felsefe taşı

Şamanizm ve Çalama bağlama geleneği

Şamanizm ve Çalama bağlama geleneği
Nisan 29
10:12 2020

Şamanizm ve Göktanrı İnancı kökenli “ÇALAMA” bağlama geleneği
bir tür kansız kurban kapsamındadır ve genellikle “iye, eye” olarak adlandırılan ruhlara, özellikle de orman ve dağ ruhlarına kurban sunma ve dilek dileme amacı taşır. Sadece Türk değil Moğolistan, Nepal, Çin ‘ de de görülebilen bir uygulama…Stupaların etrafında bolca gördüğümüz gibi …
Türk halk inancında kutsal sayılan bir nesneye veya varlığa (ağaç , direk, at , koç vs) çaput bağlamak şeklinde gerçekleştiriliyor.Gök ve yer arası aracı genellikle Ağaçtır.

“Saçı” ile “Yalama” adı altında ağaçlara bağlanan Çaput dediğimiz bu bezler bizim Şamanist geçmişimizle de bağımız ve Ağaç kültü ve Atalar Kültü bağlamında / İyelere olan inancımızla ilgilidir.
Gelinliğin üzerine bağlanan kırmızı kurdeleler,
nişan törenlerinde yüzüklere bağlanan kırmızı kurdeleler,
lohusa kadının başına bağlanan kırmızı kurdeleler,
mezar taşlarındaki kırmızı kurdeleler,
okumaya geçen çocuklarımızın yakasına takılan kırmızı kurdeleler gibi
dilek ve kötü ruhların şerrinden korunma amaçlıdır.

Yine bizzat Şamanın başlık ve giysilerinde de bulunur.

Ana terim Yalama ( Yakut. Salama , Tuv. Chalama ) kelimesinin eski Türkçe kelimesi – shal (yele) olması mümkündür.

Büyük olasılıkla, at yelesi saçı,
atın kurbanını simgeleyen dyalam olarak asıldı.
Dolayısıyla bu terim orijinal Türk kökenlidir.

Dyalam (Yalama) terimi ve konsepti
tüm Türk-Moğol dünyasında

ve Güney Sibirya’nın tüm şamanistlerinde daha arkaik ve içseldir

Şamanizmde, dyalam şeritler
tef sapına da tutturulur

Çalama denilen bu bezler ,
özellikle dağ eteklerinde ve geçitlerde
dağ, orman ya da ağaç ruhlarına saygı ifadesi olarak bağlanıyor.

Altay Cumhuriyeti’nin somut olmayan kültürel mirası listesine dahil edilmiştir.

Hakasya’ da bu çaputlara “selame” denilmekte…

Yapılan işin ismi ise “Alas” olarak biliniyor.

Günün her saatinde Alas yapılabilirken

Şamanlar “Alas Duası” nı gece yapıyorlar

Bazı kişiler sadece Alas yaptıkları için
“Alascı” olarak biliniyor.

Şaman olmadığı yerlerde ise
Alaş işini yaşlılar üstleniyor.

“Mayalamak” pek çoğumuzun kullandığı gibi

Türkçede
“Çalmak” olarak ifade edilir.

Aslında eylem
bir düşüncenin, isteğin
kutlu bir yere mayalanması içindir.

Kurbanlık koçlara kurdele bağlanması da

yine bu anlayışla alakalıdır.

Bugün hala Anadolu’nun birçok bölgesinde “Hıdırlık” denilen mesire yerlerinde mezarlık, yatır vb. gibi
çevre halkınca mukaddes kabul edilen,
adak adanan veya bez,
çaput bağlamak gibi bazı geleneklerin sergilendiği yerleri

hepimiz biliriz.

Özellikle Hıdrellez dönemlerinde…

Ayrıca ülkemizde köy düğünlerinde,
düğün evine asılan bayrağın sopasına,
üzerine kuş tüyü saplanmış elma ya da soğan da geçirilir.

Moğolistan’da da

“Ovoo” denilen taş yığınlarının üstüne
ve Čiŋgis Qan (Cengiz Han) tasvirlerinin kenarlarına
koyu mâvi bez bağlama geleneği devam etmektedir.

Mavi renk,
berrak gökyüzünün sembolüdür,

Cennet’e (Khan Tigir),
Kozmos’la “üst dünya” ile bağlantıya hitap eder.

Hakas halkının mitolojisindeki
beyaz şeridin rengi,
eylemlerin ve düşüncelerin saflığı anlamına gelir.

Beyaz bir “chalam” a düğüm atmak,

sağlık istemektir.

Bugün Tacin Tuvalılar,
yüksek zirvelerde bitmiş gür budaklı,
seyrek yerleşmiş sedir ya da köknar taygasında,
kutlu ağaca bez parçaları ve at kılı bağladıktan sonra
dua etmekte ve kurban kesmektedirler.
İyi şans, mutluluk, iyi av dileklerinde bulunmaktadırlar.

Sayan Altaylılarda aynı gelenekleri sürdürmektedirler.

Altaylılar ava çıktıklarında Dağın tepesindeki taygada seçilmiş bir ağaca çaput bağlamaktadırlar.

Altay Kutay inancına göre
Kayın ağacı veya çalılara bağladığı çaputun ismi,
Kıyra veya çalamadır.

Çalamayı, kadın, erkek ve çocuk herkes asabilir.

Bu inanışta
Kişinin mescidi yoktur ;
adeta her yer mescittir.
Bir ağaç veya kaya ibadet için yeterlidir.

Türk kültüründe yalnız ağaç
Tanrı’yı, tekliği, kutsalı temsil eder.

Burada dilek ağaca değil

Gök Tanrı’ ya yapılmaktadır.

“Günümüzde de yaygın bir ritüel olan
ağaçlara çaput ya da bez bağlamanın,
ağacın Tanrı’yı sembolize etmesi nedeniyle
Tanrı’ya ulaşmak için bir araç olarak görüldüğü,
aynı zamanda ağaca bağlanan adakların
veya dilenen dileklerin,
Tanrı’ya kansız kurban sunmanın
örneklerinin en yaygını (Ergun) olduğu söylenmekte
ve ağaca bağlanan çaputların
ya da bez parçalarının
sıradan eşyalar olmaması gerektiği belirtilmektedir.

Buna göre, ağaca çaput bağlamak

bir yandan da enerjinin aktarılması

anlamını taşıdığından,

ağaca bağlanacak olan bezin/çaputun
kişinin enerjisini aktardığı ya da yansıttığı
şahsi bir eşya olması beklenmektedir.

Ağacın ulu enerjisinin,
dileğin evrene yansıtılarak gerçekleştirilmesinde

bir aracı olduğu
söylenmekte

ve “enerji yüklenmiş bez,

ağaca bağlandığında enerji ağaca aktarılır

ve ağacın bunu evrene taşıması beklenir” (Elmas)

denilmektedir. (Eda TURANCI, Özlen ÖZGEN) ”

“Uygurlarda Yörün-Jörün kelimesi Peri kelimesi
ile bağlantılı görülmektedir.

Şaman baksıları kendilerini diğer insanlardan ayrı tutup giysilerine “yurun” dikerler,
şeklinde bilgi verilmektedir.

Yurun,
Anadolu Kuzey Mezapotamya ve Azerbaycan’da “
Adak Bezi” “Adak Çaputu”
olarak bilinir.

Adak çaputunun pek yaygın olmamakla beraber
özel bağlanma biçimi vardır.
Her renkten bez şerit kullanılmakla beraber bazı renklerin özel durumları vardır.(Yaşar Kalafat ) ”

“Chalam” ın her rengi,
bir kişinin “chalam” ı çevirdiği belirli güçlere karşılık gelir.

“Chalam” üzerine düğümler bağlayan bir kişi
her düğüm için bir dilek tutar.

Çalamaların renk sembolizmi çok anlamlıdır ;

Siyah çalamalar, insanın kötülükten (hastalıklar, kavga, mutsuzluk) ve tüm düşük duygulardan arınma sürecini sembolize etmekte

Beyaz – Şans, Ruhun lütfu

Mavi – Büyük Gökyüzü

Yeşil – Doğa

Sarı – Evren

Kırmızı – zenginlik, sağlık.

Dilek ağacı
hiç tükenmeyen insan umudunun

simgesi olmaya devam etmektedir

Ne yazık ki
Ayinin özünün anlaşılmaması,

yerel geleneklerin
kültürel temellerinden uzak olan,
dışsal tezahürleri taklit etmeye çalışan
insanların elinde

çok farklı algılanmasına sebep olmuştur.

363 kez okundu
Paylaş

İlginizi Çekebilir

  • Motosikletle Kutsal Dağa YolculukMotosikletle Kutsal Dağa Yolculuk 7 - 8 yıldır Himalayaları, Nepal ve Tibet kültürünü yakından tanıyorum. Dünyanın bu coğrafyasına çeşitli vesilelerle defalarca gittim, bütün zorluklarına ve tehlikelerine rağmen her […]
  • Zaman KuyusuZaman Kuyusu Dakika bir, gol bir... Diyeceksin, "maddenin bilgisi mi olur?" Olur. Madde, bilgi ve zamanın evladıdır. Daha doğrusu, madde bilgi tarafından zamana doğurulur, yine bilgisi tükenince […]
  • Yıl 2100, halimiz nicedir ey Deli Dumrul?Yıl 2100, halimiz nicedir ey Deli Dumrul? Bu günkü laklak aleminin göbek taşına “Dünya, nereye gidiyorsun?” sorusunu yapıştırdık. Keseyi kapan gelsin, terleyeceğiz biraz. 2100 yılında halimiz nicedir eyy Deli […]
  • İnsan Tutulmasıİnsan Tutulması Yılın son akşamı… Takvimden kalanson sayfayı kopardım bu akşam. Ağaçtan düşen son yaprakla beraber, o da geri dönüşüm döngüsüne dahil oldu. Giderken ağlamadı ikisi de. Çünkü döngülerini […]

Sosyal Medyada Takip Edin

Üye Olun

Yazarlar

Kategoriler

Takvim

Ekim 2020
P S Ç P C C P
« Eyl    
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  

Arşivler