felsefe taşı

Evde kal! Yaşamda kal!

Evde kal! Yaşamda kal!
Mart 30
10:49 2020

Kuentin Karantino günleri devam ediyor…
Sanki bu fotoğrafı şubatın başında bu günler için çekmişim

İşte kal evde kal ikilemleri arasında
Az yiyelim boş ver yiyelim denklemi içinde şiirlere sığındım yine…

Her daim sevdiğim Fernando Pessoa bir şiirinde der ki :

Sayısız insan yaşar içimizde,
hissetsem de düşünsem de bilemem
kim düşünür içimde kim hisseder.
Düşünceler ya da hisler için
yalnızca sahneyim ben.

Ruhsa, birden fazla var bende.
Ben’se benden daha fazlası.
Herkes kayıtsız oysa
yaşadığım hayata:
Susturuyorum onları,
kendim konuşurken.

Hislerim, hissetmediklerim
onlardan doğup da birbiriyle
çelişenler. Farkına varmıyorum
hiçbir şeyin yalnızca yaşıyorum ben,
olmak istediğime kimsenin bir sözü yok….

Şimdi Alvaro de Camposa kulak verelim…

Her yanıyla hissetmek her şeyi
Her şeyi yaşamak her yanıyla
Aynı anda her zaman aynı şey olmak mümkündür
Bütün zamanlarda farkında olmak tüm insanlık olduğunun
Parçalanmış, denetimsiz, bütüncül, ve aldırışsız bir anda

Alvaro de Campos aslında Fernando Pessoa’ın taa kendisi…

Nasıl mı?

1914 yılında, her şeyi, olabilecek bütün tarzlarda hissetmek için, kendi içinde gücül olarak bulunan farklı yazar kimliklerini aralarında diyaloğa sokarak, onlara yazı aracılığıyla kurmaca bir gerçeklik kazandırdı. Pessoa’nın farklı yazar kimliklerinin yansıması olan bu kökteş şair ve yazarlar Alberto Caeiro, Alvaro de Campos, Ricardo Reis, Bernardo Soares ve Fernando Pessoa’nın kendisidir…

Bir başka zaman,

Yaratmak için yok ettim kendimi. Çeşitli oyuncuların çeşitli oyunlarını sergiledikleri boş sahneyim ben.

der….

Yalnızlığı seven, kendi içinde çeşitlenen Pessoa yalnızlığı da güzel tarif etmiş bir paragrafında

Birden yapayalnız kalıyorum dünyada. Manevi bir çatının tepesinde seyrediyorum bütün bunları. Dünyada yalnızım. Görmek, uzakta olmaktır. Açıkça görmek, durmaktır. Tahlil etmek, yabancılaşmaktır. İnsanlar bana değmeden geçiyor yanımdan. Etrafımda havadan başka şey yok. Kendimi o kadar tecrit edilmiş hissediyorum ki, üzerimdeki giysiyle aramdaki boşluğu bile algılıyorum.”

Kuentin Karantino günlerinde Pessoa ile tanışmayanların tanışmasını istedim…

Ruhunuzun sıkıldığı bu günlerde olmasa bile sonra Pessoa’nın dünyasına bir girin derim. Ruh demişken bakın Pessoa ne yazar,

Ruhum üşüyor; nasıl iyice örtünürüm bilmiyorum. Ruh üşümesine ne cüppe var ne palto. Ruhunun üşüdüğünü hisseden insan artık bir daha bunu unutamaz. Ruhum gizli bir orkestra, bilemediğim çalgılar çalınıyor…

İşte kal, evde kal!
Yaşamda kal!

228 kez okundu
Paylaş

İlginizi Çekebilir

  • Mahallenin dolmuşlarından yansıyanlarMahallenin dolmuşlarından yansıyanlar Bir akşam dolmuşun içinden çektiğim fotoğraf eşliğinde, Not:Bunun kırmızılısı da var. - Ya ablacım afiyet olsun lahmacun yaptırmışsın ama öldük kokudan. Sana mı soracam akşam ne […]
  • EvlerEvler Küçük ahşap bir dizi evlerdi On yıl önce o sokak. Sonra geniş caddelere çıktık. Diye başlar Behçet Necatigil'in ''eski sokak' 'şiiri. Kimseler yokken geçtim fotoğrafların olduğu […]
  • Osmanlı İmparatorluğunda DışişleriOsmanlı İmparatorluğunda Dışişleri Osmanlı İmparatorluğunda 1836 senesine kadar Dışişleri Bakanlığının olmadığını biliyor musunuz? Osmanlı tarihinde Dışişleri ile işler, üç ayrı devirde, üç ayrı şekilde […]
  • Efsunlu İstanbullu…Efsunlu İstanbullu… Öncelikle tarihte İstanbul'un pek çok dilde de farklı isimleri bulunuyor. Grekçe: Vizantion - Latince: Bizantium, Antoninya, Alma Roma, Nova Roma Rumca: Konstantinopolis, İstinpolin, […]

Sosyal Medyada Takip Edin

Üye Olun

Yazarlar

Kategoriler

Takvim

Eylül 2020
P S Ç P C C P
« Ağu    
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
282930  

Arşivler