felsefe taşı

Şövalye Perceval

Şövalye Perceval
Nisan 08
16:33 2014

“Ağaçların çiçek açtığı, yaprakların, koruların ve çayırların yeşerdiği, kuşların sabahları kendi dillerinde şarkılar söyledikleri, her varlığın neşe ile tutuştuğu zamandı. Büyük ıssız ormanda yaşayan dul kadının oğlu kalktı…”

“12. yy sonlarında Chrétien de Troyes tarafından yazılmış ancak tamamlanmamış olan “Le Conte du Graal; Perceval” isimli hikâye köyden gelme, saf bir şövalye olan Perceval’den bahseder. Bu öyküde dini olaylar, olağanüstü detaylarla süslenir. Annesi onu şövalyelik hayatının tehlikelerinden uzaklaştırmak için yoksulluk ve cehalet içinde büyütmüş olmasına rağmen, Perceval kendini askerlik sanatına verir. Arthur’un şatosuna varır ve şövalyeliğin kanunlarını öğrenir.”

Gün geldiğinde içindeki Üstad uyanmaya başlayan Perceval özgürce kendi yolunda yürümek için evinden ayrılır. Yetişkin bireyin kendi yolunu bulma çabasıdır bu. Kahramanın yolculuğu böyle başlar hep. Perceval artık yola çıkmaya hazırdır ve bu uzun yolculuğunda birçok durakları olur. Her biri yetkinleşme, yaşarken yenilenme, bağımlılıklarını, ezberlerini gözden geçirme, kendini keşfetme için ayrı ayrı fırsatlar sunar. İnisiye (kahraman, şövalye ya da gerçek insan) çocukluğu ve geçmişi de geride bırakır, olgunlaşır ve sorumluluk alır.

“Romanın başında Perceval daha erginleşmemiştir. Burada şövalye aslında inisiyedir. Perceval’in kendi özgün ve farklı yoluna girmesi gerekmektedir. Perceval ayrılmakla hegemonyadan çıkmaktadır. Artık Perceval’in olgunluk yolculuğu başlamıştır.” Bu insan gibi insanın yaşamında geçirmesi gerekli olan evrimleşmedir.

“Kral Arthur’un sarayı Perceval’in erginlenmesi gereken yerdir. Ancak erginlenmeyi istemenin yanı sıra Perceval birtakım yolculuklar ve işler yapmak zorundadır. Perceval kupayı alır ve öldürdüğü şövalyenin giysilerini kuşanır. Sembolik olarak içindeki maddiyatı yenmiş, öldürmüş ve erginlenme adayı olmayı başarmıştır.” Hür irade ile yola çıkan kahraman mutlaka zorluklarla yüzleşir. Bu zorlukların her biri sembolik anlamda kişilik için gerekli bilinçlenmelerdir. Bu tip ezoterik anlatımlarda yer alan her bireyin farklı bir rolü vardır. Olumlu ya da olumsuz ne oluyorsa olması gereklidir, bu değişim ve dönüşümün olmazsa olmazlarıdır.

Hajo Hahnzaf şöyle yazıyor: “En eski çağlardan beri, yola çıkan ve büyük bir görevi yerine getirerek geri dönen bir insanın hikâyesi anlatılır. Bu bizim kolektif bilinçdışımızda taşıdığımız, dünyanın en eski hikâyesidir. Kahraman yola çıkar, yol boyunca düşmanlara ve kendisine yardım edenlere rastlar, azimli ve büyülü bir çekicilik kazanır, rakibiyle karşılaşır, onu yener, çoğunlukla bu süreçte bir iz almasına rağmen aradığı şeyi elde eder ve eve dönüş yoluna çıkar, peşindekilerden ve rakiplerinden kurtulur. En sonunda döndüğünde ise bir düğün ve tahta geçme töreni olur. Bu, dünyanın en eski hikâyesi olarak aynı zamanda ibret alınması gereken bir hikâye, insanoğlunun yaşam yolu için bir meseldir(eğitici hikâye).”

“Perceval yolculuğunun bir durağında yolda her tarafından sular fışkıran bir çayıra gelir; burada görkemli bir şatoya rastlar. Perceval için burası yeni bir eğitim yeri olur. Burada rastladığı bir şövalye, ona silah kullanmasını öğretir. Daha sonra şatoda konuk olur. Ayrılma vakti geldiğinde şövalye ona kılıcını kuşandırır ve şöyle der:”

“Size bu kılıcı kuşandırmakla sizi, Tanrı’nın yarattığı en büyük sınıfa, yüce Şövalye sınıfına sokuyorum. Güzel kardeşim, eğer dövüşmek zorunda kalırsanız ve düşmanınız sizden aman dilerse affedin, öldürmeyin. Çok konuşmayın, çok laf eden sonuçta aptalca konuşur. Bilge çok konuşan günah işler demişti. Sizden ricam, kadın erkek, yetim, dul; kim yardım isterse yapabiliyorsanız, yardım edin. Unutmamanız gereken bir şey daha: sık sık dua etmeye gidin, her şeyin yaratıcısına sizi doğru yoldan ayırmaması için dua edin.”

Perceval, yuvarlak masa şövalyelerinin en temiz, genç ve saf olanıdır çünkü sadece böyle biri kutsal kâseye ulaşabilir ve o bunu başarmıştır. Perceval başlangıçta saf ve budala olarak yola çıkar ve uzun arayışı sonrasında Kutsal Kâse Kralı olur. Tarot’ta joker’in yanı abdal’ın yolculuğudur bu. “İnisiye, önce hiç bir şey bilmemektedir, sonra Büyücü olarak dönüşümü başlatmış ve erkek/kadın yönlerini tanımış ve sonunda bu aşamaya gelmiştir.” Perceval, saf ve bilgisiz ancak kendi eksiğini hissedip yola çıkan inisiye adayıdır. Kendi dönüşümünü yine kendisi yapacaktır. Kendi hikâyesini kendi yazacaktır ve hazinesini yani kendi eksiğini arayıp yine kendisi bulacaktır.

“Abdallıktan sonra faziletlerin elde edilmesi, sonra yeryüzündeki yaratıcı olma sonra da yeniden daha büyük bir çapta açılıma kavuşabilmek için de yeni bir sefirotik karanlığa düşerek yeni Abdallık ve yeni döngünün sınırsız sonsuz devinimi söz konusudur.”

“Perceval oradan oraya dolaşmış, başından birçok olaylar geçmiştir ve zaman içerisinde her şeyi unutmuştur zaman kavramını kaybetmiştir.” Roman, ezoterik içeriklidir. Şövalyenin kendini geliştirmesi söz konusudur. İsmi değişen meşhur kahramanın yani bilinçli insanın yolculuğudur.

“Perceval, daha inisiyasyona başlamamış, kendi içindeki Tanrısallığın farkında olmayan kahramanı temsil eder. Bu yolculuk inisiyasyonu ya da kendi içinde yapacağı yolculuğu temsil etmektedir. Erginlenme yolunda olan kişiyi alıkoyan geçmişe ait tutkular, maddeye olan bağımlılıklar gibi engeller yolda teker teker yenilir.”

Açık fikirlilik, risk alma, korkulara rağmen cesur olmak, içindeki sesi dinleme, sezgilerine kulak verme yola çıkış için gereklidir. Sezgi ve akıl bir dengede kahramanı yola koyar. İçsel yol göstericisi ile yol alır. Yolda olumsuz yönlerini de tanıyarak kendisi ile uzlaşır. Kahraman, olgunlaşma ve ruhsal gelişme yolunda kendi seçeceği bir göreve adanır.

Her insan doğuştan kalbine saplı bir Excalibur ile doğar. Yüreğinden bu bağımlılık, hayata at gözlüğü ve ön kabullerle bakma, aile ve çevre etkisi ile özgünleşememe ve dogmatik yapısal hastalığı sembolize eden bu kılıcı çekip çıkaracak ve ona hükmedecek kişi de sadece kahramanın kendisidir. Kendi ejderhasını, egosunu tanıyıp serbest bırakarak onunla ona rağmen değil onunla birlikte yola çıkan ve zamanın kıymetini bilerek yaratıcı biçimde hayatına sahip çıkan her “gerçek insan” kendi hayatının seçilmiş kişisidir.

İnisiyatik ve ezoterik disiplinlerde ilk etap farkındalık yani tefrik etmedir. Kahramanın yolculuğu abdalın yolculuğudur. Ezoterik etaplardan, merhalelerden sonra yeryüzündeki mikro kozmik anlamda yaratıcı yani tarottaki sembol ile “Büyücü” olunur. Kahraman, yaşarken kendini yeniden akort edebilen seçkin kişidir. Bütünlüğe kavuşma ancak içsel ve dışsal büyümenin bir uyum halinde olması ile sağlanabilir. Yolu tamamlayanın kendisi de tamamlanır. “Kahramanın yolculuğunun mutlu sonu kişinin kendisiyle ve evrenle bütünleşerek kazandığı “bir”lik duygusudur.”

Her şey bir döngüdür, döngüyü tamamlayan yeniden başa dönecektir. Kahraman, yolun sonunda artık geriye doğru bu yolculuğu anlatmak üzere eve döner. Bu yol da ayrıca çetin ve korkutucudur. Her ezoterik hikaye, özünde kendi bilgelik ve kutsallık ateşini yakmış, özgün, hür, yaratıcı bireyler, yani sembolik kralların hikayesidir. İzdüşümü ise gerçek insan olmak isteyen sıradan insanın farkındalık kazanarak yola koyulması ile olur. O, birinin yoluna ışık tutmasını beklemez, gideceği yeri kendi seçer. Kendi üstadını içinden yine kendisi çıkarır ve kendine yol gösterir. Kahramanın yolculuğu ve arayışı ise sonsuzdur…

Bir Kelt efsanesi şöyle biter… Şövalye Perceval ölülerini sayarken, Kâhin Merlin’in gaipten gelen sesini duyar birden: “Perceval, kılıcı al; Excalibur’u derin ve soğuk sulara at! Bir gün bir kral gelecek ve kılıç yeniden ortaya çıkacak…”

“Gözler yalnızca zihnin kavramaya hazır olduğu şeyleri görür.” Henri Bergson

Kaynakça:

Kahramanın Yolculuğu; Hajo Bahnzaf
Erhan Altunay; Kutsal Kâse; http://www.derki.com/ezoterik/item/1373-kutsal-kase-efsanesi/1373-kutsal-kase-efsanesi?start=1
http://www.milliyet.com.tr/2001/08/28/cumartesi/yazdevrim.html
http://www.derki.com/gizemcilik/item/1347-tarot-asiklar
http://www.derki.com/gizemcilik/item/1835-excaliburu-cektim-tastan-merlini-cikardim-bastan/1835-excaliburu-cektim-tastan-merlini-cikardim-bastan?start=2

1.707 kez okundu
Paylaş

İlginizi Çekebilir

  • MitolojiMitoloji “İnsana değerini veren sahip olduğu yahut sahip olduğunu zannettiği hakikat değil, ona yaklaşmak için harcadığı çabadır; zira mükemmelleşmesi hakikate sahip olmakla değil, onu araştırmakla […]
  • Tıp Sembolü – KadüseTıp Sembolü – Kadüse Dünya Tıp Sembolü olan iki yılanlı amblemin bir Türk tarafından önerildiğini ve kabul edildiğini biliyor muydunuz? Türk Tıp Tarihinin kurucusu sayılan Prof. Dr. Süheyl Ünver, Çankırı […]
  • Adalet TanrıçalarıAdalet Tanrıçaları “Kılıç” adaletin verdiği cezaların caydırıcılığını ve gücünü, “Terazi” adaleti ve bunun dengeli bir şekilde dağıtılmasını simgeler. “Kadın” ve “Bakire” olması bağımsızlığı ifade […]
  • Mitolojide Sisyphus’un (Sisifos) HikâyesiMitolojide Sisyphus’un (Sisifos) Hikâyesi “Var oluş kaygısı kendi olma ya da olamama kaygısıdır.” Kierkegaard. "Sisyphus’u gördüm, korkunç işkenceler çekerken: yakalamış iki avucuyla kocaman bir kayayı ve de kollarıyla […]

Sosyal Medyada Takip Edin

Üye Olun

Yazarlar

Kategoriler

Takvim

Aralık 2016
P S Ç P C C P
« Kas    
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  

Arşivler