felsefe taşı

Çünkü Sen Doğmuştun

Çünkü Sen Doğmuştun
Eylül 13
04:41 2013

Gökyüzünde ay hiç öylesine güzel parıldamadı başka gecelerde, çünkü sen doğmuştun.
Ve hiçbir gece suyun üzerindeki yansımalarında mehtap denizi böylesine güzel aydınlatmadı, çünkü sen doğmuştun o gece.
Bilemezsin sen doğduğunda kayalık güllerinin nasıl koktuğunu.
Yamaçlardan vadiye doğru, iri taneli, bol hasatlı, bereketli günleri müjdeleyen bir esinti oldu.
O sabah hiçbir yaprağa çiğ damlası düşmedi.
O sabah hiçbir kuş gereksiz yere ötmedi.
Çünkü sen doğmuştun.
Sen hatırlayamazsın o günleri, karanlıktan henüz doğmuştun aydınlığa. Ve bir kandil olacaktın karanlık dünyalara.
Ve sen tüm yaratılanların eşitliğinde birinci olandın.
Şimdi görüyorum da seni yorgun bedenin yoğun düşüncelerle.
Kimi zaman donuklaşıyor dalgın bakışların.
Ve kimi zamansa hüzünlü anlatımların.
Söyle! Ne oldu sana?
Biliyorum çalışmak yorar.
Ve çalışmak görev olursa eğer, görevin üstünlüğüne inanan sen!
Birincisin, yorulansın, kendini sorgulayansın.
Ve sorular sorarsın kendine “neden niçin” diye?
Ve sorular sorarsın kendine cevapsız sorular.
İşte o zaman yargılarsın, mahkûm edersin kendini.
İşte o zaman farkın kalmaz eşitlerinden.
Ve olursun onlar gibi.
Asla unutma “Primus İnter Pares”
Sen eşitler içinde birinci olansın!
Ve her şeyden önce kendini bağışlamalısın.
Yanlışların, eksiklerin, yapamadıkların ya da tüm günahların adına.
Kendini bağışlamalısın.
Önce vazgeç!
Olumsuz olan ne varsa içinde ve sorular yöneltiyorsa benliğine vazgeç ve asla
düşünme. Devamında özenle sakın kendini cezalandırmaktan.
Senden sana ait olmayan ne gelebilir ki?
Ve sonra unut her şeyi! Evet, bilinçli olarak, hatırlamak üzere, bağışlamak için kendini, unutmalısın olumsuz olan her şeyi.
Çünkü sen eşitlerin içinde birinci olansın.
Ve doğduğun günü asla hatırlamazsın.
İnan gökyüzünde ay hiç öylesine güzel parıldamadı başka gecelerde, çünkü sen
doğmuştun.
Ve hiçbir gece suyun üzerindeki yansımalarında mehtap denizi böylesine güzel aydınlatmadı, çünkü sen doğmuştun o gece.

2.397 kez okundu
Paylaş

İlginizi Çekebilir

  • Heykeltıraş RasimHeykeltıraş Rasim Bir arkadaşım var, Rasim. Heykeltıraş Rasim. Heykel yapar. Bir elinde çekiç, bir elinde taşçı kalemi, sabah akşam tak tuk taka taka tuk tuk tuk… Geçen gün yanındaydım, “bi dön […]
  • Trança Al!Trança Al! Dün takık günlerimden biriydi. "Balık" diye tutturdum. Sembolik olandan değil, bizatihi mideye giren lokma cinsinden 'balık'. Balıkçı ya gittik, adam tutturdu, "trança al" diye. […]
  • Ne Verirsen Yiyorlar…Ne Verirsen Yiyorlar… Vedat Milor, Istanbul'da Set Balık lokantasına gitmiş, ondan, bundan derken masaya yoğurtlu balık mantı gelmiş. Vedat bey yazıyor, "... Balık mantı. Yoğurtlu. Nasıl mı? Bana göre var […]
  • Doğa…mız!Doğa…mız! “Doğada sessiz, sakin, huzurlu bir denge var” der onlar. O huzurlu dengeyi, gırtlağını sırtlanın güçlü çenesine kaptırmış antilop anlatsa ya… Üzerine basılmış karınca ya da. Dünyaya […]

Sosyal Medyada Takip Edin

Üye Olun

Yazarlar

Kategoriler

Takvim

Eylül 2017
P S Ç P C C P
« Ağu    
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
252627282930  

Arşivler