"Milli ve Yerli" ruhunu gönlümde duya, duya. Gidiyorum Esenboğa'dan, Doğu Anadolu'ya. Baktım Altınpark (Ankara) girişinde bir koca tabela: "Wedding & kır düğünü". Burası Ankara Belediyesi'nin değil mi? Olur böyle vakalar, takılmayalım. Veee "tebessüm şehri Pursaklar". Öyle yazmışlar dağın yamacına. "Tebessüm şehri" Girişte, "Emr-i Şahane" düğün salonu. Wedding olmadı, Emr-i Şahane. O da olmazsa, Şamanlık-ı Seyrane Yok yok... "samanlık" diyecektik, "şaman" [...]
Dünyadaki köklü üniversitelere bakıyordum. İlk aklıma gelen Oxford oldu. Oxford sayfasında demiş ki "kuruluş tarihimiz net değil." 1096 yılından eğitim kayıtları var. Yani? İşin aslı şu ki, kurumsal eğitim 1167 de başlıyor. Kral II. Henry [...]
Dün alışveriş yaptığım markette insanın doymak bilmeyen tamahının ve arsızlığının cinnet geçirdiği bir gündü... Biraz ilerimde hazırlanmış, tartılmış, fiyat etiketi de konmuş zeytinyağlı dolmaların olduğu bölüme hunharca saldıran bir yaşlıca [...]
Bizim Charles geldi geçenlerde. Bilen bilir, hani şu geçen yıl birlikte bir Anadolu düğününe gittiğimiz, "abi siz toptan çakmasınız" diyen Fransız delikanlı. Samsun havaalanında oturduk, çay-kahve içip, uçak bekliyoruz. Baktık mekânın bir duvarı [...]
Istanbul'a gideceğim, Ankara Esenboğa Havaalanında uçuş tarifelerini gösteren ekranda biniş kapıma bakıyorum. İki temiz yüzlü (sakalsız yani) ve kedersiz delikanlı yaklaştı, Antep uçağına baktılar. "Anaaa la baqhsağa kırqh dakka gecikme varmış" dedi [...]

