felsefe taşı

Çocuksu Neşe

Çocuksu Neşe
Mayıs 21
11:29 2021

Çocukken çok, ama çok yaramazmışım. Babamın Amerika’da psikyatr olan kuzeni bunu sol kulağımın sağır olmasına bağlamış olsa da, o yılları bilen her büyüğümüz, tanıdıkları en yaramaz çocuğun ben olduğumu söylerler.
Evde sessizlik olduğunda herkesin benim o sırada ne yaptığım endişesiyle dağılmaları bir yana, 5 yaşında valizimi hazırlayıp, apartman bahçesindeki dut ağacına tırmanmam bir yana, yine aynı yaşlarda, mahalledeki kapıcı çocuklarının liderliğinde, ve en küçük olmama rağmen, her çocukla beraber, tüftüf borusu için eve geç döndüğümde, bütün Karşıyaka’nın beni aradığı paniğini de hatırlıyorum.
Sonra bir Avrupa gezisi var, 9 yaşım gibi, çekilen bütün fotoğraflarda hep bir duvara tırmanmışım. Ama iki araba çıkmışız geziye, ben uyuyunca, arkadaki araba kaybolmuş, çünkü izlemek benim sorumluluğum.
Aynı seyahatte, Monaco’yu gören panaromada resim çekilirken, arabanın el frenini boşalttığımda, eğer babam arabanın önüne geçmeseydi, uçurumdan kanatlanacaktım.
İlkokulda da, lise sona kadar da öyleydi, hem her milli bayramda bana şiir okuturlardı, ya da konuşma yaptırırlardı, hem de sürekli olarak sınıftaki yaramazlığımdan şikayet ederlerdi. O dönemden kalan, bazıları baş bölgesinde, çok yara izim de var.
Bugünkü düşünce biçimine göre direkt otistiktim, ya da dikkat eksikliği olamazdı, ama hiperaktivite filan. Ama çok nadiren gelse de, canım annem öğretmenlere hep şunu söylerdi: “Bir saygısızlığı varsa, lütfen cezalandırın. Saygısız değildir muhtemelen, Ama evde hiç saygısızlığı yok, demek ki bu sizin otoritesizliğiniz.”

Ama annem de dahil, bana hiç ceza vermediler, yani verdiler de zorlandılar. Çünkü neşeliydim, gülüyordum, gülümsüyordum, güldürüyor ve gülümsetiyordum.
Akademik başarılarım da vardı, ve çoktu, ama ceza verememelerinin temelinde o neşe vardı.
Buluğ çağı geldi, ve ben genlerimi yüksek göstermek için toplum baskısıyla o neşeden ve aslında yaramazlıktan vaz geçtim. Ciddi olmak gerekiyor zannettim.
Yıllar sonra bana sordular, “o çocuksu neşeyi nasıl korudunuz?” dediler. Dedim ki, “koruyamadım, ama sonra çok çalıştım, ve yeniden hatırladım.”
Sevgili arkadaşlar, tekâmül gereksiz bir ciddiyettir.
Aydınlanmada ise, çok ama çok gerekli bir çocuksu neşe vardır.
Bunun için yaramaz olmaktan vaz geçmeyin, bu çok yararlı.
Atatürk’ümüz, hüzünlü büyüse de, koruyabildiği yaramaz ve neşeli bir çocuk karakteriyle, bizlere büyük bir ufuk sundu.
Bugün ve her gün neşe mümkün.
Bugün 23 Nisan ve, konjonktür uymasa da, neşe dolmalı insan.
Kim ne derse desin, ve her zaman, çocuksu neşenin yaramazlığında buluşalım.

156 kez okundu
Paylaş

İlginizi Çekebilir

  • VoleybolVoleybol "Voleybol okulu en büyük Saint-Joseph" tezahüratının, o küçücük okuldan çıkan şampiyon takımlara, milli sporculara çok yakıştığı, bütün okul bahçesinin farklı sınıflara tahsis edilmiş […]
  • KıymıkKıymık "Kıymık az öte git hele" adlı mahsun eser. Bilenler bilir, kıymık milleti ile aram yoktur. Aram yok dediysem, bensiz yapamaz bu odun ahalisi. Şimdi sol topukta bir nar tanesi, sol […]
  • Mona Lisa’nın Teğellenmiş HikayeleriMona Lisa’nın Teğellenmiş Hikayeleri Bütün gün bir vitrinin içinde, el el üstünde, yüzünde yarım bir gülümseme ile tek başına oturmak hiç de kolay değil. Her akşam Oyuncak Müzesi kapandıktan sonra bir oh çekiyor, ayağa kalkıp […]
  • Yıl döngüleriYıl döngüleri Bu yıl sınıf arkadaşlarım arka arkaya 50 yaşlarını dolduruyorlar. Size yine kadim bir bilgi. Yıl döngüleri vardır demiştim, 7, 9, 11 ve 12 yıllık döngüler. Ama Sirius'un 49.9 yıllık […]

Sosyal Medyada Takip Edin

Üye Olun

Yazarlar

Kategoriler

Takvim

Haziran 2021
P S Ç P C C P
« May    
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
282930  

Arşivler