k)mekAna, Çocuk ve E(k)mek “ İşçilerin yaşadığı dış mahallenin dumanı ve yağ kokusu içinde, fabrikanın düdüğü her gün böğürüp titreşirdi. Asık suratlı, kasları hâlâ yorgun insanlar, ürkütülmüş hamamböcekleri gibi […]
  • SonSon “Demiri demirle dövdüler; biri sıcak biri soğuktu... İnsanı insanla kırdılar; biri aç biri toktu.” Pir Sultan Abdal Bilimsel çalışmalar gezegenimiz dünyanın da bir sonunun olacağını […]
  • Yeldeğirmeni’ndeki “Nezih” İki BalkonYeldeğirmeni’ndeki “Nezih” İki Balkon Benim iki yıldır yaşadığım ama bir ay sonra ayrılacağım Yeldeğirmeni’ndeki sevgili evimin bir balkonu şarka, diğeri garba bakar. Şarka bakanla uyanır, garba bakanla uyunur bu evde. Garp […]

Sosyal Medyada Takip Edin

Üye Olun

Yazarlar

Kategoriler

Takvim

Aralık 2016
P S Ç P C C P
« Kas    
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  

Arşivler