felsefe taşı

Küçük Şeyler

Küçük Şeyler
Şubat 09
14:17 2015

Küçük şeyler vardır. Maddenin, enerjinin, çocuk yapma gücünün dışında, insanı insan kılan küçük şeyler. En hayalsiz gerçekçi, en inançsız nihilist, en kuru pozitivist bile ara sıra çocukluğundan bir sayfayı hatırlar.

Gözlerinin önünde bir yer sofrasıyla bir saksı sardunya, kulaklarının derinliğinde uzaklardan yansıyan bir yoğurtçu sesinin garip ahengi uyanır:
– Çocukluğum, der.

İçini çeker, bir sigara yakar.
En vurdumduymaz görünenlerin, duygusuzluklarıyla en çok övünenlerin bile gönlünde, yitirilmiş bir sevgilinin silueti kımıldar.

Ara sıra bir deniz kıyısı, ara sıra yıldızlı bir gece, ara sıra eski tanıdıklardan gelen içtenlik dolu bir mektup, karşınızda bir an için mutluluğun kapılarını açar:
– Ah, ne güzel, dersiniz. Ah ne iyi, dersiniz.
Bir kadın bakışına, yaşamını, çek imzalar gibi imzalayabileceği bir tek günü olmamış insan var mıdır?

Bunlar küçük şeylerdir. Bunlar sık sık anlatılmayan şeylerdir. Hatta bunlar, duygulu ve güçsüz görünmemek için başkalarından saklanan şeylerdir.
Dışımızın dili ne kadar katı, kalın ve iddialı olursa olsun, içimizin dilinde sonsuz bir romantizm titrer.
* * *

Bilmem ıstakozların yaşamını bilir misiniz?
Istakozlara kabuk değiştirirken derinlerdeki kayaların diplerine gizlenirler. Çünkü o sırada, düşmanlarına karşı güçsüz ve çaresizdirler.
İnsanların da böyle, kabuklarından sıyrıldığı anlar vardır. Bu anlarını kimselere göstermek istemezler.
Bir gazinonun radyosunda çalınan Komparsita, evlendiğiniz günden yadigâr kalmış bir nefes gibi etrafınızı sarar. Kadehin içinde tüy gibi bir gelinle bir delikanlı ağır ağır dönerler. Arkadaşınız:

– Yahu birden niye daldın, diye merak etmiştir.
Gülerek:
– Hiç, dersiniz.
Ve sonra yine, ev kiraları üstüne konuşmaya devam edersiniz.
* * *

Küçük şeyler vardır. Genel müdür olan arkadaşınızın size, hâlâ kutlama kartı yazması gibi. Küçük şeyler vardır. Doğduğunuz gün, sevdiğiniz yemeğin habersizce pişirilmesi gibi.

Bir el tutuşu küçük bir şeydir. Selam küçük bir şeydir. Gülümseme küçük bir şey… Ama sevinirsiniz. Ama mutlu olursunuz.
Bunların üstünde durmaz gibi görünürsünüz. Kişiliğiniz, ıstakoz kabuğu kalınlığındaki bir “boşver”in zırhı içindedir.
Boşvermezsiniz. Uyumadan önce, bazı bazı düşünürsünüz böyle şeyleri. Sevinçle can sıkıntısının mekanizmasını, bu küçük şeyler yönetir.
İnsanlar, iç dilleriyle konuşma cesaretini kendilerinde bulsalar, elbet daha kolay ve daha candan anlaşırlardı.

Fakat olmuyor işte. Herkes kendininkini göstermeden, karşısındakinin güçsüz noktasını arıyor. Fırsat bulunca da zehirli bir hançerle arkadan vurmaya kalkıyor:
– Vaktiyle bana söylemişti. Parasızken yamalı pantolonla gezermiş.
Küçük şeylerin tadıyla acısını kendimize bırakmaya ve yapay bir kuvvet maskesi altında, insanlığımızın en gerçek yanlarını birbirimizden saklamaya mecburuz.
(1970)

2.131 kez okundu
Paylaş

İlginizi Çekebilir

  • Bohçacı ZümrütBohçacı Zümrüt Sıcak bir yaz günüydü. Böyle havalarda herkes kendini deniz kıyılarına atar, bizse oturduğumuz yerde kalırız. Kapı çalındı, açtım, karşımda bohçacı Zümrüt… Bir elinde en az on kiloluk bir […]
  • Ofsayta Düşen Oyuncuyu Kovalamak!Ofsayta Düşen Oyuncuyu Kovalamak! Yalan yanlış dahi olsa fikrini ifade edebiliyor musun? Fikrini ifade ettin diye başına bir şey gelmeyebiliyor mu? Kendini ifade ederken nefret söylemine başvurmaktan kaçındın mı? Bunların […]
  • 19 Mayıs19 Mayıs Bizim geçmişten beri hep duyduğumuz bir söylem vardır: Geleceğimiz gençlerimize emanet. Bizden önceki kuşak bunu söylerdi, şimdi de biz bunu söylemeye başladık. Herkesin umudu gençlerde de […]
  • İzmirİzmir Çok duymuşumdur, ya da belki duymuşsunuzdur, Ankaralıların ve özellikle İstanbulluların İzmir'le ilgili olarak eleştiri yaptıklarını. Muhtemel Ekşi'de okumuştum bi'zaman ve çok tutmuştum […]

Sosyal Medyada Takip Edin

Üye Olun

Yazarlar

Kategoriler

Takvim

Aralık 2016
P S Ç P C C P
« Kas    
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  

Arşivler