felsefe taşı

Hayatın Grameri

Hayatın Grameri
Temmuz 24
11:02 2017

Hayatın bir grameri, ve dil bilgisi sınırları var.
Eğer hayatı yaşarken, kendi özgün cümlelerimizi kuramazsak, başkalarının metinlerinde, onların kurguladıkları karakterler olur, ve bununla sınırlanırız.
Doğaçlama ve tuluat da yapamayız, ezberler yetmeyince suflörlere mahkum, mutsuz figüranlar olarak, hep hayatımızın anlamını merak eder dururuz.
Oysa, bütün muhasebe, oyundan sonraki kulis aynasında gördüğümüz makyajsız ve maskesiz yüzümüzle.
Bütün repliklerimizi, mimik ve jestlerimizi gözden geçirirken, esas hesaplaşma onunla.
Ve onun o sırada kendisini nasıl ifade edebildiği çok önemli.
Bu yüzden gramer bilmek, yani, eğitim şart.
İlk mesele özne.
Siz cümlelerinizde 1. tekil şahıs kullansanız da, hem hayatınızdaki paydaşlar, hem de bütün, aynı öznede var.
Ama sözcükler evrene sizin zihniniz ve ağzınız aracılığıyla yayılıyor.
Yani hem çok önemlisiniz, hem de tek çok önemli siz değilsiniz.
Sonra tabii ki yüklem var.
Özne tek kişi değilse, yüklem de kalabalık ve evrensel.
Bu yüzden, sorumluluklarımızı abartmayalım, ama kendimizi ve herkesi neşelendirecek yüklemleri gönüllü yüklendiğimizi de unutmayalım.
Sıfatlar uyduruk, ya kendinizin, ya da birilerinin size uygun gördüğü geçici sınırlar sadece.
Belgeli ya da belgesiz sıfatlarımız, onlara uygun yaşama çabasında kendimize yabancılaştığımız, bizi bizden uzaklaştıran kalıplar.
Zamirler, sosyal baskı.
O, bu, şu, onlar, bunlar, şunlar.
En tehlikelileri ben ve biz, ve ikisinin dengesi, asıl öğrenmemiz gereken onları, bunları ve şunları aşıp, biz içinde ben olabilmek.
Edatlar, kavşaklar.
Hepsi türev, hepsi alternatif senaryoların kapıları, bazıları olasılıkları açar, bazıları kapatır.
Güzel nüanslar aslında, ama kattıkları faydayı görüp, diğer senaryolara da hep açık olmak lazım.
Ve fakat, asıl hikaye noktalama işaretleri.
Hayatın gramerinde, noktalama işaretlerini nasıl kullanacağımızı öğrenebilmek, esas eğitim.
Nokta ve virgül en önemlileri, satır başı da çok kritik.
Gerçi ben üç noktayı da seviyorum…
Ama ne kadar çok soru işareti, ve ne kadar çok ünlem, o kadar harika bir hayat.

420 kez okundu
Paylaş

İlginizi Çekebilir

  • Nazar…Nazar… Cumartesi cüzdanım kaybolunca bir arkadaşım "nazar" dedi. "Bence de öyle" dedim. Nazar elbette var. Bakış demek aslında. Size odaklanmış bir zihin, enerji alanınızı ve dengenizi […]
  • MalmöMalmö Noel tatili dolayısıyla Kopenhag sokaklarında in cin top oynadığından, programımda ani bir değişiklik yaparak İsveç’e gitmeye karar verdim. Böylece hem günümü geçirecek, hem ülke […]
  • Kader mi? İlahi takdir mi? Yoksa…Kader mi? İlahi takdir mi? Yoksa… Kader üzerine çok tartışılan bir konu malum. Hele ki bugün Soma faciasının yıldönümü nedeniyle yapılmış bir konuşmayı okudum da bu satırları yazasım geldi, kısaca "Her şey Cenab-ı Hakkın […]
  • Küreselleşme sürecinde “kentlilik”le “köylülük” çatışmasıKüreselleşme sürecinde “kentlilik”le “köylülük” çatışması Yeryüzündeki 5 kıtayı, 200 değişik bayrak, başkent, ırk, dil ve inançla 200 devlete bölen "ulus-devlet" modeli; aynı zamanda, bir güzel de beyinlerini buzlandırıp koşullandırarak, köküne […]

Sosyal Medyada Takip Edin

Üye Olun

Yazarlar

Kategoriler

Takvim

Kasım 2017
P S Ç P C C P
« Eki    
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930  

Arşivler